Hazreti Osman'ın Hayatı ve Cömertliği Örneği kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde Hazreti Osman Zinnureyn radıyallahu anh'ın hayatından kesitlerin anlatıldığı bir bölümde tekrar sizlerle birlikteyiz. Derdinde işler misiniz? Hazreti Osman'ın sehaveti konusuyla, cömertliği konusuyla inşallah devam ediyoruz bugünkü bölümümüze. Hazreti Ali Fatımatü'z-Zehra'yı nikah edeceği…
İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde Hazreti Osman Zinnureyn radıyallahu anh'ın hayatından kesitlerin anlatıldığı bir bölümde tekrar sizlerle birlikteyiz. Derdinde işler misiniz? Hazreti Osman'ın sehaveti konusuyla, cömertliği konusuyla inşallah devam ediyoruz bugünkü bölümümüze. Hazreti Ali Fatımatü'z-Zehra'yı nikah edeceği zaman kendi zırhını satılması için pazara gönderdi. Zırhın parasıyla düğün masrafı yapacaktı. Hazreti Osman r. A pazardan geçerken Hazreti Ali'nin zırhını tanıdı. Dellalı çağırdı. Bu zırhın sahibi buna ne kadar istiyor diye sordu. Dellal, dört yüz dirhem istiyor, dedi. Gel parasını vereyim, buyurdu. Evine gittiler. Zırhı Dellal'den alıp parasını verdi. Sonra bu zırhla beraber dört yüz dirhem daha ilave edip Hazreti Ali'ye gönderdi. Bu zırh senden başkasına layık değildir. Bu dört yüz dirhemi de düğüne harca ve bizi mazur gör, buyurdu.
Hazreti Osman, Şam'dan yüz deve yükü buğday kervanı gelmişti. O sırada Medine-i Münevvere'de kıtlık vardı. Ashab-ı Kiram Hazreti Osman'ın kervanının geldiğini, satılık buğdayı olduğunu işittiler. Gidip satın almak istediler. Bir menne yedi dirhem kıymetinde para verdiler. Hazreti Osman satmam dedi. Sebebini sordular. Sizden fazla veren var. Kim fazla verirse ona veririm buyurdu. Ashab-ı Kiram üzülerek döndüler. Hazreti Ebu Bekir'in huzuruna vardılar. Hazreti Osman'ın bugün malı geldi. Bir men ölçek buğdaya yedi dirhem verdik, vermedi. Sizden fazla veren sizden daha iyi alıcım var, ona vereceğim dedi. Resulullah'ın ashabına böyle cevap vermek doğru olur mu? Bu kıtlık zamanında muhacir ve ensar gibi üstün kimselere vermeyip daha fazla para istemesi ona yakışır mı dediler. Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh, siz Osman hakkında kötü düşünmeyiniz. Aranızda bir münakaşa da çıkmamıştır.
O, Resulullah'ın mevva cennetinde refikadir. Resul-i Ekrem'in damadı olmak şerefini kazanmıştır. Herhalde siz onun sözünü yanlış anladınız. Beraber gidelim buyurdu. Beraber kalkıp Hazreti Osman'ın yanına vardılar. Hazreti Ebu Bekir, ya Osman, Ashab-ı Kiram senin bir sözüne üzülmüştür buyurdu. Hazreti Osman, evet, ya Halife I Resulullah. Onlardan daha iyi olan bire yedi yüz veriyor. Bunlar bire yedi veriyorlar. Biz buğdayı bire yedi yüz verip alana verdik, buyurdu. Bundan sonra yüz deve yükü buğdayı Medine-i Münevvere'de bulunan fakirlere dağıttı. Yüz deveyi de kurban etti. Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anh buna çok sevilip kalkıp Hazreti Osman'ın alnından öptü. Ashab-ı Kiram'ın senin sözündeki inceliği anlayamadıklarını önceden sezmiştim buyurdu. Hazreti Ebu Bekir radiyallahu anh o gece Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi rüyada gördü.
Güzel elbiseler giymiş, mübarek başına sarık sarmış, elinde bir demet melek şeyle tebessüm buyurarak bağdan geliyordu. Hazreti Ebu Bekir Sıddık ya Resulallah nereden teşrif buyuruyorsunuz dedi. Serveri alem Osman bin Affa'nın ziyaretinden geliyorum. Çok iyi sadaka verdi. Allahü Teala da ona dört yüz yük, misk ve amber verdi buyurdu. Hazreti Osman'ın Adaleti. Ebul Fırat anlatıyor. Hazreti Osman kölesine vaktiyle ben senin kulağını kıvırmıştım. Haydi benden öcünü al dedi. Köle onun kulağını tuttu. Hazreti Osman radıyallahu anh köleye sıkı çek yavrum. Kısas dünyadadır. Ahirette kısas yoktur dedi. Hazreti Osman'ın Zahidliği. Abdülmelik bin Şeddad anlatıyor. Bir cuma günü Hazreti Osman r. A minberde, üzerinde dört veya beş dirhem değerinde kaba Aden kumaşından bir elbise ve çizgili Kufe malı bir aba ile gördüm. Hasan-ı Baskiyye mescitte öğle uykusuna yatanlar sorulunca cevap verdi.
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Cömertliği Örneği ne anlatıyor?
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Cömertliği Örneği kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde Hazreti Osman Zinnureyn radıyallahu anh'ın hayatından kesitlerin anlatıldığı bir bölümde tekrar sizlerle birlikteyiz. Derdinde işler misiniz? Hazreti Osman'ın sehaveti konusuyla, cömertliği konusuyla inşallah devam ediyoruz bugünkü bölümümüze. Hazreti Ali Fatımatü'z-Zehra'yı nikah edeceği…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Osman bin Affan'ı hilafeti esnasında mescitte öğle uykusu uyurken gördüm. Uykudan uyanıp kalktığında vücudunda çakıl taşlarının izleri vardı. Orada bulunanlar işte bu emirül müminindir, bu emirül müminindir diyorlardı. Şurahbil bin Müslim Hazreti Osman'ın halka en kıymetli yemekleri yedirdiğini, kendisinin evinde sirke ve zeytinyağı ile kifafı nefis ettiğini naklediyor. Hazreti Osman'ın Tevazu. Halife iken terkisine kölesi dahili alacak derecede bir tevazu anlayışına sahip olan Hazreti Osman gece abdest almak için abdest suyunu bizzat kendisi getirirdi. Bir gün kendisine hizmetçilerinden birine emretseniz de o getirse denildiğinde cevaben hayır, gece onların istirahat zamanıdır diye cevap vermişti. Zübeyr bin Abdullah, Hazreti Osman'ın hizmetçisi olan büyükannesinden şunları duyduğunu rivayet eder. Hazreti Osman ailesinden uyuyanları uyandırmazdı.
Uyanık birisini görürse onu çağırır, abdest suyunu ona getirtirdi. Gündüzleri de oruç tutardı. Hasan Basri, Hazreti Osman'ı halife iken mescitte yapayalnız, üstünde bir örtü ile uyuduğunu gördüm demiştir. Hazreti Osman'da haya. Osman radiyallahu anh, Ashab-ı Kiram arasında haya ile meşhur bir sahabi celildir. Nitekim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Aişe ile otururlarken, Hazreti Ebu Bekir müsaade ister ve içeri girer. Arkasından Hazreti Ömer, arkasından Sa'd Bin Malik. Bunlardan sonra Hazreti Osman içeri girmek için izin isteyince Hazreti Peygamber toparlanır, oturuşunu değiştirir ve Aişe radiyallahu anha'ya da sen geri çekil, buyurur. Hazreti Osman içeri girer ve bir müddet konuştuktan sonra izin isteyip ayrılır.
Müteakiben Hazreti Aişe babam ve diğer sahabiler içeri girdikleri zaman oturuşunuzu değiştirmemiş ve bana geri çekil de dememiştiniz deyince Rasulullah meleklerin bile kendisinden haya ettiği bir kimseden nasıl haya etmeyeyim. Allah'a yemin ederim ki melekler Allah ve Resulünden haya ettikleri gibi Osman'dan da haya ederler. Eğer sen yanımdayken o içeri girmiş olsaydı, çıkıncaya kadar ne konuşur, ne de başını kaldırırdı, buyurdu. Hasan Basri Hazretleri, Hazreti Osman'ın hayasından bahsederken o kapısı kapalı bir odada banyo yaparken bile avret mahallini açmazdı. Hayası belini doğrultarak dik durmasına bile mani olurdu diyor. Abdurrahman bin Osman et-teymi diyor ki bir gece Hazreti Osman, makamında bir rekatta Kuran'ı hatmederek namazını ikmal etmişti. Ashap içinde sözü, Hazreti Osman'dan daha tam ve güzel söyleyeni görülmemişti. Yalnız o da çok söz söylemekten imtina ederdi.
O her geceyi ihya ederek geçirirdi. Kuran'da işaretler Kuran-ı Kerim'de Hazreti Osman radiyallahu anha ait işaretler şu ayeti kerimelerde geçmektedir. İslamiyet yayılmaya başlayınca, her taraftan Araplar Medine-i Münevvere'ye gelmeye başlamıştı. Mescid-i Şerif dar gelmiş, halkın bir kısmı çadırlar kurmuştu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bizim mescidimizi bir zira olsun genişleten cennete girer buyurdular. Hazreti Osman, ya Resulallah, malım mülküm sana feda olsun. Mescidi genişletme işini üzerime alıyorum dedi. Mescidi kırk zira genişletti. Bunun üzerine Allahutaala Tevbe suresinin on sekizinci ayet I kerimesini indirdi. Bu ayet I kerimede Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler iman eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır buyuruldu.
Hak Teala Müslümanlara bir kısmını vacip, bir kısmını da tatavu olarak mallarını Allah yolunda sarf etmelerini emretmişti. Bakara suresinin iki yüz altmış bir ve iki yüz altmış ikinci ayet-i kerimelerini göndererek Allah yolunda sarf edilen malların bereketinin ve sevabının nasıl olduğunu bildirdi. Bu ayet-i kerimelerde mallarını Allah yolunda harcayanların hali yedi başak bitiren, her başakta yüz tane bulunan bir tek tohumun hali gibidir. Allah kime dilerse ona kat kat verir. Allah ihsanı bol olan, her şeyi hakkıyla bilendir. Mallarını Allah yolunda harcayıp da sonra o harcadıklarının arkasından bir başa kakış ve bir eziyet takıp katmayanlar yok mu? Onların Rab'leri yanında mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir onlar buyuruluyordu. Allahü Teala kullarına iyilik edip de başa kalkmalarını haram etmiştir. Kulların minneti karşısındakini üzer.
Allahü tealanın minneti verdiği nimetleri hatırlatmak olur ki böylece kullar başkalarına bir şey verirken mağrur olmayıp Hak Teala'nın kendisine verdiği nimetleri düşünürler. Bakara suresinin iki yüz altmış ikinci ayeti kerimesi Osman bin Affan ve Abdurrahman bin Avf hakkında inmiştir. Abdurrahman bin Avf Hazretleri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzuruna geldi. Dört bin dirhem getirdi. Ya Resulallah, yanımda sekiz bin dirhem vardı. Dört bin dirhemi eve bıraktım. Dört bin dirhemi de Hak Teala Hazretleri yolunda tarzı ha sen yapıyorum dedi. Resul-i Ekrem Allah yolunda verdiğine ve evine bıraktığına Hak Teala bereket versin buyurdular. Hazreti Osman Radıyallahu Anh Tebük Gazasında bin deve yüküyle İslam ordusunu teçhiz etti.
Bunun üzerine Hak Teala az önce bildirdiğimiz onların Rableri yanında mükafatları vardır, Onlara hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir onlar ayet-i kerimesini indirdi. Abdurrahman bin Semure radıyallahu anh diyor ki Hazreti Osman Tebük Gazasında bin kırmızı altın getirdi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kucağına döktü. Daha önce de söylediğimiz gibi Habibi Ekrem altınları mübarek eliyle karıştırıp Affanoğlu Osman'a bugünden sonra yaptıkları zarar vermez buyurdular. Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh diyor ki Habibi Ekrem'i gördüm. Hazreti Osman için ellerini kaldırmıştı. Ya Rabbi, ben Osman'dan razıyım, sen de razı ol buyuruyordu. Sabah oluncaya kadar böylece dua buyurdular. Hazreti Osman gündüz oruç tutar, gece namaz kılardı. Her gece bir rekatında Kur'an-ı Kerim'i hatmeder, diğer rekatta bin İhlas suresi okurdu.
Hak Teala Zümer suresinin dokuzuncu ayet I kerimesini Hazreti Osman veya Ebu Bekir veya Ömer veya devamlı itaat eden her mümin için indirmiştir. Bu ayet I kerimede Yoksa o ahiret azabından korkarak, Rabbinin rahmetini umarak, gece saatlerinde secdeye kapanır, kıyamda durur bir halde taat ve ibadet eden kimse gibi midir? De ki bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak salim akıl sahipleridir ki bunlar hakkıyla düşünür buyrulmuştur. Müfessirlerin çoğu bu ayet I kerimenin Hazreti Osman hakkında indirildiğini beyan etmişlerdir. Hazreti Osman tasaddukta, namaz ve oruçta devamlıydı. Allahü Teala Hazreti Osman'ın şanında Enbiya Suresi'nin yüz bir ila yüz üçüncü ayet-i kerimelerini indirdi. Cenabı Hak bu ayet-i kerimede Şüphe yok ki kendileri için bizden en güzel bir saadet sevk etmiş, takdir edilmiş olanlar, işte bunlar oradan, cehennemden uzaklaştırılmışlardır.
Bunlar gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedi yaşarlarken onun cehennemin gizli sesini bile duymazlar. O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak bu size dünyada vaat olunan mutlu gününüzdür diye cennet kapıları önünde tebrik ederler buyurdu. Bir rivayette Hazreti Ali bu ayet I kerimeyi okudu. Ben onlardanım. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Talha, Zübeyr, Said, Abdurrahman da onlardandır buyurdu. Alimlerin çoğu bu ayet I kerimenin Hazreti Osman hakkında indiğini bildirmişlerdir. Maide suresinin doksan üçüncü ayet I kerimesinin de Hazreti Osman hakkında geldiğini Hazreti Ali beyan etmiştir.
Hak Teala bu ayet I kerimesinde İman edip de güzel güzel amel ve hareketlerde bulunanlar bundan sonra haram olan şeylerden de sakındıkları, imanlarında sebat ile iyi işlere devam ettikleri, sonra haram edilen şeylerden daima sakınıp haram olduklarına iyice inandıkları ve yine sakınmakta devam ve ısrar ile güzel işleri arayıp onlarla iştigal eyledikleri takdirde haram kılınmazdan evvel tattıklarında üzerlerine hiçbir suç yoktur, Allah iyi hareket edenleri sever, buyurmuştur. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna gelmiş olduk. Bir sonraki bölümde Hazreti Osman Zinnureyn efendimizin hayatından kesitlerin anlatıldığı bölümle inşallah birlikteliğimiz devam edecek. Görüşünceye dek Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Hazreti Osman'ın Hayatı ve Cömertliği Örneği | Mihmandar