Dört. Cildinden hüsni Huluk konulu sohbetinden bir bölümü sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Hadis-i Şerif'te şöyle buyrulmuştur: ailesine ihsan üzere olan kimsedir. Diğer bir hadis-i şerifte Mümin, müminin kardeşidir. Ona zulmedemez. Ve bir kimse mümin kardeşinin hacetine koşarsa, Allah-u Teala Hazretleri de o kimsenin ihtiyacını giderir ve bir kimse bir Müslümanın bir sıkıntısını açarsa, giderirse Allah-u Teala da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini genişletir. Ve bir Müslümanı memnun eden kimseyi Allah-u Teala da memnun eder. Keza bir kimse mümin kardeşinin yardımında olduğu sürece Allahu Teala da onun yardımındadır.
Dola Allah Azze ve Celle'ye şükürlü edaya gayretle, kemer-i himmeti mahluk-u Huda'nın hacetlerini edaya gayret edip, yaratıcının ailesi demek olan müminlere hizmetkarlıkta bulunmayı, güzel ahlak, güler yüz ve davranışlarında yumuşaklık ve kolaylık göstermeyi Cenabı Hakk'ın rızasını kazanmak için bir vesile ve iki dünya kurtuluşu ve dereceleri kat etmek için bir vesile kılmak gerektir. Ve yine Hadis-i Şerif'te İman-ı kamil sahibi o mümindir ki güzel ahlak sahibi olup ailesine lütfu çok olandır buyrulmuştur. Yine Hadis-i Şerifte Kesinlikle bilinmeli ki kul güzel ahlakı sebebiyle ahirette yüksek derecelere veren yüce mertebelere ulaşır. Halbuki onun ibadet hali zayıftır ve yine kul kötü ahlakı sebebiyle cehennemin en alt derecelerine ulaşır. Ile cehennemin en alt derecelerine ulaşır, buyrulmuştur. Diğer Hadis-i Şeriflerde güzel ahlak hatayı giderir. Su kiri izale eylediği gibi.
Kötü ahlak da ameli bozar sirkenin balı bozduğu gibi. Allahü Teala çok yumuşaktır. Her işte yumuşaklık göstermek onun sevdiği işlerdir. Şurasını iyi bilin ki cehenneme haram olup cehennem dahi kendisine haram olan kimseyi size haber vereyim. Her şahıs ki heyyin velyin ola ona cehennem haramdır. Yani yumuşak huylu ve gündüz oruç tutan ve gece namaz kılan kimsenin derecesini idrak eder. Kızgınlığının sonunda yumuşaklık gösteren kimseye Allahü Teala'nın sevgisi vacip oldu. İyi bilin, dikkat edin ki yüksek derecelere ulaşmaya sebep olan şeyi size vereyim mi? Ashab-ı Kiram'da Ya Rasulallah haber veriniz dediklerinde malumun olmayan kimseye yumuşaklık gösterip sana zulmeden şahsı affedip, seni mahrum eden kimseye verip senden bağı koparan kimseye sen yakın olasın. İşte bu fiillerdir buyurdular.
Marifet-i Huda mukadrerdir ki, eğer bir salik kendini kurt köpeğinden bihter bilirse, bu büyüklerin kemalatından mahrumdur. Yeryüzünde bulunan fakirlere ve zayıflara merhamet ediniz ki gökte olan melaike-i kiram da size merhamet edip hakkınızda hayır dua etsinler. Merhamet etmeyenlere merhamet olunmaz. Yani insanlara rahm-u şefkat etmeyen kimseye merhamet etmez. Örter. Mümin mümin için duvar gibidir. Birbirinden kuvvet alır. Şurası gerçektir ki ne büyük bir hikmettir ki müminler kemal-i ihlas ile ve muhabbetle birbirlerine rabtık kalb edince, kalplerini birbirlerine bağlayınca maddi ve manevi zuhuru melhuz olan şuuru azaptan mahsun ve mahfuz olur. Azabın yakıcılığından korunmuş olur. Muhakkak ki Cenabı Allah için birbirini sevenler, kıyamet gününde arşı ilahi gölgesinde istirahatle mahsus olurlar, lezzetlenirler. Sana şüpheli olan şeyi terk ve helal olduğu muhakkak olan şeyleri kabul et.
Bu hadis-i şerif, insanın batınını haramdan koruması hususunda kemal-i ihtiyat hüzde bulunması, dikkatli ve tedbirli olması gerektiği hakkında buyrulmuş ise de bilcümle davranış, söz ve muameleleri hakkında tatbik için genel bir kural tarzında bulunmuştur. Bir kimse din kardeşinin ihtiyacını giderirse Cenab-ı Allah da o kimsenin hacetlerini görür. Bir kul din kardeşinin yardımında bulundukça Allahu Teala da o kula yardımda bulunur. Kendisine iltica edenlerin ricasını kat eyleyenin ricasını Cenab-ı Hak kabul buyurmaz.
Bir kimse kendi nefsi için arzu ettiği hayrı ve ecri ve messubatı din kardeşi için de arzu etmedikçe kamil Zat-ı uluhiyetine yemin ederim ki sizin için Allah'ın resulünde iktidaya şayan muhakkak haslet-i hamide, ahlakı hasene vardır ki o haslet Allah'ın sevabını ümid edip rızayı ilahiyeyi tahsile gayretle ahiret gününe iman eden ve Allah'ı ahiret gününe iman eden ve Allah'ı çok zikreden kimseler içindir, buyrulmuştur. Çünkü Resul-i Ekrem efendimizin beşeriyete, insaniyete menfaat verecek sayılmaz derecede güzel hasletleri vardır. Kuran-ı Azimüşşan'da Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin fırka-i cemilesiyle Hak sübhanehu ve teala hazretleri sevgili habibinin yüksek ahlakını medih buyurmuştur. Medih ve vasıfları beyan buyurulduğu gibi, hadis-i şerif şerhlerinde ve pek çok telif edilmiş eserlerde de faziletleri beyan edilmiştir.
Beni medh ü senada Meryem'in oğlu İsa hakkında mübalağa edildiği gibi haddi aşmayın. Ben ancak bir kulum. O halde bana sadece Allah'ın kulu ve peygamberi deyiniz, diye buyurmuştur. Hazret-i Aişe radiyallahu anha'ya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ahlakı sorulduğunda Onun ahlakı Kuran'dı demiştir. Allah'ım hangi bir mümine ağır bir söz söylemiş olursam sen o sözümü kıyamet gününde o mümin için sana yakınlık kıl, buyurmuştur. Yani Cenabı Allah'a yakınlığa vesile olmuş olsun. Ya Rabbi kime eza ettimse o ezamı, o kimseye vesileyi ıslah ve rahmet kıl buyurmuştur. İşte bu hadisi şerif ümmetine talimdir. Yoksa Resul-i Ekrem efendimiz hiçbir ümmetine asla eza etmiş değildir. Ya Rabbi, ben bir insanım.
Her insan mağfirete ve sana yakınlığa vesile kıl da kıyamet gününde bu vesile ile divan-ı ilahiyene o kimse yaklaşsın buyurmuşlardır ki bu hadis-i sahihte ümmetine bir numune-i imtisal ve de sonuna geldik. Bugün sizlere Mahmut Samir Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirahü'l-Aziz'in Musahabe isimli eserinin dördüncü cildinden güzel ahlak konulu sohbetten bir bölüm aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.