Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Kıymetli dinleyiceceğimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Mahmut Samir Ramazanoğlu Kadı Sallahu Sirahü'l-Hazisin Bakara Suresi tefsirine inşallah kaldığımız ayet-i kerime ile devam edeceğiz. Yirmi bir. Ayet-i kerimede kalmıştık. İnşallah yüce Rabbımızın o kelamını açıklayarak devam ediyoruz programımıza. Ey insanlar sizi de sizden öncekileri de yaratan Rabbinize ibadet edin, ta ki takva sahibi olasınız.
Ayet-i celilede sarahatle açıkça Tevhid ve Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın nübüvvetinin hak olduğundan bahsolunmaktadır ki bu iki esas imanın aslıdır. Nas kelimesi gerek mümin gerek kafir gerekse münafık bütün insanlar için müşterek isimdir. Nida gafilleri uyarmak gaipleri huzura getirmek, sakinlere hareket, cahillere marifet vermek içindir. Masiva ile meşgul olanları meşguliyetlerinden fari kılıp, onları o meşguliyetlerinden uzaklaştırıp Hakk'a döndürmek, Allah'a kulluktan yüz çevirenlere istikamet vermek, aşıklara heyecan, sadıkların şevkine şevk katmak içindir. Bazı arifler demişlerdir ki insan düşünmelidir ki Cenabı Hak ona ibadeti esnasında eğer kulun ibadeti külfet olmaktan çıkıp zevk haline gelmişse, her ibadetinde şuna benzer şeyler söylemektedir. Ey bunca merhalelerden sonra bana kulluğa ünsiyet etmiş kulum. Doğmadan evvel benimle olan ünsiyetini unutma.
Ey çok çok unutan kulum, hatırla ki sen hiç anılacak dile gelecek bir şey değilken ben seni halk ettim, yarattım. Evvela topraktan, sonra nutfe, sonra kan, sonra kan pıhtısı, sonra bir çiğnem et olarak halk ettim. Sonra damarlar, deriler, sinirler ve nice hassalar verdim. Evvela cenin idin, sonra tıfl, sonra sabi, sonra genç, sonra olgun, sonra ihtiyar oldun. Bütün bir ömür boyu her nefes benim nimetimle yaşadığın halde benden gayrıların hizmetine koşmaktasın. Nefis ve hevana kulluk ediyorsun ve dünya karşılığında dini satıyorsun. Seni böylece yarattığımı, ilim verdiğimi, kuvvet verdiğimi ve mükerrem kıldığımı unutma. Buradaki hitap hem ruha hem de bedenidir. Et-Tesisir'de şöyle denilmektedir İnsan kelimesi nisyandan müştak olunca, türeyince burada insana ithaf ve telkin vardır. Yani onu bir azarlama ve ona bir telkin, bir yönlendirme vardır. İtap şöyledir. Ey nas, ey insanlar.
Nimetlerime nankörlükle, emirlerime asilikle mukabele ettiniz. Telkinde şöyle, ey bizden kasten değil, unutarak, isteyerek değil gafletle muhalefet eden insan. Unutmandan dolayı seni mazur gördük, imanından dolayı da bağışladık. O Rab ki, yeryüzünü sizin ikamet ve istirahatiniz için bir döşek, göğü tavan ve kubbe gibi bir bina yaptı. O gökten bir su indirip onunla türlü türlü meyvelerden mahsullerden sizin için rızık çıkardı. O halde kendiniz bilip dururken Allah'a eşler koşmayın. İbn Abbas Radıyallahu Anhuma demiştir ki eğer filan kimse olmasaydı bana şöyle şöyle belalar gelirdi. Eğer kapımızda üreyen köpeğimiz olmasaydı eşyamız çalınırdı gibi sözler söylemeyin. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurmuştur ki eğer şöyle olsaydı, eğer böyle olsaydı şöyle olurdu gibi söylemeyin. Çünkü böyle şeyler münafıkların sözlerindendir.