Merhabalar sevgili dostlar. İhsan Mektebi programlısın bugünkü bölümünde sizlerle Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan Hicret ve İnfak konulu sohbeti paylaşmaya devam ediyoruz. Sure-i Nahl'de Cenabı Hak O kimseler ki onlar düşmanları tarafından zulüm olunduktan sonra Allah'ın rızasını tahsil için hicret ettiler. Elbette biz onları dünyada güzel bir makamda iskan eder ve rızık veririz. Eğer hicret eden kimseler bilmiş olsalar onlar için ahirette hazırlanan ecir daha büyüktür. Zulümden sonra hicret eden o kimseler ki onlar müşriklerin ezalarına sabrettiler ve ancak Rablerine itimat ettiler. İşlerinin tamamını Allah'a teffiz etmek de adetleridir buyuruyor. Fahr-i Razi, Hazin, Nisabulin'in beyanlarına nazaran bu ayet-i celile ashabtan Hazreti Bilal, Suheyb, Habbab, Abis, Ebu Cendel Radıyallahu Anhum haklarında nazil olmuştur.
Çünkü bunlara Kureyşliler dinlerinden döndürmek için çok eza yaparlardı. Hatta Hazreti Bilal Radıyallahu Anh'ı Mekke'nin dışında yatırıp karnının üzerine kaldıramayacağı ağır taş koymakla eza ettiklerini görünce Hazreti Ebubekir Radıyallahu Anh satın alıp kölelikten azat ettiği ve diğerlerine de envai eza ve cefayı reva görmeleri üzerine hicretlerine müsaade olunmak üzere bu ayetin nazil olduğu mervîdir. Bu ayeti celile de hicret ile murat Cenabı Allah'ın rızasını tahsil ve dinini muhafaza için vaki olan hicret olduğuna işaret için varit olmuştur. Binaenaleyh Cenabı Allah'ın rızasının gayrı veya dininin muhafazası maksadından gayrı maksatlarla bir beldeden diğer beldeye nakil kabilinden olan Hicretin nazar-ı şer'i de bir kıymeti yoktur. Hasene ile murat beldei hasene, fütuhat, emvali ganimet vesair rızkı ha sen ve refah-i haldir.
Muhacirinin sabırlarıyla murat ibadetten hasıl olan meşakkate ve hicretle hasıl olan ayrılığa ve cihatta nefislerini ve mallarını bezletmekle harcamakla sarf ettikleri ve kafirlerin ezalarına mukavemete ve şehevatı nefsaniyelerini red ile asıp olan zahmete sabretmeleridir. Tevekkül ile murat bilcümle mahlukata itimadı terkle Cenabı Hakk'a teveccüh edip her işinde Cenabı Allah'a itimat etmektir. Din uğrunda hicret eden muhacirini Cenabı Hak sabrı sebat ve bir de tevekkili taam ile övmüştür. Binaenaleyh dinini muhafaza için hicret eden bir kimse Cenabı Hakk'a itimat ederek her nereye hicret etse gerek rızık ve gerekse rahatlık hususunda zahmet çekmeyeceğine bu ayet-i celile delalet etmektedir.
Bulasa dinini muhafaza için hicret eden kimsenin dünyada envai hazineyi cami bir mekana iskan olunacağı ve ahirette dahi daha büyük yere ve yüce derecelere nail olacağı ve onların son derece sabır ve tevekkül sahipleri olduğu ve eğer muhacerette olan faziletin hakikatini bilmiş olsalar daha ziyade sabırla ibadete sa'y ü gayret edecekleri bu ayetten istidlal olunmaktadır. Sure-i Enfal'de Cenabı Hak O kimseler ki onlar Mekke'de iman edip Resulullah'a iman etmek ve beraberlerinde bulunmak üzere Medine'ye hicret ettiler ve mallarıyla ve canlarıyla düşmanlarla mücahede ettiler ve şu Medine ahalisi ensarı kiram ki onlar da muhacirleri kendi evlerine oturttular ve yardım ettiler. Muhacirlere yekdil ve yek vücud olarak muavenette bulundular. İşte şu evsafı cami olanların bazısı bazısının dostudur. Sure-i Nisada Hak Teala Hazretleri şöyle buyuruyor.