Allah'ımız hayırlı ilçeleri haber verirken, kitabı kelimesinde bize, diyor. Bunlar sabah namazına eğer devam ediyorsa, cuma namazına kıkırdaklık gibi sabah namazına da o zaman korkunuz. Okuyacağım hepsi Fussilet Suresi'nde, Fussilet Suresi'nde yirmi otuz kaçıncı ayeti celile bakıyorum, otuz ikinci ayeti celile, otuz üçüncü ayeti celile de bitirmiş otuz bin ayet. Ne buyuruyor Mevla-i Zülcelal'miz? İnsanları Cenabı Hak'ta çağıran yani Allah'ın bizim ruhuna davet ile burada davetçinin vasfı da Türkmen. Davetçi nefsinin mertebelerini geçmiş, ruhunun mertebelerini geçmiş, belli bir omurgalıkta olması icap ediyor. Bunu Hazreti Ömer radıyallahu anh bazı teblimde bulunanlara dedik ki bulunuyorum ki teblimde bulunuyor musunuz diye. Biz burada ne yapacağız teblimde bulunacağız ama hatalarımız gözümüzün ündalar, Yapmış olduğunuz saatlerde hafiye bir şirk olmaması.
Bu şirklerin de burada kurdele yok. Bu cehli olan değil. Diyor ki, elhamdülillah iyi olur, gerek yok. Halbuki onun tam tüketilmesi gerekiyor. Yarın da burası tekrar veriyoruz. Onun için biz ibadetimizi, taatimizi, cehdimizi, gayretimizi, çabamızı bir yılda bırakmayacağız. Rabbimiz, Habibim sana gönül gelinceye kadar Rabbine kulluk etmeye buyur. Eğer geçmiş büyüklerimize bakınırsa onlar hayatlarının sonuna kadar hizmet ettiler, hayatlarını sonucu bırakmadı. Öbür aleme göçtükleri halde hizmetleri çok büyük ne de hayırlı insanların zihnine gelmesine vesile oldular. Efendimiz Aleyhissalatü Vesselamın Kattiyeli hususunda kafirler bir aileye geldiler müşrikler. Elbette Muhammed'in cisim saadetini ortadan kaldıralım. Bir tanesi siz ne yapmıyorsunuz? Bak, Mürçin Çiller yetiştirdiği gibi onlar da kendi çapında, velayet ölçüsü kendisinde bir Muhammed etti. Ebu Bekir'i var, Hz. Ömer var, Hz.
Osman var, Hz. Ali var, Bunların hepsinde bir mürel yapar. Bir, bunların davasını, bunların düşüncelerini, o İslam'ı keretle hukuk etmemiz lazım diye afülgenmiyor. Onun için bize demir demişler bilenler mi söylüyor bize. Diyorlar ki bu devrimteki cihat, ilmi ve fitne cihattır. Bakın bu kitap hissetmeye çıkartmamız, ilginç bir kitaptır aslında. Bunun yanında, bakıyorum buraya genel temsilcilerimize de, inanıyor insan, Bülentciler, malumat daha. Bunu da daha ilerebilirsek çok fayda olur. Bir yerde tanıdık kalmayacak diyorum, devamlı ileriye gireceğiz, devamlı ileriye gireceğiz. Biz kardeşimiz kendisi şimdi üniversitelerde çalışma yapıyor, ilmi yolunu biz böyle ayette, hadisler okumaya çalışıyoruz, zor dinleniyor. Ama yine ehli kitabın çalışmasını ortaya koydu iki saattir aldı surayla.
Dinledik, bir de bunu bir anlattı, yüz yaşına yakın Mesela biz ne tür ispat ilhamlayız da Allah'ın kuluna layık kılsın, ne dersin bizi göbeğimizin altına alıp yirmi bir defa ne de darmadağın bin defa yapıyorlar. Isterekül emriniz deyince, benimle sırlacı aldı çıkın buradan siz tevekkül emin, limideler sizsiniz diye. Bakın dünyevi işlerimizi dinimizin kuralları üzerinde yapacağız, Ağzı da işlerimiz var. O dünyevi işlerimizi Rabbimizin emri doğrultusunda yaptığımız zaman bizim çok büyük termuzuz. Valide-i muhterememiz yeter bu hususta sevilmek. Hazret durumunu her an olmakla birlikte aklımızdaki izniyle pazartesi ve perişan gecelerin, müfredatinin tarihini görüyoruz. İnsanların nasıl teşvik ettiğini çarşıya. Kendisini bilirsiniz. Nasıl bilir? Burayı tamamlayken, Sadi Ahmet deyince Sadi Ahmet işte burası velilerin günlüklerini sığdıran bulunmuş.
Salih yaptık ama kabule şayan odunluk olmadı mı diye dedikleri bir taat, taatlerimizi armaz. İnsanları Allah'a davet eden ve sahabe hamed yapan ben Müslümanlardanım diyenden kimin sırrı daha güzeldi bak Allah'ın insanlar ibadet ve tatilde. Biz şimdi namazı edabarak bütün taatiler bu mevzue ölçeceğiz, biçeceğiz. Bakın ne halde olduğumuzu ortayaceğiz. Bu kelime, aşılı bir bir kere gençliğinde, gayenliğinde şok tembel, çöp tembel, düşünmem yani. Bu gönlüne gelen yanlış düşüncelerle bu ne bileyim razı olunmayan, Mevla'mızın razı olmayacağı düşüncelerle de düşüncelerle yerlere geçer farklı. Bu aslında birinci imiş. Evet, birincisi bu. İkincisi, ikincisi ise bu da gönlüne gelen, Türk farklar çok böyle giyimde farklar var. Ondan dolayı zorlanıyor. Böyle gönlüne gelen düşüncelerden neden pek dairede yok. Acaba bu Mesela, yatacağı yaklaşımımız bile dolu olacak. Nasıl dolu olacak?
Mesela yatmadan, müzik direkt namaz kılarlar, ondan sonra parklarına, vaciplerine, sünnetlerine beslesin, gönülden der ediyor aman ha şeytan benim, ibadet ve dağıtımden hiçbir şeyim çalmasın diye çok dikkatli hareket eden kimselerdir. Namazlarında ve gayretlerinde çok dikkatli olan kimselerdir. Efendim, tekrar göreceğim. Birincisi, nefsine zulmeden ve hafızumdan ne gelirse onu söyleyemiyorum. Bu var, onu bunu dinmeyerek yanlış hareket ediyor. Etlerimizde, ayaklarıyla itaatsiz. Vaktinde kılması yok, abdestine riayet etmiyor ve efkanına efkanına namazın hükümlerine bir ayette yok. İkincisi ise kendisini muhatap etmeye çalışıyor, vaktinde kılmaya çalışıyor, rükünlerine dikkat ediyor. Zaruri ne iddia ediyorsa şerhi onları yapıyor, abdestine dikkat ediyor. Vesvetenin gelmemesi için cehalede de bulunuyor. Evet.
Üçüncüsü de daha büyük dikkatsizlik Şimdi ikincisi böyle dikkat ediniyor ama üçüncü halde o azami riayet ediyor. Aman ha, döndürmek en kötüsü yanlış düşünceler diye daha da dikkat edin diye ayet ediyor. Dördüncü dışında Bunda ise en ince hedeflerini yönetiyor, en ince. Yani biz gördüğümüz büyüklerimize akıl sarflıyorlar, hiç Mesela biz derlerimizi yıkıyoruz ama yıkarken de elimizle yapmış olduğumuz hataları tövbe ederse iş dövüş. Onlardaki nur ala nur olduğu için kendilerine mahsustur. Bir de gelecektirdik. Dördüncüsü ben diyor kaza ederim, eğer cennet konuşmalı diye farz ediyor. Cennetteki nimetlerini gelirse, şehri seni bir halde. Burada samimemizin çok güzel yazmış, Bildiğimiz gibi biz bunu diğer tariflerimizde de ne yapacağız? Teslim edecekler, hepsinin içerisine aldık. Bu ise diyor, virgüünü Rabbımızın böyle huzuruna teslim etmiş, ancak bu kadar bir yer biliriz.
Ne'aburun bir kalbi ile sana dünyanız ben üç şeyi sevk etti, birisi de gözümün nuru namaz kıl diyor. Gözünün nuru namazını, ahirette de aynı o şekilde Rabbimizin nimetini hasar olur, manevi nimetlerini.