İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde daha sizlerle birlikteyiz. Hz. Halid Bin Velid Radıyallahu Anh'ı tanımaya devam ediyoruz sevgili dinleşlerim. Huneyn gazvesinde Halid bin Velid bahsi ile bugünkü programımıza devam edeceğiz inşallah. Halid bin Velid radıyallahu anh Huneyn vadisine giderken Hevazin askeri pususuna düşerek bahtaten hücum etmeleri üzerine Beni Süleym kabilesi bozulmuş ve bu hezimet Mekke askerine de sirayet edip dağılmıştı. Bu bozgunluğa sebep ise ma'nen min tarafillah olmuştur. Çünkü askeri İslam'dan bazısı orduyu İslam'ın kesretine ve kuvvetine bakıp bu asker hiçbir vakit azlıktan dolayı mağlup olmaz demişti ki bu bir hata idi. Çünkü kesret ve kuvvet her ne kadar galebe esbabından ise de muhakkak surette Hak Teala Hazretlerinin Nusret ve inayetine bağlıdır. Nitekim Nusret ancak Allah'tan olur, Allah'tan gayrıden nusret olmaz, buyurmuştur.
Allahutaala hazretleri kime nusret ederse mansur olur, fakat esbabı zahiriye insanlara medar-ı teselli olduğundan insanların muattal kalmamaları için esbaba teşebbüsü de emir buyurmuştur. Şu kadar ki esbaba teşebbüsle beraber tesirini ve neticeyi Cenabı Allah'tan beklemek vaciptir. Eğer Allahutaala size yardım ederse dünyada size galip olan bir kimse olmaz. Zira iane I ilahiyeye karşı hiçbir kimsenin size galip olması yedi kudretinde değildir ve eğer yardım etmezse de sizi rüsvay kılarsa bundan sonra size yardım edecek kimdir ve kimler yardım edebilir? Elbette kimse edemez. Zira Cenabı Allah gazap ederek mağlup ettiği kimseleri gazabı ilahiden kurtarabilmek kimin haddi olabilir? Ancak Allahutaala'ya müminler itimat ile mütevekkil olsunlar ki Allah'ın yardımına mazhar olmuş olsunlar.
Zat-ı Uluhiyetime yemin ederim ki Allah çok muharebe mahallerinde size yardım etti ve bilhassa Huneyn'deki muharebe gününü de düşünün. O gün de sizin çokluğunuz size ucb vermişti. Halbuki sizin çokluğunuz size hiçbir fayda temin etmedi ve o kadar genişliğiyle beraber yeryüzü size dar geldi de düşmanlarınıza arkanızı döner olduğunuz halde firar ettiniz. Huneyn gazvesinde Halid Bin Velid Radıyallahu Anh mecruh olun yaralanıp İadeti Seniyyeye Hazreti Resulullah ile beka buyurularak yarası nefesi peygamberi ile iltiyam bulmuştur. Diğer gazvelerde Halid bin Velid. Taif muhasarasında da Halid bin Velid bulunarak birkaç defa meydan-ı mübarezeye çıkıp er diledi. Ruesai Müşrikeinden Abdi Yail denilen kimse, kal'a içinde sana karşı çıkacak kimse yoktur. Bizler zahire tam oluncaya kadar dayanıp dururuz.
Zahiremiz biterse o vakit topumuz birden dışarı çıkıp ölünceye kadar uğraşırız diye cevap vermişlerdi. Hicretin onuncu yılında Hazreti Nebiye Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazreti Halid'i Necran'da Benil Haris bin Ka'b aşiretine gönderdi. Onları Kable'l kıtal üç gün İslam'a davet etmeyi emir ve tembih buyurmuşlar. Hazreti Halid de varıp aşiretin içine süvariler dağıtarak, Müslim olun ki selamet bulasınız diye onları İslam'a davet etmiş ve onlar da icabetle cümleten Müslim olmuşlardı. Hazreti Halid de onlara talim I din etmek üzere içlerinde kalıp efendimize şu arizayı yazmışlardır. Rahman Rahim Allah'ın adıyla. Allah'ın Resulü Nebi Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme Halid bin Velid'den esselamu aleyke ya Resulallah ve rahmetullahi ve berakatu. Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'a hamdimi sana ulaştırırım.
Bundan sonra ya Resulallah, muhakkak beni Ka bin Haris oğullarına gönderdiniz. Bana vardığımda üç gün savaşmayıp İslam'a davet etmemi ve İslam'a geldikleri takdirde kabul edip aralarında kalmamı, İslam'ın esaslarını, Allah'ın kitabını, nebisinin sünnetini onlara öğretmemi, İslam'a gelmedikleri takdirde ise onlarla mukatele etmemi emrettiniz. Ben onlara geldim. Resulün emrettiği gibi üç gün onları İslam'a davet ettim. Onların arasında ey Harisoğulları, İslam'a geliniz ki selameti bulasınız diyen süvari davetçiler gönderdim, Onlar da İslam oldular ve bizimle mukadilede bulunmadılar. Şimdi ben onların arasındayım. Allah'ın onlara emrettiğini emrediyor, yasakladığından men ediyorum. Resulullah'ın mektubu gelinceye kadar da onlara İslam'ın esaslarını ve nebisinin sünnetlerini öğreteceğim. Esselamü aleyke ya Resulullah ve rahmetullahi ve berakatü.
Bu arizasında Hazreti Halid emri risaleti Nebeviye'ye muntazır olduğunu arzu ifade etmiş olmakla, Hazreti Resulullah efendimiz de onlardan memoz sıfatıyla gelecekleri alıp gelmesini Halide Emri ferman ile şu name-i saadeti irsal buyurmuştur. Rahman Rahim Allah'ın adıyla. Allah'ın Resulü Muhammed'den Halid bin Velid'e. Allah'ın selamı üzerine olsun. Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a hamdimi sana ulaştırırım. Şimdi, elçin ile gönderdiğin mektubun bana geldi. Bu mektupta Halis bin Ka'boğullarının hiç savaşmadan teslim olduklarını, davet ettiğin İslam'a icabet ettiklerini, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in onun kulu ve resulü olduğuna şehadet ettiklerini haber veriyorsun. Şüphesiz ki Allah onları hidayetiyle doğru yola iletmiştir. Onları tebşir ve inkar eyle. Hemen geri dön. Seninle beraber onlardan bir heyetle gelsin. Allah'ın selamı, rahmeti ve berekatı üzerine olsun.
Zamanı saadeti Nebevide mühimmatı Harbiye'nin cemi için kurulan çadır ve süvari nezareti Halid Bin Velid'in uhdesindeydi. Hazreti Ebu Bekir Sıddık'ın hilafetini müteakip, iddia-i nübüvvet eden Tulueyha üzerine Halid Bin Velid memur edildi. Tulueyha'ya tabi-i şair Zülkussa mevkiinde toplanmış, Medine-i Münevvere'ye hücuma hazırlanmışlar iken, vakti fecirde Halid bin Velid onlar üzerine hücum ile dağıtmıştı. Ebu Bekir Sıddık bu muharebeye azimet etmek üzere devesine binmişti, Fakat Hazreti Ali devenin yularını tuttu. Nereye ya Halifei Resulullah? Sana Resulullah'ın Yevmi Uhud'da söylediğini söylerim ki kılıcını kınına sok, nefsinle bizi acıklı etme. Vallahi sana bir hal olursa İslam imabat intizam bulmaz dedi. Diğer sahabe-i güzin Rıdvanullahi aleyhim ecmain hazeratı da onu tasdik etti. Onun üzerine Halife Hazretleri Medine-i Münevvere'ye avdet eyledi.
Hazreti Ali Radıyallahu Anh'ın halifei harbe gitmekten men etmesi sıdku ihlasının en bariz bir nişanesidir. Bazı ihtilafı müteakip hilafetin henüz istikrar bulduğu bir zamanda kendilerinde zerre kadar dünyevi bir garaz olsaydı, varsın halife gitsin de ona bir hal olursa onu istihfaf ederim, onun yerine halife olurum diye hiç olmazsa sükut eylerdi ama yapmadı. Hazreti Sıddık-ı Ekber Radıyallahu Anh gibi dini mübin uğrunda feda için asla canını esirgemeyen bir zatın dahi cihat gibi bir emri ehemmiyet azimet eylediği halde ve hiçbir ferdin bu azimetten döndüremeyeceği ve hiçbir kimsenin hatırı için azimetini terk etmeyeceği derkar iken, bu azimetten dönmesi mücerret Hazreti Ali Kerremallahu vechin rei savabına ittibadan ibaret olduğuna şüphe edilemez. Dini celili mübin uğrunda cümlesinin zikrru fikri hep İslamiyet'in telafisi için hizmet eylemek niyeti halishanesine mümnidir.
Ashabı Kiram'ın efdali olan Vacibü'l ihtiram zevat hakkında suizanda bulunmak, bazı zan vardır ki günahtır mantuk-ı celili-i munifince ne büyük bir masiyettir. Adiy bin Hatem dahi Tai kabilesini İslam'a ithal edip Hazreti Halid'in mahiyetine girdiler. Keşif ve tecessüsü ahval için ilerleyen ashaptan Ukkaşe Bin Mihsan ve Sabit Bin Akşam Ensari Radıyallahu Anhuma, Tüleyha'ya tesadüfle ikisini dahi şehit eyledi. Asakir-i İslamiye onların cenazesini görünce pek ziyade müteessir olarak ahz-i intikama hırslandılar. Hazreti Halid düşman üzerine hücum ile arslan gibi saldırdı. Mürtedlerin kimi maktul ve kimi esir edildi, bakiyesi de İslam oldu. Tuleyha da Şam tarafına firar eyledi.
Bir müddet sonra serseri dolaştıktan sonra Gatafan ve Esed kabilelerinin İslam'a avdet eylediklerini işleyerek kendisi dahi Hazreti Ömer hilafetinde İslam'a avdetle ve halet ve af dileyerek Mekke-i Mükerreme'ye gelip haccı da eylemiştir. Hazreti Ömer onu harbe sevk ile o da Irak ve İran fütuhatında hizmet eylemiştir. Allahutaala Hazretlerinin rahmeti pek vasi olup şirkten gayrı günahlarına sıdk u ihlas ile tövbe edenleri af buyurduğu gibi, Tülayha'nın da bu büyük hatasını af eylemiştir. Dini Celil-i Muhammedinin ulviyet, adalet ve kutziyetini tahammül edelim, elhamdülillah. Malik bin Nüheyre'nin İrtidat ve Katli. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin Beni Temim kabilelerine gönderdiği altı memur meyanında Malik bin Nüheyre de vardı.
Beni temime mensup nübüvvet iddiasında bulunan Arap kahinesi bir kadına, Malik de etbaı ile iştirak etmiş, bu suretle bir tarafın memuru iken hıyanetle düşman tarafına geçmiş, bunun cezası da idamdan başka bir şey değildi. Hazreti Halid bin Velid bunlar üzerine yürüyerek tarumar eyledi. Nihayet onları İslam'a davetle onlar da inkıyad eylemiş idi. Bunun üzerine Malik de giriştiği teşebbüsün akametine mahkum olduğunu görmesi üzerine harbe girmekten vazgeçerek nedamet göstermiş ve hatta namaz kılmaya başlamıştı. Fakat zekatı inkarla irtidat sureti göstermekteydi. Malik, süvariler tarafından yakalanarak Hazreti Halid'in emriyle Dırar bin Ezber tarafından katledildi. Maliki katilden evvel şu muhavere cereyan etti. Malik, ben namaz kılarım, zekat vermem demişti. Hazreti Halit, zekat da salat gibidir. Malik, sizin sahibiniz öyle söylerdi dedi. Halid, bu söz ehli iman sözü değildir.
Sen onu kendine sahip görmüyor musun? Şimdi boynunu vururum demekle Malik yine sahibin sana böyle mi emretti deyince, Halid desen yine sahibin diyorsun deyip katlini emretti ve onun katlinde isabet etti. Malik'in zevcesiyle de izdivaç eyledi. Bunun üzerine İbn-i Ömer ve Ebu Katade Hazreti Halid'i bu istihcalinden dolayı makamı hilafete bildirdiler. Hazreti Ömer, makamı hilafet penahiden Hazreti Halid'in idamını diledi. Halid'in kılıncında zulüm görüyorum, dedi. Hazreti Halife'de, Halid vaziyeti arizu amik derpiş etti ve muhakemesinde hata etti, dedi. Hazreti Ömer hiç olmazsa azlediniz dedi. Hazreti Halife de Allah'ın mürtetler üzerine sıyırdığı kılıncı ben kınına sokamam dedi.
Hazreti halife Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh'ın isabeti reyine baki Hazreti Halid Irak'ta ve Suriye'de ne işler görerek ne kadar fedakarlıklar yapmış, Irak-ı Arab'ın ve Cezire'nin ve Halep'e kadar bütün Suriye kıtasının fatihi olmuştur. İbnü'l Esir der ki, Halid bin Velid'in muharebede başına giydiği kalemsüve'nin yani içinde Hazreti Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin mübarek rasi saadeti kilları vardı ki, saç telleri vardı ki, Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz icra buyurdukları bir umrede tıraş oldukları şar-i şeriflerini, yani mübarek saçlarını herkes kapıştığı sırada Hazreti Halid de mübarek Nasiye-i Saadetlerinin killarını almış ve bir külah yaptırmış idi. O mübarek kilları külahın ön tarafına koymuş idi. Hazreti Halit'ten Mervîdir ki, ben onu hangi cihete tevcih etsem orası fetholundu, buyurmuştur.
Zamanı saadeti Nebevi'de, Udeyme aşiretini dine davette Hazreti Halid'in bidayet-i İslam'ında silah istimal etmesi cihetiyle olan hatasını Hazreti Peygamber efendimiz diyet itasıyla telafi buyurarak sebebi azli kılmamıştır. Ya Rab, Halid'in fiilinden sana arzı beraat ederim buyurmuşlardır. Halifetü'l Müslimin Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh Malik'in diyetini Beytülmal'den veresesine vermiştir. Halid bin Velid'i de seraskerlikte İbka ile Yemame'de Müseylimetül Kezzap üzerine memur etmiştir. Değerlileyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna gelmiş olduk. Hazreti Halid bin Velid'i inşallah tanımaya ve aktarmaya bir sonraki bölümümüzde devam edeceğiz. Tekrar görüşünceye dek Allah'a emanet olunuz.