Huzur Ve Sükun Yolunda Nefsin Terbiyesi kaydında İnsan olmamız hasebiyle inişle, çıkışla, artıılı, eksili bir hayatımız var. İnsan aynı bir düzeyde gitmiyor. Bazen sürur oluyor, bazen keder oluyor. Oluyor. Cenabı hak, Adem aleyhisselamı halk buyurduğu zaman otuz dokuz yıl keder yağmuru, bir yıl da sürur yağmuru yağmış. Bu sebeple insanın kederi daha fazla. Bir de kendi içinde insanın…
İnsan olmamız hasebiyle inişle, çıkışla, artıılı, eksili bir hayatımız var. İnsan aynı bir düzeyde gitmiyor. Bazen sürur oluyor, bazen keder oluyor. Oluyor. Cenabı hak, Adem aleyhisselamı halk buyurduğu zaman otuz dokuz yıl keder yağmuru, bir yıl da sürur yağmuru yağmış. Bu sebeple insanın kederi daha fazla. Bir de kendi içinde insanın fırtınaları kopuyor. Ailede oluyor, komşuda oluyor, akrabada oluyor, etrafta oluyor, sıkıntısız bir gün olmuyor. Dert ve elem içerisinde oluyor insan. Arzu ediliyor ki bir huzur ortamı oluşsun. Bu huzur ortamı nasıl olur? Buna hem Kitabı Kerim'de Cenabı Hak, hadis-i şeriflerde aleyhissalatu vesselam Efendimiz ve büyüklerimizle Kuran ve sünnetten mülhem mübarek sözleriyle buna deva sunuyorlar. Şükür nedir? Şükür, huzur demek. Buradan biz bakalım. Sekene ileyh, iste enese bil, siklet ve sükuna çuy imiş. Onunla dostluğa ermek ve yine onunla rahat bulmaktır.
Bunun ıstilahi anlamı hüve teabbudul galib idunel cevheri. Yine azalarda bir hareket olmaksızın elinde bir hareket yok, ayağında bir hareket yok, yüzünde yok, yüzünde yok. Azalarda bir hareket olmaksızın kalbim taatidir, kalbim ibadetidir. Bu farzdır ve aynı zamanda O yakin kesin inanç. Bazen sorarlar el kesme hadisesine bir türlü içimiz yatışmıyor. Daha başka kısas ayetlerinde ve nikahta, kadınla erkek arasındaki dağılımda bunun gibi bazı meseleler ortaya çıkar. Kader hakkında çıkar, İlim hakkında çıkar. Bu gibi konularda tamamen şüpheden arınıp gönlün Cenabı hakk'ın emrine tam olarak inanmasıdır. Sükun nedir? Öyle aynı tevekkül, bu tevekkül peygamberlerin makamıdır ve imanda kemale eren velilerin durumu. Bizde olmaz mı? Yollarından gidersek neden olmasın? Yeter ki sapma yapmayalım, kararlı olalım. Bir düzgün hareket edip ondan sonra bir yamukluk olmasın, düzgün. Hüzün.
Ve o sükun nedir? Aygut tevekkül. Tam bir teslimiyettir, bağlılıktır. Emreden Rabbimiz demektir. Emreden Rabbimizdır, Emreden bize bunu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem diyebilmektir. Bunu emreden bize onların yolunu tarif eden seçkin kullardır deyip teslimiyet göstermektir. Sükun nedir? Bu kalbin yatışmasıdır. Niye yetişecek kalp? Allah'ımızın emrine yetişecek. Ne yettiklerinden kaçmaza yetişecek? İlahi görevleri icraya. Aynı zamanda bu sükunet hali azalarda değil kalpte olduğu için kalbin ilahi neşeyle dolmasıdır. Onur insanda bir daralma olur, bir bunalma olur, bir sıkıntı olur ama bu huzura eren kimselerde bu sıkıntı olmaz. En azından der ki Rabbim beni imtihan ediyor, aman ha dikkatli olayım, der. Iztırap vesair bunlar tamamen kalkar. Cenabı hakk'ın dışında hiçbir şeyle huzura eremez.
Eğer Allah'ın dışında bir şeyle huzur bulmaya kalkarsa, onun emrinin dışında tefekküründe artık uygunsuz bir düşünce, kalbinde istenmeyen bir sevgiyi barındırma vesair azalarında Allah'ımızın emrine muhalefet gibi bir durum olacak olursa, ve helekuhu muhakkak, onun helakı kati ve kesindir. La mum muhaletele, artık bunun için bir sebep yok. Helaka götürmüş kendisini zaten. Arabanın yolda giderken tarif edilen işaretler var. O işaretin dışına çıkıp sola gidecek olsa çok büyük bir felaket, belki de birkaç kovak boyu derinlik var, sağda da var. Ne olacak? İstikamet üzere gidilecek. Allah'ın gayrı bir hal olacak olursa, hellaka gider. Yok, emri ilahiye uyarsa bu kurtuluşun ta kendisidir. Ve menken-i sükunuhu illallahu Teala, kimin Allah ile huzur bulması hasıl olursa, onun dışındakilerden de kurtulacak olursa, o zaman Allahu Zülcelal onun işlerine vekildir.
Huzur Ve Sükun Yolunda Nefsin Terbiyesi ne anlatıyor?
Huzur Ve Sükun Yolunda Nefsin Terbiyesi kaydında İnsan olmamız hasebiyle inişle, çıkışla, artıılı, eksili bir hayatımız var. İnsan aynı bir düzeyde gitmiyor. Bazen sürur oluyor, bazen keder oluyor. Oluyor. Cenabı hak, Adem aleyhisselamı halk buyurduğu zaman otuz dokuz yıl keder yağmuru, bir yıl da sürur yağmuru yağmış. Bu sebeple insanın kederi daha fazla. Bir de kendi içinde insanın…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Cenabı Hak onun işlerini tespit buyurur. En güzel şekilde ayarlar. Ezeli yardımı ile yolunda daim olan kimseye Cenabı Hak yardımcı olur. Allah'ımızla huzura ayırıp, onun dışındakilerden sıkıntı duymak nedir? Vel makamatü's-seniyye ve'l ahlaküz zekaya. Cenabı Hak ile huzur bulmak, öğle vasfedilen, istenen güzel bir hasrettir ve müstesna temiz, ahlak-ı zemime kötü ahlaktan arınmış bir huydur. İnsanların sükuneti İmamı Guseyr'i Rahmetullahi aleyh'in ifadesine göre. İmamı Gazali ifade buyurduğu gibi burada, İmamı Guseyr'i rahmetullahi hazretleri, sükunün nas fille ile ala aksan. İnsanlar huzur halinde üç şekildedir, Gecesi gündüz. Bunu da gecede diyor, ehl-ü luvaf ile gaflete. Bu Allah'ımızın mı emri, peygamberimizin mi tavsiyesi bunu düşünün.
Sadece mide, sadece rahatlık, istirahati, günümüzü gün edelim, bu hayattan başka bizim bir hayatımız yoktur diye ahireti tanımayan kimselerin hali, yeskunune ila gafletim, o duyarsız halleriyle kendilerini huzurda zannederler. Çünkü ahiret düşüncesi yok. Ve ehlül muhabbe ve ehlül muhabbe Cenabıhakk'a sevgi duyan kimseler ise, yeskunune bir hukkummi uslatıi Cenabıhakk'a vasıl olmalarıyla, ona erişmeleriyle huzura kavuşmuşlardır. Bir de ibadet ve taatin nasıl ki yemeklerin tadı varsa kendisine mahsus meyvelerin de tadı varsa, yapmış olduğu ibadetin de tadı, dört rekat kıldığımız namazın hıyanında bir tat, rükuunda ayrı bir lezzet, seyresinde, tahiyyatında, vesair rükünlerinde ilahi bir haz var ise bunu duymanın, bu lezzete ermenin bir neş'elisi vardır, bir huzuru vardır.
Bir de yapmış olduğu işlerde kararlı, öyle bir kavim, öyle bir topluluk, öyle bir cemaat ki onlar ise, onlar ise vuslatın neticesi ilahi bir aşk, ilahi bir cezvenin içerisindedirler. İbni Arabi, kalpte Sallallahü Sırrı Hazretleri, es sükun, gönüldeki huzur var ya buyuruyor, bu kalpteki huzur, sıfatun matlubetun lil ekabir seçkin insanların halleridir. İstenen bir durumdur. O gönüldeki huzur istenen bir haldir. Ve yettum mine, o bir artık aynı manayı içerir de diğer ulema-i kiram ve meşay-i zan bunun ayrımını da yaparlar. İlahi huzur demek. Bunun üç şekli vardır. Fi makamat I suku, o huzura ivmenin üç tane derecesi vardır. Es sükun ala selezi makamatin, bu gönül huzurunda, gönül huzurunda üç sınıf kimse vardır. Sükunü tabrar, böyle tabiatında ve sükunü'l akibe neticede ve sükunü'lhakika, gerçek huzur. Bu tabii olan huzur nedir?
Lihlil-il akli uvettemeyyüz, hakla batılın arasını ayırabiliyor. Ne faydalı ne zararlı bunu bilebiliyor. İşte şu yiyecekler bizim sıhhatimize münafi, sıhhatimize aykırı, bunu biliyor. Bununla birlikte aynı zamanda bunlar akıllı olan kimselerdir. Aklı ile ve onu ayırt edebilme kabiliyeti ile huzurlu kimselerdir. Tabiakında bu var. Akıllı olan ve ayrımını yapabilen. Hesabını yapıyor. Ben şöyle bir iş yapacağım ama bunun bize getirisi nedir, götürülesi nedir? Bunları hitap edebiliyor. Aklıyla hareket ediliyor. Ves sükunü'l akibe, bu da li-ellisselame. Bu da sonucu düşünüyor. Şu anda bu yaptığım iş bana haz veriyor. Beni memnun ediyor ama neticesi nedir diye onu düşünebilecek şekilde bu kurtulan zümredir aynı zamanda. Hakiki huzur nedir? Zaten aradığımız bu bizim. Hakiki bir huzura ayırmak istiyoruz.
Gerçeğe ulaşan, hakkı bulan, hakikate eren, Rabbi Zülcelal'imizi tanıma bahtiyarlığı içerisinde olan kimsedir. Gerçek huzur da huzur. Zaten huzur tarif etti, bu azalar da neyiyle, bilinecek, ölçülecek bir şey değil, kalbin yaşadığı bir haslettir. Eğer kişi başında da dediğimiz gibi gününü gün etmek, en çok yemeler, içmeler, giyimler, kuşamlar, gezmeler, eğlenmeler. Bunun yanında Nesidyenin evi, barkı, bunun yanında arabası ta aşağıya kadar inebiliriz, telefondur vesairedir. Hep bunlarla eğer gönlü rahata iriyorsa, dünyevi iş denk geldiği zaman, diyelim maaşı güzel. Bu istediği bir halde ve buna da memnun oluyor seviniyorsa, bu kimse hakikat ehillerinin erimiş olduğu o güzellikten mahrum buldular. Çünkü gözünü dünyaya dayamış. Lesef fil alemi sükunun elbette. Şu alemde belli ki bir sükunet yok, bir tat yok, bir lezzet yok. Çünkü her şey değişmektedir diyor.
Muhyiddin Arabi Hazretleri her şey değişmektedir. Bu gönlün huzurundaki afet nedir demişse, bu da Cenabı hakk'ın vermiş olduğu hükme karşı çıkmaktır. İşte bu da mı olacaktı, bu da mı başıma gelecekti? Ben de hep sıhhatli olsaydım, varlıklı olsaydım, hep bunlara göz dikmiş, Rabbimizin vermiş olduğu imtihan için bela ve musibete karşı muhalif. Bu olmamalıydı diyor. Şöyle bir durum, bu benim ıslahım için, bu benim yetişmem için nasıl ki bir halı bir evin eşyası, düşemesi, onun vurulmak suretiyle tozunun silkelenip arınması şeklinde düşünmediği için bu bir afettir. Allah'ımız beni bu şekilde belki aratıyor, durmuyor, temizliyor diyebilmek, şikayet etmemek. Tahde mecalil akder, gönlün huzuru nedir? Allah'ımız ne takdir etmişse ona razı olmaktır. Hakkın tecellisine erimettir diyor. O evrad, ezkar, zikir, rabıta, murakabe, işimize gücümüze mani bir şey yok, işi yoluna koymayla alakalı.
Bir an nedamet, ondan sonra da ağız belirsiz, yüz belirsiz. Yaptığımız hareketler hiç İslam'a, Allah'ımızın emrine uymayan davranışlar olursa mümkün değil zaten. Bu yola baş koyan, Allah'ımızın emrine baş koyan, Kuran-ı Azimüşşan'ın ahlakıyla ahlaklanmaya baş koyan, onu hedef kabul eden kimselerde olur. İmamı Uşeybi Rahmetullahi Vahali Hazretleri buyuruyor. Bu Cenabıhakk'a tam bir bağlılıktır. Gönüldeki huzur bu şekilde hasıl olur. Sonra kanaat. Cenabı hak ne takdir buyurmuşsa ona razı olmak, aza az dememek, çok olup azmemek, işte sebeplere bağlanıp şu sebep oldu, bu vesile oldu, şunun yüzünden, bunun yüzünden dememek. Tamamen iradesini Cenabı Hak'ta teslim etmelidir buyurmuş. Abdülkadir Geylani Gatta Sallallahü Sırrı Hazretleri, insan evinde, barkında, nurlu olursa olsun her yerde, iç aleminde huzuru nasıl temin eder, bunu şu şekilde ifade buyurmuşlar. Les sukunellek hatta temuta nefs.
Nefsinizin arzu ve isteklerini öldürmeden bu huzura eremezsiniz. Çünkü onun kalıntıları var. Bir hastalıkta dahi öyle. Kalıntıları olduğu zaman bir eseri yeniden nüksediyor. Bunun gibi bir yardım hadisesinde tamamen söndürmeden bu afetten kurtulunamıyor. Eğer eseri kalacak olsa yeniden ateşlenmeye başlıyor, yeniden parlıyor, yeniden sıkıntı hasıl oluyor. Tamamen sürmesidir. Nefsin arzu ve isteklerinin tamamen bitmesidir. Ve kendi tabiatından çıkıp hakkın iradesine teslim olmaktır. Kendi hevasından, ve massivea mevla, Mevla'nın dışındaki hallerden kurtulmaktır. Mevlamızın dışındaki hallerden kurtulmak, her şeyi bir tarafa atıp böyle küçücük bir mekanda dağın başında oturmak değildir. İstersek bütün gürültülerin, patırtıların insanların içerisinde de olsa zahirde insanlarla, batında Mevla ile olmaktır. Nedir huzur? Buna daha yeni giriliyor. İnşallah anlatılır.
Kaynak: Genel
Huzur Ve Sükun Yolunda Nefsin Terbiyesi | Mihmandar