Abd kul el-ibade ibadet kul abedallah. Allah'a celle celalühü. Bunun Türkçe anlamını nasıl veririz bilmiyorum. Kulluk yapan diyebiliriz. Abedallah. Hadalahu. Allahu Zülcelal'e karşı çok mütevazi aczini ifade ederek azalarıyla tam teslim. Ve etdel ferail. Farz olan farz olan taatleri yerine getirendir. Artık farz olan deyince anlaşılıyor. Üzerimize ne farz kılınmışsa onu biliriz. Kulluk üzerimize Cenabı hakk'ın yüklemiş olduğu görev ve vazifeleri Cenabı Hakk'a yaklaşmak için namaz gibi ve diğer taatlerimizi yerine getirmektir. Ubudiyet kulluk Kuran azimüşşan'da geçtiği üzere semavat ve arzda ne varsa hepsi Rabbi zülcelal'imize kul olarak gelecektir. Meryem suresi doksan üçüncü ayeti celile. Dağda, taşta, semavatta, arzda, sema ve arz arasında ne varsa her şey Cenabı Hakk'a kul olarak gelecektir. İbadet nedir?
Eşşek sehil bin Abdullah ettüsterih katdesallahu sırra bazen isimlerin de vermeye gayret ederiz izni ilahi ile. Bu mübarek cümleyi kullanan şehir bin Abdullah ettüsteri Hazretleri. El ibada, ibadet nedir? Ziynetü'l arifin. Ariflerin süsüdür. Cenabı Hakkı tanımaya adım atan, onu tanıyan kimselerin en büyük neşesi, huzuru odur. Kulluktur. Ela ibade, ibadet nedir? Hiye. Tazimullahi azra ve celal. Allahu zülcelal'e büyük bir saygıdır. Saygıdır. Sevgidir. Muhabbettir. Onu Ululamaktır. Ve temciduhu ve taatuhu, ona taattir ve onun şanını yüceltmektir. Ve ikram ı evliyaihi minel melaike ve enbiya ve eimme. Ümmetlerin, nebilerin, meleklerin, velilerin bir güzelliğidir. Kelimeleri kullanmak gayet zor. Çünkü Cenabı Hakk'a olan ifadelerde çok saygı ifade edilmesi gerekir. Çok saygı gösterilmesi gerekir. Çünkü tam manasıyla karşılığı bulunamıyor dilimizde. Vel amel. Nedir amel?
Yapmış olduğumuz kulluk. Ve takvallahi ve Cel. Dinimizin yapmamızı gerektirdiği hususları yerine getirmektir ve Cenabı hakk'ın, Azze ve Celil ilahi korkusunu taşımaktır. Ibadet nedir? Ye. Muvafakatül emr. Efendimizin de Sallallahu teala aleyhi ve sellem cenabı hakk'ın başta. Zaten efendimize itaat Allah'ımızın emridir. Allah'ımızın Celle Celalü ve habibinin emirlerine uygun bir davranıştır Veiye istiğrakut taati fime talibat, tahkikul gayb. İbadet ve taatin kendi içerisinde onun esrarına bürünüp yapmış olduğumuz saatte azami gayret göstermektir. İşte bu kadar yapabiliyoruz demenin ötesinde elimizden geldiği kadar çaba göstermek. Bunu Abdülkadir Geylani, sırra hazretleri adet kabilinden diyor. Yapmayın. Geçmişlerimiz de böyle yapardı. Etrafımızda da böyle diyerek yapmayın. Emri ilahiye uygun olarak yapın. Efendimize uygun olarak yapın Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Sadatı kirama uygun bir şekilde yapın. Zaten saatin nasıl yapması yapılması gerektiğini ifade buyuruyorlar. İmamı Buşeyr'i Rahmetullah Ali Hazretleri. Bir kere gönül olarak hem imanımızda sadece dilim ikrarıyla inandık ifadesiyle değil, kalbin de iştiraki ne, bir de ibadet ve taatle gönlün o ibadet ve taatin artık neşesiyle mi diyelim? Nasıl söyleyelim? Tadıyla lezzetiyle haz duymaktır. Mettefridi bilgast. Niyeti sadece Mevla olmalı. Velhuduru bin Nefs. Şahıs olarak da çok mütevazi. Tamamen teslim. Gönlüyle de teslim. Beyniyle de teslim. Bütün azalarıyla da teslim. Vel İslamu lilhuk, hükmü ilahiyeye tam manasıyla bağlı. Yalnız burada anladığımız şu. Umbarek Allah'ın dostlarından sarıldığınız zaman tam sarılın buyuruyor. Mesela bizim dünyevi işlerimiz de olur. Ne yaparız? O dünyevi işlerimizde hiçbir eksik bırakmayız. Hepsini tam olarak yerine getirmeye çalışırız.
Bunda nasıl dikkat ediyorsak bu geçicidir artık. Bu dünya dünya işleri bir müddetçe kadar bir zamana kadar ama bu yaptığımız ilahi görevler Rabbimize olan kulluğumuz ebedidir. Ona göre sarılın buyuruluyor. Sallallahu teala aleyhi ve sellem. Beşerin bütün insanlığın sultanı sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin tavsiyesine uymaktır. Şimdi biz misal de isteriz. Bunlar çok ağır bir konular. Yerine göre bizim seviyemiz olarak çok ağır. Efendimize göre taati yapmak ne demektir derseniz Hadis-i Şerif'te Allah'ımızı görür gibi taat yapmak. Şimdi kendimizi ölçeceğiz. Diyeceğiz ki ben ibadet ediyorum. Burada da buyuruyorlar ki el iktidau li seyyidil beşer sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimize uygun bir şekilde onun öğüt ve nasihatlerine, fiiline, davranışlarına muvafık bir şekilde yapmak deyince Rabbimizi görür gibi taat yapmak o.
Onu göremesek dahi onun bizi gördüğünü bilerek yapabilmek. İbadet nedir? Bütün genel olarak öyle bir tevazu hali ki mesela kayda geçiyor. Biz taatlerimizi yaparken mesela Allahu ekber dediğimizde yerine göre başımızı bir tarafa eğiyoruz. Bu şekilde değil. Kendiliğinden eğilecek. Kendiliğinden başımız eğilecek. Kendiliğinden azamızda bir huzur meydana gelecek. Yaşanan bir hal. Bütün azalar. Ancak şu hatırıma geliyor. Kuran azimüşşan'da onların bedenleri yumuşar diye buyuruluyor. Yani ibadet ve taatin lezzetiyle bambaşka bir huzura iner. Mesela insan kaygılıdır. Kederlidir. Çehresi asık olabilir. Çok öfkeli ve sinirli olur. Gergin olur. Ama neşeliyse, mesela bir evliyaullah'ı gördüğünde, bir mürşid-i kamilimizin sohbetinde oturduğunda gayri ihtiyari biz de görürdük. Oturanları görürdün. Yüzlerinde bir nişe meydana gelirdi. Gayri ihtiyari bir tebessüm.
Gayri ihtiyari bir tebessüm zuhur ederdi. Bunun gibi namaza durduğunda azalarının hepsi eğer sözümüz muhalif bir söz olmazsa her azamız adeta bu neşeyle dolacak. Kıyame suresinde geçer. Rabbi Zülcelal'imizi müşahede edince onların yüzleri parıl parıl buyruluyor. Yani baktığı zaman böyle bir neşe içerisinde onu tarif edemeyiz. Bu neşeyi ibadette de yaşayabilmektir. Bunu ifade ediyor müellif Hazretleri. İbadet nedir? Ye. Gerek açlık olsun. Gerekse Zikrullah'ta o şahsın ilahi bir bahçeye girmiş gibi olmasıdır. Mesela evde oturur sıkılır insan. Dur dur dur dur sıkılır. Ama öyle bir bahçe ki çok güzel. Tanzim edilmiş. Oraya çıktığında rahatlar. Bu kimseler Allah'ımızı zikirde tabii ki açlık onlarda ilahi duyguların gelişmesine vesile oluyor. Bu huzurun içerisindedir.
Ve aynı zamanda büyük bir huzurla birlikte azaları da gönlünde olduğu gibi gönülde olan azalarında da zuhur etmek suretiyle gayet Cenabı Hakk'a sevgi içerisindedir. Zaten bizim asıl zorlandığımızda bu. Büyük bir sevginin içerisinde olmaktır. Mesela bizim bazı tutkularımız oluyor. O tutkularda insan çok seviniyor. Mesela tatil geliyor. Eğer yavrusu okulda ise seviyor. Çünkü gönlünden bir parça. O geldiği zaman ne yapıyor? Neşeleniyor. Askerden yavrusu gelse neşeleniyor. Velhasıl ibadet ve taati aşkla, muhabbetle yapabilmek. İbadette temel olarak temel olarak ibadette nelere dikkat edeceğiz? Asulu liabada, ibadetin temeli esfalatu billa gafletin. Kıldığımız namazda gaflete düşmemek. İşte durduğumuz zaman namazı mesela içinden çıkamadığımız işler var. Onlar geliyor beynimize. Ondan sonra komşuyla olan bir münasebetimiz iyi veya kötü o geliyor. Alışverişimiz geliyor vesaire.
Bunlardan tamamen uzak. Orucu da aynen öyle. Oruç tatilinden nasibini alarak devam etmek. Çünkü oruç saati Cenabı Hak'kın ahlakıyla ahlaklanmak. Zekatı da verirken bir karşılık beklemeden, bu çok mühim. Zekatı veririm ama zekatı verdiğim kimseden bana ne gelir düşüncesini atarak. Hac taatini ahirete yolculuk gibi. Bunu umuma da teşmil edebiliriz. Emir ve nehiyde süma başkasına işittirme duygusu olmadan yapmaktır Velhamdülillahi Rabbil alemin