İbrahim Aleyhisselam'ın Manevi Yolculuğu ve İlahi İmtihanlar
İbrahim Aleyhisselam'ın Manevi Yolculuğu ve İlahi İmtihanlar kaydında Sultanü'l-Arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren…
Sultanü'l-Arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. Saygı değerli izleyicilerimiz İhsan Mik'te bir programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz inşallah. Yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gandi Sallallahü Sirrahü'l Aziz'in sohbetlerine, inşallah bizlere yazılı olarak kalan mirasına, eserlerine kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu programımızda Hazreti İbrahim Aleyhisselam isimli esere başlayacağız sevgili dinleyiciler. Zikret ey Rasulüm o zamanki.
O zaman da Rabbi İbrahim'i Nemrut'un ateşi ve mancınığı, oğlunu kurban etmeyi emretmesi, vatanından uzak düşmesi gibi bazı mesai musibetler vesair evamir emirler ve nevahi ve nehayiler ahkamıyla müptela kıldı. İmtihan muamelesi yaptı. İbrahim Aleyhisselam da emrolunduğu ve müptela kılındığı kelimatın kelimelerin her birini emrolunduğu üzere fütursuz ve kusursuz olarak tamamıyla eda etti. Vazife-i ubudiyeti kulluk görevini kemaliyle tam bir şekilde eda edince Rabbi muhabbetini izhar ederek göstererek: Ya İbrahim ben seni nasa muktedabi kılacağım dedi. İbrahim Aleyhisselam Rabbinin lütfunu görünce Ya Rabbi benim zürriyetimden dahi nasa rehber kıl, insanlara rehber kıl dedi. İbrahim Aleyhisselam'ın şu istirhamına cevaben Rabbi senin zürriyetinden salih olanlar muktedabih olurlar, kendilerine uyulurlar.
Velakin benim ahdim zalimlere isabet etmez, ilahi hudutlarımızdan çıkmış birtakım fasıklar bizim tarafımızdan niabete layık ve müstahak olamazlar dedi. Hazin tefsirinde beyan olunduğu vechile sevgili nicerim, İbrahim Aleyhisselam'ın tevellüdü, doğumu Babil'de Nemrut'un zamanına tesadüf etmiştir. İbrahim Aleyhisselam Yahudi ve Nasara indiğinde muhteremdir. Onlar tarafından da saygındır. Zira Yahudiler nesep cihetinden İbrahim Aleyhisselam'a mensup olmakla o nispetten teşerrüf ettikleri gibi bir kısmı neseben intisap ve bir kısmı da dinen nebilerinin İbrahim Aleyhisselam'ın neslinden bulunmasıyla teşerrüf ederlerdi. Arap kabilelerinin Kaffesi de, tamamı da İbrahim Aleyhisselam'ın evladından bulunmakla iftihar ettiklerinden, övündüklerinden bilcümle milletler arasında yani bütün milletler arasında İbrahim Aleyhisselam muhteremdir, saygındır.
Vacip Teala Hazretleri İbrahim Aleyhisselam'ın bazı menakıbını, menkıbelerini beyan ile Rasulullah'ın kavlini ve şeriatını kabule, kullarını davet etmiştir. Çünkü İbrahim Aleyhisselam teklifleri tamamen yerine getirmiş ve evladına imamet talep ettiğinde Hak Teala Hazretleri zalimlerin imamete ehil olmadığını beyan etmiştir. Kıblenin Kabe'ye tahavvülüne, dönüşümüne razı olmayan Yahudilere karşı da Kabe'nin İbrahim Aleyhisselam'ın kıblesi olduğu beyan olunmuştur. Zikret ya Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem, o zamanı ki o zamanda biz nasa, insanlara imam ve tarik-ı Hakk'a, hak yoluna irşada meczun kılıp Kabe'yi Muazzama'yı nasa merci ve nasıl sevip ve emniyet mahalli kıldı. Ey Kabe'yi ziyaret eden ehli iman ziyarete muvaffak olduğunuzda Halilimiz İbrahim Aleyhisselam'ın mübarek makamından namaz kılacak mahal ittihaz edinin ki İbrahim'in sünnetine iktida etmiş olasınız, buymuş olasınız.
İbrahim Aleyhisselam'ın Manevi Yolculuğu ve İlahi İmtihanlar ne anlatıyor?
İbrahim Aleyhisselam'ın Manevi Yolculuğu ve İlahi İmtihanlar kaydında Sultanü'l-Arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İbrahim ve İsmail Aleyhisselam'a emrettik ve dedik ki beytimi tavaf edenlere, beyti şerif indinde ikamet edenlere, rüku ve sücud ile namaz kılanlara beytimi tathir edin ki abidler ibadetlerini tahir, temiz bir mevkide eda etsinler. Zira Kabe-i Muazzama bütün mefufatı terk, aile, evlat ve mal gibi şeylerden alakayı kesmekle bize teveccühhe vesile olup fıskı fücur ve mücadele gibi kabahatlerle gerçekten Hakk'a yönelmeye mani sebeplerden vazgeçerek ihlas üsre haccı eda edenlerin sevap mahalli olup cemi mahlukata da bütün yaratılanlara da emniyet mahallidir. Çünkü o mübarek mahalle dahil olan kimsenin emniyeti ilahi kefalet altındadır. Korunmuştur, sigortalıdır yani. Binaenaleyh oraya dahil olanlar emindirler. Fahr-i Razi'nin beyanı vechile, Beyt ile murat, Kabe-i Muazzama ve etrafında bulunan haremi şeriftir. Haremi şerif dini ve dünyevi menfaatlere mahaldir.
Zira erkan-ı İslamiyeden olan mühim bir ibadeti eda ile hac sevabı faziletine erişilir. Dünya cihetinden de hac mevsiminde çeşitli kazançlar hasıl olduğu gibi hac sebebiyle yolların tamiri, muhtelif beldelerin ahvalini müşahede ve halkın yekdiğerinin ahvaline muttali olması gibi sayılmaz menfaatler de vardır. Makam-ı İbrahim'den murat İbrahim Aleyhisselam'ın mübarek ayağının izi olan taşın bulunduğu mahaldir. Yahut Kabe'yi bina ederken duvarlar yukarı kalktığında İbrahim Aleyhisselam'ın ayağının altına koyduğu taşın mahallidir. Hazreti Ömer radıyallahu anh'dan rivayet olunan Hadis-i Şerif'te bu manayı teyit etmektedir. Çünkü bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Ömer Radıyallahu Anh'ın elinden tutarak Makam-ı İbrahim'i gösterir. Hazreti Ömer pederimiz İbrahim Aleyhisselam'ın makamını musalla namaz kılınacak yer ittihaz etmeyelim mi ya Rasulallah der.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz de henüz musalla ittihaz olunmasıyla emrolunmadım buyurur. O gün iki kendinden sonra daha gün inmeden bu ayet-i celile'nin nazil olduğu rivayet olunur. Bu emir üzerine ümmet-i Muhammed hakkında o makamı mübarekte namaz kılmak müstahaptır. Zikret ya Muhammed şu zamanki İbrahim Aleyhisselam şöyle demişti. Ey benim Rabbim şu beyt-i şerifi ve etrafını afat-ı dünyeviyeden yani dünyevi afetlerden vesair korkulacak şeylerden emin ve salim bir belde kıl. O belde ahalisinden Cenabı Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseleri envai meyveler, çeşitli meyveler ve rızıklarla merzuk et rızıklandır ki iman ve izanlarının mükafatlarını görsünler.
İbrahim Aleyhisselam evvela Mekke ehline icmalen mutlak dua, saniyen yani ikinci olarak ehl-i iman olanlara tahsis ile duasını tafsil edince, Vacib Teala Hazretleri Ehl-i beldeden kafir olan kimseleri ben azıcık bir zaman dünyevi rızıkla merzuk ederim, rızıklandırırım buyurdu. Çünkü küfürleri dünyaca rızıklarına mani değildir. Dünyada merzuk kılındıktan sonra o türlü kafirleri cehennem azabına muztar kılar, çaktırırım. Onların varacağı yer ki cehennemdir, ne kötü ve çirkindir. Fahr-i Razi'nin beyanı vechile İbrahim Aleyhisselam'ın arzusu belde ahalisine umumi bir duad.
Mekke ekinsiz, otsuz ve ağaçsız bir vadi olduğundan rahmet-i ilahi ve Lutfi Sultaniden merzup olmalarını istirham etmiş fakat imamet ancak müminlere ve müttakilere mahsus olduğuna kıyas ile duasını müminlere hasretmiş ise de Vacib Teala Hazretleri rızık ihsanının dünyada müminlere ve kafirlere camil olduğunu beyan ile kafirler de dünyada az bir müddet merzup kılacağını tasrih buyurmuştur. Zikret ya Muhammed o zamanki ki Sallallahu Aleyhi ve Sellem. O zamanda İbrahim Aleyhisselam oğlu İsmail Aleyhisselam'la beraber beyti şerifin temellerini ve esaslarını yerden kaldırdı ve ikisi beraber beytin binasına sa' ile gayret ile emeklerinin ve ibadetlerinin hind-i ilahide makbul olmasını istirham ettiler ve dediler ki ey envai nimetleriyle, çeşitli nimetleriyle bizi terbiye eden, büyütüp besleyen Rabbimiz, bizim amellerimizi bizden kabul et.
Zira sen bizim tazarru' ve niyazımızı işitici, ihlas üzere amellerimizi biliçesin. Fahr-i Razi'nin beyanı vechile, Beyt-i Şerif'in İbrahim Aleyhisselam'dan evvel mevcut olduğuna bu ayet-i celile delalet eder. Zira İbrahim Aleyhisselam'ın temelleri yükseltmesi temellerin eskiden mevcut olduğunu göstermektedir. Tarih kitaplarında beyan olunduğu vecih beyti, ibtida Adem Aleyhisselam bina etmiştir. Adem Aleyhisselam'ın Hintden ve yaya olarak kırk defa hacceylediği İbn-i Abbas radiyallahu anhüma'dan rivayet edilmektedir. Adem Aleyhisselam'ın bina eylediği beyt Nuh Aleyhisselam zamanında tufanda yıkılıp kaybolduğundan Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri İbrahim Aleyhisselam'a tekrar binasını yapmasını emretti ve mevkiini de Cibril'i Emin gösterdi.
İbrahim ve İsmail Aleyhisselam amellerinin kabulünü istirhamdan sonra dua ile ey envai nimetleriyle bizi terbiye eden Rabbimiz, bizim her ikimizi sana muti ve münkad kıl, itaatkar ve boyun eğenderten kıl. Cemi umurumuzu, bütün işlerimizi sana tefviz edelim, sana havale edelim ve edayı ubudiyette yani kulluğumuzu edada ihlas üzere bulunalım. Bizim zürriyetimizden de sana muti itaatkar bir cemaat hareket yarat ki onlar sana inkıyadı tam tam bir teslimiyet üzere ibadet etsinler ve bize ef'ali haccımızı haccın fiillerini nasıl yapılacağını göster ki rızay-ı ilahiyyene muvafık uygun ibadet edelim. Bizim tevremizi kabul ve sehven sudur eden zelleemizi affet. Yani bilmeyerek yaptığımız küçük kusurlarımızı affet. Zira sen kullarının tövbesini kabul ile merhamet buyurucusun demekle hem kendilerinin hem de zürriyetlerinin muti itaatkar olmasını istirham ettiler.
Zürriyetinden bazılarının asi ve zalim olacaklarına işareten mim harfi varid olmuştur. Menasik-i halk vesair umumi dinde yani haccın amelleri vesair dini işlerde muti olmalarını itaatkar olmalarını ve tövbelerinin kabulünü Allah Teala hasretlerinden istirham etmeleri, zürriyetlerini talim ve tövbeye irşad içindir. Yani kendisinden sonra gelen nesle nasıl yapılacağını göstermek, öğretmek içindir. Ayet-i celile kulun fiilini halk edici Allah Teala olduğuna delalet edilir. Zira tevbe kulun fiilidir. Eğer Mutezilenin dediği gibi kol fiilinin neticesini kendisi halk edecek olsaydı, yaratacak olsaydı İbrahim Aleyhisselam tevbenin kabulünü Cenab-ı Hak'tan talep etmezdi. Halbuki Allahü Teala'dan talep etti ki bu Allah Teala'nın halk etmesine delalet eder. Ey bizim Rabbimiz kendilerinden onlar üzerine ayetlerini tilavet eder. Kitabını ve tevhid-i satiye süluktan ibaret olan hikmetini talim eder.
Onları isyanlardan, putlara ibadetten vesair noksanlıklardan tezkiye eder. Bir resul göndermeni senden istirham ederiz. Zira sen cümleye galip ve kahir ve ef'alinde hakimsin, hikmet sahibisin. İşlerin hiçbir zaman da hikmetten hali olmaz. Beyzavi, Hazin ve Fahr-i Razi'nin beyanlarına nazaran bu ayet-i celilede Resulden murat ahir zaman peygamberi bizim nebimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dir. Zira İsmail Aleyhisselam'la beraber İbrahim Aleyhisselam'ın zürriyetinden Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den başka resul vaaz olunmamıştır, gönderilmemiştir. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ben pederim İbrahim Aleyhisselam'ın duası, İsa'nın müjdesi ve validemin rüyasıyım hadis-i şerifi de bu manayı teyit etmektedir sevgili İncil.
Fahr-i Kainat Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin dünyada tuluu zamanında ortaya çıkışı zamanında Hani-i Saadet'ten bir nur çıkar ki o nurun ziyası, parlaklığı, şamda olan köşkleri ve konakları göstermiştir. İşte bu rüyaya işaret ederek Ben validemin rüyasıyım buyurmuşlardır. Bu ayet-i celilede beşeriyetin noksanını ikmale lazım olan evsafın, Kafesini Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in cami olduğu beyan olunmuştur.
Çünkü evvela esas-ı şeriat olan ayetleri ümmetlerine tilavet etmek saniyen ikinci olarak vahyi ilahi olan kitabın ahkamını talim ve dini meseleleri öğretip nas'ı insanları cehaletten kurtarmak, salisen üçüncü olarak da kulların dünyevi ve uhrevi umuruna, işlerine müteallilik, onları ilgilendiren hikmeti talim etmek, öğretmek ve şirk putlara ibadet gibi küfriyattan tathir edeceğini temizleyeceğini beyan etmek ve beşeriyetin muhtaç olduğu şeylerin kafesini, tamamını icra ile noksanlarını ikmal edeceğini tamamlayacağını beyan etmek. İşte bunların cümlesi tamamı bu Ayet-i Celile'de zikr olunmuştur. İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü de bitirmiş oluyoruz. İnşallah yine bir sonraki bölümümüzde Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Sallahü Serraü'l-Asihisin Hz. İbrahim Aleyhisselam isimli eserine kaldığımız yerden devam edeceğiz sevgili dostlarım.
Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mikttibi. Seslendiren Aladdin Biçici.
Kaynak: Genel
İbrahim Aleyhisselam'ın Manevi Yolculuğu ve… | Mihmandar