Hayber'in Fethi ve Hazreti Ali Efendimiz kaydında İhsan Mektebi programımızda bugün de sizlerle birlikteyiz. Hazreti Ne İşler misin? Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ali Yül Murtaza isimli eseriyle yine bugün sizlerle birlikteyiz. Hayber'in fethinde Hazreti Ali Efendimizle inşallah birlikteliğimiz başlıyor. Hayber Medine'nin Şam cihetinde ve Medine'ye doksan altı mil mesafede bulunan…
İhsan Mektebi programımızda bugün de sizlerle birlikteyiz. Hazreti Ne İşler misin? Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ali Yül Murtaza isimli eseriyle yine bugün sizlerle birlikteyiz. Hayber'in fethinde Hazreti Ali Efendimizle inşallah birlikteliğimiz başlıyor. Hayber Medine'nin Şam cihetinde ve Medine'ye doksan altı mil mesafede bulunan büyük bir vilayettir. Güzel bir vahanın ortasında kurulmuş olan Hayber yedi kaleden teşekkül etmiştir. Nefis hurmalıkları ve ziraatıyla meşhur olup Arap Yarımadasının en feyizli bir mıntıkası idi. Amalika'dan vaktiyle buraya gelerek mekan tutan bir kişinin adı olduğu rivayet edilir. Asrı saadette Hayber Yahudilik'in merkeziydi. Beni Nadir Medine civarından tehcir edildiğinde Uyey bin Ahtab gibi Yahudi eşrafı Haybere yerleşmişlerdi. Bu cihetle Hayber Müslümanlar aleyhinde çalışanların pusu yeri olmuştu.
Cezire'deki bütün Arapları bu zengin Yahudiler tahrik ediyorlardı. Ahzab harbi de bunların tahrikiyle olmuştu. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Ze-Karat vakasından üç gün sonra bin altı yüz piyade ve iki yüz süvari mücahitle Hayber üzerine hareket etti. Musa bin Ukbe'nin beyanına göre Resul-i Ekrem Hudeybiye'den geldikten yirmi gün sonra Hayber seferine hareket etmiştir. Seleme bin Ekva'dan rivayete göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellemle beraber Hayber kazasına çıkmıştık. Bir gece giderken kafileden bir kişi amcam Amir Bin Ekva'a kısa vezinli şiirinden bize bir parça dinletsene dedi. Amcam Amir şair bir kişiydi. Bunun üzerine hayvanından indi. Şu şiirini güzel sada ve eda ile okuyarak kafile develerini yollandırdı. Allah'ım, sen bize hidayet etmemiş olsaydın, bize doğru yolu göstermemiş ve bize rahmet etmemiş olsaydın biz muhakkak şaşırırdık.
Rabbim, hayatım senin rızan uğrunda feda olsun. Bizi işleye geldiğimiz geçmiş günahlarımızdan mağfiret et ve gönüllerimize sükun et ve metaneti kabiye ver. Düşmana kavuştuğumuzda ayaklarımızı sabit kıl. Rabbimiz, din düşmanları bizi fenalığa davet ettiklerinde imtina ederiz. O düşmanlar ki onlar müşrikleri haykırarak üzerimize davet etmişlerdi. Bunun üzerine Resulullah SAS. Şehir inşa edip develeri yönlendiren kimdir diye sordu. Ashab-ı Kiram Amir bin Ekva'dır dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah amire rahmet etsin diye dua etti. Kafileden bir kişi yani Ömer bin Hattab, ya Nebiyallah, duanız bereketiyle amir cenneti hak etti. Amir'in şehadeti vacib oldu. Amir ile müstefad olmamız için, şehir ve hamasetiyle bize bağışlasaydınız, dedi. Nihayet Haybere geldik ve Hayber halkını muhasara ettik. Fakat muhasara yirmi gün sürmüştü. Hatta bize bir şiddetli açlık isabet etmişti.
Sonra Allahutaala Müslümanlara Hayber kalelerinin fethini birer birer müyesser kıldı. Fethe müteakip o akşam mücahitler yer yer ateş yakmışlardı. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bu ateşler nedir, niçin yakıyorlar diye sordu. Ashap et pişirmek için diye cevap verdiler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hangi et, ne eti, diye sordu. Ashap da yerli merkeplerin eti diye cevap verince Resulullah onu dökünüz, kapları da kırınız buyurdu. Ashap'tan birisi Ömer bin Hattab, o kişide ya Resulullah, onu döküp kaplarını da yıkasak olmaz mı? Diye sordu. Rasulullah da, yahut öyle yapınız, buyurdu. Hayber'de düşmanla harp safı bağlanınca Amir, Arapların en cenkçe pehlivanı Merhab'e karşı mübariz çıkmıştı. Fakat Amirin kılıncı kısa idi. Bu kısa kılıncı vurmak için Merhab'ın baldırına saldırmıştı.
Hayber'in Fethi ve Hazreti Ali Efendimiz ne anlatıyor?
Hayber'in Fethi ve Hazreti Ali Efendimiz kaydında İhsan Mektebi programımızda bugün de sizlerle birlikteyiz. Hazreti Ne İşler misin? Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazreti Ali Yül Murtaza isimli eseriyle yine bugün sizlerle birlikteyiz. Hayber'in fethinde Hazreti Ali Efendimizle inşallah birlikteliğimiz başlıyor. Hayber Medine'nin Şam cihetinde ve Medine'ye doksan altı mil mesafede bulunan…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Fakat kılıncın keskin yüzü dönüp amirin diz kapağına isabet etmekle kahraman şair bu cerihadan, yaradan vefat etmişti. Ravi der ki bunun üzerine bazı kimseler amirin bu şekilde vefatını intihar sayarak cihadının mükafatsız kalacağını iddia etmekle Seleme bin Ekva amcası hakkında bu iddiadan müteessir olmuştu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemle ashabı kiram Hayber'den döndükleri sırada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beni gördü ve iki elimi tutarak bana ey Seleme sana ne oldu? Benzin kaçmış, yeis içindesin, dedi. Ben de Resulullah'a ya Resulullah babam anam sana feda olsun. Bazı kimseler amcam amirin gazasının batıl ve şehadetinin mükafatsız olacağını iddia etmişlerdir, dedim. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bu iddiada bulunan kişi yalan söylemiştir. Amir için iki ecir ve sevap vardır ve bu muhakkaktır.
Biri Allah yolunda cihad sevabı, öbürü de cehdi ve bu uğurda son kudretini sarf etmesinin mükafatıdır. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem iki parmağını birleştirerek muhakkak ki amir şehittir, yeryüzünde gezen Araplardan amirin benzeri pek az bulunur, Bir rivayette pek az yetişir buyurdu. Enes bin Malik radiyallahu anh'tan rivayete göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Haybere gece vakti gelmişti. Hayber halkının muharip olanlarını öldürdü. Nesillerini, oğullarını ve kızlarını da esir etti. Rasulullah geceleyin Hayber'e Raci vadisine varmıştı. Orada tevakkuf etti, konakladı. Çünkü gece baskın yapmayıp sabahı beklerdi. Enes bin Malik radiyallahu anh der ki Resulullah burada gecenin sonunda ve alaca karanlıkta sabah namazını kıldı. Sonra Allahu Ekber, Hayber harap olmuştur.
Biz bir kavmin alanına indik mi bu müthiş harbin korku saldığı düşmanların vay hallerine onların sabahı ne fena olur buyurdu. Yine Enes Bin Malik'ten rivayete göre sabah olunca Hayber Yahudileri kazmalarıyla kürekleriyle çıkıp da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ordusunu görünce Muhammed, vallahi Muhammed askeri diye bağırıştılar. Resulullah, Allahu Ekber, Hayber harap olmuştur, buyurdu. Sonra aşağıdaki safahat cereyan etti. Ebu Musa El Eşari radiyallahu anh'dan rivayete göre Rasulullah Hayber gazasına giderken mücahitler yüksek sesle Allahu Ekber, Allahu Ekber, La ilahe La ilahe illallah diye tek bir almışlardı. Resulullah nefsinize acayiniz, yavaş tek bir getiriniz. Siz ne sağır çağırıyorsunuz, ne de gaibe sesleniyorsunuz. O her zaman sizinle beraberdir, buyurdu. Ravi Ebu Musa el-Eş'ari der ki bu sırada ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bindiği hayvanın arkasındaydım.
Ben de kulun ihatası ve kudreti yoktur, Ancak Allah'ın inayetiyle hasıl olur demeye başladım. Rasulullah sesimi işitti ve ey Abdullah bin Kays buyurdu. Ben de buyurunuz ya Rasulullah emrinizi almaya hazırım dedim. Resulullah ey Abdullah sana cennet hazinelerinden bir büyük hazine değerinde bir kelimeye delalet edeyim mi, göstereyim mi, buyurdu. Ben de evet ya Resulallah dedim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem o kelime La havle vela kuvvete illa billahtır buyurdu. Sel bin Sa'd Esaidi radiyallahu anh'dan rivayete göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hayber Harbi'nde müşrik Yahudilerle karşılaşıp cenk etmişlerdi. O günün harbi sona erip Resulullah'ın askeri karargahına düşman da merkezine dönmüşlerdi. Fakat Resulullah'ın ashabı içinde Kuzman adında bir kişi vardı.
Düşman ordusundan ayrı düşen, orduya iltihak etmemiş bulunan, kucakta bulduğu Yahudilerin peşini bırakmayıp amansız takip ediyor ve onu vuruyordu. Bu adamın cengaverliği Resulullah'a arz olundu. Ya Resulullah, bizden hiçbir kişi filanın gösterdiği kahramanlık derecesinde gösteremedi, denildi. Onun üzerine Resulullah, fakat o cehennemliktir, buyurdu. Ashap, Rasulullah'ın bu haberini zihinlerinde büyüttüler. Hatta Ashapdan uzayı eksem öyleyse ben onu tarassud eder gözlerim, dedi. Kuzman'la beraber harp sahasına çıktı. O harpte ne derece çeviklik gösterirse, uzağıyı da o derece gösterir, nerede durursa orada dururdu. Nihayet Kuzman ağır surette yaralandı. Ölümünü Tacir ile intihar kastıyla kılıncının demirini yere koydu, kılıncının ağzını da iki memesi arasına koyarak üzerine yüklendi. Bu suretle kendisini öldürdü.
Bunun üzerine huzayı eksem Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzuruna vardı. Ya Rasulallah şehadet ederim ki sen muhakkak Allah'ın peygamberisin, dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, sana ne oldu, diye sordu. Huzai, ya Rasulallah, cehennemlik olduğunu haber verdiğiniz kuzman yok mu? Hakikaten o cehennemliklerdendir, dedi ve hadiseyi şöyle anlattı. Ya Rasulallah, Kuzmanın cehennemliklerden olduğuna dair haberlerinizi halkın büyük görmesi üzerine ben de bu adamı takip ve tarassud edeyim demiştim ve her hareketini araştırdım. Nihayet bu adam ağır surette yaralandı. Ölümünü tacir ile kılıncının keskin ağzını iki memesi arasına koyup üzerine yüklenerek bu suretle nefsini öldürdü. Bunun üzerine Resulullah insanlar arasında bir sınıf vardır ki halka görünüşe göre ehli cennet ameli yapar. Halbuki o cehennemliklerdendir.
Yine insanlardan bir kısım vardır ki halka görünüşüne göre cehennemliklere ait kötü işler yapar, halbuki o cennetliklerdendir, buyurdu. Sell bin Sa'd essaidinin Ebu Hüreyre'den gelen bir rivayet tarihinde Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kalk ya Bilal, halka il an etki cennete ancak mümin olan girer. Bu müntehirin bu intihar eden kişinin mücadelesine gelince, muhakkak ki Allah dilerse İslam dinini facir bir kişi ile de teyit edip kuvvetlendirir buyurmuştur. Seleme bin Ekva radiyallahu anh'dan rivayete göre kendisi şöyle demiştir. Hayber günü ben baldırımdan ağırca vurulmuştum. Hemen Nebi'e geldim. Resulullah üç defa nefes etti. O saatte ağrı ve ızdırap hissetmedim. Ebu Musa El Eş'ari radiyallahu anh'dan rivayete göre İz Eşariler Cafer ve ashabıyla beraber Habeş eden Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Hayber'i fethinden sonra Medine'ye gelmiştik.
Fakat Resulullah ganimetten bize de bir pay ayırdı. Halbuki Hayber fethinde hazır bulunmayan bizden başka hiç kimseye pay ayırmamıştır. Sehl bin Sa'd radiyallahu anh'dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin Hayber günü, Hayber'in fethi uzayınca şöyle buyurduğunu işittiğini rivayet etmiştir. Müslümanların bayrağını yarın bir kişiye vereceğim ki Allah fetih ve zaferini onun iki elleriyle müyesser kılacaktır. O Allah ve Peygamberini sever, Allah ve Peygamberi de onu sever. Bunun üzerine orada bulunan ashab bayrağın onlardan hangisine verileceğini tahayyüle başladılar. Onlardan hepsi bayrağın kendisine verilmesini umarak ertesi güne erteler. Fakat Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ertesi gün Ali nerededir diye sordu. Ashab-ı Kiram gözleri ağrıyor dediler ve Rasulullah'ın emriyle Ali huzura çağırıldı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ali'nin gözlerine mübarek tükürüğünü sürdüler.
Hemen orada gözleri hiç ağarmamış gibi iyi oldu. Bunun üzerine Ali, ya Resulallah, Hayber Yahudileri de bizim gibi Müslüman oluncaya kadar onlarla vuruşuruz dedi. Resulullah de ya Ali yavaşça ve sükunetle Hayberlilerin sahasında müsait bir mahalle iner, ordugahını kurarsın. Sonra onları İslam'a davet edersin ve üzerlerine vacip olan İslam esaslarını haber verirsin. Ya Ali, tek bir kişinin senin irşadınla Müslüman olması iyi bil ki sana kızıl develerin bahşedilmesinden hayırlıdır. Hazreti Ali radiyallahu anh, Resul-i Ekrem'in bu talimatı vechile hareket etti ve Yahudilere İslam umdelerini teklif etti. Fakat Yahudiler Müslüman olmayı kabul etmediler. Zul olmak da istemediler. Bilakis harp açtılar. İlk önce Yahudi cengaver merhab çıktı. Mübariz istedi. Ona karşı bizzat Hazreti Ali çıktı ve onu tepeledi.
Yahudilerin bu azgın kumandanı yere serilmekle Yahudiler mesnetsiz kalarak harp nihayete ermiş ve Resul-i Ekrem'in fethin Ali bin Ebi Talib'in şerefli iki eli ile müyesser olacağı hakkındaki işaret tahakkuk etmiş bulunuyordu. Değerli deneyçilerimiz İhsan Mektebi programlısın bugünkü bölümünün de sonuna gelmiş olduk. Hayber'in fethinde Hazreti Ali Efendimiz'i izlemeye inşallah bir sonraki bölümümüzde devam edeceğiz. Buluşuncaya dek Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Hayber'in Fethi ve Hazreti Ali Efendimiz | Mihmandar