Bu da namusumuzu korumaktır, muhafaza demektir. Cevahir Safi Hazretleri buyurmuş: Kul, Cenabı Hakk'a samimi bir kul olamaz. Eğer, dövgüyle yergiyi bir kabul etmedikçe, döndüklerinde, işte sevinme, girdiklerinde kızma diye bir şey de olur. Hepsinde ölçülü. Net olunan Allah yanında, eğer Allah yanında diyor Celle Celal metolunmuş, görülmüşse o zem olunmaz diyor. Yani, engin görülmez. Allah'ımızın takdir buyurdu. Evet. Bir kimsenin metinden de silinmiyor. Evet, Allah, yanındaki yeri ziyade olmaz diyor. Yani üzülecek bir şey yok diyor. Sizi diyor, bir kimse zem gitse, yani kınasa, kötülese sizden bir şey eksiltemez o. Met gitse de yükseltilmez. O gönül güdüyor. Sen diyor, başta şunu bir ganimettir ki, Allahü zün celalimiz razı olmuşsa ve o da metih buyurmuşsa, kabul buyurmuşsa, burada endişe etsek bir şey yok anladığımız yani. Şüphesiz, yaratılır sorulabilir, halk da olur. Olur.
İndin bir sudan yaratılmıştır. Evet. Ve gadilla ve en Veyselli insan, sakınla verelim, İnsan için çalıştığı Bu insan, on temel olarak on şey ona emir buyrulmuştur diyor. Abide ve Zahitler dediler ki, insan şu on şeyden temel olarak sauk, salat, zikir, tilave, ulanke ve dua, Yalvarıp ekarma, istiğfar, Allah'ımıza, yine o yalmaları bekarma demek. Gözyaşı, ve add, zail, nefsten uzaklaşmak. Ve tahsili uhud min helalin, helalden rızkımızı temin etmek ve ve bunun rahatlığı huzurunda etki zikir olmasıdır. Yalnız, Zahide dört şey daha varmış. Nasıl isteyeceğim bunu? Zahir, dünyada diyor, umumen genel olarak fil ahirette, ahirette ve hususen, özel olarak bir keşfiyle, melakut alemini keşfile edilmiş. Dünyada genel diyor, Nisa. Ahirette de melekut alemini keşfetme suretiyle.
Celilbet için kaybet, yani yalnız kalması, yani halimizi muhasebe etme kontrolü, celvet için, yani insanların içerisinde vesaire yerlerde kendimizi korumamız için diyemiyoruz. El Abid, Abid nedir? Nefsinin kötülüklerine adalet, düşmanlık eden. Hali ile ibadet ve taatten yani ibadetin hazzını, lezzetini duyar demek o haliyle yapıyor ibadetini. Alim ise, Yakub'u filhal. Hal içerisinde yapıyor. Yani bu, o halin içinde zaten, dün. Gezdin mi baktın? Gezsene de şu de az bir şey.