Hayırlı insanların edep ve erkanı şu şekilde beyan buyurulmaktadır. Bunlardan El Ganatü bilgadil, El Ganatü bigadili dünyaya ankesiria, aşırı hırsla bütün dünyayı elde etmenin yerine az ile yetinmektir. Bir anlama göre de bütün dünya kendinin de olsa kendisi için yetecek kadar ve diğerlerinin de Allah yolunda infak olunmasıdır. Vel iktifau bilgut Elledi la budde min kendisine gereken ancak yetecek kadar günlük yiyeceğinin bulunması artık bu kanaat sahibi bulma hususundadır Yetecek kadar aşırıya gitmemektedir. Ve Terkul Uluvi ve Terrafur kendisini yüksek görmek bir başkalarından daha bir ali olarak görme düşüncesinden kurtulmaktır ve bellülce Allah yolunda infak etmek, mal olsun, mansıb olsun, ne olursa olsun malını mülkünü ve kendisini Rabbimiz yolunda feda etmektir. Ve şevkatü alel halk İnsanlara gayet müşfik davranmaktır. Ve tevadu alhissairi veel kebir.
İster küçük olsun, ister büyük olsun alçak gönüllü olmaktır. Büyüklerine tazim küçüklerine de sevgiyle ve İsa'ru fi vaktil haceti ile muhtaç olunduğu zaman bir başkasını kendisine tercih etmektir. Hacet zamanında kendisine, bir başkasını kendisine tercih etmektir. Ve husnüvanni billaha Teala ma hüsnülemel Kuran Azimüşşan'a uygun amelle birlikte Cenabı Hakk'a iyi bir zan içerisinde bulunmaktır. Ve'l müserat ve ila cemial hayrat. Hayırlı işlerde öncü olmaktır. Ve ihlasu fil müsebakatı ile taat, ibadet ve taat yerine getirirken Allah için yapmaktır. Ve teveccühü illallahui teala Cenabı Hakk'a yönelmektir bedenim ve asrın gönül olarak Vel inkıta ve aleyh Rabbimize Rabbimize yönelip her şeyinde Ondan medet beklemektir. Ona yönelmektir. Ve riza an gadai Allah'tan gelen Celle Celalü bela, musibet ne ise hepsine razı olmaktır.
Ve sabru ala devamül müceahede nefis ve şeytan din düşmanlarına karşı cihatta devamlı uyanık bulunmaktır. Ve muhalefetü'l heva nefsani arzularına karşı çıkmaktır. Ve Mücanebetu hüzuzin nefsi vel muhalefetin ve muhalefetin leha, nefsinin istek ve arzularından uzak kalıp ona karşı durmaktır. Nefsani arzu ve isteklerine katiyyen yakın olmamaktır ve muradü'l esrar gönlünden geçen düşüncelere riayet edip iç alemini gözetlemektir ve murakabetü'l Cebbar güç ve kuvvet sahibi Cenabı hakk'ın kendisini gördüğü düşüncesi içerisinde bulunmaktır ve müdavemetül muhafata taalel kulubbi, kötü düşünceleri yok etme gayret gösterip kalbini yersiz düşüncelerden kurtarmaktır. Allahu Teala'ya yapmış olduğu saatte gönlün de o saatin hazzına ve neşesine erişip yapmış olduğu ibadeti gönül olarak yapmaktır. Kalbinin hissetmesidir.
Cenabı hakk'ın kabul ol, kabul buyurmuş olduğu saatte hal insan, sır rızası için olandır.