Hazreti Osman'ın Hayatı ve Şehadeti Detayı kaydında İhsan Mektebi programımıza bugün Hz. Osman Zinnureyn Efendimizin hayatından kesitlerin anlatıldığı eserle devam ediyoruz sevgili dinleyiciler. Muhasara edilmesi hususuyla inşallah kaldığımız yerden birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Osman, halkı taraf taraf cihada sevk etmek üzere karar vermiş ve hatta Huzeyfe b. Yemen Hazretlerini…
İhsan Mektebi programımıza bugün Hz. Osman Zinnureyn Efendimizin hayatından kesitlerin anlatıldığı eserle devam ediyoruz sevgili dinleyiciler. Muhasara edilmesi hususuyla inşallah kaldığımız yerden birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Osman, halkı taraf taraf cihada sevk etmek üzere karar vermiş ve hatta Huzeyfe b. Yemen Hazretlerini Mabul Ebvab canibine göndermişti. Kendisi de minbere çıkarak halka şu konuşmayı yapmıştı. Ey insanlar, benim yanımdan ayrılıp gitmenizi istemediğim için sizlere bugüne kadar tebliğ edemediğim bir hadis-i şerifi bugün söylüyorum. Allah'ın Resulü şöyle buyururlardı: Allah yolunda savaşarak geçirilen bir gün, başka yerlerde geçirilen bir günden daha hayırlıdır. Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah yolunda savaşta bir gece nöbet tutmak, gündüzü oruçla, gecesi ibadetle geçirilen bir günden daha hayırlıdır. Buyurmuştu.
Eyaletlerden gelen şikayetler üzerine, hac mevsiminde umera gidip Hz. Osman'la mülakat ve müşavere etmişlerse de bir hüsn-ü tedbire muvaffak olmaksızın avdet etmişlerdi. Eyaletlerde bulunan güruh-u muhalifin ise umeranın Hazreti Osman nezdine gitmeleri anında birdenbire kıyam ile her yerde ihtilal çıkarmak üzere aralarında muhabere etmişlerken henüz onlar tedariklerini itmam etmeden, umera avdet etmekle bu niyetlerini fiile getiremediklerinden Medine'deki taraftarlarıyla muharebeye başlamışlar, bunlar da cihat buradadır, buraya geliniz, buranın eğrisini doğrultunuz diyerek Medine'ye davet eylemişlerdi. Ehl-i Mısır'dan bazıları Medine'ye gelip valileri olan Abdullah b. Sa'd b. Ebiseh'den şikayet ve mazlumiyetlerini beyan ettiklerinden, Emirül müminin Hz. Osman ona bir tehditname gönderdi. Abdullah b.
Sa'd ise bu emirnamenin hükmünü infaz şöyle dursun, bundan dolayı hiddetlenerek şikayetçilerden birini dayak altında öldürttü. İşte bu hadise halkı bir kat daha hiddetlendirdi. Halbuki yukarıda tafsil olunan sebeplerden dolayı memleketin her tarafındaki ehl-i kıyam yekdiğeriyle muhabere ederek, Hazreti Osman'ı hal için Medine-i Münevvere'ye varmak üzere aralarında karar vermişlerdi. Mısır, Kufe ve Basra ehl-i kıyamından yedişer sekizer yüz kadar adam birleşip ve yek değeriyle haberleşerek ziyareti Beytullah için diyerek yerlerinden hareketle Medine-i Münevvere'ye azimet eylediler. Mısırlılar Hazreti Ali'ye, Basralılar Hazreti Talha'ya ve Kufeliler Hazreti Zübeyr'e meyil oldukları bir halde, cümlesi Hazreti Osman'ın halinde müttefik idiler. Medine'ye üç konak mesafedeki mahalde tevakkuf eylediler, durdular ve her fırkadan birtakım seçip ilerlediler. Kufellerden Ziyad b.
Nefer ile Abdullah b. El-Esam işittik ki Medine'de bize karşı asker toplanmış. Sahih ise bir iş göremeyiz, sabredin, evvela biz gidelim, Keyfiyeti tahkik edelim diyerek Medine'ye geldiler. İkisi birlikte Ali, Talha ve Zübeyr radıyallahu anhüm ve Ümahat-ı Müminin ile görüştüler. Biz haccetmek ve bazı memurları memuriyetinden affetmek için geldik diyerek Medine'ye girmek için ruhsat istediler. Lakin Hazreti Ali, Talha ve Zübeyr ruhsat vermediler. İkisi de dönüp Refiklerinin yanına gittiler ve aralarında müşavere ettiler. Hz. Ali ise Darü'l-hilafeyi muhafaza için bir miktar asker cem ederek Ahcaruz Zeyd nam mahalde ordu kurmuş ve kılıcını kuşanıp oraya varmış ve oğlu Hasan'ı da Hazreti Osman'a yardım için yanına göndermişti.
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Şehadeti Detayı ne anlatıyor?
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Şehadeti Detayı kaydında İhsan Mektebi programımıza bugün Hz. Osman Zinnureyn Efendimizin hayatından kesitlerin anlatıldığı eserle devam ediyoruz sevgili dinleyiciler. Muhasara edilmesi hususuyla inşallah kaldığımız yerden birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Osman, halkı taraf taraf cihada sevk etmek üzere karar vermiş ve hatta Huzeyfe b. Yemen Hazretlerini…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Mısırlıların mebusları işte bu orduda Hazreti Ali ile mülakatı eyleyerek kendisine bey'at eylemek üzere hilafeti teklif ettiklerinde Hazreti Ali yüzlerine haykırıp onları red ile tard eyledi, kovdu. Ayrıca Zil Merve, Ziv Huşup ve Ahvas askerlerinin mel'un olduğuna dair bir hadis-i şerif olduğunu söyledi. Basra mebusları Hazreti Talha'ya ve Kufe mebusları Hazreti Zübeyr'e müracaat eylediklerinde, ikisi de Hazreti Ali gibi ret cevabı vererek onları tard eylediler. Bunlar üçünden dahi ret cevabı alınca, cümlesi avdet ederek zikrolunan üç mevkii terk ile uzakta olan cemiyetgahlarına gittiler. Onlar tamamen savuşup gitti zannıyla Medine askeri de dağıldı. Ehl-i kıyam ise haberleşerek üç fırkası birleşip Şevval'in ahirinde Medine üzerine hareketle ansızın tek bir alarak gelip Medine'ye girdi ve Hazreti Osman'ın hanesini muhasara ettiler, kuşattılar.
Silaha davranmayanlara eman diyerek dellallara nida ettirdiklerinden Ehl-i Medine hanelerine çekildi, Hazreti Osman da hanesinde mahsur kaldı. Şu hale nazaran ehl-i kıyam hep azgınlar ve taşkınlar olduklarından, Hazreti Osman onları kitap ve sünnete davet için Amr b. As ve Muğire b. Şube'yı gönderdikte ikisini de fena surette tekdir ve tard eylediler. Ve Hazreti Ali, Ashab-ı Güzi'nden bazı zevat ile onların yanına varıp gitmişken niçin dönüp üzerimize geldiniz diye istintak eyleyince makul bir cevap veremeyip nihayet biz bu adamı istemeyiz, uzlet eylesin diyerek Hz. Osman'ın hilafetten istifası hususunu açıkça ortaya koydular. Hazreti Osman ise onlara cevap vermeyip eskisi gibi Mescid-i Nebevi'de imamet eylerdi. Onlar onun arkasında namaz kılar ve halkı onunla içtima ve ihtilattan men etmezlerdi. Cuma günü Hz. Osman minbere çıkıp onlara hitaben Allah'tan korkun.
Allah hakkı için Medine halkı bilir ki siz lisan-ı Rasulullah ile mel'unsunuz, hatalarınızdan istiğfar ile rücu ediniz, dedi. Hemen Bailer halkı taşa tuttular ve mescitten çıkardılar. Taşların isabetiyle Hazreti Osman bayılıp minberde kaldı ve hemen kaldırıp hanesine getirildi. Hazreti Osman kölelerini kendisini müdafaadan men ettiği gibi Sa'd Bin Ebi Vakkas, Ali Bin Ebi Talib, Zeyd Bin Sabit ve Ebu Hüreyre radıyallahu anhüm Hazeratı bazı zevat-ı kiramla birleşerek asiler ile mukadileye kıyam etmişlerken, Hazreti Osman hanesine girince onları da mukadileden men ederek siz de hanelerinize gidiniz diye emretti. Onlar da emre itaat ile mukadeleyi bırakıp yerlerine gittiler. Hazreti Osman otuz gün kadar Mescid-i Şerif'te imamet eyleyip ehl-i kıyam da arkasında namaz kılıyorlardı.
Hazreti Osman her sene hacca gittiği halde bu sene mahsur olduğundan Abdullah bin Abbas Hazretlerini Emiri'l Hacc nasib ederek Mekke'ye göndermişti. Bu vakitlerde Mescid-i Nebevi'nin müezzini Sa'd'ül Karaz Hazreti Ali'nin yanına varıp, halka kim namaz kıldıracak? Diye sormuş, o da Halid bin Zeyd'i davet eyle buyurmuş, Onun üzerine Sa'd'ul Karaz Halid b. Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri'ne davet eylemekle birkaç gün Hazreti Halid halk arasında Ebu Eyyub diye maruf olup ismi söylenmezdi. İsminin Halid olduğu o gün Hazreti Ali'nin söylemesiyle malum olmuştur. Bir rivayette Hazreti Ali'nin emriyle Sehl bin Hanif, Kurban Bayramı'na kadar halka namaz kıldırmıştı. Bayram namazını Hazreti Ali kıldırmış, sonra meselenin hitamına kadar beş vakit namazda imamete müdavemet buyurmuştur.
İş bu kıvama geldiğinde yine Hazreti Ali'nin arabuluculuğuna ihtiyaç görüldü ve her ne rey ve tedbir ederse bila-tereddüt icra olunmakta ahudu ile Hazret-i Osman tarafından ona müracaat buyruldu. O da Muhacirin ve Ensardan otuz kişi intihab ederek, seçerek bu cemiyetle beraber gidip ehl-i kıyam ile buluştu, görüştü, söyleşti. Mesalimin def'i ve istemedikleri memurların azli ile bundan sonrasında kitap ve sünnete temessük, sarılmak şartıyla dağılıp gitmelerine karar verildi. Bu karar üzerine Mısır Valisi Abdullah bin Sa'd bin Ebi Ser azledilip yerine Muhammed bin Ebi Bekir nasbedilerek Mısır'a gönderildi ve Ebi Serh ile müştekileri arasındaki davalara bakmak üzere, Muhacirin ve Ensar'dan bazı zevat-ı Kiram da Muhammed bin Ebi Bekir'le beraber gönderildi. Bunun üzerine asiler dağılıp gittiler. Kavga bastırılıp, Gaia'yle bitti.
Ehl-i Medine, muzağyakadan kurtulup muvakkaten de olsa nefes aldı. Gönülleri münşeri ve müsterih oldu. Mervan'ın bir hilesiyle Hz. Osman aleyhine tahrik olunan asiler galeyana gelip Hz. Osman'ın ya hali ya katli diyerek azmeylediler. Hazreti Osman'ı hanesinde sıkı bir şekilde muhasara edip su idealini yani haneye su girişini bile men ettiler. Hazreti Ali keyfiyete muttali olunca hemen üç kırba su gönderdi. Lakin bu kırbalar Hazreti Osman'ın hanesine ideal olununcaya kadar Beni Haşim ve Beni Ümeyye azatlılarından birkaç kişi hırpalandı. Hazreti Ali, asilerin Hazreti Osman'ı behemehal katledecekleri haber-i meş'umunu alınca oğulları Hz. Hasan ve Hüseyin'i gönderdi. Osman'ın kapısında durunuz, kimseyi içeri girmek üzere bırakmayınız diye tembih buyurdu. Burada Mervan'ın hilesini şöyle izah edebiliriz kıymetli dostlar. Mısırlılar, valileri bulunan Abdullah b. Sa'd b.
Amir'den şikayete gelip onu azlettirerek Muhammed bin Ebi Bekir'i nasp ettiriyorlar. Az önce ifade etmiştik. Mısırlılar bu halden memnun olarak avdet etmekteyken Medine haricinde Mervan tarafından tezvir olunmuş, uydurulmuş ve Hazreti Osman'ın alakasının bulunmadığı bir mektup tutup, bunda Abdullah bin Sa'd'a hitaben Muhammed bin Ebi Bekir için onu kabul ediniz yerine, onu katlediniz tahrifine şahit oluyorlar. Ve bu hengamede başka birinden şikayete gelen Küfferilerle Basralılar ve Ehl-i Medine'nin bir kısmı Umuru idareden memnun olmadıklarını beyan ederek her tarafı karıştırıyorlar ve Hazreti Osman Radıyallahu Anh hanesinde elli gün kadar mahsur kalıyor diye ifade buyrulmuş. Zübeyr, Talha ve Ashab-ı Kiram'dan bazıları oğullarını onların yanına gönderdiler. Cümlesi Hasan ve Hüseyin ile beraber kılıçlarını çekip Hazret-i Osman'ın kapısında onu muhafaza için durdular.
Her kim içeri girecek olsa mani olurlardı. Fakat arbedenin bertaraf olması için Mervan'ın verilmesini de rica ederlerdi. Lakin Mervan karışıklıktan istifade ile kaçıp gözden kaybolmuştu. Mekke'den avdet eyleyen Hüccacdan Muğire bin Ahnes bir cemaat ile seyirdip bu esnada Medine'ye yetişti. Asilerle cenge girişti lakin maktul oldu. Ebu Hüreyre gelip türlü nasihatlerle asileri iknaya çalıştı. Ey kavmim, ben sizi Necat'a davet ediyorum, siz beni cehenneme davet ediyorsunuz, dedi. Lakin bir faydası olmadı. Bir aralık Abdullah bin Selam, asilerin yanına varıp, ey kavmim, içinizde Cenabı Hakk'ın kılıncını sıyırmayınız. Eğer sıyırırsanız sonra kınına koyamazsınız. Yazık size ki sultanınız size kamçı ile kaim oluyor. Eğer onu katlederseniz ondan sonra ancak seyf ile kaim olunur. Yazık size ki Medineniz metaf-ı melaikedir. Eğer onu katlederseniz onlar Medinenizi terk eder.
Her ne zaman bir peygamber katlolunduysa yetmiş bin ve bir halife katlolunduysa otuz beş bin adam katloluna gelmiştir deyince, Behey Yahudisade, bize nasihat edecek sen mi kaldın? Diyerek onu tekdir ettiler. Sonra Abdullah bin Selam'ın dediği zuhura gelmiş ve onun dediğinden kat kat fazla Ehl-i İslam kılıçtan geçmiştir. Ehl-i İsyan ve ihtilal gittikçe teevvür eylediler ve Hazreti Osman'ın hanesi üzerine ok serpmeye başladılar. Hazreti Hüseyin vesair evladı sahabe kapı önünde ve Beni Ümeyye'den bazıları ve köleler dam üzerindeydiler. Hazreti Osman oruçlu olduğu halde odasında Kur'an-ı Kerim okumakta olup yanında zevcesi nail'den başka kimse yoktu. Atılan okların isabetiyle Hazreti Hasan ve Muhammed bin Talha yaralandı. Sonra Mısırlılardan Sufehhab güruhu içeri girdi ve Emiri'l-Müminin Hazreti Osman Radıyallahu Anh şehid edildi.
Kanı, Onlara karşı Allah sana kafidir, o her şeyi işiten ve bilendir, ayet-i celilesi üzerine damladı. Hazreti Osman'ın yaşı seksene mütecaviz olduğu halde otuz beşinci sene-i hicriye Zilhicce'nin on sekizinci Cuma günü bu minvalüsre şehadeti vuku bulmuştur. Abdullah b. Selam dan rivayet olunduğuna göre şöyle buyurmuştur. Hazreti Osman'a selam vermek için yanına gittim. İçeriye girerek kendisine selam verdim. Hazreti Osman da selamımı aldıktan sonra merhaba ey kardeşim. Ben bu gece Rasulullah Efendimiz'i şu pencereden gördüm, dedi ve pencereyi gösterdi. Rasulullah Efendimiz bana hitaben, ya Osman, seni muhasara altına mı aldılar, diye sordu. Ben de, evet, dedim. Hemen bir kova suyu bana uzattılar. Ben de kanıncaya kadar içtim. Halen de ferahlığını hissetmekteyim. Bana dilersen düşmanlarına galebe çalmak için nusat erişsin. Dilersen iftarı bizim yanımızda yaparsın, dedi.
Ben de Rasulullah'ın yanında iftar etmeyi tercih ettim, dedi. Şehadetleri o gün vaki oldu. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi yolculuğumuzun bugün de sonuna geldik. İnşallah bir sonraki bölümde kaldığımız yerde buluşmak dileğiyle. Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Şehadeti Detayı | Mihmandar