O sadece onun misliyle cezalandırır. Onlar iyilik edenler de fenalık yapanlar da haksızlığa uğratılmazlar. Sevapları eksik verilmediği gibi azapları da artırılarak zulme uğratılmazlar. Rabbamız bu. Bununla kalır mı? Buydu. Kat be kat. Mesela Ramazan-ı Şerif. Oruçta olan kimseye tespih ol. Böyle sükut ediyoruz ya Ramazan-ı Şerif'te, onun tespihuna tespih sevabı veriliyor. Tesbih o. 0 tespih nedir? O tespihe mükafat nedir? İki kelime vardır ki dilde hafif, mizanda çok ağır. Bak mizanda çok ağır. Hak dostlarından bir tanesi tesbihat yapıyor. Rabbimize bak şimdi. Celle celalühü. Baktırken haya ederim. Her yerde o Rabbimiz bir dua yapmış. Melekler demişler ki bir sene önce böyle bir duada bulunmuş. Çok uzun değil. Arafat'ta yapmış bu duayı. Bir daha yapmış. Melekler gülüyorlarmış. Allah'ım biz daha geçen seneki yaptığı duanın sevabını yetiştiremedik. Bu daha yine o duayı yapıyor diye.
Bundan dolayı Mevlamız ey kullarım, siz olduğu gibi kaydedin mükafatını ben vereceğim buyuruyor. Şimdi dilimizle yaptıklarımızda melekler kaydediyor ama mesela namaz demiştik biz. Namazda ticareti güzel yapacağız ya biz karlı bir ticaret istiyoruz. Rızasını kastetmek suretiyle rızasıyla olan ameldi, karlı olan. Şimdi namazda okuyoruz biz tabii. Diyoruz, okuyoruz Fatihai Elhamdülillahi rabbil alemin. Uzamın sure okuyoruz. Bir de bunları okurken Rabbimizin Allahu Ekber dediğinde dilimiz, kalbimiz onun azamet-i ilahiyesini hisseder bir hale geliyor. Zaten o hissettiği zaman onun gözyaşı durmaz o. Gözünden akan yaşlar sanki bir ırmak olur. Sonra Cenabı hak bu mübarek yol gönlün genişlemesidir. Kalbi genişler, içine akar ama hali başkadır. Bunu işte bizzat Rabb Kıbrıs mükafatını o kaydediyor. Melekler kaydeder. Böyle bir ticaret. Sonra bire yedi yüz veriyor. Daha veriyor mu? Esanı.
Sonsuz da veriyor. Yok sonu yok hiç. Efendim biz şimdi dilimizle yapıyoruz vazifelerimizi. Tam dilimizle yapıyoruz efendim. Oruç tutarken dilimiz bizi yiyor mu? Ağzımız işte tam saat iki buçuğa geliyor. Şu anda bir yiyecek olsa, şey bir su olsa da şu dudaklarımız kurudu, bir içsek yapamıyoruz. Beden. Buna verilen mükafat nedir? Mesela. Hale göre değişir. O ayrı insanların durumuna göre değişir. Bunun yanında bunu yaparken bunu yaparken gönlünde de bir kötülükten nefret orucu var. İsyana veda. Öyle bir oruç tutuyor ki ağızalarına da tutturuyor. Eli katliyen harama gitmiyor. Ayağa isyan yerine katliyen gitmiyor. Gözü harama bakmıyor. Oruç tutturuyor gözüne. Kulağa da öyle. Bütün azalar öyle. Beyin bilhassa. Beyin tezkiyesi üzerinde durulmayan konulardan birisi beyin tezkiyesidir. Düşüncelerdir. Hasan Efendi havatir olur mu sizde buyuruyor Sami sultanımız?
Havatim düşünceler böyle haya ederim demekten. Yani onlarda dünya düşüncesi olmaz. Ahiretteki nimet düşüncesi olmaz. Efendim hava hatır nedir bilmem diyor. Böyle beyinde bir temizlik. Buna diyelim ki yedi yüz yedi yüz. Çünkü kalp buna iştirak ediyor. Orucu bedenden tutarken yemekten içmekten cinsi münasebetten uzak. Olurken mesela vaktine de dikkat ediyor. İftar daha önce açıyor. Şimdi biraun ikincisine kalbinde kötülükleri taşımamaya çalışıyor. Taşınma. Elinde de. Diğer buna gidiyor ama bu oruç tatilini bunu diğerlerine kıyaslarız. Yaparken muhabbetle yapıyor. Allah'ım diyor. Mesela Evliyaullah'tan birisi bizim üstazarımızdan ya Hace Ubeydullahi Arrar Hazretleri veya bir başkası aç kaldığımız geceyi Miraç gecesi kabul ederiz diyor. Rabbimiz katında yedirilip içiriliyor mu desek? Ne desek? Açlığı ganimet biliyor.
Allah'ımıza öyle bir muhabbet var ki o muhabbet, o sevgiyle yaptığı zaman bu mizanına konmuyor. Mizana gelmiyor. Böyle bir ticaret. Tövbe suresinde Rabbimiz buyuruyor. Cenabı hak müminlerden mallarını ve canlarını onlara verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Buyuruyor. Burada Caferi Sadık hazretleri buyuruyor ki aman ha kendinizi ucuza satmayın. Siz Allah'ın cemalini isteyin. Cennet karşılığında derken, maarif cennetul maarif onu isteyin. Şimdi bu güzel ayda vaktimizi güzel getirmek tealdül ve ihmal eyleme, hasar ve hırmandan başka bir şey ziyade eylemez boş olan hareketler Muhbiri sadık sözünde doğru olan aleyhisselatu vesselam Efendimiz buyuruyorlar. Yakında işlerim diye tabiik ve tesbih edenler helak oldular. Ömrü mevcudu mevhum işlere sarf eylemek riyade müstekkir. Nakdi vakit emri emiri sarf olmuş olan.
Hatta Ali Hazretleri bizleri birtakım muzahkaratı layani iktidarı unutma müessser kıla. Yani boş sözleri söylemekten bizi muhafaza eyleyen. Dedikodu mahsupler değildir. Selameti kalp talep edeler ve asıl tefekkür edip malayaniden tamamıyla itiraz edeler ve tamamı himmet I rızayı mevda celle ve alaya sarf edeler. Hazzı nefisle kalmayalar, feragata düşmekten ihtizar üzere ulalar ehli iyali ile münasebeti tam peyda edilen karhane isai'lerinde fütur vaki olmayani saniyesi bile bu ayın ünlerinin ve gecelerinin geçmemeli. Irman ve nedametten başka bir faydası yoktur boşa geçen vaktin. Ders dersi ciddi cehd üzere mütalaa onlar. Bunu sultanımızın Kaddafi Allah'ın sura sahabesinden okuyorum. O onlar Allah öyle nur verir ki onun nuruyla tutarlar. Böyle bir kalem yazdığı için okuyorum ister anlaşılsın ister anlaşılmasın.
Sevseri kalmayasınız levhülay ile meşgul olmayasınız o gün ve oyuncakla ve daima Hazreti hak sübhanehu ve teala'ya iltica ve tezahür edesiniz ve ehli hukuk ile ancak zaruret miktarı ihtilatidesiniz. Hatır gönül almış olursunuz. Cemaati mesturatı ile vavuzu nasihati üzere bir fethidesiniz. Emri bil maruf nehiy yani müfperi esirgesiniz ve cemiye hane halkını namaza salaha ve ahkamı şer'iyeyi icraya terhi bilesiniz. Zira rayiyenizden mesul olursunuz elinizin altındakilerden. Şimdi elimizin altındakinden dinle ne hatıra geliyor? Aynı, çocuk, çoğu, torun. Bir de şu hatırımıza gelsin. Evimizin altındakiler beynimiz. Bize emanet. Şu beyin çalışan yüzde iki nispetinde. Allah'ımız beyni haber verirken iki şekilde haber veriyor. Bir akıl, bir de ödül elbab. Akıl delillerle yürümektir.
Ölü elbab o efendimizi gözyaşlarına boğan Bilal-i Habeşi'nin gelip radiyallahu anh, efendimizi gözyaşlarıyla görünce ezan okumak için nedir ya Resulallah ya Bilal bugün öyle bir ayet I celile nazil oldu ki buyuruyor. Semavat ve arzın yaratılışı geceyle gündüzün birbirine takip edişi bu usta tefekkür etmemizi ancak gönül ehli demek. Kalp gözleri açık keşif ve kimse bilmek. İmamı Gazali rahmetullahi ibrahim Hazretleri bunu ifade ederken keşfin ilmin yollarından biri olduğu yalnız keşif şerhi şerife uymak suretiyle.