Alemdarın kaleminden yansımalar. Her daim Hak yolunda hizmet. Bir adam yillarca toprağını sürer, eker, gübreler, bakımını yapar ve tabii ki bütün bu çalışma sonucunda bir yorgunluk hisseder. Hasat mevsimi geldiğinde bahçesine gidip diktiği ağaçlar üç beş de olsa meyveye durmuşsa mesrur olur. Vücudunda yorgunluk diye bir şey kalmaz. Allah'a hamdeder, sevinir. Gönüllere dikilen fidanlar meyve verdikçe gönül sahipleri de memnun ve mesrur olurlar. Gönül münbit olursa her şey münbit olur. Gönülleri münbit kılmak üzere hizmet etmeliyiz ve bu yolda çok gayretli olup asla yorulmamalıyız. Nefsimize tabi olursak bedenimiz yorulur. Fakat ruhumuza tabi olursak yorulma diye bir şey olmaz. Hizmet ettikçe dinleniriz. Ne kadar hizmet edersem o kadar huzurluyum.
Medine'de Üstadımız Hacı Hasan Efendi'yi Konyalı Doktor Ali Kemal Belviranlı muayene ettikten sonra, efendim istirahat buyurmalısınız, bir müddet de konuşmamalısınız, diye uyarır. Hak yolda hizmet etmek suretiyle imanın lezzetini tadan üstadımızın söylediği söz şudur. Doktor, bana konuşma demek, öl demektir. Ben kardeşlerimize hizmet ettikçe rahat ediyorum. Ne kadar gayret gösterir hizmet edersem, o kadar huzurluyum ve rahatım. Ahireti bu dünyada kazanacağız. Esad-ı Erbili Hazretlerinin ifadeleriyle öte alemi kazanabilmemiz için bu dünya da muhteremdir. Bizim öteki dünyada saidlerden olabilmemiz bu dünya hayatında olacaktır. Ayet-i kerimede Allah müminlerden canlarını cennet karşılığında satın almıştır, buyurulmaktadır. Caferi Sadık hazretleri bu ayetin tefsirinde talebimizi sadece cennetle sınırlamamamız gerektiğini, Rabbimizin lütuf ve kereminin bol olduğunu söylüyor.
Kendinizi asla ucuza satmayın. Vermiş olduğunuz can karşılığında cenneti istemekle kalmayın. Allah'ın cemalini isteyin. Siz ona erişin. Kişi ölür ama amel defteri kapanmaz. İnsan öldüğü zaman öbür alem için yapacağı şeyler kısmen biter. Kişi öldükten sonra devam edecek olan sevaplarını Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadisi şerifinde şöyle belirtmiştir. Öldükten sonra üç kimsenin amel defteri kapanmaz. Sadaka-i cariye sahipleri, salih evlat sahipleri insanlara faydalanacak ilim bırakanlar. İman etmediler diye canından mı olacaksın? İlahi Kelimetullah uğrunda her türlü eza ve cefa karşısında usanma ve yorulma nedir bilmeyen Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Mekke'ye yetmiş kilometre uzaklıktaki Taif'te kendisini taşlayan insanları hakka davet etmek için öyle bir çaba gösterdi ki, sırf bu yüzden, onlar iman etmedi diye sen canından mı olacaksın ya Muhammed?
Kuran'ı biz sana zahmet çekesin diye indirmedik. Sen canından mı olacaksın ayetleri nazil oldu. İnsanların birbirini sevmesi içindi onun çabası. Biz de Allah Celle Celalühü için insanların birbirini sevmesi, dünyada zulüm ve sıkıntıların kalkması, herkesin huzurlu bir hayatı yaşaması için çaba ve gayret içerisinde olmalıyız. Alemdarın kaleminden yansımalar.