Hac İbadeti ve Manevi Arınma kaydında Sultanü'l arif'in Merhum Bahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren…
Sultanü'l arif'in Merhum Bahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. Kıymetli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimize hamdü senalar olsun. İnşallah yine Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahu Aleyhi ve Sellemü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirine yüz doksan altıncı ayet-i kerimeden itibaren devam edeceğiz. Allah için haccı da umreyi de tamamlayın. Fakat muhsar kalırsanız yani yolunuz kesilir, muhasara edilir de Kabe'ye varamazsanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.
Artık sizden kim hasta olur yahut başında bir eziyeti bulunursa ona oruçtan yahut sadakadan yahut da kurbandan biriyle fidye vacip olur. Emniyete erdiğiniz vakitse kim hacca kadar umreden istifade etmek isterse kolayına gelen bir kurban vaciptir. Fakat onu bulamazsa hac günlerinde üç, döndüğünüz vakit yedi gün olmak üzere oruç tutmak vacip olur ki bunlar tam on gün eder. Bu ailesi Mescid-i Haram'da devamlı bulunma imkanına sahip olmayanlara aittir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah cezası cidden çetin olandır. Hac malum aylardadır. İşte kim o aylarda hacca niyet ederse artık hacda kadına yaklaşmak, fısk yani Allah'a itaatten çıkmak ve kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. Bir de azık tedarik edin. Biliniz ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey kamil akıl sahipleri beni incitmekten sakının. Bu esnada Rabbinizden fazla kerem talep etmenizde bir günah yoktur.
Arafat'tan seller gibi akıp gittikten sonra El Meş'arü'l Haram'da da Allah'ı hatırlayın. O size nasıl doğru yolu gösterdiyse onu öylece anın. Bilirseniz bundan evvel sizler yolunu kaybedip zayi olmuş kimselerdiniz. Sonra insanların akıp gittiği yerden siz de akıp gidin. Allah'tan mağfiret talep edin. Muhakkak ki Allah çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir. Hacca ait ibadetlerinizi tamamlayıncaya bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi yahut daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi ey Rabbimiz bize nasibimizi dünyada ver der ki onun ahirette nasibi yoktur. Kimi de ey Rabbimiz bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateş azabından koru derler. İşte onların kazandıklarından nasipleri vardır. Allah hesabı pek çabuk görendir. Bir de sayılı günlerde Allah'ı yine zikredin. Kimisi iki günde Mina'dan dönmek için acele ederse üzerine bir günah yoktur.
Hac İbadeti ve Manevi Arınma kaydında Sultanü'l arif'in Merhum Bahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kim de geciktirirse ona da günah yoktur. Fakat bunlar yasaklardan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki muhakkak hepiniz ancak Onun huzurunda toplanacaksınız. Sevgili dinleyiclerim ehli hakikat der ki avamın haccı Beyt-i Muazzama yönelip orayı ziyaret etmektir. Havassın haccı ise beytin Rabbini kast edip O'nu görmektir. Nitekim Halîlullah Hazreti İbrahim'den hikayeten Allah Celle Celalühü şöyle buyurmaktadır. Ben Rabbimin emrettiği yere gidiyorum. O bana dosdoğru yolu gösterecektir. Hazreti İbrahim Allah'ı kast edip O'nu talep ederek bütün varlığıyla O'na yönelmiş nefsini, malını ve çocuklarını Allah uğruna feda etmiş ve Alemlerin Rabbi olan Allah müstesna sizin taptıklarınız benim düşmanımdır ayetinde ifadesini bulduğu gibi Hazreti İbrahim Allah'tan başka her şeyi düşman kabul etmiştir. İşte bütün bunlar hakiki haccın menasikindendir.
Hazreti İbrahim dikkatle bunları yerine getirdiğinden Allahutaala onu Beyt-i Muazzamı ilk bina edip tavaf ve hacceden, insanlar arasında haccı ilan edip menasikini ilk defa tatbik eden kişi yaptı. Binaenaleyh hac suret ve mana itibariyle Hazreti İbrahim'in makamıdır. Hac nasıl ki Hazreti İbrahim'in makamı bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin de halidir. Hal makamdan daha mükemmeldir. Zira makamlar menzillerdendir. Haller ise ilahi mevhibelerden El-Mevahib'dendir. Yani Allah Azze ve Celle tarafından verilen hibe edilen ilahi lütuflardır. İlahi mevhibeler olmaksızın makamlara süluk etmek mümkündür ancak makamlara süluk etmeden ilahi mevibeler mümkün değildir. Binaenaleyh Hazreti Binaenaleyh Hazreti İbrahim makam ehlinden olduğu için ben şüphesiz Rabbime gidiyorum, o beni dosdoğru yola iletecektir demiştir.
Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellemse ise ilahi mevhibeler ehli ehli mevahip olduğundan onun hakkında şöyle denilmiştir. Kolu Muhammedi geceleyin delillerini göstermek için Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Hazreti İbrahim'in haccı hakikiye gidişi Binefzihi olduğu için yedinci kat semada kalakaldı. Peygamberimizin İsra hadisesindeki gidişi ise Allah ile olunca onun hakkında denilmiştir ki sonra yaklaştı ve yere sarktı. Derken araları iki yay aralığı kadar kısaldı veya daha az. Allah kulu Muhammed'e indirmesi gerekeni vahyetti. Bilesin ki her kalp marifet-i rabbe salih değildir. Her nefiste Rabbin hizmetine salih değildir. Her malda Hak yolunda sarf olunmaya salih değildir, uygun değildir.
Kul halini mümkün olduğu kadar çabuk düzeltmeye çalışarak bütün varlığını Allah yolunda yine Allah'ın emrettiği vechile bezletmeye, sarf etmeye gayret etmelidir. Görmez misin ki İbrahim Aleyhisselam Beyti bina etti, tavaf etti, insanları hacca çağırdı. Malını misafirlerine, bedenini ateşe verdi. Oğlunu Allah'a kurban adadı, kalbini Allah'a verdi. Sehavette, cömertlikte o kadar ileri gitti ki melekler taaccüp ettiler, hayret ettiler. Allah da ona dostluk hil'atini giydirdi ve buyurdu ki, Allah İbrahim'i dost edinmiştir. Malik Bin Dinar der ki hac için Mekke-i Mükerreme'ye gidiyordum. Yolda bir genç gördüm. Gece olduğu vakit yüzünü semaya verir ve ey kullarının ibadetleriyle mesrur olan ve masiyetlerden bir zarar görmeyen, bana seni memnun edecek şeyi müyesser kıl, kolaylaştır. Sana zarar vermeyen şeyi de mağfiret et diye dua ederdi. Herkes ihrama girdi, telbiye getirdi. Gence döndüm.
Niye telbiye getirmediğini sordum. Dedi ki bugüne kadar işlediğim günahlarım, defterimde yazılı cürümlerim, eski masiyetlerim dururken Lebbeyk dersem senin lebbeykine cevap yok, mesut olmayasın, senin sözünü de dinlemiyorum, yüzüne de bakmıyorum denilmesinden korkuyorum. Bir cevap veremedim. Sonra o genci kaybettim. Neden sonra? Mina'da buldum. Yanına yaklaştım. Ne dua ettiğine kulak verdim. Rabbim beni mağfiret et. Görüyorsun kulların şurada kurban keserek sana yaklaşmak istiyorlar. Benim şu nefsimden başka kurban edecek bir şeyim yoktur. Benden de bunu kabul buyur dedi ve bir feryat ile can verdi. Azığınızı alın, azıkların en hayırlısı Allah'tan korkmaktır. Yani ahiret azığınızı çirkin şeylerden sakınmak şeklinde kabul ediniz. Zira azıkların en hayırlısı Allah'tan korkmaktır. Yoksa yiyeceklerden elde edilen azık değildir. Sözün özü şudur ki insanoğlunun iki yolculuğu vardır.
Birisi dünyadaki yolculuğu diğeri de dünyadan yolculuğu. Dünyadaki yolculuğunda mutlaka azık lazımdır ki o da yiyecek tamamdır. Dünyadan yolculuğunda da mutlaka azık lazımdır ancak bu azık dünya yolculuğunda olduğu gibi yemek ekmek değildir. Dünyadan ahirete giderken alınacak azık Allah'ı tanımak, sevmek, ondan başkasından yüz çevirmek, devamlı ona taatle meşgul olmak, ona muhalefetten sakınmak ve yasaklarından kaçınmaktır. İşte bu azık dünyadaki misafirin azığından daha hayırlıdır. Zira dünya azığı seni sona erecek olan bir azaptan kurtarır. Ahiret azığı ise ebedi azaptan kurtarır. Dünya azığı fanidir. Ahiret azığı ise seni baki halis lezzetlere ulaştırır. O halde ey akıl sahipleri benden korkun. Zira akıl, sevgili nicilerim, Allah'tan korkmayı ve başkalarını takva üzere teşviki gerektirir.
Allah insanların yalnız kendisinden korkmalarını, kendisinden başka hiçbir şeye iltifat etmemeleri gerektiğini emretmiştir. Zaten bu da heva, heves ayıplarından uzak olan aklın gereğidir. Bu sebeple Allah ey akıl sahipleri diyerek özellikle akıllılara hitap etmiştir. Öyleyse Allah'tan korkmayanın sanki aklı yoktur. Zira akıllı insanın aklını ayıplardan kurtarması nefis terbiyesi yapmak veren yüce mertebelere vasıl olarak ruhu mükemmelleştirmesi gerekir. O halde hacca giden Müslüman üzerindeki kul ve hayvan haklarından kurtulmak için gayret sarf etmesi gereklidir. İnsanlar arasında gıybet, nemime, ırza sataşma ve mala tecavüz gibi çirkin olaylar vukua gelir zira bu gibi kötülüklerden kendini kurtaran pek azdır. Haccın farziyetini ifade eden ayet Allah'a yönelenlerin yönelişinin dünyadaki fani hayatlarının belli aylarında olacağına işaret etmektedir.
İnsan ömrü son bulduktan sonra hiç kimsenin sa'y ü gayretinin faydası yoktur. Nitekim hac ayları geçtikten sonra hacc etmek isteyen kimsenin Kabe'ye yönelişi fayda vermez? Cenabı Hak şöyle buyurmuştur. Rabbinin alametlerinden bir kısmının geldiği gün daha önce inanmamış veya imanıyla bir iyilik kazanmamış olan bir nefse imanı fayda vermeyecektir. Nasıl ki hacıların ihrama gireceği muayyen mikatlar varsa Allah'a yöneleceklerin de belli bir zamanları vardır. Bu zamanda gençlik günleridir. Cenabı Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır. O insan kemale erip kırkına basınca şöyle der Rabbim bana ve anne babama ihsan ettiği nimetlerine şükretmeyi, razı olacağın salih ameller işlemeyi bana ilham et, zürriyetimi de ıslah et, sana tövbe ettim ve ben Müslümanlardanım. Bu sebeple meşayih demiştir ki kırktan sonra sufi nadirdir.
Yani kırkından sonra sufi olma iradesini gösterse bile tam erkanıyla hakiki hedefe ulaşması pek nadirdir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekir'e insanlarla, hacılarla Arafat'a çıkıp vakfe yapmasını emretti. Rivayet edilir ki Allah Celle Celalühü meleklerine Arafat'ta bulunanlarla övünür ve bakınız kullarıma saçı başı dağınık ve tozlu bir vaziyette uzak yollardan geldiler. Cahil olun ki ben onları bağışladım der. Rivayet edilir ki şeytan hiçbir zaman Arafat günü düştüğü zillet küçüklük ve horla düşmemiştir. Cenabı Allah'ın rahmetinin indiğini ve büyük günahları affettiğini gördükçe şeytan ezilir, perişan olur. Zira öyle günahlar vardır ki ancak Arafat'ta vakfe yapmak ona kefaret olabilir. Hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur. Günahı en büyük insan Arafat'ta vakfe yapıp da Allah'ın kendisini affetmediğini düşünen kişidir. Bir hac Allah yolunda yirmi gazveden daha faziletlidir.
Denildi ki üzerinde bir defa hac yapılan deve hacca gitmeyen kırk deveden bereketlidir. Bir deve üzerinde yedi defa hac yapılırsa onu cennet bahçelerinde otlatmak Allah'a vacip olur. Bunun da tasdiki Nehranî rahimehullah'ın anlattığı şu husustur. En Nehranî diyor ki bana ulaştığına göre bir hamam fırıncısı yakmak için deve kemiklerini getirir, fırının içine atar. Kemikler fırından çıkar, ikinci kez atar yine çıkar. Derken üçüncü kez atar yine fırından dışarı çıkar ve şiddetle fırıncının göğsüne çarpar. Tam o sırada hatiften bir ses yazık sana, bunlar on defa Mekke'ye gitmiş bir devenin kemikleridir. Nasıl olur da bunları ateşte yakarsın der. Acının bineğine bu kadar şefkat ve merhamet edilirse artık kendisine ne kadar merhamet edileceğini bir düşünün. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den rivayet edildiğine göre o şöyle buyurmuştur.
Benim nezdimde dostlarımın kıplaya en değerli olanı bedeni hafif, namazda nasibi olan müminlerdir. Rabbine karşı ibadetini güzelce yapar. İtaat de riya sahibi değildir. İnsanlar arasında da parmakla gösterilecek kadar tanınmamıştır. Rızkı başkalarına muhtaç olmayacak kadardır fakat o buna sabır göstermektedir. Sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem eliyle yeri eşerek şöyle dedi. İşte böylece ölümü gelir, ağlayanları az, serveti azdır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Rabbimiz bize dünyada da iyiliği ahirette de iyiliği ver ve bizi cehennem azabından koru duasını çok yapardı. Haccı mebrurun alameti şudur, haccının Kabe'den dünyayı terk ederek ahirete rağbetle dönmesidir. Haccı mebrurdan dönen kişinin günahları affedilir, duası müstecabtır. Bu sebeple hacdan dönen kişinin duasına mazhar olmak için çaba sarf etmek ve ondan günahların affı için dua etmesini istemek müstehaptır.
Hikaye edilir ki Türklerden biri Şeyhülislam Ahmed En Namıki el Camii kuddis'e sirruhunun meclisine devam etmekteydi ve Şeyhülislam onun başı üzerinde kalkana benzer bir nur görüyordu. Bu zat hacca gitti. Geri döndüğünde başında artık nur gözükmez oldu. Bunun üzerine şeyhülislama sebebini sordu. O da şöyle cevap verdi. Sen hacdan önce tazarru ve niyaz sahibiydi. Şimdiyse haccın seni gururlandırdı. Nefsine kadr ü kıymet verdin. Bu sebeple daha önceki rütbenden indin ve o nuru göremez oldun. O halde hacıya gerekli olan haramlardan sakınmak, nafakasını helalden kazanmak için gayret sarf etmektir. Zira Allahutaala ancak helal ve güzel olanı kabul eder. Hadis-i Şerif'te varide olmuştur ki kim Beytullah'ı helal kazançla haccederse Allah Celle Celalühu atmış olduğu her adıma mukabil kendisine yetmiş hasene sevap yazar. Yetmiş günahını siler ve yetmiş derece yükseltir.
Değerli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü de burada bitirmek istiyorum. İnşallah bir sonraki programımızda Bakara Suresi iki yüz dördüncü ayeti kerime ile birlikte olacağız. Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahu Sallallahü Sirrahü'l azizin Bakara Suresi tefsirinde inşallah. Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici.