İman ve Amelin Önemi ile Cennet ve Cehennem Sırları
İman ve Amelin Önemi ile Cennet ve Cehennem Sırları kaydında Peygamberimiz mübarek, beni elimizden göstermek istersen, bu sünnetime şefaat ediyor, bırak parmağını. Halık-ı Zülcelal, Allah'ın izniyle Muhammed'e müşahede edildi. Vay yer ümmetinin elini. Böyle cevap edelim inşallah. Cevap edelim de Rasulullah'ın şefaatine nail olalım inşallah. Allah'ım nail olan kullar zümrasına ilhak buyursun…
Peygamberimiz mübarek, beni elimizden göstermek istersen, bu sünnetime şefaat ediyor, bırak parmağını. Halık-ı Zülcelal, Allah'ın izniyle Muhammed'e müşahede edildi. Vay yer ümmetinin elini. Böyle cevap edelim inşallah. Cevap edelim de Rasulullah'ın şefaatine nail olalım inşallah. Allah'ım nail olan kullar zümrasına ilhak buyursun inşallah. Ayet-i Celileyi celmile şöyle bir okuyalım, işte Allahu Teala Hazretleri buyuruyor ki, Mevlana buyuruyor ki Biz iman ettik elhamdülillah. Allah, gavurlar elde etmediğimiz çok şükür, ne kadar günahsızlarsa da Allah'ın aklı da o kadar çok, onun da aklı siz dünyanın dolusu günah olagelseniz de, ikinci şirk olmaz, Allah'a iki diledinizse, dünyanın dolusu kadar rahmetinle gelir affederim sizi. Allah'ım, size söz verdim çünkü Ramazan'ın yirmisinden sonra af alemlerini okuyacağım dedim. Salih amellerden bulundular. Muhakkak o ki sever ki iman ettiler kardeş.
Dünyanın bütün varlığı verilse, dünyanın bütün varlığı verilse, anlıyorum. Nasıl bir dakika hayat sakın alınmaz, gelirken bir dakika yasak, ya Azrail ne olursun, yok, yok. Yakikat dert edemem çünkü Allah emir verdi, canını alacağım. Ahirette de iman, hele geçmez, dünyadaki iman gitmezsem, ahiretten mekteb beni tövbe çalışsın iman nasip olmaz. Nasıl gelirken ecneba müsaade edilmiyor ahirette de imana müsaade edilmeyecek. Bu dünyaya sana iman edeceğiz, Yettik elhamdülillah. Günahlarıyla sevapları dağıtılıyor. Allah'ın huzuru çünkü peygamberin yanı. Günah o kadar ağır gelmiş ki sevap diye eğilir almış, alacağımız kitapların haber verdiği, o plan olur planın mizanı daraltılıyor. Herkes seyrediyor, peygamberlerin evliyalar, Halid-ı Zül Celal, anan-baban komşuların hep bakıyorlar haini olacakların diyor. Günahı o kadar ağır geliyor ki, sevabı büyütüp kalmış.
Öyle bir mahsun ki, yüzlerinden böyle yanaklarından şeye geliyor, Allah karşısında utanıyor, azıcık daha burada olsa, yüzlerinin eti, balın eti gibi dökülecek, bu tarz utanıyor. Hacalet, narin, Cehennem narından daha zor. Dur bulun bakayım diyor Allah. Semadan fır, fır, fır, fır, fır, fır, fır, uçarak tevhid kadar, insana gelen tevhid kadar bir kanaat geliyor. Vay be hanım sevap gözüne, sevap gözüne konulur verince sevap alır geliyor, günah çat diye bir gelir. Aman gidemedim ne arasın, bu niye bana gaipten gelen, nasıl camide aşkıla, şevkla, buyurun aşkıla deyince Halisan muk lisan getirdiğin bir şehadet gazur olmuş, Allah onu cemce ringdinde muhafaza ediyordu. O içini aç tabak attılar ki Bunun için kardeşlerim, şehadeti de birbirimizden bırakmayalım imanın. Tam şeceresi ağacı, şehadet kelimesi. Ondan sonra dalları, budakları, meyveleri neyi var? Onlar neyi hocam?
İman ve Amelin Önemi ile Cennet ve Cehennem Sırları ne anlatıyor?
İman ve Amelin Önemi ile Cennet ve Cehennem Sırları kaydında Peygamberimiz mübarek, beni elimizden göstermek istersen, bu sünnetime şefaat ediyor, bırak parmağını. Halık-ı Zülcelal, Allah'ın izniyle Muhammed'e müşahede edildi. Vay yer ümmetinin elini. Böyle cevap edelim inşallah. Cevap edelim de Rasulullah'ın şefaatine nail olalım inşallah. Allah'ım nail olan kullar zümrasına ilhak buyursun…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Onlar da solum, oruç, salam, namaz, hac, hac, ceket, ceket vermek. Bunlar da dalları, kulakları, yaprakları, kabukları, ağaçları, ağazık, meyveleri. Ama Ama şimdi meyvesinin aracılar pek güvenilmez. Ben size rica ediyorum ki namazlar gitmesin, oruçler gitmesin, jetler geri kalmasın, bunları da yapalım inşallah. Ve zekatlerini müstehak olanlara geri aittiler. O sevgili kullarım var ya iman eden, zekatlerini verdiler, çok konuştuk buradan kafi geldi diyorum. Hocam mütedeyyin olsun, konuş burada. Çünkü son günler, der ki zekat'te dayatmış adam bulur. Dayatmaz da nefsi dayadı diyemeyeceğim diye böyle bir hadis okuyayım ona. Sır afatına uğramasın, toz düşmesin. Zekat verdiniz, numarımızı muhafaza ettiniz. Birisi diyor kimsenin koyun diyor Cenabı Hak, bu senin koyunu ısırdı, yok, imkanı yok diyor. Arzu'nın işini de ısıracak diyor. Ne diyor böyle güveniyorsun, diyor.
Yahu ısırmış diyor, senin koyun diyor, diyor. Çoban, sizin koyunu ısırmış, tövbe inanmam, çünkü zeketini verdim ben. Zeketi verilmiş bir malı kurt ısıramaz diyor. Ve bana diyorsun ki, aman bizim arabesk koyunu kutdur mı istiyorsun, doğru mu diyor. Ben bilemedim, yemin ederim bilemiyorum, bizim koyumuz, bak bizim koyum değil yahu, hele yemeyecek bizim koydu diyor. Hurdum ne arzu varsa, zekat verirmiş malı yiyecek diyor. Polu neymiş gibi ekinini vuracak. Eğer, boşuna verdin güzel zeketini verdiysen, bam cim oluyorum üstüne gelip ekini soracak. Hiç bunların insanı yok çünkü Resulullah olmak üzere, yalan dizlerimizi gelmeyin. Başka yere gelemeyeceğim, Rasulullah'tan çıkamayacağım, Allah'ın ayetinden çıkamayacağım, yükle kalmayın. Yine Resulullah'ın günümde bulan bir vakayı haber vereceğim yanıma. Peygamberimizin şöyle bu hadis, üf delili okusana, pencerenin neti günden bir Yahudi dinler.
Yahudi demiş ki Demek ki Vali'nin dikkatini verirsen Allah malını muhafaza ederdir. İman niyetine diyemizde malım selamet denirse ondan sonraki iman da giderdir. Malı neden gelecekmiş hocam? Malı Şam'dan ticaret yüklü itekler ve sair kumaşları Şam'dan götürürlerdir bekleyenlerdir diye. Oradan kervanla beraber eğer malım selamet gelirse iman ederim yoksa Resulullah'ı keserim ben demiş Kılıcını iyice gülemiş zehirle zehirle, zehirle gülenin ve attığı yere attın mı oraya yenirce tak derdine tutulurmuş mutlaka ölürmüş o kimse. İyi dinliyoruz. Gözümüzü verdiğimiz geldi ki iyi dinliyor. Günün gününde bir haber gelmiş bir menüye, bu gelen kervanı soydular, soğanını çıkardılar. Mallarından bir şey kalmadı, üstünü başını da soymuş eşkıya, yani üzerinde güzel şamdan giydiği elbiseleri ne ile soymuş çıkarmış, iyice hazırlanmış kılıcını, ney daha kendi adamından bir haber gelmemiş.
Kendinin gönderdiği oğlu var, yanında kölesi var, onlar da gelmiş. Kölesi koşarak gelmiş demiş ki bütün kervan soyuldu, bizim develer selamet yanıyor. Oğlum nasıl olur bu bütün develeri soydular da bizi kim diye soyulmadı? O eşkıyaların yanına girmeden iki saat ezveli devemizin birisi alsadı. Anlamadım diyor deve. Alsanca kervan başı dedi ki deveyi ıtır, ayağı belki hamlamış olur, yürüy yürüy osanmış olur. Bir saat, iki saat kadar sen burada kan, biz plançıyı başında yıkacağız, eğleneceğiz, oraya gelirsin. Bir iki saat orada durup da kervanın yanına gelince eşkıyalar da gitmiş, adamların da hiçbir şeyi kalmamış soymuşlar, soğan etmişler. Demiş ki bir hikmet var senin deveyin ayağının alsamasında.
Çünkü kaldırınca hiç ayağında alsaklık kalmadan süratle yetişti, köleni gönder ve müzdere kölesi gelmiş, demiş ki böyle böyle oldu ve demiş, develerimiz selamet geliyor çünkü iki saat geriye kaldı demiş, onlar soyundu gitti, bizi hip doğru geldi. Boşarak gelmiş Resulullah ve Yahudi, Resulullah mihrap'ta namaz kıldırmış, arkasını mihrap'a denkmiş, burada göremedik, yemin ettim, boya da ezmek nasip etsin. Sahabe-i Ömer'e, üç güne vaazına Mal bütün kervan sayılmış da benim mallar selamet geliyor. Selamet geldiği için değil, senin sözlüğün bolluğu olduğu için iman ediyorum ben sana, Sen hak peygambersin demiş ve imanına zeval olmuş. Sevgili Yahyalılar, sevgili kardeşlerim, sevgili Müslümanlar, terbiyeden de olur. İnsan malının ceketini birisi gelecek olursa malına bir zarar gelecek ki hiç delemiyorsun. Kalksın, koyacaksın, bir şey olmaz. Bu diyemez, kalansız olsun. Ceketin verir misin malı?
Onun için, sırrına inanırsan böyledir. Resulullah'a inanırsan böyledir. Der. Sen içinde böyle koca da olur, kendi ve mütalaa sahip olur. Hoca kafadan mı atıyor yoksa kitaptan mı konuşuyor? Bunlara diyor kanaat gelmenin için sahifesini, yerini göstereceksin, çaren yok. Size istemez, Hastalarım da yabani gide gideleneyle araman da, sadaka yerinde yiyorsun diyor Peygamberimiz. Yani bir kimsenin hastası varsa bildirip bildirip Gayseri'de koşmasın doktora. Dövündeki kanaat usulsun benim başlarıma çöp geldi kendime gelene haber vermeyeceğim. Çünkü sır bağlılığından babamın gününde gerek köyde İmam kana toyluların Hasan Ağa'nın yüzünde bir yenilce kara gürmediler bir yara çıktı. Baba'ı dürdüğü yüzünü hep şişti konuşamıyor. İşin Çavuş'a kargaşa, büyük kardeşinden dedi ki, yeri fukaraya birer şimdi buğdaydan, gidiş mi buğday dağılıyor bakayım dedim.
Derhal onu dağıttı, dedi ki kardeşim ayağa kalkar iyi olursa, yedik bu kareler birer cümle yenilen buğdayı birbirine gelen nezlediyor musun? Üzerine nedir olsun, nedir olsun efendim? İstersen yetmiş herifleriyim. Babayıyız adam yirmi, otuz yaşında, bebekleri küçük küçük. Tabii birkaç gün evleli Abdullah Çavuş özlü o dert ki, İrem onun da yüzüne yapışmış. Bırak, Allah göstermesin. Ondan sonra dağıttı, bahsedip Hasan Ağa konuşmaya başladı. Ben babam aldım, Hasan nasılsın? Efendim, bir sene niye güldüm? Leronun arzusu da kalmadı vallahi. Neden olduğunu bilmiyorum. Sen bilmen ya, biz dışarıda sadaka dağınık yok. Yeni fıkarayla memnun ettik. Böyle bir üç kilim olursa Allah'a söz verdi ki, yedi fukarayı memnun edecek ki. Neyine?
On liradan yetmiş lira olsun vereyim, dövüşsüzleri seveyim, Güzel liradan yedi yüz lira vereyim, şu hastamı iğrensen Ya Rabbi, hasta iyi oldu mu ya hangi yedi yüz lirayı bağ al? Çünkü ezbermiş olduğum için borçlu olun. Ben bunun gibi yüz derecesini bitiririm Ama size bir sevdik, zamanımdan olan şeyi söyleyin de, sen de ki, yahu da eski kitaplarda gördüğünden de demeye yiyorsun. O yara kendi kendine iletsiz kurudu da yerinde toplusunu biliyordum ben, yedi düle kurdayı daha darıltığa, yedi tükürüse, yedi yoksula hastalık tehdit etti bu herifle. Sen daha oldun mu hoca? Hazrını cesurmen ne var Allah aşkına yahu? Haciye de daha iyisini sevsin. Şimdi doktora yelerse senin çocuklara ne kadar para verecek olan? En aşağı o tabak ucuzdu, beş liraya otostop geliyordu, on liraya geliyordu, yüz yetmiş liradan aşağı kurtaramaz, doktor da yirmişler lira alıyor, ilaç, yugalar iner.
Şu yüz yetmiş lirayı yerde Allah'ım size güvenelim, yaptı mıdır? Suzu ne kendi kendine kesilmiş yasaklar sıza kaldı diyor. Allah aşkına, ben arkadaşlarıma hepimiz diye söylüyorum, bunu da söyleyeyim, başına böyle musibet geldin mi? Doktorlara, bak Peygamberimiz diyor, Vebau, emrazatun düs sadeka. Emraz baldan hastalıklardan kurtulmak istersen, bilhassa a'malara, yihminlere, kimsesizlere salaka vermiş. Daha bizim Antakya'dan, hatun, Paris gelmiş Yahyalı'dan çok memnun, yani Yahyalı ona çok memnun vermiş, onu memnun ettim, ben de memnun oluyorum. Sadaka'yı esirgenlerini yerim korkma. Daha Duaine da belaları red edin. Başımıza musibet gelir, gel ki, o musibet gelmemesi için daha evvelden duaya devam edin, her gün dua edin Allah'a. Ben her gün dua ederim Rabbımıza yarabbim, yarabbim.
Bütün dindaşlarımla beraber kazalardan, belalardan hiç yetmez, fakat getirilmez, sıkıntılardan sen muhafaza et Ya Rabbi derim ki, bütün müminlere de inerim bu arada, bir cemine inersen olmaz zaten. Müminlere de gireceksin. Ya Rabbi, bütün müminlerle beraber hepimizi iman ile öldü. Rızamı buldum, cennetimle, cemalimle güldürdür Ya Rabbi deyip, dua edelim, o dua inşallah müstehab olur, tabur olur. Herkes birbirine böyle dua edecek olursa, bela gelmezmiş o, 0 memlekete bela gelmez. İnşallah duaya da devam edelim. Bizim mevzuenimiz de çok olduğu için hepsi dursun, şuradan bir şey daha okuyayım bize. Daha bunlar o da maniöz zekatı yer mel kıyamet için nas. Malının zekatını dahi etmeyen yirmi kıyamette, narin cehennemdedir, cehennemin içindedir. Malının zekatını vermeyen. Hoca anlayamıyor musun? Ne anlamayacaksın?
Efendim, bir yirmi viskal altın, iki yüz, bir yirmi dirhem gümüş oldu mu müshaba malik olur, mallarının zeketini verecek. Bütün Araptan altınlarını bile o grama dağıtıyorlar. Miskal, gram yani on dört tane dilim altın, küçük gramısın var ya on dört oldu mu o hac zekat lazım gelir. Parası, kulu, okumuyorum ben okuyalım. Evet. Tombaklı Camii inşaatı için cemaatinizin yardım talep edin. Peki bunu Yusuf, sonraya koyalım. Şöyle dursun. Benim Hafız, varis geldi mi zaten böyle bir şey çıkarırsınız. Dinliyoruz der, Ramazan. Gala Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem hep sadaka attı. Sadaka, zekat yine haraca bin yedi sahici ha, sahibinin elinden çıktığı zaman yani eliyle titreme aldın kabul ettin mi? Zeketimi aldın kabul ettin mi? Şu sadakamı, sarı sarılara ihtiyacım farz et yedin mi? Anlamı O fakir eline almadan evleri Allah yedi kudretine alıyor, onu bir kabul ediyor Allah.
Fakirle senin deliğin arasında bir el daha var.
Kaynak: Genel
İman ve Amelin Önemi ile Cennet ve Cehennem… | Mihmandar