Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kaddesallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz aczdini içler. İnşallah yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l Asis'in Hazreti Yusuf Aleyhisselam kıssasını anlattığı, Yusuf tefsirini yaptığı eseriyle inşallah bugün birlikteliğimiz devam edecek. Bugünkü bölümümüzde inşallah Hz. Yusuf'la Züleyha'nın karşılaşmasını anlatan ayeti kerimeleri ele almaya devam edecektik ve Züleyha Aziz'in karısı Hz. Yusuf'u odaya çağırdı ve kapıyı kapatmıştı. O kadın andolsun O'na niyetini kurmuştu.
Eğer Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı belki Yusuf da ona kast etmiş gitmişti. İşte biz ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf edelim diye böyle burhan gösterdik, delil gösterdik. Çünkü o taatta ihlasa erdirilmiş kullarımdandı. Ayet-i Kerime'de eğer Rabbinin burhanını görmeseydi buyruluyor. Burhan Yusuf evin bir köşesinde zinaya yaklaşmayın diye yazılı olduğunu gördü diye ifade edilmekte bazı eserlerde. Melek ona Suffe Han'ın fiiline meyletmeyesin yani düşük rezil hayat sürenlerin yaptıkları gibi yapmayasın. Çünkü sen Enbiya Divanı'nda yazılısın dedi. Odanın tavanı yarılıp Yakup'u gördü ki parmağını ısırıyordu ve Yusuf'u gizlice korkutuyordu. Bir de yanında bir şahıs peydah oldu. O şahıs Ey Yusuf sağ tarafına bak. Yusuf sağ tarafına bakınca muazzam bir yılan gördü. O kimse ilave etti. İşte bu yılan zina edenin yarın karnında olacaktır.
Asıl Yusuf zinanın çirkinliğine dair Cenabı Hakk'ın hücceti bahiresini, apaçık delilini gördü vesair hüccetlerini gördü. Ona bunun gösterilmesinin sebebi yakininin artması içindi. Yusuf burada aynel yakin mertebesine isal olundu, ulaştırıldı. Böyle durumlarda eşyanın hakikatleri hakiki suretleriyle görünürler. İğreti suretlerinden tecerrüt edip, soyutlanıp hakiki vecheleriyle, hakiki yönleriyle görünürler. Burada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri'nin şu hadis-i şerifi daha iyi anlaşılır. Cennet nefsin sevmediği şeylerle cehennemse şehvetlerle çevrilmiştir. Bunun için Yusuf zina fiilini en çirkin şekilde görmüştür. Çünkü gözden perdeler kalkmış Rabbinin envar-ı ilahiyesi ilahi nurları ve ayatı ayetleri işaretleri her şeyi hakikatiyle göstermişti. Ayet-i kerimede la şartının cevabı mahsuuftur yani gizlidir.
Yani Rabbinin zinanın hakikatine dair burhanını müşahede etmiş olmasaydı cibilli meyli yani yaratılışı gereği mucibince zahiri bir mani görmemiş olacağından durum aksine cereyan edecekti. Fakat bütün cihetlerden Rabbinin burhanını görünce Yusuf düşeceği büyük tehlikeden halas edilmiş oldu. Muhakkak ki o benim halasa erdirilmiş kullarımdandı. Ayet-i kerimede durumun nezaketinden levula şartıyla beyanının hikmeti Yusuf'un o işten sakınmasının tabiat-ı beşeriyesinin müsaade istemiyle değil, mahza sırf iffet ve nezahetle içindeki hissiyatın ona bütün hücumlarına ve teşviklerine rağmen maddi ve manevi nezahetini muhafaza ve Allah korkusu ile olduğunu beyan içindir. Böyle harici hazırlamaların yani dıştan gelen tahrik ve teşviklerin insan tabiatını bütün açıklığıyla ortaya koyması neticesinde düşülecek duruma düşmemiş ve Mahafetullah ve Sıyanetullah ile necat bulmuştur.
Bu cihetten ayet-i kerimede muhakkak ki o, halasa erdirilen kullarındandır buyurulmuştur. Onlar bütün uzuvlarıyla Hakk'a ibadete yöneldikleri için böyle ciddi tehlikelerden Allah onları halas eder. Ayet-i Kerime'de kul Hakk'a tam yöneldikten sonra onun şeytanın ima edemeyeceğini de işaret vardır. İşte şu Ayet-i Kerime'de bu hususu sarahaten ifade etmektedir, açıkça bildirmektedir. Şeytan İzzetin hakkı için onların hepsini de ima edeceğim, aldatıp saptıracağım. Ancak onların içindeki muhlasin olan kulların müstesna. Allahu Teala Yusuf'u ihsan erbabından ve muhlasinden olduğunu beyan ile medih buyurup günahtan beri olduğunu ilan eylemiştir. Onun için kula gereken şey maddi ve manevi temizliği bir hududunda kalmayıp daima ileriye gitmek için sa'y ü gayret etmektir. Ali bin Hasen'den hikaye olunduğuna göre Züleyha'nın hazırladığı odada onun kutu vardı.
Züleyha davetimden önce onu bir libasla, bir örtüyle örttü. Yusuf onu niye yaptın deyince Züleyha beni musibet anındayken görmesinden haya ettim diye cevap verdi. Yusuf ona seneki işitmeyen, görmeyen ve bir şey anlamayan bir taş parçasından utanırsın. Benimse beni yaratan hem de en güzel surette yaratan Rabbimden haya etmeye hakkım yok mudur? Yusuf Aleyhisselam Rabbinin burhanını görünce korku ile ve süratle kapıya koştu. Züleyha da arkasından koştu. İkisi de kapıya koştular. O kadın bunun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Kapının yanında kadının efendisine rast geldiler. Kadın hemen dedi ki zevcene kötülük etmek isteyenin cezası zindana atılmaktan yahut acıklı bir azaptan başka ne olabilir? Aziz dedi ki benim ehhime kötülük etmek isteyen kimdir? Züleyha dedi ki ben yatağımda uyuyordum. Bu İbrani delikanlı geldi, libasımı açtı ve nefsimden kam almak istedi.
Aziz Yusuf'a baktı ve ey delikanlı sana yaptığım ihsandan dolayı göreceğim karşılık bu mu? Beni mahzun etmemeliydin dedi. Kendini müdafaa ve ırzını tenzih için Yusuf dedi. Kendisi benim nefsimden murad almak istedi. Kadının akrabasından olan bir şahit de şehadet etti ki eğer Yusuf'un gömleği önünden yırtıldıysa kadın doğru söylemiştir. Bu ise yalancılardandır. Yok, eğer gömleği arkadan yırtıldıysa kadın yalan söylemiştir. Bu ise doğru söyleyecilerdendir. Bir rivayette Aziz Züleyha'ya bir delil göstermedikçe sözünü kabul etmem dedi. Bir rivayette Züleyha'nın zahiri görünüşüne ve mazlum duruşuna bakarak Yusuf'un zindana atılmasını emretti. Bu sırada Yusuf Allah'tan kendisinin müberra olduğuna, temiz olduğuna delil inzal etmesi için dua etti. Orada beşikte Züleyha'nın dayısının oğlu olan üç veya dört aylık bir çocuk vardı.
Cibril-i Emin nazil olup bu çocuğu beşiğinde oturttu ve ona Yusuf'un müberra olduğuna şehadet et dedi. Çocuk beşikten kalkıp Aziz'in önüne kadar yürüdü, geldi ve şehadet etti. Ayet-i kerimenin lafzında kadının akrabasından olan bir şahit şehadet etti diye ifade olunan şahit bu çocuktur. Allah'ın Züleyha'nın akrabasından olan bir çocuğu şehadet ettirmesinin sebebi ve hikmeti hüccetinin kesin ve itiraz edilemez olması içindir. Yusuf'un beraati için de emin olup üzerine atılan töhmeti kökünden bertaraf etmesi içindir. Beşikte çocukken konuşanlar şunlardır sevgili dinleyiciler. Birincisi Nuh Aleyhisselam. Doğduktan hemen sonra konuşmuştur.
Şöyle ki anası onu bir mağarada dünyaya getirdikten sonra kendisi ve çocuğu için etrafından endişelenerek bir müddet için onu koyup giderken, vah Nuh'a, Eyvah ya Nuh dedik de Nuh anasına ey anacığım benim için kimseden korkma, beni yaratan beni muhakkak muhafaza eder dedi. İbrahim Aleyhisselam Rahmi mader'den yeryüzüne gelince iki ayağı üzerinde doğruluk dedi ki: Üçüncüsü Yusuf Aleyhisselam anasının karnındayken konuşup ben uzun bir müddet babamdan ayrı düşeceğim demişti. Anası bunu Yakup'a haber verince Yakup bunu gizli tut dedi. Bir defasında da Yusuf'un anası aktarınca Yusuf anasına karnından yarhamukillah dedi. Orada hazır bulunanların cümlesi de Yusuf'un sesini işitmişlerdi. Dördüncüsü Yusuf'un beraatine şehadet eden çocuk, az önce zikrettiğimiz vechile şekilde konuşmuştur.
Beşincisi de Musa Aleyhisselam annesi onu dünyaya getirdiği vakit düştüğü yerde oturup ey anacığım Firavun'dan korkma. Allah bizimle beraberdir, dedi. Altıncısı Firavun'un kızına hizmet eden ve onun başını tarayan hizmetçi kadının çocuğu. Kadın Müslüman olunca Firavun'un kızı babasına hizmetçisinin Müslüman olduğunu haber verdi. Firavun da onun ve çocuklarının bakır bir kazanda kaynar suya atılmasını emretti. Kazana atılma sırası ana kucağındaki süt çocuğuna gelince çocuk anasına sabret anacığım, muhakkak ki sen hak üzeresin dedi. Yedincisi Yahya Aleyhisselam, sekizincisi İsa'nın anası Meryem Aleyhisselam, dokuzuncusu İsa Aleyhisselam. Beşikteyken konuştuğu Al-i İman suresinde ne konuştuğu da Meryem suresinde beyan buyrulmuştur. İsa şöyle dedi muhakkak ben Allah'ın kuluyum. O bana kitap vermiş ve beni nebi kılmıştır.
Onuncusu Rahip Cüreyiç kilisesinde kendi halinde ibadetine devam ederdi. Beni İsrail kızlarından bir kız onun başına bela olacağım diye yemin edip ona nefsini arzetti. Cüreyc ona dönüp bakmadı. Sonra kız gelip Cüreyc'in kilisesinin civarında koyunlarını otlatan bir çobana nefsini teslim etti. Ondan bir çocuk doğurdu. Sonra bu çocuk Cüreycindir dedi. Cüreyci dövdüler ve kilisesini yıktılar. Cüreyc namaz kıldı ve çocuğun yanına gitti. Elini çocuğun başına koyup seni yaratan Halık'ın hakkı için söyle ey çocuk, senin baban kimdir? Çocuk Allah'ın izniyle konuşup babam filan çobandır dedi. Cüreyc'den özür dilediler ve kilisesini tekrar yaptılar. On birincisi Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz veladet senelerinin yani doğum senelerinin ilk anlarında konuşmuş ve ilk söylediği söz şu olmuştur.
On ikincisi Bir sahabiden rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir Mekke'deyken bir gün bir eve girdim. Rasulullah'ın orada olduğunu görmüştüm. Orada taactube şayan bir hadiseye şahit oldum. Bir adam bir günlük çocuğunu hırkaya sarmış, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirmişti. Rasulullah, ey çocuk söyle ben kimim? Çocuk, talakatli bir lisanla akıcı bir dille sen Rasulullah'sın dedi. Rasulullah, Allah seni mübarek kılsın, buyurdularlar. Bu çocuk bundan sonra konuşmadı. Biz ondan çocuğa Mübarekü'l Yemame ismini verdik. Bu hadisede veda haccı esnasında vuku buldu. Ve on üçüncüsü Şeyhi Ekber Muhyiddin Bin Arabi'nin kızı. Şeyhi Ekber Kuddise Sirruh anlatıyor. Kızım Zeynep'e bir defasında henüz süt çocuğu iken sordum. Helalliği ile cuma ettikten sonra inzal vaki olmayan adam hakkında ne buyurursun? Kızım hemen cevap verdi. Gusletmesi lazımdır.
Orada hazır bulunanlar buna takip ettiler. Sonra ben hac için gittiğimde kızımdan bir müddet ayrı kaldım. Bir sene onu görmedim. Validesine de hacca gelmesi için izin vermiştim. Şam hacılarıyla beraber geldi. Ben de ona kavuşmaya gittiğimde kızım deve üzerinde anasını emerken daha anası beni görmeden o görüp şu babamdır dedi. Ben güldüm çocuk kendisini kucağıma attı. Vaktaki Züleyha'nın kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördü. Şüphesiz ki bu, siz kadınların fendinizdendir. Çünkü sizin fendiniz, tuzağınız muhakkak büyüktür, dedi. Ulemadan biri demiş ki şeytandan korktuğumdan daha çok kadınlardan korkarım. Çünkü Kuran'da Muhakkak ki şeytanın hilesi tuzağı zayıftır buyurulduğu halde kadınlar hakkında muhakkak ki sizin hileniz, tuzağınız büyüktür buyurulmuştur. Yusuf'u ahrıld anheda. Yusuf, sen bundan bu meseleyi söylemekten vazgeç. Ey kadın sen de günahına istiğfar et.
Çünkü sen cidden günahkarlardan oldun. Sevgili dinleyicilerimiz, İsa Mektebi programımızın bugünkü bölümünü de burada bitirmek istiyoruz. İnşallah bir sonraki programımızda yine Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazreti Yusuf Aleyhisselam kıssasını Yusuf Suresi ile birlikte anlatışına inşallah devam edeceğiz. Bakalım bu hadiseden sonra sarayda ve şehirde neler gelişiyor, neler olup bitecek ve ne gibi dersler inşallah almaya çalışacağız bunu da bir sonraki programımızda beraberce göreceğiz. Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mikttibi. Seslendiren Aladdin Biçici.