İhlas Ve Rıza Yoluyla Manevi Terakki ve… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İhlas Ve Rıza Yoluyla Manevi Terakki ve Hidayete Erme
İhlas Ve Rıza Yoluyla Manevi Terakki ve Hidayete Erme kaydında Efendimizin beşerin icazet namaatına ve metturbatına yazdığına göre, Vahiddini radi hazarlarının tefsiri kebirinden anlaşıldığına göre evvela Şeriat, Saniyen tarikatı, onlardan vaat ettim buyuruyor. Minhac münevver bir yordamtir. Ya hadi, nam, ya Resulallah, feda sahibi ve ümmi ve nefsimi. Annem babam tatlı canım kurban olsun. Buyur. La…
Efendimizin beşerin icazet namaatına ve metturbatına yazdığına göre, Vahiddini radi hazarlarının tefsiri kebirinden anlaşıldığına göre evvela Şeriat, Saniyen tarikatı, onlardan vaat ettim buyuruyor. Minhac münevver bir yordamtir. Ya hadi, nam, ya Resulallah, feda sahibi ve ümmi ve nefsimi. Annem babam tatlı canım kurban olsun. Buyur. La Ali, senin delaletin ve bir kimse hidayete yererse bünye madia seni olmaklıktan daha hayırlıdır, buyurdular. Çünkü Bir kimse bir kimseye hayra delalet verse aynı o hayrı geldi işlemiş gibi sevaba nail olur. Mesela yüz kişiye delalet etse, yüz kişiye birer sevap verilmiş olsa delil olana yüz sevap verilmiş olur. Yüz dişiyeye bine sevap verilmiş olsa delil olana yüz bin sevap verilmiş olur. Gayen sevap deyin Allah'ın rızasıdır. İhlas ancak rıza ancak ihlasına kazanılır. İhlas da kararsız, avassız, sırf Mevla rızası için çalışmakla olur.
Bunun için kardeşlarımızdan bizim meslekimize hava sürenlere, evladım şu şekilde hareket edin. Evvela onu teşrif edin. Girin gönderin. Üstadımız üç defa duvara çarpmayınca kırılmayan tehdilileri alın yolumuza. Kırılacak kimseleri acele alıp da yolumuzdan çıkıp da meslekimize leke olacak kimseleri bizim meslekimize kabul etmeyin buyurdular. Onun için mutlaka mutlaka tecrübe edin. Mukaddime dersi, sıhhatin tecrübe dersi o. Yüz on bir siparışedi. Bir Bir son bir Salavatı Şerife, Allahümme senna ala sina Muhammedin ve alaen yuh sabihi ve sellem. Üç İhlas-ı şerdir, euzu besmele ile Birisinde Euzu okunur ikisinde yalan besmele okunur. Bir, Peygamber'e, işiten Efendimizin ruhuna, evine, ashabına bütün ehline ashabına sıdtığı ile affı Efendimiz'den sultanımıza gelene kadar Fira nizam efendilerimizin ruhuna heba eyledim, vasıl et Ya Rabbi, emir verir.
Bu dersiyle o tecrübe dersi bir birlikte kaza namazı verilir. Kaza namazını eğer devam ederse, kaza namazını eğer devam ederse bu evranı da hiçbir gün bırakmazsa odun ihlası belli olur. Yaz gününde geçerdim, işim vardır, harbanım vardır, çobanım, kerterim, tutmaydım, planırdım. Bunlar olursa bu yüzden de geçirin derse ona büyük bir derdin tarifi verilmez. Tekrar çalışın evladım bu derse. İnan tazelen gene çalışır. Devam eder, devam eder. Devamdan sonra baktın ki tam devam etmiş, kaza namazını tam kılmış. Yedi gün istihara verilir. Üstadımız kitabına da yazmış. Istihare verilirse, kalbi mutmain Nuh'sa verilir ya o ders istihare yaparsa nurun ala nur olur. Nur üzerine nur olur. Yedi gün istihkarası muvafık şekilde çıkarsa ona ders verilir. Gördü iyi çıkar, üçü olanı olursa yine verilir. Lakin gördü kulağımın ilk üçü yapıyorsa verilmez. Gene o eski küçük dersine devam eder.
Yok eğer adatına istihhara birbirini belli eder. Gayet de güzel çıkmış. Abdest alıyor, canlı namaz kılıyor, sohbete oturuyor, yeşil libiyelerden sular veya sular kaynıyor. Fahri Kainat Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ı görüyor. Bu yolun yolcuları efendileriyle sokakta bulunuyor. Bunlara ders verilebilir. O zaman ders yeniden başlar baştan Yavuz besmele yazdıktan sonra, remzettikten sonra silsileyi okur silsile. Halıku ahzu semaya eyleriz hamdu sena fidimiz Tahahalhalidi oldu Utbu evliya eyleriz arzıyla halep dergahin sadata biz İhta ettikten sonra temiz seccadeye oturur gözlerini yumar. Abdestte alırken başını abdest ele. İçini tövbe ve istiğfarla yıkadıktan sonra yıkadıktan sonra bir gül yası sürünür. Kaza namazı var saklar. Kaza namazı yoksa şeyi kılar. Hatırıma gelsin diye nehyetü'l-mevdu yani abdestte ahid-i kerîkat hatızası için namaz kılar.
İhlas Ve Rıza Yoluyla Manevi Terakki ve Hidayete Erme ne anlatıyor?
İhlas Ve Rıza Yoluyla Manevi Terakki ve Hidayete Erme kaydında Efendimizin beşerin icazet namaatına ve metturbatına yazdığına göre, Vahiddini radi hazarlarının tefsiri kebirinden anlaşıldığına göre evvela Şeriat, Saniyen tarikatı, onlardan vaat ettim buyuruyor. Minhac münevver bir yordamtir. Ya hadi, nam, ya Resulallah, feda sahibi ve ümmi ve nefsimi. Annem babam tatlı canım kurban olsun. Buyur. La…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Namazı bittikten sonra karanlık yerde yalınız yemi olursa daha iyi karanlık değerirsen iyice nabbasında söndürür. Gözlerinde yumar. Göz yumulursa bütün hava hatırlar kapanır. Eline tespihini alır. Boynunu hakka büker. İmkanı varsa gözlerinden döker. Estağfurullahi Lazim. Estağfurullahi Laz yüz on bir defa okur. Ondan sonra bir defa Allah'ım Mente Rabbi okur bayağı tüvekti dediğim gibi. Ondan sonra yüz on bir defa la ilahe illallah el melikul hakimbibin yüz on birincide Muhammedün Resulullah, sadıkul vadul Emin. Bayağı söylememizde aynı şeyi söyleyecek burada. Ondan sonra yüz on bir defa Salavatı Şerife Ondan sonra bir Elham, bir Elham. Bir Ayetel Kürsi. Bunlar Elham ve Azü besmele ile.
Ayetel Kürsi'ye Besmele ile üç İhlas şerif besmelelerle muaveze teinler yani Dedim Allah'a masalli ile Elhamuhor hasıl olan sevabı evaki gibi Peygamberi Zişan Efendimiz Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimizin ruhuna ehline ashabına zıddıydı, altın efendimizden işte ağzımıza gelene kadar ahireti iftihar eden fiara nizam efendilerimizin ruhuna ihya edin Rabbim batıl et ya Rabbi dedikten sonra tefekkürü mevt yapar. Görüm tefekkürü. Görürken de imam nasıl bulacak mı? O bulacak mı Ya Rabbi? Bunun gaybına yaptığından sonra abiye geldiği zaman sual melekleri gelir, bir melek gelir çınarlar gibi, gözleri yalvarurlar, şimşaklar gibi birisi sual sular, gök gürler gibi, dünya döner bir gün alem pan olur münker nekir gelir çok dil, lal olur. Bunu da iyice düşünür. Sonra cevap vermiş gibi bulunur.
Kabirden kalkar kana, kabirden undürle kalkar insan kimi maymun sıpatını dayalaman dediği gibi Serence Amanın o hadislerde de on, on dört tövbe on iki suratta bakar En güzeli Ay'ın kondürdüğü gibi müminler Ay'ın kondürdüğü gibi parlayarak bakar. Allah bizi böyle kaldırmayı nasip etsin. Kitaplar semadan karlar gibi ya arttilerin sağına verilir. Kötülerin soluna verilir. Kafirlerin adı sırtından kakılır döşin. Hacı ben ne taraftan gelir ola. Suratın ve surata döner ola. Mizan-ı adalet kurulup Peygamberimiz sağ tarafında oturur. Sevap günah dağıtırdı. Bütün anne, baban, bütün peygamber Ali, zal melekler Allah'ın huzurunda sevabın ağır gelirse cennete ala günahın ağır gelirse cehennem. Elaman Ya Rabbi, Serpil edin. Orayı da düşünceyi geçirdikten sonra. Recep cennet fırkasına mı ayrılacağım, cehennem fırkasına mı?
Bunu da gereğince düşündükten sonra rabıta-i Şerife, Rabıta-i Şerife yani şu yarım ay gibi Fahri Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem mihrabında oturuyor gibi sıddık-i rabban Efendimiz sağından başlamış, kıvranı kırranı solundan Hacı Esan Efendimiz gelmiş Peygamberimizin önünde de üstadımız oturuyor. Füyuzatı ilahi ya Allah'ın tevhidi Peygamber Efendimize dökülüyor. Provalardan geçer geçer Efendimizin depoyu olan kalbine birikiyor. Oradan da benim kalbime değil bir musluyum, düğmesinin nasıl bir an önce şak, şak, şak, şak, şak, şak, akarsa kalbini bu dünyanın yarısı kadar geniş tutup içine dökülüyor olduğunu zanneden enah finde zanne abdibi ben oğlumun zanne endindeyim. Şarıltısını dahi duyanlar var böyle gırgır gırgır mesela ölüm tefekkürü beş tane olduysa bu da on lirayı da böyle nasıl olmuş gibi dinlen, duyan lezzetini alın o zaman.
Bu da bittikten sonra dilin hemen Allah, Allah, Allah Celle Celalühü Allah beş yüz dilin ile beş yüz ile kalbin ile sizce buna çalıştın mı? Bin dilin ile bin kalbin ile son örneğin altı sıcaklaşmaya başlar. Ondan sonra kırk kırk kırk atmaya başlar. O kötü ilk iki heyecanlı olur ki yerden kopuştuğunda bir yere dineli verince nasıl o elin gelince çarpar da gık gık gık gık gık atıp öyle duyarsın. Ondan sonra biraz sakinleşir, lahdin kökleşir. Bu kalbinle zikrederken edinin damağına yapıştırdık dişlerine yuman, dolağını. Orası kavalların yanına baksan da sönmez yapsan, uyansan yine baksan ki böyle pıt pıt pıt pıt sıhhat gibi çalışıyor o zaman bilin ki kemanlaşmış üstadına danışın efendim kalbim kökleşti daima çalışıyor. O Bin Lapsay Celal orada beş yüz kalsın ruhuna, o sol memenin iki parmak altı ve kalp.
Şimdi ruh da sol memenin iki parmak altına ikisinin terazi gözü gibi rahatlıkla açık bulundur. Ruhundan da Allah, dilin damağına yapıştırı düşün hemen oyumu. Oranın vazifesi ve tamam oldun mu gene o pek heyecanlı çalışması geçer. Sükunet hali alır, küpleşir, avamın yanında da geçmez. Uyum uyanınca yine devam ediyorsa sol memenin iki parmak üstünde sır var. Sırla beş yüz kalp kalsın, beş yüz de ruh kalsın. Bin de sırrla devam et yavrum der. Olay ile devam eden hiç dilin ile söylemem, dilini damağına yapıştır dişlerini yumar, dola mimar, kolayyla da tefekkür eder. Tefekkür ederkene, ederkene orada Allah, Allah, Allah demeye başlar. Bir de ez, kül, kül, kül, kül, kül. Biraz o kül kül, kül, hafifleşir, kökleşir. Uyum oyanın yine devam ediyor. Uyukta da kaybolmamış.
Ona da takriben bunlara birer ay, on beşer gün birer ay kadar devam ettikten sonra varır ders tarif eden zat edin ki efendim sırrımda ikisine benzemi. O zaman hafiye derler. Sal memenin iki varmak üstü onun makamı da ora. Üçünde beşer yüz alır, bin de oraya verir. Dilini damağına yapıştırın dördünü bir düşünmeye başla. Beş yüz kalbinle düşünün beş yüz ruhunla beş yüz de sırınla bin de hakinle yani sağlığınlığın üstü iki parmak üstündeki makamda düşünün orada kökleşir. Uyanın gine dördü birden devam ediyor. O zaman efendim aç falan, on beş, yirmi, otuz gün sonra deyin ki böyle oldu orada tamamlaştı. Dedim mi tam sadreyn, sadreyn, düşşeyn tam ortasında Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin kademe şerifinin altında olan Haffi ahfa'ya geçer. Ahfa'ya geçtim mi yeşil nurlar ne görünmeye başlar? Vah zem halan yiyenlere. Halan yiyemeyenlere görünmez ama kırk kırk kırk atmaya başlar.
Sol dümenin altı beş yüz kalır. Sağ mümenin altı beş yüz kalır. Sır sol dümenin üstü beş yüz kalır. Hati sol sağ mümenin üstü beşru kalır. Ahva din olur. Kuran'ın adamı devam ederken eylerken bir dahaki karıştırın beş pili bir cereyana bağlayınca hepsi birden çalıştığı gibi döşümde dişini biriyle burada daima kalbinden kur da hurdala değer, orada saat kurar gibi çok durdukça şifalar de temel muhkem olmak lazım diye. Hepyat kalıplarımızda döktüğümüz gibi beş tane böyle döşeyim devam etti mi Efendimiz o döşe beş tane elektrik takmış gibi olur. İçerisinde riya, sümma bir şey bürünmez bir hale gelir. Ondan sonra zikrini böyle haber verdim ve efendim o beş letaifi ile beraber iki kaşığın arası alnının çatı, aklın maaşinin nefsinin yeri olur oraya çıkarır dersini. Alnım böyle toplanmaya başlar YouTube'da. Ondan başına bir ahır verir. Zikir o kadar gırk gırk gırk gırk gırk gırk başlar.
Oraya bin verin o zaman hep beşer yüslanır o beşire. O binine orada devam ettirdin mi bunu evladımıza veriyorum size bellesin mi derler. Orada bin devam ederken hep başlık çatlamaya gelir ağrır niler sonra geçer daha yatkınlı olur. Çünkü nefis de Allah dedin mi vücudu bütün Kıbrıs'ı nasıl Müslümanlar tüm fetih seyri daha iyi olurdu onun gibi vücutta nefsi ve fetih için daha çok tatlı bir alem olur. Ondan sonra bunu olan da devam ettin mi o da tamam olur. Ona da gece yatsan, o yansan, sabahla yine öyle devam ediyor. Bir ay kadar devam ettin mi efendime varın barışın, efendim mesele böyle böyle deyin. O zaman der ki bir ceviz gibi yahut da portakal gibi ve bozak gibi halde tepeden tırnağını düşünürsün. Yani onun içinde vücut dönüyor gibi zikri kül derler buna. Allah Allah diye el parmaklarına gelir ilki, sop, sop, sop, sop, sop, sop, sop, birlerinden ayaklarını ada biner.
Her yer Allah der. Nasıl kül yaprağının her yerinde gül suyu olduğu gibi, zikirle lütfen. Olur. Bunu da bu kadın cevabı ederken bir kemiklerin kıtır kıtır bütün kemiklerin içerisinde zikir belli olur. Herkesin kütür kütür ipten sonra lülebet nef-i ispata gelir. Nef-i isppat işte her tarifi, Haşimda oturup, temaşa yarım saat bir saat kadar, güllü insanlara bir saat kadar uğraşıyoruz. Bazı alan okumuşlara yarım saat kadar okumuş malumatlı insanlara bir kerefen aşağı delletilmez. O Sevgi-i Şerif nefis batla işte illallah Muhammeden Resulullah. Bunun dokuz tane şer'a ayeti var. Nefesini çekeninçe varın üçe ne deriz de ne fiyatımızda vardı. Nefesini içeriye çıkan göbeğin altına indirin, gözlerini yuman.
La'yı şöyle salonumuzdan alın kalbi o etinin içine koyan alnından çıkan şöyle koynumdan çenana doğru herifi de indirin yazan, illallah'ı da nefsine yazaraktan gazmini illallah'ın Allah'ın hissinin içine etsen ki değil içinde kalır falan. Ondan sonra ya yedi, ya dokuz, ya on beş, ya on yedi, ya yirmi bir Yirmi birden fazla gitmesin. Hem içerin tesbihini sayar. Hem onun nurunu görür. Hem de La ilahe cinsi ilah yok. İllallah diye illa Allah var ki manasını da mülahaza eden, bundan bu şeraitler hep yerine geldim mi yine de mesela soluk, solukdan aldı. Soluk alacağın zaman Muhammedün Resulullah diye vereceksin. Ya kalbinden düşüneceksin? Bilmem de söylersen olur kalbin de düşünürsün. İlahim. İ'lahim. Hemen ancak Mahsudum sensin. Lerzake Matlubdi matlubun rızandır. Onu yavrumuzla dinlesin. Mahsul-u dünya olur, dünyaya bakılır.
Habire onun ağzına düşer de, yillarına muhabbet ve bacaklar sürtmeye baştan iverse Allah'ın gayresini matlub edindiğinden zikirler sönmeye başlar. O bizi de daha kopulur mu? Bak bir gün sorayım daha sıcak Muhammedün Resulullah Sol Nemeğinin yanından başlamış yazısı sağım Nemeğinin altındaki ruhu illallah'ın sesi Muhammedu Vesselam'ın ismi de ruhun içine alır. Böylelikle devam edilir. Hiç nefes almadan mühim bile varıyor. Vücuttan başka bir hal olur o zaman vücudun hali devşirir. Yan zaten konuşuyoruz zaten oluyor şimdi. O, 0 zikir ve devam ederken en güzel bir kuyut kuyutme haline getir. Bana ne efendim benim var yokum değişti. Ne oluyor? Ta ahbaptan başlayıyosun yavrum. Karnını, ruhumu, sırrını, hatmini, ahbanımı, nefsini, zikri kılumu düşündükten sonra bu nefis patla yapıyor mu? Yapıyorum efendim. Yalnız beşer yüz ne olduğunu bilmiyorum. İstemem.
Bakın bir halk çalışıyor, ruh çalışıyor, fıs çalışıyor, hazin çalışıyor, hıkba çalışıyor, nefis çalışıyor, bütün vücutla çalışıyor nefis bata devam edersin. Şimdi nefis bata devam ederken hep farzinde bir açılma oluyor mu? Evet. Öyleyse Rabıta'yı burada bırakırsın kalbini bir semaya kaldırır. Kalbini afça ağlama çarşıdan alınmış beyaz bir tas şeklinde beyaz bir tas şeklinde bu dünyanın yarısı kadar olan kalbini aşçı ağzıma yapıştırırsın. Şu Yünsat-ı İlahi'ye doğrudan doğruya Mevlamızdan gelir rabıta yapılmaz. Ravuta yapılırsa iyi olmaz. Nur gel muradın maymurasa rabıta dönün. Bayım olmazsa rabıtaya dönmen. Davutiye-dün Nur caiz gelen. Çünkü Allah da ondan Allah'a hak ediyordu. Şimdi Allah'ın huşu zatına kavuşunca Allah da Nuh caiz olmaz Ama evvel de rabıta etmezsen caiz olmaz da. O ulan zaten vücudu buraya kadar.
Ondan sonra sağ kabak hali zuhur ettin mi böyle bütün vücudun her tarafı hamur gibi fühatın içinde kalır. İhlas şerieti düşünün. Veren diyor. Çünkü Mansuru hallet gibi olma ihtimali var insanın. Allah'ın Vahdaniyetini, birliğini düşünün. Ol ne hamdidin sen manasını veriyorum. Kul, ne hamiri mi sen? Allah değildir. Haber irade Allah'ındır. İradeyi cüz'i inan var diyorsun ya iradeyi külliye Allah'ındır. Sen ille ben sağ kalacağım diye çalışsan son nefese geldin mi öl diye emrettin mi derhal veriyorsun. İrade, kudret, kudret bütün Allah'ın sende bir kudret yok. Elini telcetle kaldıramazsın, ayağını telc etse yü yemem. Bütün vücudu Allah'ın kudretiyle yürür, hareket eder. Yesenler bütün mevcudat Allah'ın kudretiyle hareket eder. Hayat ehli müsteme varsa elain kulder. Kelam, Allah söyler lakin bilim söylemez, ilim, yediğimiz gibi söylemez. Kuran-ı Kerim Allah kelamı.
Kimse onu iyice söyleyemez. O kelam Allah'a mahz ve kelam, kelam. Hayati, sin, basak, emanet, kulet gelen teklyin, tekl sıfatı da Allah'a mahsustur. Bütün bu sıfatlarla beraber İhlas-ı kerihisi düşünür O murakaba halinde İhlas-ı kerihisi düşünür mü biraz devam ederken Kalbimi asi ağzımı açarsan sinir gibi yazılırır. Murakaba-i hakadiyyet denir buna sonra ayeti celile-i cemile ile bu tema oldun mu? Bunda ihlas-ı şerifi Kul de habibim sen Allah birdir Allah buyurdu Allah'a muhtaç, Allah kimseye muhtaç değildir Allah. Allah doğmadı, Allah doğurmadı, yani Meryem Allah'ın ailesi İsa oğlu diyen Yahudilerin dediği gibi Allah'ın aileye, çocuğa, akrabaya, neye hiç ihtiyacı yok diye burada böyle devam ederken tevhitten de bin defa la ilahe illallah sallanaraktan böyle vücut kendini sallanacak la ilahe illallah nefis battafı olduğu gibi onu nefis batta uydurursun tevhidi.
Onu da yaptıktan sonra Siz yerdeyseniz ben uh'dayım buyuruyor Allahu Teala hazretleri. Postum üstünde Allah'ım beni görüyor diye oturdun mu başka bir hal gelir, kalbini gene haşa ağzıma açar. İçerisine Fünunzatı ilahiyeyi rabmış saçar. Onun oranda bir müddet oturduktan sonra dersin işte zikirleri bunun yerine murakabayı zikir yerine tutunluyor. Çünkü hep temam olmuş oluyor, bir tevhidden tanıyor tevhide çekersin. Bu zikir de temam oldun mu üstadından haber verdin mi? Eshabubillah, Allah'ımız, hapli verit damarınızdan size daha yakınım. Hapli verit damarı kalbin yanından geçen, alçı ağlama içilen, şerefsiz direği gibi fünuzat-ı ilahiyeyi indiren bir direhtir. Halde. Efendimiz bunu birer birer bize haber verdi ve bunu sormuştum, Abdü verip damarı diyor. Boynunuzla şah damarlarına diyor hocalar hayır, hayır dedi. Onlar bilmez tertip kalbin yanından geçen damadı damadı, alilere dedi kesin.
Ne diyor benim yanımda böyle sualları sormaya yok. Neler söylemiş efendimiz, hiç aleminden dedi. Her zaman tabi herkese söylemiyor. Bize birebir söyledi. Takriben, takriben, yedi yaşında bulunan İstanbul'dan geldiyse ondan beri zikre oturur. On yaşında annemden intisap diyeyim, on dört yaşında pelerim dedi oğlum diye soruyor mu? Annem verdi de ona halifeyi ve kadınların, kadınların halifesi oğlum dedi benden on dört yaşında Tahal, hal ile efendimiz intisab etmiş, sen de intisab etti. İntisab ettim lehule hal ve minne Allah'a hamd olsun, yani noksan, kör sakat şimdiye kadar Allah'ımızın, Allah'ımızın yolunda yuvarlağı yok. Allah rızasına muvafık getirsin. Şöyle bir böyle demeyle kendine bir varlık getiriyor zannetmeyin.
Çünkü pelerin hem babası hem annesi tarafında emirlerden yani seyyidlerden onun oğlu olmakla da iyi olmanın imkanı yok hepimizin ayağının tutabilim benden daha alçak kimseyi göremiyorum sizin dualarınız hürmetine Allahu Teala Hazretleri bizi de iyilerle beraber haş cem etsin. İşi sevdikleriyle beraber haşr cem olur. Onu ölmeden evvel teypime söyleyeyim de Ali Ramazanımız arkadaşlarına haber verir diye söyledim Allah rızası için sizin dualarınıza muhtacim. Ondan sonra Burak'a vahim muhabbet gelir. O da zamanı gelince haber verilir.
Böylelikle deftere efdalül amel et ve muha Amelin ziyade efdalı devam edileninde Bazı bırakıp bazı devam etmede bir faide temin edemezsiniz Bütün ömrümüz sona erene kadar aldığınız emrada nasıl beş vakit namaz farzsa bunlara farz demiyorum, buna da vacip diyorum, buna da böyle devam edersen bir faidesini görün, devam etmez de benim gibi avara olursan az istifade edin, iden. Yok eğer iyi devam edersen daha çok faydan olur ve semeran olur Semere demek meyvan olur Meyvan demek mıntıkan da adamları teşvik ederek onları da bu yola delalet eden ta ümunde dedim ya şey minu başlangıcında Ya Ali senin delaletinle bir kimse hidayeti bulursa bünye mafiha senin olmaklıktan daha hayırlıdır derim ya aynı Eptallu alelhayrı kefahiri yine yeniden konuşuyorum, bir kimse bir kimseye hayra delalet ederse o kimse o hayrı işlemiş gibi sevaba nail olur. Ötekinin de sevabından bir küçük bir gerik eksilmez.
Allah ona verdiğinin bir misli de o yolu gösterene verir. Onun için hani etrafınızda meyveleriniz, yalnız kendinizin için mi çalışırsınız, nefsinizin için, böyle arkadaşlarımızın içinde çalışalım inşallah onu maşa yitirelim. Böyle ötekinin, berikinin sözüne bakmayalım. Allah rızası için bize mektup yazanlar da var. Gömülden düşürdün mü efendim? Yok. Birinci kusurda, ikinci kusurda, üçüncü kusurda kalbimizden tat yiyen düşürmek. Dördüncü yine aynı inat taşı da yaparsa o zaman kendi kendine kalbinizden düşüyor Allah böyle düşürmesin kardeşim şaşırmasın