Hasetin Zararları ve Ahlaki Yozlaşma kaydında Hz. Efendimiz. Vildiği mektube cevap otuz altı. Mektup. Mutlu canımızın otuz altı. Mektubu. Teberrüken yeni göz günümüz geldi. Onyalılar hatımıza hutur etti. Huppuc cihanımızın bu mektupunu okuyup onlara teberrken göndermeyi münasip gördük. Allah bizden, kendilerinden, bütün ihvanımızdan razı olsun. Sözlerimizi Allah Hakk celle ve ala…
Hasetin Zararları ve Ahlaki Yozlaşma ne anlatıyor?
Hasetin Zararları ve Ahlaki Yozlaşma kaydında Hz. Efendimiz. Vildiği mektube cevap otuz altı. Mektup. Mutlu canımızın otuz altı. Mektubu. Teberrüken yeni göz günümüz geldi. Onyalılar hatımıza hutur etti. Huppuc cihanımızın bu mektupunu okuyup onlara teberrken göndermeyi münasip gördük. Allah bizden, kendilerinden, bütün ihvanımızdan razı olsun. Sözlerimizi Allah Hakk celle ve ala…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hz. Efendimiz. Vildiği mektube cevap otuz altı. Mektup. Mutlu canımızın otuz altı. Mektubu. Teberrüken yeni göz günümüz geldi. Onyalılar hatımıza hutur etti. Huppuc cihanımızın bu mektupunu okuyup onlara teberrken göndermeyi münasip gördük. Allah bizden, kendilerinden, bütün ihvanımızdan razı olsun. Sözlerimizi Allah Hakk celle ve ala halkatları buyurmuştur. Her niye de olursanız olun Allah sizinledir. Ahval hususi yanınıza vakıftır, hazırdır, nazırdır demektir. Hazırdır, nazırdır demektir. Kad-i misal ile buluşamayacağımız için Hüdayi Baba, İstanbul'da müriddanından biri yakında gelmiş, evi derviş olmuş. Lakin hepsinden daha sevimli. Efendimizin yanında da belli oluyor sevimli ihvan belki hak dememiz oluyor. Tayyip efendi, Tayyip efendi şuraya oturun. Memnur efendi, Memnur efendi şuraya oturun. Bu seferdir, şöyle oturun. O günahkaba var bu defa, bahçanı koyalım.
Şuraya şey yanıma otur şöyle. İşte en çok hasret kaldı sevdiniz ya öyle. Burada CV'imle de ihvan birbirini çekemez. Kim sevinirse ona haset etmek, hadeck. Yani haset bütün ahlakı zemime girer işte, hasetlik gitmez demiş efendimiz. Damadi aileleri dinler be gardaşımız. Olur mu demiş? Bu içten bütün ahlakı zemine çıkar. Velev de olur daha hasetlep ayağını dayar, çıkmayı istemez. Yani kaplimyen çıkmayı istemez, en son çıkan hasetlik olur. Siz hasetten kaçındınız? Hasetlik hasenatı yenir, tüken, ateşin kodunu yirmi bir iki bin yirmi tüketir. O düşmanı çekmemişler Hüdayi Baba'nın ikrarını, nitekim müriddan çekememiş çok sevimli. Hindi gelmiş oraya, İngiliz dermiş olmuş. Kimmiş Bunları kanaati, onun büyü adam olduğuna kanaat getirmenin için bütün veli de emretmiş. Birer dövercin tevp tavuk, kuş falan bulmuşlar, gezmişler emir tutulur.
Hiç kimsenin gülmediğin bir yerde kumpasda hiç kimse gülmesin. Herkes gitmiş binanın ardında, araba yerde, giydiği yerde, sağına soluna bakmış madır, geçmişler getirmişler. Ama o genç yeni intisabiden o yavrulu köse demiş sağ elinde getirmiş. Bu randevumu tutmadın uzun, demiş. Bütün kardeşlerim getiriyor da demiş sen ne iyi demiş kesmeden getirdin. Nasıl ettim utanmıyorsun zaten gizli yer buldum kestim, gizli yer buldum kestim. Senin beni kesmedin demiş. Gizliğin yeri bulamadın neden alem demiş. Bildiğin yeri yok. Vallahi mahkum, eyleme korkun. Ben bununla baksam Allah benim ile beraber hazır nazırdır. Bütün ve idamın fedaı bulmuş yani. Biz insan devirmişiz, bu kadar bulmuşuz Allah, ehli irfan olamamışsın demiş. Onun için Yasin ayet-i celîleden gaye ne de deysen Allah'ımız burada, öyle olunca, cebi günahtan sakınmamız, korkmamız, çatımıza bu örgütmemiz lazım.
İki gündür hanımlı bugün üçüncü gün oldu. Biraz daha dokunduk. Ağzını tez tez koyuyor. Bu arada bir soy içeyim bile Allah rızası için yine sözümüze devam ederiz. Bunlar ne kardeşimize orada biz neşe olur? Adeta Hasan Abimiz aramızda gibi gelir suyun mürürtüleri, konuşmalar araları, bunlar bir şey verir. Tamam olsun bismillahirrahmanirrahim. Allah'ta su sünnet olarak içindeyken, su anayı emer gibi böyle sorulacak. Docağı. Sen duyulsun diyecek küfürlü freshtim. Menni emer gibi üç yıldır bismillah, elhamdülillah, bismillah, elhamdülillah böyle içilecek suda. Demek ki Ayet-i Celiliye göre bu kardeşin, yeni gelen kardeşimiz ta eskiden, bizim gibi eskimişlerden ahırı ve sevimli olmuş. Onun için genceliğe bakılmaz, hürmet etme insan birbirine.
Ali'ye sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Kastırdığımız insana hak eden, yalnız bu lisanı ile Allah bizimle din ve kalbi de indiremeyen cesur cahiller yahut esrarı misyon altında tağnide tutan kıraatler, daha doğrusu Mucidi Tani ve teşnüh olan bir Pirz-i Münker'in hicrada zîb ve andin müşahedesinden sıkılıp Hacer edenler. Buraları şimdi ben Türkçeyi tüküreleştirmeye çalışmayacağım. Her hayat sohbetimizi ehli irfan dinleyeceği için, yani, Zeyd ile amirin eski lisan bu talebe devrinin, yani Mehmed ile Ahmet'in görünmesinden, günahı yapmadan sıkışur, gelin bir yer aranıyor da diyor. Bir türlü münkeri işleyeceği zaman, annen kimse görmesin. Böyle kimseler görmesin. Bu hazırata iltifat etmeyenler, bu hazırata iltifat etmeyenler, Ruzi cezada, Mahkeme-i Kıpra o aleni olan istintakı uhra da ne olur bir cevap verecekleri cidden cahil teamüldür. Cidden düşünülecek şey bu.
Budur Allah'ın huzurunda böyle Zeyd'in amblem müşahedesinden korkup günah yapamayıp da, Allah'tan korkmayıp da isyan edenler acaba huzur-i ilahiyyede ne cevap verecekler? Meşhur bir şey var size ona haber vereyim kardeşlerim. Duaları da dinleyen sevgili dostlarım Harun-u reşit, hepimizin bildiği işte Harun-u Reşit padişah. Bir gün bir gün Zübeyde Hanım annemizle konuşurken, ailesiyle, bir Cennetlik miyim, cennetlik değil miyim? Padişah der ki: Eğer ben Cennetlik devirsem, sen benim den üç talakla boş ol der. Üç talakla boşun. Çok sıkışmış bu sözünden. Şık İslam, ulemai kiram, Fuzala hep toplanmışlar. Çare niye kardeşim? Çare nasıl bulunacaktır bir düşünün ya. Padişah. Zübeyde Hanım, Bağdat'tan, Bağdat'tan ta Mekke-i Kuraniye'ye su getiren, su getiren Zübeyir'ye su getiren kırk günlük yerden, kırk günlük yerden tabi ki su getiren bir kadın.
Yerinde bir Kuran'ı yüz bin liraya yazdıran altundan yaprakları, Kuran'ı hakimince manasını da biliyor. En sevdiğinizi Allah yolunda birinciye kadar bir ricani, cenneti alaya nail olamazsınız deyince olunca şöyle fıkra gezerken çıldırılmış Kuran-ı Kerim'i yanına tutturuyormuş, sen olsun Kuran-ı Kerim diye. Böyle bir kaldım boşanılır mı? Hiç çare bulamamışlar. Efendim zevce-i hadisler. Başka bir yakın ziyaret etsin, Hab bir gün iki gün dursun. Başardıktan sonra üç ay on gün daha çocuğun ne olmazsa şiddette versinler. Altı ay yedi gün sonra aile size gelir. Ben yılın yaptığı aileyi daha az geriye kabul edeyim. Eşhedü en yakın böyle bunun bir yolunu kısadan bulunun rica ederim yolu, Lem'un yapamaz. Efendim başka kimse yok da Şafii altatları İmam-ı Şafii'yi çağıralım, bağıralım, genç delikanlı Muhammed ' ın silsilesinden zamanı bıkd bıraktı abi. Şafi-i aldatları böyle gelmişler.
Meclis'e gelince kulağıma bir çocuk geleni olacak diye aldırış yapmamış padişaha demiş biz sana mı muhtacız, sen bize mi muhdersin? Her muhta, filmde de size muhtacın padişahlık dersin, tamam muhtacsiniz. Öyleyse senin muhtac zamanın geldi, senin muhtac dövin geldi, sen tahttan şahin de ben oraya çıkayım, sen karşıma otur padişah demiş, karşısına oturtturmuş padişaha. Yemin veriyorum sana, Allah'ın adına yemin veriyorum ey padişah. Hiçbir günaha rast geldin de, Allah'ın hıfzından, Allah'ın korkusundan hiç kimse görmediğin yerde kalbimden bir hayıfullah yekindir ve o günahı terk ettiği var mı diye bu bana kısa bir haber ver. Başın bir kadın lahhoş olmuştu. O kadar Zübeyde hanım gibi hanımların olduğu halde koca padişahımla, padişahlarımla bir elin namusuna sürükkemlik yaptım. Lakin orada uç kurumu çizerken, içerimden bir halfullah ekindi. Dedim oradan ayrıldım.
Boş deve sende eli cennetsin. Kim Allah'ın huzurunda suçlu durmadan Delilim bu ayet-i celile demiş. Delil anlamdan gözlerinden etmişler. Allah şefaatlerine nail etsin. Yani biz şu an okuyorduk da Siz niye derseniz, beni hocam Allah Malik'in ırk normale kurt hazretları akşam sizin öyle konuştuğunuz Ömer efendi. Yani ayet, arkadaşlarınızın içine gelince iyi dinleyenler için, başladaştınız. Şimdi kuyuya gelecek, burada anlayışlarımız dinleyecek. Haşim yarın korkulu dinledik, geçtik. El Nemekud Hazretleri kullarına Hıtab ederek ya hitab ederek, hitabdar olarak yani. Allah-u Teala hazretleri Allah'ımız yine buyuruyor. Arkadaşlar bu Allah'ın çok dokunur Kursünün üzerinde sırtından vaaz verdi bir gün efendimizin meftubunu açtı. Hayra an olduk böyle. Bilmiyorsun zannettin beni.
Ya yandığın gibi bir abdi acize karşı, yandığın gibi bir abit, bir acize karşı, bir buna aciz mi buna karşı lazım gördüğün haya ve hürmeti bana karşı lüzumsün itikadi edenin. Yani bir efendinin yanında sırra içemedim. Daha gününün yanında, mutlu cihanın yanında içemedin. Nasıl benim huzurumda içiyorum diyor. Bakın arkadaşlarımız var böyle la ilahe hem tahribattan hem sığara içebilir. Yalnızlar olsun, ben vallahi Hacer. Bizim memleketimizde Mevla'ya hamdolsun tek sınavı içen olmaz, içerse alınmaz. Niye bugün biz atlarda radar tarikat olsun? Tarikat koymuyor, kalbi dahildir. Öyle necasatla mülevbe sormuş kimsenin içine almaz. Bir gün Şahin Nakşibendi: Efendimiz Allah şefaatine nail etti Ya Rabbi. Sohbete oturmuşlar lezzet gelmiyor demiş lezzet gelmiyor. Lezzetin bir kesik yeri var, bir hanel kesik nereden gelmiyor? Demiş: Efendim, içimizde bir mümkün var mutlaka demiş.
Aramışlar, hayır efendim, aynı kardeşleriniz? Ayakkabılığa, asalığa bakın Efendim demiş bir mümkün asası gelmiş. Yani asanın içerisine herkes asayla gelirmiş. Bir mümkün asayı dışarıya atmışlarmış, rüku uzak boşanmış. Bir gün yine aynı olmuş, bir ayakkabı bulmuşlar bir babu çıkalım diyor. Bunları böyle dilim ile söyleyip geçmeyeyim, dehşet hayat kitabından okumuştum. O babuca atınca füyuzat boşalıyor. Bir gün Şahin Nakşibi benim de efendimiz yine ilk ödeyecekler lezzet yok, Efanın içinden bir mümkün kokusu geliyormuş. İçinizden bir mümkün kokusu geliyor. Demiş ki: Biz inkar edenlerden değildik. Bir seninle mümkün kokusu duyuyorum, niye duyuruyor ya? Demiş. Sende imkan kokusu var, Efendim çamaşırı yıkılıp miltonum yoktu da komşu bir tarikatı inkar eden adamın miltonunu giymiştim gömleğini ondan mola çıkar soyun üstünden ah canım demiş. Çıkarmış dışarıya soyunmuş gelmişimiz.
Allah, Allah, Allah, Siz niye derseniz ben ordayım. Allah, Haliku'l Zülcelal. Yani Namazda olsun, ikize olsun, sohbette olsun, ikrarla tecemmu'da olsun, yüz de vurursa olsun Hacı Esan Efendimiz Allah görür gibi, Peygamberimizde bu hadisinde Allah'ı görür gibi namaz kılınır, kendine Allah'ı görür gibi. Siz Allah'ı göremiyorsunuz ama? Göremezseniz Allah sizi görüyor gibi yapın da bak ne işin gözüne bazı günü sohbet oluyor biliyorsunuz. Bütün arkadaşlar tevfili düşüyor şuraya. Ne oluyor? Bağırma, çınme da yok. Allah hazır nazır olduğu tecelli etti mi? Allah, Allah, Allah, Allah derken kaybolup geliyor. Yakan Allah diyor düşün. Taksi tarının hali bu, bağırmaya, çevirmeye lüzum yok. Hiç böyle İngiltere yapıldığı zamanları birisi beş tanecik kişiyle çoğalmazsa lezzet yok derler. Beş kişi inan biri dedeydi, dede derler. Yani Kence'den da ismini dede bulmuşlar o hatırımda.
Bir de sonra Abdullah'a beraber Kurdu'da olan Abdullah fakr lazım, iki işi daha var zat. Allah rızası için dışarda haber vermeyin. Allah derken Allah'ımız görünür gibi, yani Allah bizi görüyor gibi diyelim kardeşim ne derken, hepimiz oralara yıkılma hali olur. Zikirir gizli mimirim koyacak kadar tüm serdiksine yendirin. Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, yani herhangi bir kahveyi, çayı, çorbayı, düşün, ne kadar bir şey, bir şeyler var. Onu fazla vurdum mu dışarıya taştın mı bir lüzum yok. Halbuki geniş tutmak lazım, Geliştirmek, çok büyük bir tasavvur etmek lazım. Sarpınızın feyzini girebilirsin. Geçen bir hafiye polis gelmişti bize. İhvanımızda. Sohbetlar başladı. Başladı. Elleri titremeye başladı. Azıcık daha konuştum döşleri titremeye başladı. Azıcık daha kafayı semaya dikti böyle arşı ağzıma bak Şimdi Allah'ım payib etti, gözü da döndü ölüyor gibi.
Kardeşim, masum takın elini yüzünü yıkıyorum, ne yiyorsun salavat getirdin, hayat durun dedim. Ben ötekerek gittim geldim ki daha beter olmuş. Yusuf efendi sorun lütfen mesela ayıpın. Ne diyor sen kitaplarda görmüyor musun da beni? Men ediyorum. Böyle kayıp hali gelmiş. Şah-ı Nakşibend efendinin gayb hali geldi mi? Resullullah'a, Rasulullah'tan da Allah'a doğru gayb halete ve çevirecek Mevla'ya kavuşuyor o zaman. Ben Mevla'ya kavuşayım niye beni böyle men ettim? Dedi. Ama sen bir pulu sanamsın. İmam günü ziyaret Yahya'la adet pul. Her adam, her sınıftan adam. Genel hocamı ziyaret edeyim diye. Onlar seni bu halde görürse efendimiz tayin olur mu buna dedim yani. Ayette Allah şimdi adam bu kadar işin iç tarafına geçmiş. Yani hafif polis bir şey arıyor. Yani bizim içimizden Allah'ı zikrederken hiç bunun gibi bir kazanç görmedim ben daha böyle yapıyorduk. Onun için gözleştirelim işi.
Sırf ilahayla, sırf dağılma ile, sırf çığlığıyla, kurnaz pul. Gözlerimizi yumlatıp sıhhatlayınca lezzetin içinde vuralım. Arkadaşlarımız sonra şey koydular, teyp bırakamıyoruz sizi de şöyle bitirelim biiznillah. Bana karşı lazım velüssümün tevadiylenin Mehmed Ahmed'in yanında günah inemedin de onlara yepyeni hormat kadar dua etmek ettiler mı diyor Allah, yarın Huzur-u ilahiyede buyuracağı hengama da Hacer ne gibi bir cevap tedarik olunacaktır? Halbuki cevabına cevap Ya Rabbi insanlardan haya ederdim ya senden haya hismi mi diyeceksin? Hangi bir telefofun parti zekasından, hangi bir ahzuatın kisvatı malumatından istifade edilecektir? Hangi ahzuattan akıl alacaksın? Hangi telefof sana diyecek ki şöyle hareket et, kurtulursun Allah'ın onu geçmiştir. Onlar geçmiştir. Yalnız sen dineleyeceksin Allah'ın huzuruna, cevabını sen dineleyeceksin. Vazandan bulduğun bir şey diyeceğim.
Allah şefaatine nail et Ya Rabbi. Allah'ın huzurunda Ya Musa kitabını kitabını tebliğ ettin mi? İncil'i kavimine tebliğ ettin mi? Ededemedim mi ulan? Deyi düşüncelerinden, kilların dibinden, ter yerinden tam geleceğini. Peygamberlerin durumunun yerinden kan geleceğine haber veriyor. Hz. Ömer bir gün bunu düşünmüyor, Hale'de Zülcelal'a şöyle bir iltica ediyor: Yapmış düşmüş bayılmış binlerce hasta bunun iadesine gidiyor. Geçmiş olsun ya Ömer. Oraya kolayınca, arkadaşlar toplanınca keşke ben nefsiyen bensiyellaydım. Onurmuş düşük bir çocuk olaydım keşke ben diyor. Cennetle tebşir olduğu aldı böyle diyor, vallahi yerden bir saman çöpü almış keşke ben şöyle bir saman çöpü olaydım. Ondan sonra ona da dayanamadı ağlayarak dedi ki diyor: Keşke ben yalanılmamış bir şey olaydım yani hiç vücuda gelmeleydim. Bu cennetle tebşiki diyor. Bizim ne kadar korkmamız lazım geliyor?
Tamam, bu kadar La Ruta'da olan varsa. Şunu da ilave edelim ki Esma-i Muhammedede konuşma zamanların da hüznü hatalarını itiraf ile dardan tümünü, günahını konuşulanı anlar. Bu da bunu değerlimiş. Kibadel buna diyor ki: Açıktan, gençlikteki ettiğin günah ediyorsan yanında adamları şahit dikmiş oluyorsun. Yarın huzur-u ilahiye de karşına çıktığı zaman onlara şahit dikilip ehli nar olacaksın. Allah ile kendi aranda olsun, Allah Settar ismi ile set verecek inşallah. Allah'ın esrarı bu. İtilaf ile beraber, imtihan-ı maasetten kurtarmak için Allah Gafur'dur canım, dinler diyor. Hacc-i salihanız böyle diyor. Allah Gafur'dur. Ah peder, mahle sahibi söyleyen birtakım la Abaliler, laubaliler muhakkak kendilerini aldatmış oluyorlar. Öyle din nehirler kendilerini aldatmış oluyorlar. Zira Ayet-i Kerime de buyurulmuştur.
Gusül olanlar, biniyyette, kulaktan gusül olanlar yani İsrail edenler, İbn Mağvi'yiyorsa onu yine devam ettirenler hakkında böyle bir beşarat, sadır olmadığı şöyle dost ol. Böyle bir beşarat yoktur. Bir akıl, Musk'ı Zilili Kuraniye'de, Allah'ın, Musk'ın da, Kur'an'ın da: Ey benim kullarım, şeytan sizi, benim aktığı mağfirim. Bunu tembih ediyor. Hangi akfetmedim? Şeytanın buzağıymış o Allah affedi olacaksın, Allah'ın hakkı çok. Ruhu, Ruhu, yani bu, ruhun şifa halde duymuş. Allah affedidiği namaz kılmuyor, Allah affedidiği oruç tutturmuyor, Allah affedidiği izleyen hacca gitmiyor, Allah affedidiği her mahsuru işliyor, gibi de tanışılsalar lağiza al diyor ki Allah Teala'dan. Öyle olmaz diye vermiş lazım. Aldatmada müdahalalarla aldatıcı olan şeytan benim ahdım afiyetim var, sizi aldatmasın kullarım diyor. Allah kendi tembih ediyor.
Konuşun da aman kardeşim, böyle de aldanmayalım buyrulmuştur. İmam Hazreti Ali, İmamı Gazali Ali, Resulullahi Bari Hazretlerinin bu makamda secde etmiş olduğunu, bir hıkmeti, bir rıhh, bir hafeyikası mücissemeyi sırası gelmişken azledeyim. Böyle buraları Kürt çalışmaya lüzum yok biliyorsunuz ve bilirler. Şöyle ki: Hatta Ali azaplarının esma ve sıfatına, isim derine, sıfatlarına, hayat, ilim, Semi, baslar, irade, böyle gelen tekim, Rahim, Rahman, Settar, Haftar, Rezzak, Allah böyle isimleri bin gider ki. İtikat etmek kim bir mümin için farz-ı ayndır. Fail-i Destani Efendimiz'e, efendim diyorlar bize ismi azamı göster. İsmi Azam hangisidir? Fail-i Destani Siz bana Allah'ın bütün ismini gösterin de ben de size büyük ismini göstereyim diyor. Hay Allah ismi bütün diyor. Hepsi büyük. Bunun senin ismi azam nihyetiyle okursan o ismi alsamdır diyor. Birini birinden de tefrit edilmeyecek.
Mesela Half Fa ismine mütevekkililen anlamıyla ibadet mecburiyetini lüzumsuz görenler Allah Gafar'dır, ibadetiniz değil mi Rabtacağız Allah? Diye lüzumsuz görenler, Rezzak ismine de mütevekkililen, Allah'ın Reza ismi diyorlar, Reza-ı Alem diyor. Manşeti dünyevilerini, teymin hususunda sa'yi annesi caiz görmelidir, diyorlar. Ona bir şey de çalışacağız. Harunla harun çalışılıyor. Sevmediğim kul sadı hala ancak dünyayı düşünerekten bıkan kulum diyor. Resailu'l ismine inanmıyor, Resul-u Recai'ne inanmayan da, inanmayan yolda kalkıp sabah başı oluyor da Kaffar ismine neden inanıyom diyor da tutuyor, sonra nazanı kalkmıyorsun göbeğine güneş diyen neler yatıyor? Allah'tan korkuyor mu bu insan, inanıyor mu?
Evet Allah'ın Resulü veriyor, ben biliyorum lakin çalışmak, kelamından çalışmak, kisbi ticareti bunlar Allah'ın dostu, Allah'ın dostu bir veliden birisi bir Semud ağacında oturur, bir topal tilki ayaklarını tuzak kılmış, tuzak kılmış sürünüyor oralarda, açılmış. Ondan sonra niye böyle yalan ya Rabbi demiş. Bu madianslar çok şey var ya, babamdan neden belirlediği şey var ya onları istemiyorum. Bir ders sonra oraya bir dua gelmiş yani ineklerin efendisi, şeyi, herife. Ondan sonra bizim ifademiz olsun da daha mış alır. Ondan sonra bir aslan geldi ile burayı, orda gökyüzü yığılıp gelince oraya düştüğü vermiş. Birkaç artmış, koymuş gitmiş aslan, total ilkesi ve nevebten onu yemiş. Ey kurban olduğum Allah, Rusla ayağa gönderin Azrail'in arayıp bulunduğu gibi ölecek adamı rızık da adam bulur diyorsa çöp doğurur. Lakin ben bir karar veriyorum buraya diyor kitap sahibi.
Siz total zikri olmaya çalışma diyor. Aslan olun da sizin o harfınızdan diyor. İhlal diyesin. Rasulullah nail olursanız. Onun için, Rasulullah İlyada, Yedikullah, Yedikullah'dan Kuran-ı Kerim'de daha hayırlı. Bir İran'i alan evden daha hayırlı. O zaman Nurettin Nur olsun. Oğlum bu epiyatı ezberler diyelim bana, size okuyalım buna. Kardeşlerimiz orada ezberlesin dinlerken, o ben biraz ne göreyim görüyorum ben Hunyalıları, şahıl şahıl gözüme görünüyorlar gibi. Allah bir seğiştirdi. Şafakta baktı bütün ihvanımızla. Allah burada haşni cem etti. Kalbimiz birbirine tam yanaşmış şekilde mahşer yerinde zarardan haşni cem etmesini. Cennetinde Muhammed Mustafa efendimizin davasına icazette ve Rabb'ımızı bulduğunuz zaman Cennet'ten cemaline, girdiğimiz zaman beraber bulunmamıza Allah takdir buyursun Allah'a. Nasip buyursun Allah.
Hayatınız olsun geçen diyavata icabette, evvel gardaşım diyavatı vardığımızda manevi taraftan muhalefetlediğimiz vakit o kadar daha almamıştı işi. Hayalim yanı verince, her birisi bu memleketten hasret kaldığını, uğurlan müfdileri, rıza çölüleri, Cennet bir hoca sırtında yaymayınız, sokak sokak dolaşmıyor, kazrardık, gibiyiz. Şurada misafir olduğunu demiş, kısaltıyorum. O yüzden misafir önce, vuhasam Efendimiz gibi bir zat otururmuş içeride. Esselamu aleyküm üstad demiş, sırtında yerde öyle davet diye şey diyor. Küçük düşmüş çok. Küçük düşmüş için bir el tiyatro demiş olsun, bunu ikna edeyim. Demiş. Size kısmet, arayı, arayı, buyur. Anladınız, Bizim seyranımız da diyor ki, sen doyursan da ben seni. Hadi. Hikmeti var hepsinin. Tanzim, kısmet, batısının kimi möşter, kimin açar. Iskılı virüs naçar koymaz. Şu dışından da daralan hastalanıyor bir daha okuyacağım.
Açılır baktınız bir gün sıkıştırtıkça sıkışman Sebepler halk eder Mevla, kerem bavul kapatmaz ya. Sana yalvardığım Allah değildir, rızık için rızk için, yaratmam, yalvarmam. Çünkü ruhumu haczetmeden iki yüz sene evvel ruhumu haczettim. Kudam rezzakı alemdir rızıksızdun yaratmaz ya. Ben sana, Allah'a Nizanda bunalımı hayır getirme, serapınla yedir diyorum Ya Rabbi. Cennet pırtasından net de şeytan pırgasına etme diyorum Ya Rabbi. Sen yalvardığım bunlar Ya Rabbi. Ben yoksa kızıl için yalvarmam Sana Ya Rabbi diyor. Ne diyor, rızkla inanıyorsunuz da, inanmıyorsunuz, çalışıyorsunuz da diyor, benim affıma inan affeder gider diyor, inanıyorsunuz da diyor, ona inanmıyorum. O kadar sıfatıma da İmam-ı Ekber, Salih böyle diyor. Şer'an, aklan akideyi sahaya yıktıran, illa iyiliğeyleyemez. Hemen Cenab-ı Vacib bir lütfunun. Cümlemize bir akıl kamil essanmıyorsun.
Muhakkak bu olan seferi ahiretlerini, ahiret seferlerini unutmanı isteyenlerden ve bin saat makası meşgul olan hayat-ı dünyevi mahbub ve mahşup ittihacıyla maaşı tutağından madub. İki şey kalbimize takıldığı için burada dinleyen yayılır dinmeyecek kardeşlerimiz ancak buraya konuşabildik. Birisi, kardeşlerimize yemek hazırlıkları kaç olduklarını söylerler. Bunlara yemek veremediğimiz bizi biraz lisanlarımızda sekte yaptık bir. İkincisi kardeşimiz, tifeye ikiden bize baktı. Bitiyor mu bitmiyor mu bize tanıyor. Bu da bir tereddüt verdi. Bu ikisinin arasında hangi sefer bu kadar konuşabildim? Bundan dediğimizde tevfi aşırt. Kardeşlarımıza bir zevki saçır inşallah. Hepsine tek tek ayıcı ayıcı selam eder, ililerinden öper, gözlerinden öper, dualarının vakasını rica ederim. Bir. Dişçi babamızın, hocamızın ilgilerini, dinin, ayaklarını altını öper, duasının, vakasını rica ederim.
Canım gibi sevdiğim, yirmi beş, otuz senedir dostluğumuza küçük kalem verir bilmeyen, verilmeyen Tahir Hocamızın ellerini, ayaklarını öper, yıkar ayaklarını öper. Yuvasının, vakasını, bunu da rica ederim. İsmini hatırlayamadığı, bin lirayı geçen sevgili dostlarımın hepsine ayrı ayrı selam eder, ellerini öper, dualarını diler ve dua ederim. Allah cümlemizi imanla öldürsün, rızasını buldursun, sahabe açılan güller hürmetine, rükünle dünen diller hürmetine, hukukunda bükülen diller hürmetine, Muhammed Mustafa ' den gelen dinler hürmetine, hem kabri, hem mahşer iki ummak gibi gelen sirler hürmetine, yavrularını alıp da yalnız öldüğü hurdurlar hürmetine bizi imanlayıdır Ya Rabbi, o zaman buldur Ya Rabbi. Kerim konuşur da kendim ne fena olduğunu bilirim. Kardeşlerimin yüzü gusül hürmetine imanla öldü.
Mahşer yerinde Hüsra-yı Alem itme Ya Rabbi, şu mecliste amin diyen dindar başlarımızın cinlesinden razı olaya Rabbi. Muhterem Konyalı ve abilerimiz hepinize selam eder, ellerinizden öper, dualarınızı bekleriz. Hane halkımız bütün hane halkınıza selam ederler. Hanesini hazırlamış. On yıllar gelir ümidiyle, dörddüzle bekliyormuş. Gölbasında görüştük geri döndüler teyze çok üzüldüler. Vaymaz ne oğlum gardaşım bir iki tahsil anda buraya ver. Bir arkadaş da tefse vuruyorsan ne kadar memnun edersin bizi. Bak kendine rica ediyor. Sevgili abilerim, hepinize selam ve hürmetlerimi iletir. Ellerinizden ve ayaklarınıza öperim. Hay Allah namına sizi hararetle bekliyoruz ve davet ediyoruz. İnşaallah iki tarafa da hayırlı olur. Rabbim utandırmasın. Cenabı Hak hepinizden, hepinizden razı olsun.
Bizim diyor, Tayfun dayım fethetti kardeşimiz da gelen küs bükükleri, ayakkabıları, arkadaşları böyle adam gerisi yumuşak olsun, karınca o tarzı, şey hayattan giyelim, fazla gerisini çektirmez karın olsun, yumuşak olsun, inşallah duasını da temin ediyoruz. Selami Selami Rabbil alemin. Size yine ilahi sözü vermiştim. Babam bize Türk gençken bu ilahiyi okumuştu. Arkadaşlarımızla beraber onları dinlerse Hacı Hasan diyor ki: Burada bugün pirbimize geldi, gülleri teyze geldi. Makam ben tuttum ama bu hacı kafa olur dedi. Sen bile üzüldüm, Ahmet mi ettik, kulakların üzerine cine mi ettik? Buna başlayın inşallah, kibar düşerse götürsün kardeşimiz.