Apollon vücudunu yapar da, vücudunu yapar da, da üçüncüsü, meşahit olanlar, meşayı anlayamadım, Müslümanlığa ilgili bir yere kırdığım bulunanlara, yakınızına, yanağın huzuruna bir haram yok da, Hakkının neyi için meclis olur da barışmazsan mazluta namazı olur olmaz. Kim ellerini barışmak istersen, kendine de o ellerini gidecek. Hiç barışmayan imkan ne olsa eline alıp da ağzına gelinceye, iman diyor ki alınma aşkına bir cümle dönme, çıkayım diyor ve bu da böyle geliyor diyor iman. Bunlar imansız olarak idrak ediyor ve imansız olarak zina ediyor. Allah'ın müminlerin darbu geçiren mahrum, elhamdülillah bunların say gibiyim, iyisi bizde yok hocam. Baştan tahmin edilip geliyor. Şu var burada dediler. Fahriye usul olanlar, parasını faize girenler altıncısı, bizim buna faiz parasını da vermez. Rıfdiyemez, değil mi?
Okumuş yazmış ananın kendine diyorum da, yani dükkan ne diyor ticaret ediyor, beni de param ticaret ediyor. O dükkanda ticaret caizdir. Kesimi ticaret edenler Allah'ın dostluğu, Allah'ın haciz ediyor. Çocuklarını hıfz için dükkanlara sokulmuş da halandan insan derdiriyor ama seninki ki paranın faizi oluyor, paranın faizi de Allah Kuran, kendi bilinirliğimiz sahifesinde haram haram haram olduğunu, zehri zıkkım olduğunu, daha doğrusu anasını babasını duran kimseler de bu gecinden mahrum, geri kaldıracağız ya. Anası dostum böyle, peygamberin yanlışlıkla hangisi böyle, kim bu anasını babasını kırdıysan, bu gecenin boşuna derken bir de bunların rızası bulunacak. Ondan sonra iş yerine varacak, yoksa imkan yok, bu hak bacağı, bu bulmaz derse tüken diyordu. Anne baba artık çok O çocuk da anan cimesini yansıtıp da ayna pişisin demek istemiş ya, haklı ol bu anda böyle gelin vuruyor.
Ya sen haksız ol da, oğlana, buna, annene, kocan kalır, çenesine vurgun olunca bir tarafa sallanlardan vurursan çekeceğine ancak bir Mevla gibi bu gecenin de zerre kadar bir aydan olmaz. Peygamberimiz hal etmiyorsun mu dedi, yetmiyor mu niyazca böyle bir kardeşim başka birbirine yettiyse, onu şimdi izleyenlerin ile, dedenle, sadakanla, varlığınla gelip yere gidip, olur, yüz