Bizim yolumuzun tarifini bile fıkıhla yaparlar. Fıkhın tarifiyle, o da Marifetün Nefsi, Kişinin, lehh ve aleyhinde olanları bilmesidir. Lih nedir? Lih, bize menfaatli olan, aleyht olan, bize zararı dokunacak olanlardan uzak bulunmaktır. Bize faydalı olan nedir? Bize faydalı olanı Halıkalem yazan habibine indirmiş olduğu Cibril ilimin vasıtasıyla Kitabı Kerim'in de bildirdiği hususlardır. Burada ne anlatılıyorsa, ne söyleniyorsa bu iki kapak arasında geçen altı bin altı yüz altmış altı ayetteki esastır. Buradan ne bildiriyorsa bildiriliyorsadur. Mesela burada ne bildiriliyor? Bizim halimiz buna uygun mu? Uygun değil mi? Bunu gözden geçirmektir. Bize faydalı olanı alıp zararlı olanı atmaktır. Hikmetin tarifine budur. Hikmet, dendiği zaman hikmet ne demektir? Hikmet, bir ilim var bir de hikmet var. İlim bilmektir. Hikmet, faydalı olanı alıp zararlı olanı atmaktır.
Adam alim olur da Allah korusun burada Araf suresinde alimler anlatılırken köpeğe benzetiliyor. İlmiyle amil olmayan kimseler köpeğe benzetiliyor. Araf suresinde, diye geçer. Diğer surelere baktığımız zaman Cuma suresinde de merkebe benzetilir. O zaman iş ilim ehli olmak değildir. Şeytan da alimdi. Meleklere hocalık yaptı. İlim demek ki kendi başına bizi kurtaran bir husus değil. Nedir? Amel etmektir. Amel etmekte kurtarmaz. İhlaslı olmaktır. Hatta ihlasla hareket eden kimselerde bile ne vardır? Hata, büyük bir tehlike vardır. Muhlas. Biz bunu bilmiyoruz. Muhlas Allah tarafından ihlaslaştırılmış, o hadis, düzgün niyeti, sahih bir şekilde amel I de I de Allah'ın onun samimiyetine göre ihlaslaştırıyor. O Araf suresinde bildirilen köpeğe benzetilen ulema yüz yetmiş altıncı sahipede Cuma Suresi'nde de belirtilen, Cuma Suresi'nde haber verilen merkebe benzetilmiştir.
Cenabı Hak muhafaza buyursun. O zaman nedir? Hikmet ehli olmak. Hikmet ehli olmak faydalı olanı alıp, zararlı olanı atmaktır. Faydalı olanı alıp, zararlı olan ne ise onu terk etmektir. Faydalı olan nedir? Allah'ımızın kitabıdır. Rasulullah'ın sünnetleridir. Ehlullah'ın vermiş olduğu haberlerdir. Niye biz bunu yapamıyoruz? Çünkü Kuran'ı okurken manasını düşüneceğiz. Hadis-i şeriflere bakacağız. Ehlullahın yüzlerce tabi edilen eserlerini göreceğiz. Cuma suresinde merkebe benzetilen ayet-i celile de cuma suresi beşinci ayet I celile Bize faydalı ve zararlı olanı Kitabı Kerim'imiz haber veriyor. Bir misal olarak Ahzab suresinde otuz beşinci ayeti celile Şimdi bir iş yerine gitseniz, bir kuruma müracaat etseniz, nerede olursa olsun bir muamele yapacaksınız. Kimliğinizi isterler. Bir pasaport çıkaracaksınız. Kimliğinizi isterler. Nereye girecek olsanız bunu talep ederler.
Şimdi bizim kimliğimiz Allah'ımızın kitabıdır. Kitabı Kerim'in de Ahzab suresinde otuz beşinci ayet I celile de kimliğin, tabi kimlikte bilgiler var. Anası, babası, doğum tarihi artık medeni, hadi neyse bunları ifadeden esaslar vardır. Bu kimliğimizdeki esaslardan birisi nedir? Müslüman olmaktır. Müslüman olmak, inandığımız esasları yaşamaktır. Daha sonra bu esasların farziyetine imandır. Daha sonra ibadet ve taat de daim olmaktır ve kaim olmaktır. Mesela biz burada namaz kıldık. Kılarken acaba nasıl girdik? Allah'ımızın huzuruna girdiğimizi düşünerek mi tek bir aldın? Yoksa alel olsun mu? Daha girmeden önce rızkımızın helal oluşuna mı baktık? Haram oluşuna mı? Taharetimize mi? Nasıl düzgün olup olmadığına? Bir de girişte kimin huzuruna girdiğimizi tefekkürle mi yaptık? Okuduğumuz ayetlerden ne kadarına vakıf olduk?
Yillardan beri kılmış olduğumuz namazımızda acaba biz hatanın anlamını öğrendik mi? Zammı sure olarak koştuğumuz ayet I celilelerin manasından haberdar olduk mu? Olmazsak ne olur? Esalet have ilün, yazıklar olsun. Namaz kılanlara. Burada kılmayanlara demiyor. Namaz kılanlara diyor yazıklar olsun. Kıldıkları namazdan gafil. O zaman girmiş olduğumuz mübarek yolun tarifinde geçen insanların vehve aleyhinde olanları bilmesidir. Biz durduğumuzda namazda onu görür gibi bir taat yaptık mı? Yapamadık mı? Onu görür gibi. Yoksa kıyamında gelişi güzel. Rüku herkese, secdesine. Yoksa kıyamda durduğumuzda ayakta durduğum gibi benim dilimde düzgün olacak, sözüm de düzgün olacak, kalbim de düzgün olacak, yaşantım da muamelem de düzgün olacak tefekkürü içerisinde mi kıldık? Yoksa fiil var. Daha sonra kimliğimizin bir maddesinde altı bin altı yüz altmış altı ayeti.
Doğrulardan olmak, sabredenlerden olmak, en önemlisi huşu sahibi olmak, azamet-i ilahiden her zaman titrer olmak. Böyle her zaman azamet-i ilahiden titreyen ağzına koyduğu lokmayı kolay kolay çiğneyemez. Nasıl çiğneyecek? Elli bin yıllık yoldan geldi bu. Boşuna verilmedi. Bunu acaba ibadette mi eriteceğim yoksa gıybette mi eriteceğim? Dili konuda mı eriteceğim? O sözlerden mi eriteceğim? İftiralarda mı eriteceğim? Yoksa zikrullah'ta mı eriteceğim? İnsanlara ayrı tavsiye etmede mi eriteceğim? Diye tefekkür edebilme duyulsun ve sonra yaptığımız her işte doğru hareket etmek ve bu yola sadakat göstermek. Allah'ımızın emirlerine, habibinin tavsiyelerine, Allah'ımızın emretmiş olduğu farzlara, habibinin sünnetlerine, ehlullahın hakikatine. Oruçlarımızı tutmak, namuslarımızı korumak, Rabbimizle zikretmek. Kimliğimizin bir tarafı bu. Bu bize, bu bize ne için geldi?
Kitabı Kerim'in gelir sebebi nedir? Neden geldi bize bu kitap? Yasin suresi ayet yetmiş. Bize Kuran bunun için geldi. Habibullah bunun için geldi. Sünnetler bunun için kondu. Bu kadar ulema, evliyaullah bize eserlerini hazırlamışsa, nasihatlerini yapılırsa bu ayeti celile'ye göre yapmıştır. Kuran-ı Azimüşşan sadece bir düğün merasiminde hafız veya değilse bir Kuran okuyuverin. Bir cenaze ise işte cenaze evinde okunur okuyun bir aşrı şerif veya bir hafız bulunarak kitabı çıkmıyor da şimdi zor da arıyor. Bulabilirse bir kimseyi ama daha bulamazsa birinin arkasına düşüyor okuyabilen oku diyor. Bazı merasimlerde bunu konuşulur, konuşuluyor, konuşuluyor ondan sonra bir adet iktizası okunmak için değil. Öyle bir kitabı kerim ki bizim bizzat yaşamamız için Rabbi Zülcelal'imizin göndermiş olduğu esastır.
Bizzat yaşamamız için Rabbi Zülcelal'imiz bununla onun diri olanları uyarmasını, böyle bayağı basit yerlere değil ve kafirlere cezanın hak olduğunu söylemesini istedik. Boşuna inmemiştir. Diri olanların buyuruyor bizim hayatımızın her safhasını ifade eder. Allah'ın kelamı. Burada bir hadis-i şerif olsun, okursun. Meidisu fıkhin hayrun min ayebadetin, ebadeti senetin, mesaili şeriyyenin, dini bir meselenin müzakeresi için teşkil eden bir mecliste hazır bulunmak bir sene ibadet eylemekten efdaltir. Laubillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim. Uyabildiğimiz kadar tekrar ele alacağım. Hepimiz birden uyabildiğimiz kadar uyacağız.