Sayın dinleyicilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Bugün müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendinin Hayat Sanatı kitabından bölümler paylaşacağız. Bugünkü bölümümüzün ismi Başarı. Başarı, ibadette niyet şarttır. Ulemamız adi işlerde bile niyet vardır der. Emri bil maruf nehy-i anil münker Allah Teala için sevgi ve boğuzda cihatta niyet olduğu gibi normal işlerde bile niyet mevcuttur. Mesela eve girer çıkarken arabaya binip sürerken telefon açıp konuşurken iş yerinin kapısını açarken de niyet edilebilir. Yapılan her bir işte rızayı ilahi kastedilir. Dünyaya geliş amacımız düşünülse dini mübini İslam'ın hakimiyeti göz önünde tutulsa başarılmayacak hiçbir iş yoktur. Ev hayatından tutun devlet idaresine kadar her şey düzelir. Süleyman Paşa askerlerine sizin geliş amacınız nedir dediğinde askerler hep bir ağızdan ilahi kelimetullah der ve şafak sökmeden kale fethedilir.
İstanbul'un fethinden tutun Afrin'e giden askerin düğün şenliğe gidiyoruz haykırışına kadar niyet mühimdir. Cihadı Mevlana'nın Kuddus'u Sirruh düğün gecesi kabul ettiği gibi vatan savunmasını da ilahi şenlik olarak kabul eden asker yenilmez. Akif rahmetullahi aleyhin, ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker. Gökten ecda dinerek öpse opak anlı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi. Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi. Örgüsüne mazhar olur. Himmeti ali ideali yüksek olanlar erer başarıya. Dualarda Allah Teala'ya kul, habibine ümmet, evliyaya evlat, birbirine samimi dostları olmak temennisi bunun kanıtıdır. Cenabı hak resuller resulünü kul olarak tanımlamıştır. Kulluğun kimliği Ahzab Suresi'nin otuz beşinci ayetidir.
Bütün Müslüman erkekler Müslüman kadınlar mümin erkekler mümin kadınlar itaat eden erkekler itaat eden kadınlar Doğruluk yapan erkekler doğruluk yapan kadınlar. Sabreden erkekler sabreden kadınlar. Mütevazı erkekler mütevazi kadınlar. Zekat veren erkekler zekat veren kadınlar. Oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, hızlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler ve kadınlar yok mu? İşte bunlara Allah bir bağışlama ve büyük bir mükafat hazırlamıştır. Resulüne ümmet olmak halkın içinde üç yüz kişi Adem'in kalbi üzere meşrebi üzerindedir. Kırk kişi Musa'nın meşrebi üzerindedir. Yedi kişi İbrahim'in meşrebi üzerindedir. Beş kişi Cebrail'in meşrebi üzerindedir. Üç kişi Mikail'in meşrebi üzerindedir. Bir kişi de İsrafil'in meşrebi üzerindedir. Hadisi şerifinde belirtilen halis, muhlis, muhlas ümmet olmaktır.
Salihlere evlat olmak Es-Seyit Osman Hulusi Efendi'nin Kudüs-u Siruhu divanında dervişin yastığı katı taş gerek, yediği eleksiz arpa aşk gerek, yolda yalın ayak açık baş gerek menzili maksuda eren der ise. Yunus Emre Kudüs-u sirruhu bu konuda bakın ne der? Derviş olan kişiler deli olagan olur. Aşk ney idügin bilmeyen ana gelegan olur. Gülme sakın sen ana. Eyyü değildir sana. Kişi neyi gülerse başa gelegan olur. Derviş Yunus sen dahi incitme dervişleri, dervişlerin duası kabul olagan olur. Bize gerçek derviş gerek cihan doldu dava ile. Yalan dava eder isen aşk neylesin senin ile? Ben dervişim diyene bir ün edesim gelir. Seyirdüben sesine varıp yetesim gelir. Derviş nefsini yenen nefsin kötü ahlakından uzaklaşandır. Derviş İslamiyet'in emir ve yasaklarına tam bağlı olandır. Gerçek bir murabıttır.
Kalbini Allah'a bağlayan düşmanla karşılaşacak yerde gözetip nöbet bekleyen içini nefis ve melun-i ilahinden şeytandan, dışını da din düşmanlarından koruyan kimsedir. Kuran'daki beş esası yerine getirendir. İman, sabır, sabır yarışında düşmanı geçme, cihat için hazırlıklı ve uyanık olma, Allah'a karşı gelmekten sakınma. Samimi dostları olma efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem mübarek dilinde şu şekildedir. Birbirinize haset etmeyiniz. Birbirinizin aleyhinde fiyatları kızıştırarak necis yapmayınız. Birbirinize buğz etmeyiniz. Birbirinize sırt çevirip dargın durmayınız. Birbirinizin pazarlığı bitmiş alışverişini bozmayınız. Ey Allah'ın kulları kardeş olunuz. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Sıkıntı anında onu kendi haline terk etmez. Ona yalan söyleyip onu aldatmaz. Onu küçük görmez. Üç defa göğsüne vurarak takva işte buradadır.
Bir kimse Müslüman kardeşine hor baktı mı işte şerrin bu kadarı ona yeter. Müslümanın her şeyi canı malı ırzı Müslümana haramdır. Ufku geniş olmak. Buluttan bir damlacık indi denize. Enginliği görünce utandı. Kendini tanıyıp alemlere sığmayan ilahi muhabbetin kendinde saklı olduğunu bilme bahtiyarlığına ermektir. Ufkun genişliği Kuran ve sünnet gözlüğüyle bakanın ufkudar olmaz. Rahmeti her şeyi kuşatan Rabbimizin kafirin bile hidayetini isteyen sevgili Peygamberimizin sallallahu aleyhi ve sellem bedebinde olur. Hem Kitabı Kerim'i hem de kainatın kitabını okur. Arza atılan tohumun filizlenmesiyle Allahü Teala'nın vaid ismi şerifini seyreder. Kainatın boyasına cilasına, süsüne bakarak her şeye kendine mahsus şekil vermesiyle El-Musavvir ismi şerifini görür. Her mahlukat rızık vermesiyle Rezzak yaratmasıyla Halık sıfatını müşahede eder. Hayatını bir plan dahilinde geçirmekle muvaffak olur.
Ebü'l Vefa Hazretleri yemek saatini kısaltmak için çöreği ufalayıp tirit şeklinde yemeği ekmeğe tercih ediyorum. Zira ikisi arasında çiğneme için kaybedilecek zaman farkı vardır. Böylece yazmaya daha çok zaman ayırabiliyorum derdi. Şafi alimlerinden Nevevi Hazretleri günde bir defa yatsıdan sonra yemek yerdi. Bunu ibadete daha çok vakit ayırabilmek için ve daha çok eşer verebilmek için yapardı. Hiç evlenmedi. Geceleri uyumaz, kitap okur ve yazardı. Tabiinden Kahmes bin El-Minhal bir ayda Kuran-ı Kerim'i doksan defa hatmedip anlamadığı ayetleri dönüp tekrar okurdu. İmamı Gazali Rahmetullahi aleyh evini medrese gibi kullandı. Evradını okur, ihtiyaçlarını görür, ders okutur ve ehlullah ile bir araya gelirdi. Vakti tanzimde bize en güzel örnek sahabeden Ebu Hüreyre radıyallahu anh'dır. Ebu Hüreyre radıyallahu anh geceyi üçe ayırırdı.
Üçte birinde uyur, üçte birinde namaz kılar, üçte birinde Hazreti Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem hadisleri üzerinde düşünürdü. Evine geldiğinde yiyecek bir şey olup olmadığını ailesine sorar, yok cevabını aldığında tebessümünü çürütmeden olsun ben oruçluyum, derdi. O kadar kanaatkardı ki bir avuç hurmayla bütün gününü geçirir, bu nimetin şükrünü eda edebilmek için her vesileyle Allah'ı anardı. Yokluğa rağmen misafiri sever azığını paylaşmakta tereddüt etmezdi. O günlerde üç cümlelik bir biyografisi vardı. Yetim büyüdüm, yoksul olarak hicret ettim, karın tokluğuna çalışan bir işçiydim. Başarının sırrı canı canana vermektir Fuzuli gibi. Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil. Ne nisa eyleyelim ol ne senindir ne benim. Bir canım var idi canı cananda. Ben feda eyledim canı canana. Bedenim bendedir yüreğim onda. Ben feda eyledim canı canana.
Sıddıki Azam radıyallahu anh'ın beş şeyi beş şeye tercihidir başarı. İnsanları iki grup olarak gördüm. Bunlardan bir grubu talibi dünyadır. Bir grubu da talibi ukbadır. Ben ise ne talibi dünya ne de talibi ukba oldum. Talibi Mevla olmayı tercih ettim. Rabbimin rızasına ermeyi her şeyin üstünde tuttum. Müslüman olduğum günden beri marifet-i ilahiye ile dünya nimetlerine meyletmedim ve doyasıya yemek yemedim. Yüce yaratıcının muhabbetinin bana verdiği manevi zevkiyle aşk hararetini söndürmemek için kanasıya su içmedim. Dünya ameliyle ahiret ameli karşılaştığında daima ahiret amelini dünya ameline tercih ettim. Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem sohbetine çok sıkı bir şekilde devam ettim. Daima onunla birlikte bulunmaya gayret ettim. Hicrette arkadaşı mağarada yoldaşı ve daima sırdaşı oldum. Müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi bu sözlerle bitiriyor efendim bu bölümü.
Bir başka bölümde birlikte olmayı ümit ediyoruz. Sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.