Her şeyden önce insanı icap eden güzel yaptırılmıştır. Fakat, nedir bu güzel ahlak? İhtimalüle de insanlardan gelen sıkıntılara meşakkatlere sabretmek. Her hususta şevk rıfk şefkat ve merhamet üzere olmaktır. Yalnız bu her hususta derken müminlerle olan halde yoksa ehli küfre karşı şiddet, Aklın gereği, aklın gereği nefsin arzu ve isteği ile kendisini yükseltmeye, kendisini bir başkasından farklı görmeye meyil etmemelidir. Akıllı olan gün buna dikkat eder. Ve şefkat ve merhamet içerisinde olur müminler hakkında ve insanlardan gelen eza ve cefaya da tahammül eder. Evet, Allah'ım bu tür etsin, ihsan etsin, bu da marifet. Rabbi Zülcelal'imizi tanımak. Ve istiemmarülayim, ilimle meşgul olmak, velhilim, yumuşak huylu olmak ve tevatür, alçak gönüllü olmaktır. Sonra şu üç şey daha gerekir, Rabbi Zülcelalimizin emirlerine riayette kulluk görevlerimizde essekine bunu izah çok zor.
Yaşanan bir husustur. Şu dediklerimiz belki sıralayayım da ondan sonra farz edeyim. Ve ağırbaşlı olmak ve kalp kelimesine daha ziyade mutmainne sıfatı olarak da ifade edilir. Cesedi toprak yemez. Acaba nedir bu? Eza etmemek, sıkıntı vermemek, aniler, insanlara sıkıntı vermemek. Onlardan gelen sıkıntılara katlanmaktır. Iğnikle muamele itmektir. Böylece sıralamış bir fermadde bir fermadde halinde. Asıl diyeceğim şu. Şimdi bunlar güzel ahlak. Efendimizin sallallahu teala aleyhi vessellem kırk hutbesi var. Bunda sayamayacağımız kadar güzel ahlak ifade edilir. Bunların temel verilen evlat ve ezkara dikkat etmek, bir ayet etmek. Mesela çok hoşuma gitti bir kimsenin adap risalesin dedi, Her okumamızda değişiyor dedi. Ama okuyacağımız A'dap Risalesinin de hangisi olduğu haber verildi. Tercüme olarak başta Abdül halde at Hüseyin.
Geçen bir ilim ehli kimse idi geldiğinde şimdi onlar Türkçeyi pek okuyamazlar, Arapçasını bulmuş, oradan okumuş, o da bunu ikrar etti. Dedi ki gerçekten adap risalesi üzerinde durulmuyor ama çok kıymetli bir eser dedi. Biz burada baktığımızda da bir cümlesi çok müstesna ediyorum, bir cümlesi dahi. İnsanın fıtratındaki muhabbet ifadesini kullanıyor ama burada hepsini tarif edemiyorum. Okuyacağız, hepsi yazıyorum ben. Mesela çok sorular soruluyor. Bu sorulan sorulan sorular hep bu eserlerden mevcut. Dikkatinizi Nihayet edeceğiz. Dediğim gibi evradımızda, ezkarımızda var. Görünce bir çocuk anasından istifade ediyor. Bunu demekten de haya ederim. Üstazımız bile göğüs ifadesini kullanırdı. Onun Türkçesini bile beyan buyurmazlardı. O kadar it etmiyor. Bu edep onlarda vehbidir. Vehbi dediğimiz çalışılarak elde değil mi? Bir o şekil var.
Mesela güzel hala çalışmak suretiyle elde edilir gayret gösterilerek ama bir kısım insanlarda da Allah tarafından etiketlendirilmiş ol. Bir çocuk nasıl istifade ediliyorse anasında o emmiş olduğu sütte gelişimi için her türlü gıda var. Gözünün bölmesinde, kulağının duymasında, beyninin çalışmasında elinin tutması vesaire. Her türlü gelişimine uygun bir gıda. Ruhani olan gıda nedir bizim? Okuduğumuz istiğfar, tevhid, salatü selam, ölüm tefekkürü, rabıta, zıkın var, her şeyi ortaya koymuşlar çalışmamıza bağlı. En büyük sıkıntı azalarımıza sahip olamamak bir. İkincisi Rabbi Zülcelalimizin azamet kibriyasını idrak edemememiz. Bir üçüncüsü de kalbimizi koruyamamak. Bunu nasıl temin edeceğiz? Dört hususu ifadelerle, dört husus öyle bayağı basit bir konu değil. Mesela sohbet, zikir belki bunu yaparız. Sohbet dendiği zaman edep ve erkanına uygun bir şekilde.