Hazreti Ali'nin Faziletleri ve İnsani Değerleri kaydında Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi program mısın? Bugünkü bölümüne Hazreti Ali Efendimiz'in Şemail ve Feza iliyle devam ediyoruz. Mahmut Sami Ramazanoğlu anlatımıyla Hazreti Ali'nin vechi Mübarekleri güzel ve mücevherce, rengi alileri esmerce ve mübarek gözleri iri ve koyu ela, kirpikleri uzun ve boyları kısaya yakın orta idi.…
Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi program mısın? Bugünkü bölümüne Hazreti Ali Efendimiz'in Şemail ve Feza iliyle devam ediyoruz. Mahmut Sami Ramazanoğlu anlatımıyla Hazreti Ali'nin vechi Mübarekleri güzel ve mücevherce, rengi alileri esmerce ve mübarek gözleri iri ve koyu ela, kirpikleri uzun ve boyları kısaya yakın orta idi. Lehye-i Şerifleri büyük, vücutları kıllı, omuzlarının arası ve göğsü geniş, omuzlarıyla kolları kalın, bilekleriyle pençeleri gayet kavi idi. Herhangi namdar cengaver ile mübareze eylediyse galip gelmiş ve Esedullahil galip unvanını almıştır. Kılıcı bir kere vururdu. Bir vuruşta ikiye bölerdi. Kafirler onun yüzünü görünce korkar, sonbahar yaprağı gibi titrerdi. Bu mübarek cüssesiyle üç dört gün, bazen yedi sekiz gün hiçbir şey yemediği olurdu. Güler yüzdü. Alim, Kerim mütevazı. Kafe-i Fezaili İnsaniye-i Cami idi.
İlmi, adli, fesahatı, belagatı herkesçe müsellemdi. En sahih rivayet olmak üzere henüz yedi sekiz yaşlarındayken Fahrul Mursedin sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin mebusiyetlerini, ferdası salı günü sabahleyin Hurşid-i İman-ı Ezeli Cephe-i Pakinde lemean etmiştir. Ali Kerremallahu veche Sıffin'e giderken zırhını düşürmüştü. Bir Nasrani'de bulup onu Kufe kadısı Şureyh'in huzuruna götürdü. Bu zırh benimdir diye dava etti. Nasrani de inkar ettiğinde Kadı Şureyh şahit istedi. Hazreti Ali'nin şahidi oğlu Hasan ile azatlısı Kamber idi. Hafidi peygamberinin yalan yere şehadet eylemeyeceği cümlenin indinde malum ise de hasma karşı evladın babası lehine şehadeti makbul olmadığından Kadı Şureyh Hazreti Hasan yerine başka şahit istedi. Başka şahit olmadığından Kadı Şureyh onu muarızadan men etti. Hazreti Ali bundan asla müteessir olmayıp gülüyordu.
Nasrani ise bu hale hayran olarak zırhı alıp biraz gittikten sonra durdu, düşündü, geri döndü, bu ahkam ancak enbiya ahkamıdır diyerek İslam ile müşerref oldu ve zırhını da Hazreti Ali'nin Sıffin'e giderken düşürmüş olduğunu ikrar ile geri verdi. Lakin Hazreti Ali zırhı ona bağışladı, bir damat ihsan eyledi. Ebubekir Radıyallahu Anh'ın irtihalinde Ali şöyle buyurmuştur. Ya Eba Bekir, Allah seni gayri ki bahri rahmet etsin ki sen herkesten evvel İslam'a geldin ve herkesten ziyade imanın halis, yakinin kesir, gına ve servetin çoktu. Dini İslam'a herkesten ziyade nazar-ı şefkatle bakar, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin emri muhafazasına en ziyade ihtimam eylerdin ve Ashab-ı Resulullah'ın umurundan en ziyade mutemen senin. Sohbetin cümleden güzel ve menakıbın efdal ve sevabı kı hasenen pek çok ve kad ü merteben pek yüksekti. Mecliste Resulullah'a en yakın otururdun.
Üsni siret ve kar ve sekinetle ona herkesten ziyade benzerdin. Resulullah indinde cümleden Eşref ve emniyetçi hepsinden evsak idin. Allahutaala sana bunun için hayırla mükafat eylesin. Zira Resulullah'ı Kafei Nask tekzibe cüret ettiği bir zamanda sen hakikaten tasdik ettin. Buna mukabil Allahutaala da seni Kuran-ı Kerim'de Sıddık ismi ile tesmiye buyurmuştur. Tebük Seferinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazreti Ali'yi Medinei Münevvere'de Kaim-i Makam sıfatıyla bırakmışlardı.
Hazreti Ali'nin Faziletleri ve İnsani Değerleri ne anlatıyor?
Hazreti Ali'nin Faziletleri ve İnsani Değerleri kaydında Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi program mısın? Bugünkü bölümüne Hazreti Ali Efendimiz'in Şemail ve Feza iliyle devam ediyoruz. Mahmut Sami Ramazanoğlu anlatımıyla Hazreti Ali'nin vechi Mübarekleri güzel ve mücevherce, rengi alileri esmerce ve mübarek gözleri iri ve koyu ela, kirpikleri uzun ve boyları kısaya yakın orta idi.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Sahih-i Buhari ve Müslim'de yazıldığı vechile Ali, ya Rasulallah, beni kadınlar ve çocuklar arasında mı bırakıyorsun demesi üzerine Fahr-i Alem sallallahu aleyhi ve sellem, sen bana Musa'ya Harun'un mertebesinde olmaktan razı olmuyor musun buyurmaları üzerine hatır-ı alisini tatyib ederek zevcatı mutahhharat ile Fatıma-üz Zehra'nın umur-u hususatını tesviye için Medine-i Münevvere'de kalmışlardır. Said Bin Müseyyeb ve Hazreti İmam Hüseyin Radıyallahu Anhuma'nın rivayetlerine göre Ömer Radıyallahu Anh'ın huzuruna hamile bir kadın getirilip istijvab edildik de. Kusurunu itiraf ettiğinden recmine hükm olunduğu sırada Ali, ya Ömer, senin hükmün bu kadına aittir. Karnındaki çocuğa şamil olamaz ikazıyla kadının hamile olduğunu ihtar etmeleri üzerine müddeti ham ve radağın hamilelik ve emzirme müddetinin itmamına kadar merkumun sebili tahliye kılınmıştır.
Bu hadise üzerine Ömer eğer Ali olmasaydı Ömer helak olurdu, ya Rabbi beni Ali'nin arkasında bırakma diye dua buyurmuşlardır. Hazreti Ali'nin Adaleti. Kuleyb anlatıyor. Hazreti Ali'ye ısfahandan ganimet malı geldi. O bu ganimeti yedi hisseye ayırdı. Ganimetlerin arasında bir de bütün ekmek vardı. Onu da yediye bölerek her parçayı bir hissenin üzerine koydu. Sonra yedi kumandanını çağırdı, aralarında kura çekerek bunları kumandanlarına verdi. İsa bin Abdullah el Haşimi'nin dedesinden rivayetine göre Hazreti Ali'ye kendisinden bir şeyler istemek üzere iki kadın geldi. Bu kadınlardan birisi Arap, diğeri de cariyesiydi. Hazreti Ali bunların her birine birer kür yiyecek, kırkar dirhemde para verilmesini emredince Arap kadın, ya Emiral müminin, ben Arap o köle olduğu halde bana da ona verdiğin kadar veriyorsun, dedi.
Hazreti Ali de ben Allah'ın kitabında İsmail'in torunlarının Hazreti İshak'ın torunlarına herhangi bir üstünlüğünün olduğunu görmedim diye karşılık verdi. Cahade bin Hubeyr'e, bir gün Hazreti Ali'ye gelerek, ya emiral müminin, sana iki adam gelecek. Onlardan birisi seni nefsinden ve her şeyden daha çok seviyor, diğeri ise seni boğazlamaya gücü yetse çekinmeden boğazla. İlkini ikincisine tercih ederek hüküm verirsen iyi olur, dedi. Hazreti Ali eliyle Cade'nin göğsüne vurarak, onlar geldiklerinde ben bana düşeni yaparım, fakat kalplerinde olan şeyin hesabını Allah'a vereceklerdir, dedi. Hazreti Ali de tevazu. Hazreti Ali satın aldığı hurmayı sırtına yüklenip evine götüreceği esnada kendisine bırakın biz taşıyalım diyenlere şöyle demişti. Hayır. Aile reisinin taşıması gerekir. Ebu Matar anlatıyor. Mescitten çıkmıştım. Arkamdan birisi eteğini kısalt. Bu Allah'a bağlılığın ifadesidir.
Ayrıca elbisen de kirlenmez. Eğer Müslümansan saçını da kısalt diye sesleniyordu. Bir de arkamı dönüp bakınca seslenen zatın elinde kırbacıyla Hazreti Ali olduğunu gördüm. Çarşıya develerin satıldığı yere vardı ve alışveriş edin, fakat yemin etmeyin. Yemin malın değerini düşürür, bereketini giderir dedi. Sonra hurma satan birinin yanına geldi ve onun yanındaki bir hizmetçinin ağladığını gördü ve niçin ağlıyorsun diye sordu. Hizmetçi, bu adam bana bir dirhemlik hurma verdi. Efendimse bu hurmayı kabul etmiyor, dedi. Hazreti Ali, bu hurmaları al, parasını geri ver. Bu durum hizmetçinin elinde olan bir şey değil, dedi. Adam almak istemedi. Ben bunun kim olduğunu biliyor musun diye sordum. Hayır, dedi. Emirul müminin Hazreti Ali dedim. Hurmayı aldı, parayı iade etti ve ya emiral müminin, benden memnun olmanı arzu ederim dedi.
Hazreti Ali de, halka karşı dürüst davranırsan beni memnun etmiş olursun diye cevap verdi. Sonra diğer hurma satanların yanına uğradı ve onlara yoksulun karnını doyurun ki kazancınız artsın dedi. Bunların da yanından ayrılarak balıkçıların yanına vardı ve onlara bizim çarşımızda denizden toplanan ölmüş balıklar satılmaz dedi. Sonra Kumaşçılar çarşısına geldi. Burada pamuklu kumaşlar satılıyordu. Satıcıya amca üç dirheme bir gömlek verir misin, dedi. Satıcı kendisini tanıyınca ondan bir şey satın almadı. Bir başkasına vardı, o da kendisini tanıdığından ondan da bir şey satın almadı. Daha sonra bir çocuğun yanına vararak ondan üç dirheme bir gömlek satın aldı. Çocuğun babası gelince kendisine, oğlun halifeye üç dirheme bir gömlek sattı denildi. Adam oğluna keşke iki dirheme satsaydın, dedi. Bir dirhemi alarak Hazreti Ali'ye geri getirdi ve bu bir dirhemi al, dedi.
Hazreti Ali, niçin diye sorunca gömleğin fiyatı iki dirhemdi, oğlum sana üç dirheme satmış dedi. Hazreti Ali, onu bana benim rızamla sattı ve ben de ondan rızasıyla aldım diye cevap verdi. Fudayl bin Salim rivayet eder ki bir gün İmamı Ali Kerremallahü vece pazara varıp bir gömlek satın alarak terziye bunun yenlerini, kol uçlarını kes dediğinde terzi, kesmem, zira kusurlu olur diye cevap verdi. Ayb'ı benim kes diye ısrar etti. Terzi, İmam Ali'yi tanımıyordu ve o adam mecnun olmuş dediğinde İmam Ali, Şadanu Handan olup, elhamdülillah dedi. Sordular ki, terzinin beyhude sözlerinden niye hamdettin? Cevap verdi. Fahri Kainat'ın şöyle buyurduğunu işitmiştim ki, Sizden biriniz hakkında halk delidir demeyince mümin olmaz. Nasıl hamdetmem ki, bu kimse benim imanıma şehadet etti.
Amr Bin Kays rivayet eder ki bir gün İmam Ali Radıyallahu Anh'ın elbisesinin birkaç yerinde yama görüp dediler ki ya halifeyi resulullah, bu kadar hazine elindeyken yamalı elbise giymek size reva değildir, cevap verdi. Müminler bize iktidar etmesi ve kalbe huşu hasıl olması için bize yamalı giymek sezadır. Hazreti Ali'de merhamet. İmamı Fahrettin Razi Rahmetullahi Ali tefsiri kebirinde naklediyor. Emiri'l müminin Hazreti Ali'yi sevenlerden biri de siyahi bir köleydi. Bir gün bunu hırsızlık yaparken yakalayıp Hazreti Ali'nin huzuruna getirdiler. Emirul Muminin Hazreti Ali, sen mi hırsızlık yaptın diye sordu. Evet, ben yaptım dedi. Hazreti Ali bu siyahi kölenin elini kesti. Kesik eliyle çıkıp giderken yolda Selman-ı Farisi ve İbni Zekvan radiyallahu anhuma'ya rastladı. İbni Zekvan siyahi köleye elini kim kesti dedi.
Müminlerin emiri, Resulullah'ın damadı ve amcasının oğlu kesti diye cevap verdi. İbni Sekvan, sen elini keseni mediye mi ediyorsun, dedi. Siyahi köle, nasıl methetmeyeyim ki hak üzere elimi keserek beni cehennem ateşinden kurtardı. Selman-ı Farisi siyahi kölenin verdiği cevabı Hazreti Ali'ye haber verdi. Emir siyahi köleyi çağırttı, kesik elini bileğinin üzerine koydu, bir mendil ile örtüp dua buyurdu. Gökten bir ses işitildi. Emire örtüyü kaldır diyordu. Hazreti Ali örtüyü kaldırdı, Hak Teala'nın izniyle eli eski haline geldi. Değerli deneyeceğimiz, Hazreti Ali efendimizin faziletlerine inşallah İhsan Mektebi programımızın bir başka bölümünde devam etmeyi umut ediyoruz. Yeni bir bölümde tekrar buluşmak üzere Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Hazreti Ali'nin Faziletleri ve İnsani… | Mihmandar