Bölümlerde kendisini geliştirmiş. Ne olmuş? O sahanın uzmanı olmuş. Profesörü olmuş. Bunun gibi. Mesela mühendislikte çok ilerlemiş. Zamana göre, yere göre, mekana göre, insanların tabiatına göre, yaşantılarına göre projeler çizebiliyor. Buna göre ayarlıyor. O beldenin durumunu göz önüne alır. Oranın örfünü, adetini, yaşantısını, coğrafi yapısını, iklimini göz önüne alarak, mühendislikte derinleşmiş yapıda ne kullanılır, ısı kaybını vesair. Ne gerekiyorsa bunları en güzel biçimde yapmaya muktedir bir hale gelir. Hendesede mühendislikte ilerlemiş. Diyelim ki matematik, yüksek matematik daha ilerlemiş ve bunun profesörü olmuş. Fizikte profesör olmuş. Sadece okulunu bitirmekle kalmamış, tekrar okulda çalışmalara başlamış. Yüksek lisanstı. Onda başarılı olunca artık yardımcı doçentlik öğretim görevlisi yardımcı doçentlik, profesör, ilerlemiş gitmiş. Bunun gibi.
Diyelim ziraat, ziraatta malumat sahibi ama onunla kalmamış. Ziraat fakültesini bitirmiş. Bitirdikten sonra, ziraat fakültesini bitirdikten sonra, okulunda ayrıyeten staj yapmaya başlamış ve bu stajda yükselmiş ve çok önemli. Mesela çevirecilikte Bundaki ilerlemiş. Diyelim bir şehir planlaması. Bunda uzman. Bir şehir nasıl tespit edilir? Okulu nasıl yapılır? Hastanesi nasıl kurulur? Camisi nerede olur? Şadruvanına kadar her şeyini tespit ediyor. Su kanallarını tespit ediyor. Elektriğini, suyunu, yolunu tespit edin. Şehircilikte uzmanlaşmış. Mesail ilimlerde de öyle. Onların olduğu gibi ilimde de rüsuh sahibi olmuş. Rüsuh sahibi malumatı çok ileride. Mesela bir fıkhi konularla, İslam hukuku, İslam hukukunda, İslam hukukunda ne yapmış Sadece fıkhi konuları öğrenmekle kalmamış. Usul-ü fıkhı okumuş. Mesela fetva verebilmek için resmil müftü, bunu öğrenmiş. Rehber muhta.
Beş tane muteber kitaba bakmadan, hüküm vermemeye gayret ediyor. Bizzat inceliyor. Ulema-i kiramın mezhepte müçtehid olanların görüşlerine bakın. İlmi delilleri ortaya koyarak o hususta insanlara malumat veriyor, bilgiler veriyor, derinleşmek. Fıkıhta olduğu gibi hadiste de derinleşir. Mesela hadisleri binlerce, on binlerce hadis-i şerifi okumakla olmaz. Usulünde okumuş. Hadis usulünde de maluma sahip. Bugün de üstat. Buna ilmi dilde eğer hadiste yüksek bir payeye ulaşmışsa tefsirde fıkıhda kelamda şeyh tabiri kullanılır. Tefsirde de öyle. Çünkü ele aldığı bir ayeti celilede kelime anlamına göre hareket etmiyor. Kuran-ı anlamına göre, nüzul sebeplerine göre, ayeti celilenin, ayet celilenin iniş sebeplerine baktığı gibi, bedi ve beyan, fesahat ve belagat onunla alakalı ve hadis-i Muhammediyeye bak. Bir konu bütünlüğü içerisinde veriliyor.
İşte bunlar ilimde derinleşmeye adım atan insanlardır. İlimde derinleşiyor. İşte ben nasıl olsa okudum, Arapça'yı biliyorum deyip, Essalü ve rasikune fi'l-' Alim ilimde yüksek derecelere ulaşanlar, böyle demiyor. Ne diyor? İlimde derinleşmenin, derinleşmenin sebeplerini ortaya konuyor. Nasıl? Biraz uzun okudum. Huccetü'l İslam İmamı Gazali Rahmetullahil Bari Hazretleri, batıni ilimle. Bu rahlenin üzerinde, bir hocanın önünde, sadece okumakla değil, Bu gönül ilmi ile, kalbin murakabesi ile, kalbin murakabesi her an Rabbimizin bizi gözetliliğini bilerek ve ahireti, ölümü, kabri, haşri, neşri bunları da bilerek. Yolunda da Allah'ın yolunda, Sıdrik-i Azam ve Aliyy-i kerremallahu vech-i Efendimize emanet edilen bu güzel yolda da sadakati ile, kendisinde kendisinde, gönlünde ilahi alemlere bir açılış. Bu sebeplerle gönül alemi açılınca her şeyi açık seçik görüyor.