Mevla'yı Zülcelalimiz kızede mahalin, doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar. Korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı. Onlar iyi işkelerde yarışıyorlardı. Bu onlar yüksek mertebelere, yüksek mertebelere nail oluyorlar. Şöyle, şimdi ayağımızı attığımız zaman hiç geriye adım atmayacağız. Devamlı adımımızı yükseklere bakacağız. Devamlı adımımızı yükseklere atmaya gayret edeceğiz. Burada Cenabı Yalnız revai kelimesinden alarak Kuran-ı Kerim'de buna buna mümasi kelimeler var, ayet-i kerimeler var. Bunlardan bir tanesi de bu. Eğer hata alınmazsa Enbiya suresinde doksanuncu Ayet-i Celile, bir de İnşirah suresinin son Ayet-i Celilesi. Ama burada öyle bir korku yaptı ki müteveccihine ileyhha. Allah'u cenale'e dönen, şimdi kendimizden isabet edeceğiz. Şimdi dönüş özden olmalı. Böyle kalpten bir dönüş. Böyle şekil olarak değil. Kalpten, gönülden bir dönüş.
Tam manasıyla o zaman ne kir dalı ne pas dalı hiçbir şey kalmadı. Hiçbir şey kalmaz. İşte asıl Evliyaullah bizim için uğraştıkları da otur. Rabbi Zülcelal'imize gönül olarak dönüş. Zaten gönül döndüğü zaman gözü de ibretle bakmaya başlar. Kulakları en ayak bütün uzuvlarda öyle oldu. Bu rahmet ettiklerinde Allah'ımızdan bir lütuf bir ihsan ve dualarına yalvarmalarına karşılık kabul olmasın. Burada korkmaları da Allah'ımızın vereceği ceza. Bunu anlatmak istemiyorum. O cezanın işte insanın ayağının böyle boyun bir kısmı var ya, oraya bir kor, Allah korusun, Kebesinden bu kul, bu kul kaynamaya başladı. En küçüğü bu. Allah'ımız muhafaza buyurdu Cenabı Hak. Burada torkanı orada korkutmayacak ama bir yüzden var. Buradaki hayrat tabi u denva u taat, böyle dediği zaman bilmez. İbadet ve taatin ne olanı var? Bir anadan babadan uyuduğumuz kitaplardan okuduğumuza göre bir amel var.
Bir de onun yanında ubudiyet var. O benim Rabbim, ben onun aciz bir kuluyum diyerek canı gönülden vitesin ummam. Bir de bu bugde var ki ibadetin diyor, tatil buradaki envaı. Enva'ı derken bu bitmez. Anlatmakta bitmez. Bunlardan bir tanesine nedir? İbadetin esrarına yaymak. Nasıl? Mesela ayakta durmak namazda nedir? Namazla ayakta durmak istikamet ediyor. Ondan sonra cihat diyelim cihat adi. Bunda nedir? Allah'ımızın dininin yücelmesi o bunun hakim olması. Bunun gibi. Mesela oruç geliyor Allah'ımız öbür lütfederse, oruçta da ne vardır ki Allah'ın izniyle. Takva vardır. Çünkü Laal ve umte de bu Ayet-i Kerime'nin son bölümü budur. İşte bu sırra yenmek. Şimdi bu bizde böyle inşallah tesir verirler. Rabbımızdan dileriz. Tam bunları yaşayamadığımız için bu yüzeysel geçirir. Ama yaşayanlar için öyle olmaz. İbadetin esrarinden değişmektedir. Aklın da fikrin de.
Mesela akılda ne, akılda bile önemli. Enva'nın çeşitleri derken akıl çok önemli. Bir aklı maaşla. Bu giydiğimiz içtiğimiz giydiğimiz kuşandığımız bunun yanında diyelim bin küçük bilimlerden yükseğine kadar yapacağı vazifelerin tek yeri ayarlanması onun bir düzene bir intizalamak olmaz. Bir de aklın maad var. Aklın maad dediğimiz bu da uhrevi işlerini hiçbir zaman unutmaz. Dünyevi işlerini yaparken ahireti unutmadığı için işlerinde ne var? Düzgünlük var. Neden? Ben bir gün Rabbimizin huzuruna vereceğim, ona karşı cevap vereceksin, sorduğu zaman ne diyeceğin iman hakkıdır. Bir üçüncüsüne aklı kül denir. İşte Evliya-u Nuar aklı budur. Aklı kül neme, yaratılışımın sınırını bilir. Bu nedenle eşyanın hakikatini edinmek nedir? Eşyanın hakikati nedir? Muhyiddin Arabi hazretleri buyuruyor ki, siz öyle bir hale geleceksiniz ki, İşte efendilerimizdeki akıl budur.
Bu akıl ile hareket ettikleri için ayaklarını hepsi yüksek yerlere koymuşlar. Nasıl bu ayağını geriye koymak hep yüksek yere koymak, şu bedenimizdeki ayaklarla yürümek değil, kalbin ayaklarıyla yürümek. Bakın bu hal ilahilerinde neler var. Gelse kulağıma bir sada, yerli kulu hacciyle eda. Bak ne diyor? Gelse kulağıma bir nida, Allah'tan bir nida benim. Şimdi ayağı dünyada böyle fiziki olarak yürürken, kalbin ayaklarının yürüyüşüne yetişmek mümkün değil. Bu dünyada da yürümez zaten. O ayaklar bu dünyada yürürken melekut aleminde yürür. Bu kadar büyük başka nasıl anlatalım. İnşallah o bizde tarağınız olursa o zaman görür. Ondan sonra adı uyun atar ceberut alemi adı. Lagut alemi adı. Var mı bunlar? Elbette verecektir. Bunlar olmasa alem mal olur. Ama sayı İki husus vardır ki hayırda bunlardan üstün bilecek yoktur.
Nedir o birincisi hüsnüvan libillah, Abuha karşı kendi cereyan güzel nizam ve üsluvan bir rivayet halinde Allah'ın kullarına karşı da düzelmeyi zan Rabbim yaratmıştır deyip, gidişat ve ıslahı ile meşgul olmaktır. İlçesiyle böyle. Nedir bu rağbet edilecek olan husus? Biz burada çok uzun olduğu için İnşirat suresinde geçelim. Bir işten boşandığı zaman tekrar yorul. Bir şey gönlüme genliyorum, deme görün durdur. Sevgili kardeşlerimiz Biz burada Allah'ımızın en aciz kulu olduğumuzu bilirsek bu bizim için nimettir. Gel güzelce dinleyelim. Vurma, bölme buyurun. Bir gün mürşidi Kamilimiz Konya'da sohbet ediyor. Sohbet ederken, diyor ki bak bir tanemiz iyi bir niyete gelmedi. Oğlum diyor ben sen işaret etmeden bize diyor kalk gitti. Şimdi alttan diyor ikinci deva yine oğlum diyor aradı nöbetçi oğlum. Simsiyah birisi kalktı diyor. Bunların olmaz. Efendim biz yarın bölümde şu mübarek gecedeyiz.
Afolunmayı talep ediyoruz Rabbımızdan. Niyetimiz güzel olursa faydalanırız. Esaade Elvin Hazretleri buyuruyor ki Hüsnuhvanni ve gusmil li liu ebad hadis-i şerif olarak Hüsnüzat güzel bir ibadettir. Bundan kurtulursa çok rahat olun. Onların en çok büzüldü de bu olun. Çok üzücü. Sohbetlerde ölürdü. Efendimiz bize bir müjde gibi söylüyor. Bakın diyoruz bugün bir damla tel gelmedi. Demek ki hallerimizden sıkıntılar uyarmış ki, bir çabanın içerisinde bir gün buyurdudaki sohbetlerini yaptılar. Söylene itiraz etmesinler. Bak bu diyorlar. Efendim burada İnşirah suresinde çok güzel izah buyuruyor. İnsanlara davetle meşgul olduktan sonra Allah'ın yoluna ibadet ve taatle meşgudu. Yine Tebliğ vazifesini Habibim yaptıktan sonra sen, sen Rabbimizin izin verdiği kimselere şefaatte bulun.
Daha sonra, insanları hak yoluna davet, öğüt ve nasihatten sonra, zaten efendimizin mübarek hayatı bu sakın kalkarsa. İmamallahi vakti buyuruyor ya benim Allah ile bir vaktim var. Sen sen Rabbik züp celalimize boynunu yut diyen ne yap Allah ile var hallerdir bunu izah edilmesi lazım. Efendimizin bu Hadisleri de burada getiriyor, Benim Allah ile öyle bir vaktim var ki, ona hiçbir kimse dahil olamaz. Allah'ımız ile kendi arasında. Bu samimemizi anlatıyorlardı. Bazen diyor dalarmış, dalarlar. Valide sultanımız da emekli idrakli bir annemizmiş. Böyle gelen olduğu zaman elleriyle işaretlilermiş. Çekilin diye, çekilin. Babanız şu anda bilemeyeceğimiz bir alemlerin içerisindedir. Tabii bu onlara mahsus bir halde Her dünyamız ve akıbetimiz için ne istiyoruz Cenabı Hak'tan? Hayırlar istiyoruz. Bu da olur başka şekilde olabilir.
Sen düşmanla cihadını yaptıktan sonra, Bitrik desen cihadını yaptıktan sonra misal. Sonra Rabbine olan ibadetin yerine getir. Mesela ne yapıyor? Şimdi askerimiz uğurlanırken Fetih Suresi ile uğurlanı Kuran-ı Kerim'i öperek geliyor. Allah'ım Kuran'da uzun bunu anlatıyor. Peygamberlik öğrenme yaptıktan sonra fen safil istiğfar ile veli mümin. Her kentin hem de müminlerin kurtuluşu için Cenabı Hak'ta yalvarlar. Bu sadece Efendimiz için değil zaten Allahü tealanın, hepimizi içinize alıyor. Ama ailemizin yetilerini tefsirlerde çok uzun. Ve yine feraati kasem kale müfessirin, buyuruyorlar yine min ibadet tam sap din ibadetim ukura. Şimdi bir ibadet yaptıktan sonra diğer bir ibadete de diyorum. Mesela zikrediyorsun. Zikrin bir kimse Kuran-ı Kerim. O zaman iş küsünü yolladı.
İmam-ı Rabbani Hazretleri de helalbinden temin için çalışırsanız bu da zikirdir diye buyuruyor ve uzun, çok uzun öyle bir yerde almışlar ki bu neye rağbet edeceğimiz hakkında bir de Sıddıyki Azam'ın durumu var. O nedenle kısa kısa değiniver geçin. Ali Kenallahü ve Celle'miz buyurdu ki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin halifesi Ebu Berin Sıddık Radiyallahu Anh'a bu matahamaların bizi geçmeye muhakkak olduğunu ve azim dereceye vardığını Nil ile kazandı. Çünkü Kuran-ı Kerim'de ismi geçen Sıddîk-ı Azamdır. Kuran-ı Kerim'de geçer. Sahabini Kuran-ı Kerim ile sabittir. İnkarı küfür olur. Mamaklar mağarada ikinin ikincisi diye geçiyor. Sonra efendimizin onun hakkındaki sözleri pek semada bir melek, onu sevene istiğfar edip, onu sevmek doğru olmak gerek zaten. Diyor ki beş yerine, insanları iki kısım gördüm. Kimisi dünyayı istiyor, kimisi ahretin, ben ise mevdayi etsin.
Yine buyuruyor İslamiyet'de dahil olduğumdan itibaren dünya meşrubatından imesinden içmesinden kalmadı. Zira Rabbimizin muhabbeti bana her şeyden tasdik etti. İki ben İslam'a dahil olduğumdan itibaren boya suya tahammülla yemedim çünkü mağride kul hakkı her şeyden sevgili geldi. İslamiyet'e dahil olduğumdan beri beni ikamet karşıladım. Dünya ameli ve ahiret ameri. Ben ahiret amelimi, tevyi verdim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sohbetine bir hazimedildim. Hatta bir saat bile ayrılmadım, demiştir. Cenabı Hak şefaatlerine mazhar kılsın. Tabi bu bulunduğumuz içine girmiş olduğumuz hal kitaplarda da izah kurululduğu üzere hadis kitaplarında hep mevcut. Cenabı hak kullarına çok acıdığı, merhamet ettiği için bazı günlere, gecelere ve aylara kıymet vermiş. Bu zamanlarda yapılan dua ve tövbeleri kabul edeceğini bildirmiştir.
Kullarının tıp ibadet yapmaları, yalvarmaları, dua ve tövbe etmeleri için bu zaman ilimlerini sebep kılmıştır. Halk arasında üç aylar olan halk ve cebi Şaban ve Ramazan aylarında da kullarının yalvarmaları, dua ve tövbe etmeleri için çaba kılmıştır. Bu mübarek üç aylarının bir iki Recep ayıdır ki, Adem aleyhisselamdan beri kıymetli idi. Her ümmet bu aya sahip gösterendir, Recep muhterem kıymetli demektir Hadis-i Şerif'te. Recep Allahutaala'nın ayıdır, Recep ikram edene saygı gösterme. Allahutaala dünyada ve ahirette ikram eder. Recep I Şerif'in bir gün evvelinden, bir gün evvelinden, bir gün ortasından ve bir gün de sonunda oruç tutanen Recep I Şerif'in hepsini tutmuşçasına Hak Teala ihsanda olumlu koydu. Tabii hepsini tutmak irade. Ay. Bir on verildiği için bunu ifade ediyor. Üç aylarından ikincisi Şaban aydır. Tabii bunun hakkında da birçok Hadis-i Şerif'de mevcuttur.
Şimdi Recep ayında bulunduğumuz için bu hakka dahil efendimizin mübarek sözlerinden nakletmeye gayret edelim. Rabbimizin Nutuk, Kerem ve Adem aleyhisselamdan beri kıymetliydi. Bu ayda muharebe ekmek günahıydı. Her ümmet bu aya saygı gösterdi. Recep demek mürekkep, muazzam, muhteşem, kıymetli nimettir. İsa Aleyhisselam zamanında bir genç, bir aşka tutulur, ona kavuşmak için çırpınelim. Nietzsche zaman sonra söz aldı bir akşam buluşturalım. Genç sevinçlik ansızın pencereden ilahi yani ayın görüldü. Bu hangi ay dedi? Kız Recep deyince genç toparlandı, gitmek için hazırlandı. O zaman kadın şaşırdı, ne oluyor sana dedi. Genç babalarından işittim Recep ayında günah işlenmez, bu ayak sahibi gösterilir deyip özür diledi evine gitti. Allahü Teala İsa Aleyhisselam'a vahiy gönderip olanları bildirdi. Bu gencin ziyana selamını söyle buyurdu.
Genç Recep ayında gösterdiği bir saygı için büyük peygamberlerin kendisine gönderildiğine sevinerek imal etti diye bir mümindi. Recep ayına gösterdiği bir saygı sebebiyle iman şerefine kavuştu. Hadi hissettiler. Recep Allahutaala'nın ayıdır. Recep ayına ikram edene saygı gösterene Allahutaala binaen ve ahirette ikram eder buyurdu. Recep ayında hareketsiz kalanlar Recep ayında Allah'ın sevgili kulları varmış ve Recep ayı boyunca bunlar hiç hareket etmezler müstinör böyle bir şey Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin fütuhatın mehdiyesinde vardır. Bu ayrı bir sınıfdır. Bu Allah'ın dostları sevgili kullardır. Resul-i Ekrem Efendimiz'i sanırsam bir kimse Recep'in ilk perişan gününü oruç tutup o günün gecesine de akşam ile yatsı arasındaki rekattan bir selam vererek on iki rekat namaz kılsa şöyle ki her rekatta biliyorsunuz.
Bir Fatiha, bir Gayri suresi, bu Azın Sülü, Üç de İhlas-ı Şerif on iki rekatı tamamladıktan sonra secdeye kapanmadan yetmiş defa Sana nasıl utanımız bizim baş tarzımız. Onun dualar ve zikirler, kitabını takip eder. Şimdi Facebook'larda görünüyor, bilmem filan da işler bizim resmimiz de var. Yapay, ay ay. Onu da en üste koymuş. Ondan sonra müşriklerimizi. Bu ne demek yani? Sonra vicdan bir müsaade yok. Bu halktır, hukuktur. Bunun hiç aslını söylüyor. Şimdi kardeşlerimiz derhal bir de bizim yedi milyar diye bir sitemiz var. Hepsi onda. Bunun dışındakilere hiç itibar etmek. O bize tweet müstesna, Whatsapplar ayrı, meyiller ayrı. Bunun yerine hiç itibar etmek. İlahi bölmüşler, bilmem filan bölmüşler, adamdan, kalemden bilmem ne, hiç aslı arasül bunlar kendi kafasından düşmüş. Biz bunlardan rahatsızız. Hiç alaka yok. Nasıl olur ya sen?
Sami Efendimizin, üzerimizin, resmimizin, biz korkmuyoruz? Katiyi yani. Bu ne lan? Bu kul aptal. Efendimiz bu cihan. Esabiye-i bildiği Hazretleri kul, bu Azam. Birisi İsilsile yazmış. Gitmiş oraya, bir isim yok. Bunlar efendimiz bir silah, vesselam cinnetle müşahede de ayarlarlar. Bilmediğini, bir sevgi var diyor ama buraya bir sevgi olmak bunlara hiç itibar etmedi. Orada diyor mesela, rejemin diyor birinde burnuna kadar şu dua, siz böyle denildiği zaman Sami efendimizin duanın rezilinden kitabını açın. Açık orada yazıyorsa eğer, Bunu girerken gelirken yaparız. Oldu mu? İyi değildir biz. Yine acıyır, acıyır bunlar. Allah'ımızın kulları ama yanaş yapıyor inşallah, vazgeçiyorlar. Kolaylaştı Facebook'larını birbirleriyle. Sonra bizim burada konuşmalarımızı alıveriliyor. Oradan oraya koyuyor. Dürüst olmuyor yerine göre. Bizim cemaate göre bir konuşma tarzı oluyor. Her gün de değişik.
Onu en azından sorarak bunu biz koyalım mı koymayalım o şey zaten biz veriyoruz mu? Bizim sitemizle alakalı olan kardeşimiz orada önemli olan bölümleri veriyor. Hiç gerek yok. Bunu da bir hatıra yapmış oluyoruz. Onları da biz rahmettik diyoruz. İnşallah vazgeçerler. Bu bir yanlış. Bilmedikleri için yapıyorlar diyor. Evet efendim bu namaz bunu anlatıyor. Nefsin kudret evinde olan Allahu Teala'ya kasem ederim ki herhangi erkek ve kadın tarif edilen bu namazı kılarsa yüce Allah bütün günahlarını küçük günahlar bağışlar. Efendim bu hadis kitaplarında geçmiyor bilmem ne, hiç ağzımıza kaçmayalım. Bu Abdulkadir Geylani efendimizin muhaliyesi üzerindedir. O, Peygamberimizle içiçedir. Zati Allahü teala. Cenabı Hak ile ilhamen bir arada konuşur bölüşür. Bak ilhamen diyor. Yanlış bir söz olmasın. İlhamen Allah'ım onların gönüllerine bindiriyor. Olur mu?
Böyle vay bu yok bilmem ne ne diyerek hareket edemeyiz. Çok dikkat edelim. Sonra hiçbir şey bizim arayacağımız bir şey yok. Elhamdülillah mağazamızda her türlü mal ve mülk ne işler gelir? Sıddiki'l Azam'dan radiyallahu anh üst ağzımıza kadar ne güzel vermişler. Şimdi elimizde bir eser var. Bu Arapça Sıddiki'l Azam'dan itibaren Meşşai'l nizamını anlatıyor, hayran kalıyor. Çünkü adap Bizansesinde olmayan bazı bölümler var diyen kitaplarda da yok. Diyoruz ki efendilerimiz bizim neymiş diyoruz. Sonra Mektubat Esabı El-Fatiha Hazretleri çok sorular geliyor tabii sizlerden sizlerden, haklısınız. Bak bu arada bu soruların cevabı hep Sami Efendimizin Mükerreme İnsan diye kitabında da var. Üstadımızın da var. Seyri Sülük diye bir kitap yazılmış onda da var. Ondan sonra Musahafeler de var. Hepsinden. Bunun yanında başka kitap okunmayacak mıyız? Okuyacağız tabii.
Biz bunun bütün şeylerini verdik, kitap listelerini verdik. Dedim şimdi vakit çok geçti. Tekrar ilim erbabı kardeşlerimizle geçtiğimiz pazartesi günü bir araya gelmedi. Dedim ki tekrar toplanalım kitap listesini bırakalım. Kardeşlerimiz bizim yedi bu rüya sitemizden görsün. Artık kolay nasıl iletişim zor değil. Her şey kolay Elhamdülillah. Cenabı Hak yolunda dahil ve kaim eylesin. Artık bu bir de şahsi ibadet ve taatlerimiz olduğu için uzatmak istemiyorum. Bakın düz olarak neyi konuşuyoruz diyorum ama hepsi yazılmış çizilmiş. Bize uymak Semi demek gerekiyor. Allah'ımız'na ve asa ile duyduk ama isyan ettik diriltmesin. Ve biz en çok gayretimiz üstadımızın en büyük mücadelesi Tevhid üzerinde olur. Ümmet-i Muhammed'in bir araya gelmesi huzursuzluğunda olur. Büyüklerimiz tefrika ve fitneyi hiç sevmez.
Bilmiyorum Ayet dedeler var, Hadis-i Şerifler var çok balık Bildiğimizi temin edelim, güçlü ve kuvvetli olalım. Çünkü Allah'ımızın rahmeti yebulhua alem cema, cemaatler üzerinedir. Merkalra bak aleyhse minna, tefrika çıkaran bizden değildir. Buyurun sohbetlerimizde öyle, zikrimizde öyle. Bir kardeşimize girmişler o güzelce yapar. Onun dışında bende bir sohbet yapar olmaz. Bu Allah'ın kitabına da olmaz. Çünkü Hadis-i Şeriflerde var. Yok. Üç kişi sefere çıktığı zaman birisini İmam tayin ederdi. Elhamdülillah, Efendimiz bizim tezgahımız korudu buyurdu, biz onun ruh haline devam ederek elhamdülillah. Himmeti ahireleriyle görüyor. İnşallah daha güçlü olur, daha gayretli olur. Allah'ım muhafaza buyursun her türlü kötülüklerden hiçbir kardeşimize Cenabı Hak sıkıntı vermesin hastalarımıza şifa, dertlerimize deva, borçlularımıza eda, ne sıkıntısı varsa kardeşlerimizin mübarek gecede