Şimdi toplanıyoruz, bir araya geliyoruz. Tabii Allah için bir araya geleceğiz. Ama bu bir araya gelmemizde gayeler olacak. Mesela nedir? Ben imanımı tahkike eriştirebildim mi? Çünkü belki anlatıyoruz bunu çokça da söylendi. Sufyani Sevri hazretlerinin, gençken belinin bükülmesi. Neden diyorlar, arkadaşlarınız efendim böyle dimdik ayakta saçları, sakalları daha siyah, siz daha gençken ağırdı dediğinde benim hocam diyor son nefeste kelime-i tevhidi okuyamadı diyor. İşte buralarda derinleşeceğiz, buralarda derinleşeceğiz. Çünkü kelime-i tevhidin bu unutmadığın bir hatıra. İşte varın elçi işte vaiz asaletimiz tasdik edildi. Sonra üstadımız istedi. Burada vaiz verdikten sonra bu çok hoşuma gidiyor. İlim ehillerine ayrı bir muhabbet doğuyor insanın kalbine. Bir sevgi, bir muhabbet oluyor.
Orada kelime-i tevhidi okuyan cennete girer deyince ne kadar güzel, onların yanında bulunmak aynen meyveli bir ağacın altında oturmak gibi. O meyveler döküldükçe insan istifade eder. Çünkü Kuran-ı Azimüşşan'dan konuşuyor, e Hadis-i Muhammediye'den. Anlattıkları hep Kuran ve Hadis-i Şerif'in doğrultusunda ifadelerde bulunuyorlar. Dedi ki, muhhl-insan tabiri, bunu tabii hadis-i şeriflerde görüyoruz. Bu muhhl-insan kim ihlaslı olarak kelime-i tevhidi okursa derken işte ancak sana ibadet ederiz iyyaken abudu ancak senden yardım bekleriz iyyaken estai. Sonra maksat ve gayemiz sensin Ya Rabbi, senin rızanı talep ediyoruz. İlahi ente maksudi ve rıldaa kemmat lobi. Asıl bunlarda önemli olan inil hukmu illa lillah, hükmü Allah'a vermek. Mesela bazı oturumlar olur. Sence ve bencaları üretmemek. Allah'ımız ne buyuruyor?
Resulü Kibriya sallallahu teala aleyhi ve sellem bu hususta ne ifade ediyor ona bakacağız biz. Kurtuluşumuz bu. Bak ne kadar rahat oluruz, ne kadar huzurlu oluruz. Siz mutlak bileceğinizi zannediyorum, öyle hüsnü zannediyorum. Sami Efendi Hazretleri neden kendi fikirlerini eserinde ortaya koymuyor? Okuyorsunuz. Okuyoruz, müsahabe birden alalım, müsahabe altıya kadar. Dört ashabı düzin, hulefair raşidin. Bunun yanında daha başka Hazreti Halid gibi Radıyallahu Anh onların ve Bedir Muharebesi, Sure-i Yusuf, Yunus ve Hud suresinin tefsirleri, Vagara suresinin tefsiri. Neden burada hiç kendilerinden bir fikir görmüyoruz? Fıkıhta bir terim var, bu yanlış anlaşılmasın, mukallidun diye. Mukallidun, taklitçi demek değil. Buradaki büyüklerimizin böyle mesela mezhep imamları, mezhepte müştehir olanları görüşlerini ifade ediyor, bize yol gösteriyor. Kendi kafanıza göre bir hüküm vermeyin.
Öyle çekinmişler ki değil ayeti celile, bir kelime bir harfte dahi Allahu alemu bir muratdihi demişler. Bu hususta Cenabı hak ve resulü en güzelini bilir. Bir harfte dahi mesela, Elif, Lam, Mim. Bu konu uzayacak. Biz bu şekilde anlamış olacağız Allah'ın izniyle. Ve gile şeria emir ve nehiydir. Şeriat Allah'ımıza kulluk vazifemizi yapmaktır, hakikat ise bizzat müşahede etmektir. Yalnız bu müşahede halinde diyelim ki bize bir ayet-i celile bunu Rafıziler ele alırlar, çok yanlış bir görüş. Esselamü meracel bahreyni yel tabiyan. Bu ayet celle de yok ne, nasıl okuyacağız bunu? Her zaman okuduğumuz ayet celle Buraya bir mana bir işleri var, inan haya ediyorum bunu burada anlatmaya. Biz hakikati söyleyelim. Bir, burada en önemli olan makasıdı şerr, en önemli olan. Şer'i Şerife uygun olacak. İkincisi Kuran-ı Kerim, nas, onunla onunla örtüşecek. Sahih hadisler ile tasdik olunacak.
Yani bunu bir sahife bütünlüğü, bir cüz bütünlüğü, bir Kuran-ı Kerim'in bütünlüğü içerisinde ele alacağız. Kendimize göre bir beyana, bir ifadeye katiyen gitmememiz gerekir. İşte Sami Efendi Hazretleri burada bize ne kadar büyük bir veli olduğunu bu hareketiyle gösteriyor. Şeriat nedir? Davetihu ve'lhakika takribuhu ve meveddetuhu ve mehabbetühü. Şeriat Rabbi Zülcelal'imizin emirlerine uymaktır. Bunun yanında hakikat nedir Cenabı Hakk'a yakınlık. Şunu bilmemizde fayda var, Allah'ımız zaten bize bizden yakın. Biz kulumuza kulumuzdan daha yakınız buyuruyor. Murakabe nedir? Mutebe eserlerde gördüğümüz mesela Risale-i Kuşeyrî, Elluma, Kelabazi, Dolu eserler saymakla bitmez. Bunlarda bunu görürüz. Çok güzel bir tarif var burada. El murake ve ayrimul kalbi, bir gur bir Rab. Biliyoruz ki Rabbimiz bize bizden yakın. Güzel. Bu dilmel yakindir.
Aynel yakin ve hakkal yakini Cenabı hakk'ın bize bizden daha yakın olduğunu kalbim hissetmesidir. O zaman o kimsenin hali değişir işte. O zaman kabukta kalmaz, kabukta kalmaz, gözüne inmiş olur. Şuna biz üzülüyoruz, şeriatı kabuk olarak ifade etme doğru değildir. Hakikatler ve marifetler şeri şerifi en güzel şekilde yaşamanın adıdır. Takva boyutunda ihsan ve ihlas ciheti ile. Evet, hakikat, Cenabıhakk'a yakındığımızı bilmek ve sevgidir, muhabbettir. Zaten üç sevgiyi Rabb'ül Zülcelal'imiz belirliyor Esselamü. Ahabbe ileyhun minallahi ve resulü ve cihadin pisibidi. Tevbe suresinde Allah sevgisi celle celaluhu, Habibinin sevgisi sallallahu teala aleyhi ve sellem ve cihat sevgisi. Her zaman zaten bir mücadeledeyiz. Nasıl mücadele, mücadele, biz mücadele içindeyiz, mücahededeyiz. Şu şekilde bizde bir hayvani ruh var, bir de sultani ruh var. Hayvani ruh bütün varlıklarda olan bir canlılıktır.
Bu koyunda da var diğer mahlukatta da var. Ama ruh-u sultani esaynne ve nefahtu fihi mirruhuhi Cenabı Hak ben ruhumdan ruh üfledim buyuruyor. İşte bunda akıl var. Ne var bunda? El mümin keyyüsün hazırun fatın. Bizzat kaynaklarından hocamız da burada biliyor, beraber baktık. Acaba burada ne kastediliyor diye. Mümin nedir? Key yüsün akıllıdır. İşte üflenen bu ruhta akıl var. Hem aklı maaş var, hem aklı mead var. Hem dünya ile ilgili hem de ahiretle ilgili. Zaten dünya ile ilgili olan akıl vahye dayanmadıkça kıymet ve değeri yoktur. Çünkü Mevlana'mızın da bir sözü var, akıl merkebi çökmüştür dedik. Akıl aynen bir atın gemi gibi. Eğer bırakacak olsak biz atı, bir hatırı, bir merkebi bunu Kuran-ı Kerim'den söylüyorum. Rabbimizin izni ve samimi. Ad, katır, merkep daha bilmediğiniz nebasıtalar Cenab-ı Hakk lütf eder. Kuran-ı Kerim'de inşallah yoğunlaşırsa şunu göreceğiz.
Hiç böyle bir tıkanma yok. Açın. Allah'ımız ve yahlukum mana talamun. Daha bilmediğiniz ne vasıtaları yaratır Cenabı Hak. Bak uçan arabaların dinamesi yapılıyor şimdi ülkemizde. İşte boğazda bir taraftan diğer tarafa bir kilometrelik mesafe, diğer yerleri dolaşmadan, o trafiklerine de sıkışmadan kolaylıkla. Daha neler olacak bakalım. Allah'ımız bu. Kitabı Kerim'e sarılsak neler çıkacak ortaya, inşallah. Velhamdülillahi rabbil alemin El Fatiha.