İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde kıymetli dinleyiclerimiz Hazreti Osman Zinnureyn isimli esere inşallah başlıyoruz. Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddeSallallahu Sirahü'l azizin o özel yorumuyla anlatımıyla inşallah Hazreti Osman Efendimiz'i biraz daha yakından tanımaya çalışacağız. Osman bin Affan bin Ebil As bin Ümeyye bin Abdi Şems bin Abdi Menaf el Kuraşi el Bumevi. Validesi Kureys bin Rebia bin Habib bin Abdi Şems bin Abdi Menaf'ın kızı Erva nam hatun olup onun validesi de cedd-i alayı Nebi olan Abdülmuttalib'in kızı Ümmi Hakim'dir. Hazreti Osman Radıyallahu Anh'ın nesebi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Abdi Menaf'ta birleşir. Fil vakasından altı, hicretten kırk yedi sene evvel doğmuştur. Künyesi Ebu Amir'dir. Ebu Abdullah, Ebu Leyla diye künyelendiği hakkında da rivayet vardır. Zinnureyn lakabıyla da iştihar etmiştir ki, meşhurdur ki iki nur sahibi demektir.
Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin kerimesi Rukayya radiyallahu anha'yı ve onun vefatı üzerine diğer kerimesi Ümmü Gülsüm radiyallahu anha'yı tezevvüc etmesi, eş olarak alması bu muhteşem unvan ile iştihar etmesine, şöhret bulmasına vesile olmuştur. Darek Kutni'nin rivayetine göre Hazreti Ali Radıyallahu Anh'ın yanında bir kere Hazreti Osman Radıyallahu Anh zikredulduğunda Osman öyle yüksek bir zattır ki semada bile Zinnureyn diye anılır demiştir. Hazreti Osman'ın İslamiyeti kabulü. Resul-i Ekrem İslam dinini ilan ettiği zaman Hazreti Osman otuz dört yaşındaydı.
Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh iman ettikten sonra dostlarını ve ahbaplarını irşada çalışmış, cahiliye devrinde en yakın arkadaşlarından olan Hazreti Osman'a İslamiyet'ten bahsetmiş, Hazreti Osman Rasul-ü Ekrem'i görmek istemiş, Hazreti Ebu Bekir onu götürmek üzereyken Rasul-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Ebu Bekir'i ziyarete gelmiş ve Hazreti Osman'a Allah'ın ihsan ettiği cennete rağbet et. Ben sana ve bütün insanlara hidayet rehberi olmak üzere gönderildim demişti. Hazreti Osman diyor ki, Resul-i Ekrem'in lisanından duyduğum sözler o kadar saf ve sade, o kadar icazkar bir tesiri haisti ki kelime-i şehadet kendi kendine ağzımdan döküldü. Elimi Resul-i Ekrem'e vererek Müslüman oldum. İbni İshak'ın rivayeti ve çile Ebubekir Sıddık radiyallahu anh Müslüman olup Müslümanlığını izhar edince Allah'a ve Resulüne davete başladı.
Ebubekir Sıddık insanın kendisine kolayca ülfet edebileceği, kavmi arasında sevilen, külfetsiz ve Kureyş'in Kureyş'e en münasip ve herkesçe makbul bir siması idi. Kureyş'in her türlü hayır ve şerrini en iyi bilendi. Herhangi bir iş zuhurunda Kureyş'in ileri gelenleri ilmi, tecrübesi, hüsni mücadelesi, yani oturup kalkması hoş olması hasebiyle ona gelirler ve istişare ederlerdi. Hazreti Ebubekir de onların müşküllerini hallederdi. Osman bin Affan, Zübeyr bin El Avvam ve Talha bin Ubeydullah ve emsali Hazreti Ebu Bekir radiyallahu anh'ın delaletiyle Müslüman oldular. Hazreti Ebu Bekir onları Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme götürürken Resulullah onlara karşı çıkageldi. İslam'ı arz etti. Onlara Kuran okudu. İslamiyet'in hakkaniyetini haber verdi. Onlar da iman ettiler. Hazreti Osman radıyallahu anh Müslüman oluşunu şöyle hikaye eder.
İslam'a girmeden önce bir gün Kureyş'in ileri gelenleriyle oturuyordum. Hazreti Muhammed'in kızı Rukayye'yi Utbe'ye verdiği haberi geldi. Ben niçin istemedim diye çok üzüldüm. Üzüntülü bir halde eve geldim. Anam, teyzem ve bazı akrabalarımız bizim evdeydiler. Birini methediyorlardı. Teyzeciğim bu methettiğiniz kimdir dedim. Bana o yüzü güzel, konuşması tatlı bir kimsedir. Allahü Teala onu bize hak dine, doğru yola çağırmak için göndermiştir. O Furkan ile gelmiştir. Ona tabi ol, putlara tapma dedi. Bu garip sözleri duyunca merak edip bu zatın kim olduğunu sordum. Abdullah'ın oğlu Muhammed'dir dediler. O Allah tarafından resul olarak gelmiştir. Onun emirlerini bildirir. İnsanları hak dine çağırır. Yüzü nur verir. Dinine giren kurtulur. Ona yakın olan felah bulur. Bu sözler bana çok tesir etti.
Yalnız bir yerde Hazreti Ebubekir de ya Osman vay sana, hak din gün gibi aşikar iken sen kavminin kuruyacak elleri ile yaptığı taşlara, putlara nasıl tapıyorsun? Görmeyen, işitmeyen, hiç kimseye faydası ve zararı dokunmayan taşlar ilah olur mu dedi. Olmaz dedim. Öyleyse gel seni Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin yanına götüreyim. Müslüman ol dedi. O sırada da Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yanında Hazreti Ali olduğu halde karşıdan göründüler. Hazreti Ebu Bekir onları karşıladı. Resulü Ekrem yanımıza gelip, ya Osman, seni Allah'a ve cennete çağırıyorum. Ben Allahü tealanın sana ve bütün insanlara gönderdiği peygamberiyim buyurdular. Onun mübarek sözlerini duyunca kalbim iman nuruyla doldu. Düşünmeden ve duraklamadan kelime-i şehadeti söyledim. Aradan çok zaman geçmeden kelimeleri, rukayyayı bana verdi. Teyzem Müslüman olduğumu duyunca sevinerek beni tebrike geldi.
Bir başka rivayette Hazreti Osman Müslüman oluşunu şöyle anlatmaktadır. Teyzem, Erva Binti Abdülmuttalib'i ziyarete gitmiştim. Allah'ın Resulü de geldi. Halinde bir fevkaladelik seziliyordu. Beni tuttu ve Osman, sana ne oluyor buyurdu. Ben de sana senin aramızdaki durumuna, hakkında söylenenlere hayret ediyorum dedim. Hazreti Peygamber de Allah'tan başka ilah yoktur deyince tüylerim diken diken oldu. Sonra devamla rızkınız ve vaad olunduğunuz şeyler semadadır. Göğün ve yerin Rabbine yemin ederim ki o sizin söylediğiniz gibi gerçekten haktır ayetini okudu. Sonra kalkıp gitti. Ben de arkasından çıkarak ona yetiştim ve Müslüman oldum. Hazreti Osman, Müslüman olunca amcası Hakem bin Ebil As bin Ümeyye onu yakalayıp iplerle ellerini ve ayaklarını bağlayarak babalarının dininden dönüp de sonradan çıkan bir dine mi giriyorsun?
Allah'a yemin ederim ki girdiğin o dinden dönünceye kadar iplerini çözmeyeceğim, dedi. Bunun üzerine Osman Radıyallahu Anh, ben de yemin ederim ki o dinden asla ayrılmayacağım ve ondan hiçbir zaman dönmeyeceğim deyince amcası baskının fayda vermeyeceğini görerek Hazreti Osman'ı serbest bıraktı. Resulü Ekrem'e hısımlığı. Hazreti Osman Müslüman olunca Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kızı Rukayiye'yi ona tezvic etti. Onunla evlendirdi. Her ikisi evvela Habeşistan'a, sonra Medine'ye olmak üzere iki hicret yaptılar. Hazreti Osman radiyallahu anh, Rukayya radiyallahu anha'nın vefatından sonra Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin kelimeleri Ümmü Gülsüm'le izdivaç etti. Ümmü Gülsüm radiyallahu anha'nın vefatından sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem eğer üçüncü bir kızım daha olsaydı tezvic ederdim, onunla seni evlendirirdim buyurmuşlardır. İbn Abbas anlatıyor.
Hazreti Osman'ın zevcesi vefat ettiği zaman Osman son derece müteessir olmuş ve ağlamıştı. Kelimesini kaybetmekle gönlü mahzun olan peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem aziz arkadaşını teselli etmek için şu sözleri söylemişti. Ağlama Osman. Allah'a yemin ederim ki yüz kızım olsa bunların biri öldükçe, diğerini tek biri kalmayıncaya kadar sana verirdim. Bu sözler hem hayat arkadaşının ölümünden hem de Resulü Ekrem'le hısımlığının kesilmesinden müteessir olan Hazreti Osman'ı yüksek bir iltifata mazhar etmişti. Bir defasında Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Osman'ın zevcesi olan kızı Rukayiye'nin yanına varmıştı. Ona kızım, ebu Abdullah'ı, Osman'ı nasıl buluyorsun? Asabım içinde huyu bana en çok benzeyen odur buyurmuştu. Bir başka rivayette kızım, Abdullah'ın babası Osman'a daima iyilik et. Asabım içinde huyu bana en çok benzeyen odur buyurmuştu.
Hazreti Osman radıyallahu anha'ın Hazreti Rukeyya radıyallahu anha'dan bir oğlu olmuştur. İsmi Abdullah idi. Hicretin dördüncü senesinde altı yaşındayken vefat etmiştir. Hazreti Osman, Gazvan'ın kızı Fatiheyle tezevvüc etmiş, ondan Abdullahı Asgar nam oğlu doğmuştu. Ondan sonra Cündüp kızı Ümmü Amr'ı tezevvüc edip ondan da Amr, Halid, Eban ve Ömer nam oğulları ve Meryem-i Kübra namındaki kızı doğdu. Halid kendisinin devr I hilafetinde fevt oldu, vefat etti. Fakat nesli ve zürriyeti kaldı. Hazreti Osman Velid bin Muğire'nin kızı Fatıma'yı tezevvüc edip, ondan da Velid ve Said nam oğulları ve Ümmü Said adlı kızı doğdu. Uyeyne bin kızı Ümmü'l Beni'ni tezevvüc edip ondan Abdülmelik nam oğlu doğdu ve küçüklüğünde fevt oldu, vefat etti. Şeybe Bin Rebia'nın kızı Rem'le nam sevcesinden Aişe ve Ümmü Eban ve Ümmü Ammş nam kızları ve Naile nam hatundan Meryem-i Suğra nam kızı tevellüt eyledi.
Hazreti Osman'ın şehadetinde nikahı altında berhayat bulunan zevceleri, Fatih'e, Ümmül Benin rem'le ve naile olup muhasara edildiği esnada Ümmül Beni'ni tatlılık etmiştir, boşamıştır. Habeşistan'a hicreti. Beyhaki'nin Katade radıyallahu anh'dan rivayetine göre ehliyle beraber ilk hicret eden Osman bin Affan r. Anh der ki Osman bin Affan zevcesi Rukeyya rallahu anhuma ile Habeş diyarına yöneldiler. Bazıları Resulullah'a muhtelif haberler getirdiler. Kureyş'ten bir kadın gelip dedi ki ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem damadını gördüm. Yanında refikası da vardı. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, onları ne hal üzere gördün? Kadın, refikasını battal bir merkebe bindirmiş, kendisi de onu sürüp gidiyordu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki onların musahipleri Allahutaala'dır. Osman, Lut aleyhisselam'dan sonra ehliyle hicret eden ilk zattır.
Hazreti Osman Habeşistan'a vardığında bazı ashab ile beraber Habeş hükümdarı Necaşi'nin huzuruna gittiler. Arkadaşları oranın adetlerine uyarak Necaşi'yi eğilerek selamlamışlar, Hazreti Osman ise bunu yapmamıştı. Ona, niçin arkadaşların gibi başını eğmedin diye soranlara, ben Allah'tan başkasına başımı eğmem cevabını vermişti. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Hazreti Osman Zinnureyn efendimizin hayatından bir kesit aktardım. Bir sonraki bölümümüzde kaldığımız yerde buluşmak üzere.