Merhaba sevgili dostlarımız. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz tekrar. Bugünkü bölümümüzde Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan hicret ve infak konulu sohbete devam ediyoruz. Şu kimseler ki onlar muhacirinden evvel Medine'yi ve imanı kendilerine vatan edindiler. Onlar kendilerine hicret eden kimseleri candan severler ve muhacirine karşı mallardan dolayı nefislerinde ihtiyaç ve ızdırap ve teşvik gibi bir şey bulmazlar ve hatırlarına gelmez ve kendilerine ihtiyacı azim olsa da muhacirleri kendi nefislerine tercih ederler. İşte o kimse ki kendi nefsinin hırs ve buhlünden cimriliğinden korundu. İşte onlar ancak Fevzi necat bolucudurlar. Kurtulacak olan onlardır. Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri bu ayeti kerimede Ensar'ı altı sıfatla sena buyurmuştur, övmüştür.
İmanlarını vatan mesabesinde tutarak kendilerine hami addetmeleri, muhacirine muhabbet, muhacirine verilen atıyeden nefislerinde haset bulmamaları, ihtiyaçları olsa da muhacirini nefislerine tercih, cimrilikten nefislerine muhafaza, dünya ve ahirette Fevzü'necaat'a nailiyet. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabım size ensarı vasiyet ederim çünkü onlar benim cemaatimdir ve sırdaşlarım, eminlerimdir. Onlar üzerlerine düşen yardım vazifesini Akabe gecesi size söz verdikleri gibi yerine getirdiler. Şimdi vazife mukabilindeki hakları kalmıştır ki cennettir. Şu halde siz ensarın iyilik edenlerlerine teveccüh ve ikram ediniz. Şayet kusurları olursa kusurlarından vazgeçip affediniz, buyurdu. Küffardan harp ve darp ile alınan emvale ganimet denir. Meşakkatsiz alınan emvalede fey tabir edilir ki tabiratı şer'iyyedendir.
Beni Nadr Yahudileri ehli İslam'a Nazi ahitle gadretmek istediklerinden Cenabı Allah'a ve Resulullah'a muhalefetleri sebebiyle onlardan alınan emvaldir. O kimseler ki onlar iman ettiler de Mekke'den Medine'ye hicret etmediler. Ey müminler size hicretle muvafakat etmeyenlerle sizin aranızda hırs hususunda münasebet yoktur. Binaenaleyh onlar size siz onlara varis olamazsınız Ve eğer onlar din hususunda sizden yardım talep ederlerse onlara yardım etmek sizin üzerinize vaciptir. İlla şov bir kavmi kafir ki onlarla sizin aranızda muahede olursa ve onlara karşı müminler yardım talep ederse yardım etmek vacip olmaz. Daha önceki ahde riayet etmek vacip olduğundan ahdin hilafına ehli imana muavenet etmek nakz-ı ahd olacağından, gadri mucip olacağından caiz olamaz ve Allahutaala sizin amellerinizi görücü ve bilici ve amellere göre cezanızı vericidir.
Bulasa ibtidai İslam'da iman edip de hicret edemeyenlerle hicret edenler arasında bir cari olmadığı velakin hicret edemeyenler hicret edenlerden yardım isterlerse yardım etmek vacip olduğu bu ayeti celileden çıkarılmaktadır. O kimseler ki onlar kafir oldular. Onların bazısı bazısının dostudur. Eğer siz de kendi dostluğunuzu kurmayacak olursanız yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat olur. Sure-i Bakara'da Allah yolunda mallarını sadaka ve infak eden kimselerin sadakalarının sıfatı şu tanenin sıfatı gibidir ki o tane yere düşer, ondan yedi başak biter ve her bir başakta yüz tane olmak üzere yedi yüz tane hasıl olur ve Allahutaala dilediği kulunun amelini kat kat fazla verir. Zira Allah'ın kullarına lütfu, ihsanı boldur ve ihlasla sadaka verenlerin sadakalarını ve hallerini bilir. O kimseler ki onlar mallarını Allah yolunda infak ederler.