Sevgili nicelerimiz İhsan Mektebi programımızda inşallah yine sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Hadis Allahau sirrahülazisin Hazreti Ebu Bekir Sıddık isimli eserine kaldığımız yerden devam ediyoruz ve ilk Müslümanlar isimli bölümle birlikteyiz inşallah. İlk Müslüman unvanını almak şerefine haiz olmak hususunda dört zatı vardır. Hazreti Hatice ilk Müslüman olandır diyenler olduğu gibi Hazreti Ali, Hazreti Ebubekir ve Hazreti Zeyd bin Harise'nin isimlerini de ileri sürenler vardır. Muhalif gibi görülen bu rivayetlerin hepsi de doğrudur çünkü ayrı ayrı itibarlarla ilk Müslüman denilmeye layık bu dört saattir. Kadınlar için de ilk Müslüman Hazreti Hatice, gençler için de Hazreti Ali, hür erkekler için de Hazreti Ebu Bekir, köleler için de Hazreti Zeyd'tir radiyallahu anhum.
Hazreti Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin şairi Hassan Bin Sabit radiyallahu anh Hazreti Ebu Bekir'in bu yüksek şerefini şöyle metheder. Peygamberden sonra takva ve adalet itibariyle insanların en hayırlısı Hazreti Peygambere inanan Müslümanların birincisi olan Ebu Bekir'dir. Fahri Alem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hira Dağı'nda vahiy ilahiye nail ve nübüvvetle bas olunduktan sonra harikulade olan bu hali evvela ayat refike olan zevce-i muhteremeleri Haticetü'l Kübra radiyallahu anha'ya bildirdikten sonra Hazreti Ebu Bekir'e bildirmiş ve erkekler için de efendimizin nübüvvetini tasdik eden Müslümanların birincisi olmuştur. Hazreti Ebu Bekir Kureyş kavmi arasında sevilir, sözüne inanılır ve sözü dinlenir, hatırı sayılır, itibarlı, muhterem bir zat idi.
Dostlarına Müslümanlıktan bahsetmiş ve onun bu gayretleriyle İslam tarihinde fevkalade mühim ve kıymet ihraç eden şahıslar Müslümanlığı kabul etmişlerdir. Haşere-i Mübeşşereden Hazreti Osman bin Affan, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avv, Sa'd bin Ebi Vakkas, Talha bin Ubeydullah, Ebu Ubeyde Bin Cerrah, Rıdvanullahi teala aleyhim ecmain hazeratı ile Osman bin Maz'un, Abdullah bin Mesud, Habbab bin Evet, Suheybi Rumi gibi zatlar İslam nuruna kavuşarak Sabikuni evvelluğundan olmuşlardır. Hazreti Ebu Bekir İslamiyet semasında parlak yıldızlar gibi parlayan bu şahsiyetler için bir merkez teşkil ediyordu.
Bu muhterem zevatı İslamiyet'e sokmaya muvaffak olduktan sonra evinin içinde mescit edindiği bir odasında ibadet ederek son derece rakik ve müessir sesiyle Kuran-ı Hakimi okur ve farkı muhabbetinden yani fazla aşırı muhabbetinden dolayı kendisi ağlar ve dinleyenleri ağlatır, herkesin dini zevkini ruhani şevkini coştururdu. Hazreti Ebubekir'in Kasidesi. Ya ilahi azı az olan bizlere lütfunu bol ver. Ey celil olan Allah müflis kulun kapına sıdk ile gelmiştir. Onun günahı çok büyük günahtır. O büyük günahı mağfiret et. O garip bir şahıstır, günahkardır, zelil bir kuldur. Onda nisyan, nisyan, sehiv, sonra da yine sehiv sudur etmektedir. Senden de ihsan, fazl sonra ziyadesiyle vermek zuhur eder. O dedi ki ya Rab suçlarım kumlar gibi sayılmaz. Bütün günahlardan beni kurtar, suçlarımdan güzelce geç. Ya ilahi benim halim ne olacak? Hayırlı bir işim yok. Kötü işlerim çok, taat azığım azdır.