Osmiyum diye bir maden grubu. Bunun, bu madeni bir gramı bir trilyon dolar. Bunu nasıl alacağız biz şimdi? Bir trilyon dolar nereden bulacağız? Bir ülkenin neredeyse bütçesi bu. Eğer varsa alırız, daha da fazlasını alırız. Bunu hacasın efendi okursunuz Allah'ın izniyle. Şiirin de söylüyor. Bunu okursunuz dememden anlam şu, her bir sözünün altında derya yatıyor. Bunu biz şuradan söyleyebiliriz. İmamı Rabbani, Cenabı hak gönül gözlerini açmış, ben diyor Kuran-ı Kerim'i okurum, Bana onun manaları belirir diyor. Çünkü Kuran-ı Hakim'dir o. Hakim her yaptığı işte bir hikmet var. İşte farkımız bu yönde ortaya çıkıyor. Bu iş başıma geldi ama neden geldi? Nedir bu? Şikayetler, dertler değil. Onun hikmetini anlayabilecek bir akıl, bir idrak, bir gönül istiyor. Ehlullah da hayatlarını okuduğumuz zaman bunu müşahede ederiz. Onlar bir söz söyler. Acaba bunda hikmeti nedir dediler.
Biz neden bu iş başımıza geldi, ne yaptık, ne derken onlar acaba bunda Rabbimizin hikmeti nedir? Sözü çok dağıtmayın diye uğraşıyorum. Birini hatırlıyorum. Çekmediği görmediği eza kalmadı. Bir gün sordum. Bu, hakikat değil ama. Derecesini demek alelade şu mertebede diyemem. Biliyor musun? Rabbimiz bildirilse biliyorum. Rical taifesinden. Yalnız. Siz çok bir ezada geçirdiniz. Yusuf Aleyhisselam'ın dediğini dedi. Bakıyorum görüşmelerine hep Kuran'ı azimmış ya. Hadis-i Şerifler onun dışında bir söz gönüllerinden, dillerinden çıkmıyor. Hazreti Yusuf dedi ki malum daha çok genç yaşta kuyuya atılmak ne demek? O kuyu bütün kobra dediğimiz yılanlarla dolu. Tabii derhal Cebrail aleyhisselam geldi, sus dedi. Allah'ımız öyle ikram etti ki o anı diyor o zevki Yusuf Aleyhisselam unutamam diyor. Neden? Teslimiyetinde. Daha hali Sabavette. Çocuk diyemem bir peygamber için. Hali Sabavette.
İbrahim Aleyhisselam beni diyor Nemrut'un ateşini attıklarında geçirdiğim vakti de diyor söyleyemem, o anda duyduğum hazzı ve lezzeti. Efendimize hep düşman oldular Mekke'de. Malum mağaraya sığındı. Hazreti Ömer onların o andaki ilahi tecellilerine şahit olmalı ki dedi ki ya Eba Bekir ne olur Resulullah'la Sallallahü Aleyhi ve Sellem'in, geçirdiğim o bir saati bana ver, ben bütün ömrümdeki saati vereyim dedi. İşte bu işin hikmetini anlamaya bağlı. Hikmetini anlarsa onlarda sıkıntı diye bir şey yoktur. Çünkü zannediyoruz ki ölürken sıkıntı duymayacak. Güzel. En önemlisi kabirde bu şekilde alınmaz Ayet Ceceli. Burada onlar görmüş olduğu dünyadaki olumsuzluklarda ne de sıkıntı duymaz. Çünkü o sıkıntının yanında öyle bir mükafata eriyor ki, o mükafattan dolayı duymuyor. Rabiatül Adeviyye annemiz şeytana buğz eder misin? Hayır diyor. Diyorlar apaçık bir düşmandır.
Rabbime öyle bir sevgim mark ediyor. Ona buğz edecek kalbimde yer yok. Bu bir esastır. Demek ki ilahi zevke ilahi nura erişemediğimiz için. Halimizin bütün değişmesi bu. Evdeki geçimsizlik de bu. Evin dışındakiler