Fitnenin umumi olduğunu, burada Ulema'yı Kiram'mızdan alarak bir izah yapmış. Yalnız bu izahı yaparken şöyle yapıyorlar Diğer Ayet-i Celilelerle münasebet oluyorlar. Ondan sonra, Hadis-i Şeriflerle münasebet oluyorlar. Kendilerinden bir beyan yok. Tefsir, müfessir efendilerimiz bu şekilde. Fahr-i Razi ve Nisa-Buri. Bu Sami Efendimiz gerçekten incelenmemiş eserleri müstesna. Onun için haber gönderdim. Her bir ferdimiz en az. Günde bir sahife olsun Bağdat Risalesi'nden. Onun resmini de koymuşlar. Bir sayfada, bu sahifelerde Okuyalım diye vaktimiz boşa geçmesin. Efendimizi tanıyamamışız yani okumamışız eserlerini. Duymuyoruz üzere rahat bir şekilde gider. Zaten anlaşılmayan kelimelerini de son kısmına bu gecelerini koymuşlar. Bu bahçeleri. Buradan bakılır. Zaruri ve umumi olan günahlardan sakınmakla emretti ki, insanlar, yekdiğerine zarar gelecek cürümde bulunmasınlar.
Yani birisinin yapmış olduğu hata, diğerlerini de etkiliyor. Onu şuradan çıkarırız. Şeyi hatırlar mısınız gemi misali? Üst katta yolcuları var. Alt kattaki gemiyi deliyor. Hadislere bunu. Gemiyi delince üsttekiler de tehlikeye giriyor. Yani umum, bela umum yolmuş olur. Bunu izah ediyoruz zaten. İnsanlar, yetkiline zarar verecek cürümde bulunmasınlar. Çünkü zina ve livata gibi günahlar, taahun ve veba gibi umumi belaya sebep olacağı gibi, ölçek ve terazide noksan bir nek. Şimdi o zaman da veba ve taahun bu çok şeyde ileri hastalık olarak çok yaygın. Tabi bugüne uyarlanırsa malum hastalıklar. Umumi belaya sebep olacak gibi, ölçek ve terazide noksan. Yani alıştığı bir işte. İhtikar etmek. Yani millete lazım olan malı pahalanması için saklamak. Gahtü'l-felah'ya sebep olur. Gahtü'l-La diliyle Hırtla'ya sebep olur.
Haktan sükut ve emri bil maruf ve nehyi anil münker de Müdahehane eylemek, bu Müdahehane dili şeydir. Böyle dalga oku. Kelimden çok ders etmez. Asinin isyanına rızayı ve bid'atlerin zuhuru ve Kelime-i İslamiyenin dağılmasını ve sözlerin bir araya gelmemesini ve emri cihatta tekasül yani cihatta tembellik küffarın galebesini icap edeceğinden bu gibi umumi belaya sebep olacak günahlardan her müminin itiraz gitmesi, itiraz sakınması demek lazım olduğunu vacip daha da tavsiye buyurulmuştur. Şimdi Risale-i Nur'dan Hazretleri tabii günümüzün diline inemez. Muazzam bir manevi eğitim müstesna eğitim almış. O günkü o kollardan, yani inemez. Mümkün değil. O dil zaten ona çok yabancı gelir. Bunlar daha ziyade Osmanlıca, yani o dilde bir edep var zaten. Çok edeplik ifadesinde çok edeplidir. Efendimizin deprem dahil, söz hocam. Felaketlerden önce söylememizi tavsiye ettiği bir dua var. Allah'ım.
Önünden, arkamdan, sağımda ve sonundan gökten ve yerden gelecek bütün felaketlerden beni koru diye dua edebiliriz. Her duanın iki günü vardır. Birisi sözlüğümüz, diğeri fiili dua dediğimiz yapmamız gereken şeyler. Mesela, böyle bir hastalık zuhur etti bu. Buna karşı ne alınacak? Tebbirler alınacak. Yani tedbiri almadan, burada dinimize göre bunun bir faydasının olmadı. Yani tedbirli olunacak, buyurun. Tedbir kadar akıllı bir davranış yoktur, sayılı Allah Ben buyuruyor. Gece olunca yemek ve su kaplarınızın üstünü kapatın. Uyumadan ateşi söndürün. Ateşi yanık bırakmayın. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Tebük Seferinde fırtına çıkacağını vahiy yolu ile öğrenmiş ve herkes hazırlığını fırtınaya göre yapsın diye buyurmuştu. Sözünü dinlemeyen iki kişi ölümden döndü. Dolayısıyla depremde bana bir şey olmaz. Bu son hastalıklarda geçer, geçer gibi anlayış da yanlıştır.