Hazreti Ömer Devri ve İslam'ın İran Zaferleri kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Nihcilerimiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ömer'ül Faruk isimli eserine inşallah kaldığımız yerden Hazreti Ömer Devri Vakı-i Vakıaları, olayları başlıklı sohbetle inşallah bugünkü bölümümüze başlıyoruz. İlk vaka köprü vakası. İran hükümdarı adaletle…
İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Nihcilerimiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ömer'ül Faruk isimli eserine inşallah kaldığımız yerden Hazreti Ömer Devri Vakı-i Vakıaları, olayları başlıklı sohbetle inşallah bugünkü bölümümüze başlıyoruz. İlk vaka köprü vakası. İran hükümdarı adaletle meşhur olan Nuşi Revan'ın torunu Perviz zamanı saadete muasırdı. Yani Peygamber efendimizin devrinde yaşamıştı. Pervizin ölümü ile İran izmihlale yüz tutmuştur. Yani çöküşe başlamıştır. Pervizin oğlu on beş kardeşini kamilen tamamen öldürdükten sonra ancak sekiz ay hükümdar olabilmişti. Hazreti Ömer radıyallahu anh hilafeti İslamiyeyi deruhte etmesi üzerine yeni halifeye arz-ı bey'at için Medine'ye binlerce Müslüman gelmiş olduğundan bu Müslümanları mücahedeye davet etti.
Hazreti Ömer Medine'den bin asker intihab ederek seçerek Ebu Ubeyd Kumandan tayin etti. Ebu Ubeyd ashabtan değildi. Buna itiraz edilmesi üzerine şu cevabı verdi: Sizin şimdiye kadar gördüğünüz hürmet daima gösterdiğiniz sebat ve cesarete müstenitti, dayanıyordu. Ben hiçbir zaman harpten istinkaf eden, kaçınan zevatı kumandanlığa tayin edemem. Bamafih Ashab-ı Güzin'e hürmet ve riayet edilmesini ve her hususta onlarla istişare etmesini Ebu Ubeyd Rahmetullahi aleyh'e tavsiye etmişti. Ebu Ubeyd Rahmetullahi aleyh ordusunu ihzar ettikten sonra Numarık'ta bulunan Irak ordusu kumandanı Caban üzerine yürüdü. Cesurane muharebe neticesinde Caban'ın muktedir kumandanlarından Merdanşah öldürüldü. Şaban da yakalanmış ise de hile ile kurtulmuştu. Bu muharebeyi Ebu Ubeyd kazanmıştı. Bilahere iki taraf tekrar harbe hazırlanmış ve Fırat Nehri kenarında karşılaşmıştı.
Müslümanların oldukları yerde kalmaları hususunda, Salit ve Mesenna gibi rütbe ve mevki itibariyle Ebu Ubeyd de Faik ondan daha üstün zevat tarafından itiraz edilmiş ise de Ebu Ubeyde takibe mecbur kalmışlardı. Bu itiraznamede deniliyor ki bizler verilen emrin orduyu imha edeceğine kani olmakla beraber kumandanımız olmak sıfatıyla seni takip edeceğiz. Çünkü kumandanımıza karşı gelmek usulümüze muhaliftir. Bu suretle ordu ihzar olunan hazırlanan köprülerden geçmiş ise de arazi düz olmadığından Müslümanlar istediği gibi hattı harbi teşkil edememişlerdi. Bir savaş düzeni alamamışlardı. İran ordusunun manzarası korkunçtu. Filler orduya iştirak etmiş, boyunlarındaki büyük çanlarda müthiş ses veriyordu. İranlıların atlıları ve atları zırhlar içindeydi.
İranlıların tüylü kalpakları birer canavar gibi göründüğünden Arap atları böyle bir garip manzarayı görmedikleri için öteye beriye kaçmaya başlamışlardı. Ebu Ubeyd atından inerek bağırdı: Cesur askerlerim, filleri ihata ediniz, kuşatınız onları, üzerindekileri alt üst ediniz. Ebu Ubeyd fillerin başı olan beyaz file hücum ederek bir darbeyle hortumunu cesedinden ayırmıştı. Fakat fil de Ebu Ubeyde tepelemişti. Ebu Ubeyd'in şehadetini müteakip kardeşi Hakem sancağı alarak file hücum etmiş ise de o da şehit oldu. Bu suretle yedi kumandan şehit oldular. Rahmetullahi aleyhim ecmain. En sonunda müsenna kumandanlığı deruhte etmiş, ancak ordu mağlup olmuştu. Dokuz bin askerden netice itibariyle üç bin kişi kalmıştı. Bu muharebe hicretin on üçüncü yılında vuku bulmuş, Ashaptan Salbe, Abdullah ile Kıytı bin Kiş'in oğulları Yezid bin Kays el Ensari, Ebu Umeyye el Firari, şehit düşmüşlerdir.
Hazreti Ömer Devri ve İslam'ın İran Zaferleri ne anlatıyor?
Hazreti Ömer Devri ve İslam'ın İran Zaferleri kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteliğimiz devam ediyor. Hazreti Nihcilerimiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ömer'ül Faruk isimli eserine inşallah kaldığımız yerden Hazreti Ömer Devri Vakı-i Vakıaları, olayları başlıklı sohbetle inşallah bugünkü bölümümüze başlıyoruz. İlk vaka köprü vakası. İran hükümdarı adaletle…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ebu Ubeyd'den başka yedi İslam kumandanının şehit olduğu köprü vakası hezimetinden sonra Hazreti Ömer Radıyallahu Anh çok müteessir olup daha kati bir hamlede bulunmak üzere hazırlıklarda bulundu. İslam askeri Kufe'nin kurbunda, yakınında bu vehb'de toplandılar. İran kumandanı Mihran ile harbe tutuştular. Bu muharebe bir İnayetillahi Teala Allah'ın yardımıyla müsenna'nın fedakarane gayretiyle Müslümanların muzafferiyeti ile neticelendi. İran kumandanı Mihran ile şehri biraz maktul oldu. Bu muharebede maktullerin adedi o kadar çoktu ki ölüler gömülememişti. Muharebeden bir müddet sonra seyyahlar bu mevkiden geçerken insan kemiklerine tesadüf etmişlerdi. Bu muharebeyi müteakip Müslümanlar Irak'a hakim oldular. Araplar artık İran devletinin en kiraz günlerinin çöküş günlerinin yaklaştığına kani olmuşlardı. Müzenna Radıyallahu Anh şöyle demiştir.
İslamiyet'ten mukaddem İslam'dan önce İranlılarla defaatle dövüştüm. O zaman yüz İranlı bin Arap'ı mağlup ediyordu. Bugün ise bir Müslüman Arap on Aceme faiktir. Yani on İranlıdan daha üstündür. Necare ki Müsenna radiyallahu anh da son harpte aldığı yaralardan kurtulamayarak irtihal etmişti. Biraderi Kumandan Mesud radiyallahu anh da şehit olmuş, son sözü şu olmuştu. Sakın ölümümden müteessir olarak cesaretinizi zayi etmeyiniz. Müzenna da kardeşi hakkında şu sözler söylemişti. Müslümanlar, biraderim şehit düştü ise zararı yok. Şehametli adamlar harp sahnesinde şehit düşerler. Siz bayrağınızın düşmemesine dikkat ediniz. İranlılar bu mağlubiyet üzerine tekrar harbe hazırlanmışlar. Bizzat Hazreti Ömer radıyallahu anh ve yeni bir ordu tertip etmişti ve başkumandan olarak Hazreti Sa'd Bin Ebi Vakkas Radıyallahu Anh tayin olundu. İslam ordusu yüz yirmi bin kişiydi.
Ordu Kadisiye'de karargahını kurdu. Harbe girişmezden evvel Müslümanlığı kabule davet edilmesi için Hz. Ömer emir verdi. Saatte İran hükümdarı Yezdi Girde bir heyet gönderdi. Fakat sulh teşebbüsatı Akamet'e uğramıştı. İran askerlerinin başkumandanı Rüstem harpten istinkaf etmişti, kaçınmıştı. Binahere harbe mecbur kaldı. Bir gece Tulueyha Radıyallahu Anh tebdili kıyafet ederek düşman hattına girmiş, düşman ahırında kıymetli bir at görerek yularını kesip önüne katmıştı. Tuleyha Radıyallahu Anh takip olunmuş, bin askere bedel bir kahraman addolunan atın sahibi Tuleyha Radıyallahu Anh asmını öldürmüş, keza diğer bir arkadaşını da öldürmüş ve birini de esir etmişti. Sonra bu esir Müslüman olduğundan kendisine Müslüm namı verilmiş, İranlılar hakkında kendisinden mühim malumat alınmıştı.
Rüstem iki katlı zırh ile miğferini giydikten sonra atına binmiş, yarın bütün Arabistan'ı imha edeceğim diye bağırmıştı. Askerlerden biri Allah müsaade ederse olur demişse de Rüstem etmezse de demişti. Hazreti Sa'd biraz rahatsız olduğundan yerine Halid bin Urtufa radıyallahu anh'ı tayin etmişti. Büyük şairler, hatipler askeri teşyi için galeyana getirecek sözler söylediler. İbnü'l Huzeylül Esved'i demişti ki, istihkamlarınız kılıçlarınızdır. Düşmanın üzerine arslan gibi atılınız. Kumlu rüzgarlar kalkanlarınız olacaktır. Evvela İranlı bir tir endas okçu, ipekler içinde belinde altın kemer, kolunda altın bilezikler olduğu halde meydana çıkarak mübareze istedi. Karşısına Amr bin Madikerb çıktı. İranlının attığı ok boşa gitti. Amr atını mahmuzladı, İranlıyı birinden yakaladı, atından söktü yere attı, vekilesini uçurdu. Sonra Amr askerlerine dönerek böyle harp edeceksiniz dedi.
İki ordu karşılaştı. İranlılar Arapların en meşhur süvarileri olan Seçile'ye karşı filleri sevk ettiler. Arapatları fillerden ürkmüşlerse de piyadeler fillere karşı fazla mukavemet ediyorlardı. Esed kabilesi de secile'ye yardıma başladı. Tir endazlıkla meşhur olan, yani okçulukla meşhur olan temiğimde ok yağdırarak fillerin rakiplerini, binicilerini alt üst ettiler. Muharebe bütün gün bu şekilde devam etti. Akşam ordular, karargahlarına döndüler. Kadisiye'nin ilk gününe Yevmü'l Emarat denildi. Ertesi günü Ebu Ubeyde Radıyallahu Anh'ın Uvai İmdadiyesinin muvasalası yani yardım kuvvetlerinin ulaşması Müslümanlar için bir te'yidi ilahi oldu. İlahi destek oldu. İleri hat kumandası KYK tarafından idare edildi. Kahkaha mübareze meydanına çıktı. İranlılar da Behmen'i göndermişlerdi.
Kahkaha, Behmen'i görünce Ebu Ubeyd'in katili geliyor, Artık elimden kurtulamaz demiş, kısa ve fakat şiddetli bir muharebeden sonra Behmen'i öldürmüştü. Sonradan çıkan mübarizlerden, o meydan okuyanlardan, şehir, Sicistan emiri Aver, İranlı bir kahraman olan Büzr-i Cumhur-i Hemedani kahkaha tarafından katledilmişlerdi. Fillerle mücadele için develer tüylü örtülerle örtülerek düşmana karşı sevk edilmişler ve her cihette İran atlılarını kaçırmışlardı. Diğer taraftan muharebede fedakarane çalışan müstahak mücahitlere verilmek üzere Hazreti Ömer tarafından kıymetli atlar ve kılıçlar gönderilmişti. Kuka, kılıçları Hammal bin Malik, Zübeyr bin Amr, Asım bin Amr'ud Temimi'ye vermiş, atları da harpte büyük şehamet gösteren Yerbo kabilesine takdim etmişti.
Kıymetli dinleyiclerimiz en meşhur şairlerden olup şarap içtiğinden dolayı hapsedilen Ebu Mühcenüs Sekafii radıyallahu anh pencereden harbin devamını takip ediyordu. Harbe iştirak için müracaatı evvelce israf olunmamışsa da bilahere müsaade olunmuştu. Hazreti Sa'd'ın meşhur atı Belka'ya binerek harbe iştirak etmiş, öyle şiddetli hamlelerde bulunmuştu ki İranlıların birkaç hattını bozmuştu. Hazreti Sa'd da istiğrab ederek, şaşırarak hayatını Müslümanlar uğrunda bu kadar kahramanca fedaya amade olan bir adamı tekrar cezaya çarptırmam demişti. Ebu Muhsin de bir daha içki içmemeye vazm ü ahd eylemişti. O gün iki bin Müslüman şehit on bin İranlı maktul olmuştu. Araplar bugüne Yevmü'l Ağvaz derler. Üçüncü harekatta tarihte Yevmü'l Ammas namıyla maruftur. Ebu Muhcen radiyallahu anh'da bir daha içki içmemeye azmü ahd eylemişti. O gün iki bin Müslüman şehit on bin İranlı maktul olmuştu.
Araplar bugüne Yevmü'l Ağvaz derler. Üçüncü harekatta tarihte Yevmü'l-ammas namıyla marufdur, bilinmektedir. Bugün de Ebu Ubeyde tarafından gönderilen Hişam Radıyallahu Anh'ın kumandasıyla yedi yüz atlı orduya iltihak etti. Bugün muharebe münferit bir şekilde başlamış, müheykel bir İranlı pehlivanı mübarezeye çıkararak bir Müslüman tarafından katledilmişti. Bu kere yine İranlılar filleri sevk etmeye başladılar. Amr bin Madi Kerp fillerle mücadeleyi deruhde etti, üstlendi. Amrın vücudu yara içindeydi. Yanından bir İranlı atlı geçti. Derhal atın kuyruğuna yapıştı. At kımıldayamadı. Atın rakibi, binicisi sıçradı kaçtı. Amr bir sıçrayışta ata bindi ve kalabalığı yardı. Fillerin saldırdığı her tarafta zayiat verilmekteydi. Nihayet fillerin gözlerinin kör edilmesi ve hortumlarının izalesine çalışmaya başladılar.
Hazreti Asım Radıyallahu Anh, Hazreti Ka'ka, Hazreti Hammal, Hazreti Zübeyr bu işe memur oldular. Filleri ihata ile Hazreti Asım'la Hazreti Kaka beyaz file hücum ederek hepsinin gözlerini körlediler. Hazreti Hamal ile Hazreti Zübeyr de yüz file hücum ile yaralanınca yüz fil kaçmaya başladı. Öteki filler de kaçmaya başladılar. Ortalık mücahitlerin sedalarıyla çalkalanıyordu. Bunun üzerine mücahitler serbest harp etmeye başladılar. Bu geceye de Leylatü'l-perir denildi. Değerli ecilerimiz inşallah Kadisiye Savaşı'na kaldığımız yerden devam edeceğiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ömerü'l Faruk isimli eserinde.
Kaynak: Genel
Hazreti Ömer Devri ve İslam'ın İran Zaferleri | Mihmandar