İhsan Mektebi programımızın bu bölümünde inşallah sizlerle yine Hazreti Ali Yül Murtaza Radıyallahu Anh Efendimizi yakından tanımaya devam ediyoruz Hazreti Neşilerimiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu anlatımıyla Hazreti Ali'de ilim ve irfan bahsine inşallah devam ediyoruz. İmam müstahafiri, Rahmetullahi aleyh, Dela ilünnübive adlı kitabında yazmıştır. Rum Kayseri Emiri'l müminin'nin Ömer radıyallahu anh zamanında birtakım sualler yazıp gönderdi. Sualler Dela İlün Nübüvve isimli eserde yazılı. Hazreti Ömer sualleri okuyup Hazreti Ali'ye verdi. Hazreti Ali sualleri okuyup kağıt kalem istedi. Cevapları yazıp Kayser'in elçisine verdi. Elçi bu cevapları kim yazdı, dedi. Hazreti Ömer, Resulullah'ın damadı, dostu ve amcasının oğlu yazdı, cevabını verdi. Bir kısım Yahudiler gelip ey Müslümanlar, size ne oldu, böyle kısa zamanda birbirinize muharebeye başladınız diye sordukları söylenir.
Hazreti Ali, ey Yahudiler, size ne oldu ki henüz ayaklarınız denizin ıslaklığından kurumadan, ya Musa, başkalarının ilahları göründüğü gibi bize de ilahını göster dediniz, diye cevap verince Yahudiler bir şey diyecek halleri kalmayıp gittiler. Seyyidü't-Taife Cüneydi Bağdadi Kuddise sirruhu eğer Hazreti Ali muharebelerden biraz fırsat bulsaydı bize Kuran ilimlerinden neler ve neler öğretirdi. O ariflerin reisidir. O hiç kimsenin söylemediği ve benzerini de kimsenin söylemeyeceği sözler söylemiştir, buyurdu. Minberde bana istediğiniz her şeyden sorabilirsiniz diyen sadece Hazreti Ali'dir. Bunu söyleyince toplantıda dalalet Yemani adındaki birisi Hazreti Ali için bu ne garip davada bulundu, onu imtihan edeceğim diyerek kalktı. Birtakım sualler vardır, dedi. Hazreti Ali, öğrenmek için sor, imtihan ve inat için sorma, buyurdu. Galip, sen beni mecbur ettin, dedi.
Ya Ali Rabbini gördün mü diye sordu. Hazreti Ali görmediğim bir Rabbe secde etmem buyurdu. Dalet tekrar sordu. Ya Ali Rabbini nasıl gördün? Hazreti Ali, Hakk-ı halayı dünyada şu gözle görmek olmaz. Gönüller tevhit nuru ile görür. Rabbim birdir. Ortağı ikincisi yoktur. Benzeri bulunmaz. Bir yerde değildir, üzerinden zaman geçmez, hislerle anlaşılmaz, mahluklarla mukayese edilemez buyurdu. Talib Hazreti Ali'nin bu tesirli sözleriyle bayılıp düştü. Bir zaman sonra kendisine gelince bir daha imtihan niyetiyle sual sormayacağıma Hak Teala'ya söz verdim, dedi. Hazreti Ali rivayet eder ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beni Yemen'e gönderirken ya Resulullah beni Yemen'e gönderiyorsun. Bana hüküm vermekliğim için pek çok meselelerden sual edecekler. Ben bunların çoğunu bilmiyorum dedim. Bana yaklaş dedi. Ben yaklaştım.
Mübarek eliyle sadrıma vurdular ve Allah'ım lisanını hak üzere sabit kıl, kalbini de hidayette kıl, diye dua buyurdular. Bütün mahlukatı halkeden Allah'a yemin ederim ki bundan sonra iki kişi arasında verdiğim hiçbir hüküm de şüphe ve tereddüt etmedim. İbn-i Abbas radiyallahu anh demiştir ki, Ali'ye ilmin onda dokuzu verildi. Allah'a yemin ederim ki Ali diğer birine de ortak oldu. Hazreti Ali de peygamber sevgisi. Nebiye Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hicretle memur kılındığı zaman borçlarını ödemesi ve üzerindeki emanetleri sahiplerine tebliğ etmesi için Ali'yi vazifelendirmişti. Mağaraya çıkacağı gece yatağında yatmasını emredip o gece müşriklerin kendisini kuşatacaklarını haber vermişti. Buyurdu ki, benim yeşil hırkama bürünüm, onlardan seni rahatsız edecek hiçbir şey sana inşallah ulaşmaz. Ali, Resulullah'ın buyurduğu gibi yaptı.