İhsan Mektebi yolculuğumuzun yeni bir bölümünde sizlerle tekrar birlikteyiz sevgili dinleyicilerimiz. Hazreti Osman Zinnureyn isimli eseri sizlerle paylaşmaya devam ediyordum. Bugün inşallah bu eserimizin son bölümünü sizlere aktarmış olacağım. Hazreti Osman Zinnureyn Efendimizle alakalı hadis-i şerifleri sizlerle paylaşıyorduk. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden cennette yıldırım şimşek olur mu diye sordular. Buyurdular ki Osman bin Affan bir köşkten diğerine giderken yüzünün nuru cennette şimşek gibi çakar. Hazreti Osman uzun gecelerde ibadet edip Kuran-ı Kerim okumaktan geri kalmazdı. Mübarek yanını yere koymaz, mübarek gözü ağlamaktan iç kurumazdı. Bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Aişe-i Sıddık Radıyallahu Anha'nın evindeydi. Hazreti Osman dört deve yükü buğdayı Fahr-i Kainat Hazretleri'ne hediye gönderdi.
Hizmetçileri geri gelince efendim gönderdiğiniz buğdayları Fahr-i Kainat Hazretleri Muhacirine verdiler dediler. Hazreti Osman dört deve yükü buğday daha gönderdi. Resul-i Ekrem Hazretleri bunları da Ensar'a verdiler. Hazreti Osman dört deve yükü buğday daha gönderdi. Resul-i Ekrem bunu da hanımları arasında pay edip evlerine gönderdi. Sonra hizmetçilere, efendimize ne kadar buğday gelmişti diye sordular. Hizmetçiler on iki yük buğday gelmişti dediler. Serveri alem Hazreti Osman'ın evine hiç bırakmadan bütün buğdayları kendisine gönderdiğini anladı. Mübarek ellerini kaldırıp ya Rabbi, Osman'ın ihsanından aciz oldum. Bana ihsan edenlerin hepsinin karşılığını, mükafatını verdim. Fakat Osman bin Affa'nın ihsanının karşılığını vermekten aciz kaldım. Sen ona en iyi karşılığı ver buyurdu. Derhal Cebrail aleyhisselam geldi. Ya Resulallah, Allahutaala sana selam eder.
Osman'a selamımı söyle, biz ondan razı olduk. Onu cennette sana komşu edeceğiz. Arasat hesabını ondan kaldırdık. Sen onu mükafatlandırmaktan aciz kaldınsa biz ona mükafat vermekten aciz değiliz buyurduğunu haber verdi. Bir hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki, Osman bin Affa'nın şehit edilmesini okuyan, dinleyen veya düşünen her devirdeki Müslümanların üzülüp gözünden yaş gelirse ölüm zamanında la Bushra nidasını işitmez. Onun gözü kabir ve kıyamette karanlık ve körlük görmez. Gönlü dünyada ve ahirette ayrılık derdini bilmez. Hazreti Ali Yül Murtaza radiyallahu anh, Rasulullah'tan kıyamet günü önce kimin hesabı görülür diye sordu. Resul-i Ekrem, önce benim, sonra Ebu Bekir'in, sonra Ömer'in, sonra senin hesabın görülür buyurdular. Hazreti Ali, ya Rasulallah, Hazreti Osman'ın hesabı nasıl olur diye sordu.
Serveri alem sallallahu aleyhi ve sellem, bir zaman Osman'a bir işim düşmüştü. O işi Osman'ın gizli yapmasını istedim. O da isteğimi gizlice yerine getirdi. Ben de Hak Teala'dan Hazreti Osman'ın hesabının gizli görülmesini arzu ettim buyurdu. Kenzü'l-İrfan hadislerinden. Osman bin Affan hazretleri dünyada da ahirette de benim dostumdur. İmam Osman Hazretleri ümmetim içinde haya ile mevsuf olanların birincisidir. Aynı zamanda ümmetimin en kerimidir. Hazreti Osman Radıyallahu Anh'ın yalnız kölelerinden iki bin dört yüz neferini azat buyurduğu mervîdir. Cennette her bir nebi için bir refiki mahsus var. Benim de refikim Osman bin Affan'dır. Cehenneme müstahak olanlardan yetmiş bin şahıs Hazreti Osman'ın şefaatiyle bilahisab cennete dahil olur. İmam Osman cennette benimledir, Rafikimdir. Ey Osman, Allahü Teala sana hilafet hilatını giydirecek.
Eğer münafıklar senden onu çıkarmak isterlerse sen onu çıkarma. Yani kendi kendini azletme Ta ki bana mülaki oluncaya kadar. Ey Osman. Benden sonra sana hilafet verilecektir. Münafıklar seni o makamdan halletmek isteyecekler. Zinhar sen o zaman haline rıza gösterme ve o gün oruç tut, iftarı benim yanımda edeceksin. Ey Osman, Cenabı Hak ruhaniyet gibi ağır teklifleri bizlerden ref ederek bütün batıllardan yüz çeviren ve kolay olan dini bizlere bahşetti. Mina'dan Arafat'a kadar her tepenin üzerinde tek bir emretti. Eğer sen bizim gibi hacca niyet etmişsen biz tehlil, tek bir, tevhid, her ne zikir yapıyorsak sen de onu yap. Ey Osman. Muhakkak Cenabı Hak beni ruhaniyet gibi ağır tekliflerle göndermedi. Muhakkak Cenabı Hak indinde en hayırlı din, batıllardan uzak tevhid ve istikamet üzere olan ve kolaylıkla emreden dindir. Ey Osman, sana bir müjde vereyim mi?
İşte Cibril bana haber veriyor ki hiçbir mümin yok ki üç defa birbiri arkasıyla aksırırsa muhakkak o kimsenin kalbinde iman sabit olmuş olur. Amr İbnü'l-As radıyallahu anh diyor ki: Kureyş'ten üç zat vardır. Halk içinde vechi en sabih, en güzel, sevimli ve hüsni ahlak sahibidirler. Nas'ın ahlaken en güzeli veren hayırlısıdırlar. Konuştukları zaman hiç yalan söylemezler ve onlara söz söylenildiğinde hiç tekzip etmezler, yalanlamazlar. Bu üç zat da Ebu Bekir Sıddık, Osman bin Affan ve Ebu Ubeyde bin Cerrah'tır, radıyallahu anhüm. Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin meşgul olduğu bir vakitte ikindi namazı için Ömer bin Hattab, Osman bin Affan radıyallahu anha imam olmak üzere geç namazı kıldır buyurdu. Osman radıyallahu anha dedi ki sen benden takaddime evlansın ya Ömer. Zira Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem seni takdim ve sena etmiştir. Ömer dedi ki ben sana takatdüm edemem.
Zira Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden şöyle buyurduğunu işittim. Damadım Osman ne güzel racüldür ve iki kızımın zevci olup Allahutaala ondan nurumu cem etmiştir. Osman dedi ki ben de sana tekaddüm edemem. Muhakkak ben Rasulullah'tan işittim buyurdu ki, Allahutaala İslam'ı Ömer'le ekmel kıldı. Ömer buyurdu ki ben de sana tekaddüm edemem. Muhakkak ben de Rasulullah'tan işittim. Melaike Osman'dan haya eder buyurmuştur. Osman buyurdu ki ben de sana tekaddüm edemem. Ben Rasulullah'tan işittim buyurdu ki Allahutaala bu dini Ömer'le kemale erdirdi ve Müslümanları onunla aziz kıldı. Ömer buyurdu ki ben de sana tekaddüm edemem. Muhakkak ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden işittim. Osman, Kuran'ı cem eyleyen Habib-u Rahman'dır buyurdu. Osman dedi ki ben de sana tekaddüm edemem. Muhakkak ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim buyurdu ki Ömer ne güzel racüldür.
Dul kadın ve yetimleri gözetir. Onların taamlarını daha onlar uykudayken yüklenip götürür. Ömer buyurdu ki ben de sana takattum edemem. Tahkikan ben Rasulullah'tan işittim. Senin hakkında şöyle buyurmuştu. Allahü Teala Osman'ı mağfiret buyursun. Ceyşü'l-Uüsre'yi teçhiz etti. Osman dedi ki, ben de sana tekaddüm edemem. Tahkikan, ben de Rasulullah'tan işittim. Senin hakkında buyurdu. Allah'ım, dini İslam'ı Ömer bin Hattab ile aziz et ve sana Rasulullah Faruk unvanını vermiştir. Allahü Teala seninle hak ile batıl arasını tefrik buyurmuştur. Bu mükalemeleri, konuşmaları Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme baliğ olunca Ömer ve Osman radiyallahu anhuma'ya dua buyurdu ve onların üsni edeplerinden dolayı Allah'a şükretti. Hazreti Ali radiyallahu anh der ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki Allah'ın rahmeti Osman'a olsun. Ondan melekler haya eder, utanır.
Değerli dinleyicilerimiz, şimdi de Hazreti Osman'ın sözlerinden bazılarını paylaşmak istiyorum sizlerle. Hazreti Osman bir hutbesinde şöyle dedi. Ey Ademoğlu. Bilmiş ol ki ruhunu almakla vazifeli olan melek seni bırakmaz. Ecelin geldiğinde seni bırakıp da başkasına gitmez. Sanki başkasını bırakıp da sana gelecekmiş gibi ölüme hazır ol. Gafil olma. Çünkü sen unutulmuş değilsin. Ey Ademoğlu. Sen bil ki kendinden gafil olur. Hazırlanamazsan başkası senin yerine hazırlanmaz. Mutlaka Allah'ın huzuruna çıkacaksın. Kendini hazırla. Kendi işlerini başkasına havale etme. Hasan Basri Hazretleri'nden rivayete göre Hazreti Osman bir zaman halka hitap ederek şöyle konuştu. Ey insanlar. Allah'a muhalefetten sakınınız. Çünkü Allah'a muhalefetten sakınmak bir ganimettir.
En akıllı insan kendisini hesaba çeken, kendini iyi idare eden, ölümden sonrası için amel yapan ve kabrin karanlığı için Allah'ın nurundan faydalanandır. Kul, gözleri gördüğü halde Allah'ın kendisini ama olarak haşretmesinden korksun. Hikmetten anlayana manalı bir söz kafidir. Manen sağır olanlar, zaten hakkı duyamaz. Biliniz ki Allah kiminle beraberse, o hiçbir şeyden korkmaz. Allah kime gasab etmişse, onun affını isteyeceği başka kimse yoktur. Hazreti Osman bir başka hutbesinde küçük çocukları kazanca zorlamayın. Eğer onları kazanca zorlarsanız hırsızlık yapar. Elinde bir sanatı olmayan cariyeleri de kazanca zorlamayın. Eğer onları kazanca zorlarsanız zina yaparak istediğiniz parayı getirmeye mecbur olurlar. Namus ve şerefinizi koruyun ki Allah da sizin namus ve şerefinizi korusun, yiyeceklerinizin helal ve temiz olmasına dikkat edin buyurdu.
Bir defasında da ey insanlar, kumar aletlerinden sakınınız. Kimsenin görmediği, vakıf olamadığı işlerinizde Allah'a muhalefetten sakınınız demişti. Said bin Müseyyeb, Hazreti Osman'ın minberde şöyle buyurduğunu anlatıyor. Ben Beni Kaynuka denilen Yahudi kabilesinden hurma alır karına satardım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu duyunca bana şöyle dedi. Ya Osman, alırken de satarken de ölç. Hazreti Osman hutbesinde Aziz ve Celil olan Allah, size ahireti kazanmanız için dünyayı vermiştir. Dünya fani, ahiretse bakidir. Fani olan dünya sizi şımartıp da baki olan ahiretten alıkoymasın. Fani olana baki olanı tercih ediniz. Dünya yok olup gidicidir. Sonunda varılacak yer Allah'ın huzurudur. Allah korkusu insanı onun gazabından koruyan bir kalkan ve rızasını kazanmaya bir vesiledir. Hadiseler karşısında Allah'tan korkun. Cemaate sarılın. Fırka fırka ayrılmayın.
Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Siz birbirinize düşmandınız da Allah sizin kalplerinizi kaynaştırdı ve onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Derdi nicelerimiz Hazreti Osman Zinnureyn isimli eserimizi şu sözlerle bitirmek istiyoruz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin damadı veren yakın arkadaşı olan Hazreti Osman, gerek Hazreti Peygamber devrinde, gerek ilk iki halifenin zamanında ve gerekse kendi hilafeti esnasında dini celil-i İslam'a büyük hizmetler etmiş bir sahabi-i celildir. Zinnureyn sıfatının mazharı olarak tevazu, sehavet ve haya gibi bümeyyiz vasıflarıyla timsal olmuş, hatta haya sıfatı onun lazım-ı gayri mufarıkı olmuştur. Yani ayrılmaz bir parçası olmuştur. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme malıyla ve canıyla hizmet etmiş, Müslümanlara en sıkıntılı zamanlarında ikram etmiş ve bu yüzden iltifatı peygamberi ve dua-ı Nebevi'ye mazhar olmuştur.
Hazreti Ömer bir gün Hazreti Osman'ın bulunduğu bir meclise uğramış ve Hazreti Osman'ı kastederek içinizde öyle bir adam var ki imanı bir orduya taksim edilse bütün orduyu kucaklar buyurmuştu. Kuran lisanıyla ve Hazreti Peygamber diliyle medh ü senaya mazhar olan Hazreti Osman her zaman şöyle dua ederdi. Ya Rabbi, dinimi, emanetimi, imanımı ve kuvvetimi sen muhafaza buyur. Ve Hazreti Osman hayatını bunların muhafazası uğrunda geçirmiş ve şehiden Rabbine kavuşmuştu. Ve Şefe Anallahu Bi. İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünün sonuna gelmiş olduk. İnşallah bir sonraki programımızda yeni bir eserle tekrar birlikte olmak umut ve arzusuyla.