Ahlak ve Muamele üzerindeki dini prensiplerimizi, benimsesinler! Kuran, Kerim, anayasa, nüfuzsunlar şöyle. Bunun yolunda girilecek cisimler Kaddafi gibi, nal olun, görecekler az zamanda arzın yüzü bir istihkarlar, kara bursalar, iffet namusa göz atmalar, katiller, caniler, suistimaldan hiçbir şey kalmayacak. Yalnız hak, yalnız adalet, yalnız iyilik ve özellik bulunacaktır. Görüyor musun? İki Hadis ile amel etsen kendin için istediğini, gelin için de istemiyor. Kendin için istemediğini, gelin içinde istemiyor. Gelin ile dilin ile kimseyi incitme yok İşte bu iki şey olsa yeter Bütün dünya yeter bu iki hadis Ama bunlar, bunlar diyor binlerce hadis Ahlak-ı Hamide İslam büyükleri muhtelif şekillerde tarif etmişlerdir. İslam büyüklerinin tarifi gibi tarif edeyim, yazdımlara Güzel Ahlak, Hasan'ı bastı ile güler yüzlü, bol yaksan, güzel güler yüz bol yaksan Men-i Ezat, Ezay-ı Men etmek.
İmanın Şubesi kaç dedi kardeşim? Yetmiş. Birincisi baştan yetmiş kaldırıp da ayağa, tekere vesaireye, tokalıkta eziyet olmasın diye, şuraya boyu vermek bile imanın şubesinden biri. İyilikler bütün imanın şubesi oluyor, görüyor musun? Onun için yanlış şimdi böyle yapalım İmam-ı Suyu Utku'da güzel ahlak Allah'tan gelen her şeye rıza göstermek Allah'tan gelen her şeye rıza göstermek nimetlere şükretmek Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek belalara sarf etmek. İçimizde Arapça'nın neler varsa okuyun. Ey Adem oğlu Allah'a emanet Bunun üzerine, bunu Allah'tan söylüyorum, çek başımdan! Ebu Osman buyurdu diyor: Hz. Ali'den, Hz. Ali radiyallahu anh Efendimiz'den güzel ahlak, haramlardan sakınmak güzel ahlak. Elin ırzuna, namusuna bakmamak, haramdan sakınmak, şefkat gözüyle bakmak, şehvet gözüyle bakmak, sıyanet gözüyle bakmak, hıyanet gözüyle bakmak. Kardeşim, Haramlardan sakınmak.
Aileliğe bir zalim kesiliyor çocuğu. Vurunca deviriyor oraya burnundan, ağzından kamboşa. Bir sinemaya gider, tiyatroya gider, kumara gider, içkiye gider, beynamazlık gider, ne yap acaba? Ama çocuğun kendi sinirin için çocuğu kaldırıp kaldır yere çarparsak. Buna Allah kaybolur mu kardeşlerim, hiç Allah sever mi? Diyor ki: Ailenizle güzel geçinin haramlardan sakınmak, helal talep etmek ehli Ayali ile hoş geçinmek, hoş muamele etmek bunlar güzel haklar. Daha, Abdullah Tezturi'den güzel haklarını okuyorum Halkın ezasına tahammül etmek, özel ahırı. Tahammül etmeyip desen de karşısına dikilip habire birbirine sulamak devam ettirmek doğru değil. Ama muallim kardeşimize ver çevirsin, versin, birini. Halk arkadaş! Demek ki, efendim. Halkın ezasına takammül edecek. Füze ahlaklara! Riyazat çekecek canım! Olur mu! O ne ettiyse ben de ona ielerim olur mu bunlar!
Bunlar o sumat doğar iki- Yeğiriye mukabilinde mükafat beklememek Bir yere bir iyilik ettin mi ona bir mükafat istememek Allah rızası için iyilik etmek mi yoksa ne yarar senin iyiliğini yaptın yaptın da başına kalktıktan sonra kırk sene iyilik etsen bir adama diyor. Kırk seneden sonra bir yanılsan da sen Sufran'da geçindin, bütün koynunda yedin içtin dese kırk senelik gittiği eğilip mahvolup gidiyor, ne iyi oluyor efendim, demek o bunu mu için yapmışsın, Allah için yapmamışsın, benim için yapmamışsın diyor Allah, benim için yapsana da onun başına hakmayacağını, diymeyeceğini böyle bir şey.
Asker hocam, limonlu çay, şuraya koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy, koy Daha, zalimlere dahi merhamet eden, ıslahlar için herhalde halka şefkatli bulunmak ıslahlar için dua etmek. Zalim bile! Efendimiz söylüyordu, diyordu ki Ya Rabbi, şu zatın bana yettiği kötülüğü mukabili onu ile olduğu için onlarla meşgul olmazlar! Özel ahlak aynı zamanda bunların hepsidir! Bu mevzuda bazı hadislerin mealini de kaydediyorum siz onu da dinleyin! Müminlerin İman'an en kamili Peygamberimiz bilemiyorum efendim bak ben size Peygamberimizin şeyi ile göstereceğim müminlerin imanın en kamili ahlakan en güzel olanıdır.
İşte bu ahlakın en güzeli ise on üç tane iman eden bir levha insan o. Hayırlınız ehline en hayırlı olanımızdır. Ümmetinin en hayırlısı, ailelerine, çocuklarına en hayırlı kimse o hayırlı ümmetim. Daha Ya Resulullah sana en sevgili ümmetin kim? Bize açığımı söyle şunu. Biriler, sahabeler Peygamberimiz bana en sevgiliniz ahirette ve meclisime, cennetime en yakın komşunuz, en yakın olanınız ahlak veren güzel olanınız. Gündüz akşama kadar nafile oruç tutanınız demiyor. Bizi sabaha kadar anlık gelinene kadar namaz kılanınız demiyor. Ahlakı bozalı kovduktan sonra yaraman gideceğim, demiş yaraman olmaz mı? Ahlak ille düzgün olacak yer bunların. Allah, ahlakımızı dizeceksin ya Ya Rabbi! Bunun düzelmesi için fikre devam edeceğiz, diyeceğiz. Size bir şey söyleyeyim mi Peygamberimiz? Nerede olursanız olun Allah'tan var! İyice zift karanlıkta olun Allah'tan var!
Kendimi bir Haramiye değecek bir hüsrana aman Allah'ım var diyecek Allah'tan için olmadı Harun-u Reşit padişah! O da padişahın kafası dönmüş de kıvranmış. Bir gün Zübeyde ile konuşurken Zübeyde Hanım annemiz Bağdat'tan Medine'de Mekke'ye su götüren kadın kırk bin altına yazdırdığı Kuran'ı okuyun verince bu ayeti sevdiğini Allah yolunda vermedikçe bir ahsana nail olaman ayetini duyunca o Kuran-ı Kerim'i bir çocuğa ver vermiş, hediye etmiş, hadi oğlum senin olsun demiş. Kırk günlük yerden su götürülen buradan yedilneye kadar çıldırtüler! Yani buralardan haber olma hayal gelir! İstanbul'a kadar kazdırıyor bütün şiiri temin ediyor kırk günlük oraya gelmiyor, otuz günlük geliyor! Edil neye kadar şeyi götüren kadın! Bunu oturtmuyorlar!
Ailesi kocasını cennetlik mi olan cennetlik değil mi olan bir hücu oldu aralarında Harun-i reşit dedi ki ben cennetlik değil isem sen benden üç kalakula boş ol dedim bu ağzından çıktıktan sonra ciğeri at pus gibi yanmıyor. Ne ettim ben dedi. Ayrıl ayrıl benden ayrıl dedi. Ayrıldı, ondan sonra hocaları topladı hoca bile kolay bulunma. Üç talak vermeyecağının padişahım. Bir talak versen ikisiyle geriye bağlardım. İki talak versen biri ile bağlardım. Üç talak, üç ip kadından boşandı mı bir daha geriye gelmeyen imkanı yok. Ancak üç ay on gün sonra çocukluğuna çıkmazsa çıkmazsa başka kocaya verilecek, onunla birkaç gün kalacak, o da boşayacak. Altı ay yirmi gün sonra sana gelecek ondan da çocuk düşmezse karnına ben ilim deliğini alamam ki diyor alamıyorum, bir kolayını bulurum yahu! Ben bazı topladım! Ulemalar böyle dolu başında çalıştılar!
Çıkardığımlarla, defanın villa ile zevce ahar ahar olacak Başka hiçbir çare yok yahu dedi hiç başka duyduğumuz bir ulema yok mu? İşte yirmi yetişti İmamı Şafii var dedi. Ondan sonra yirmi iki yaşında genç bir göç efendi. Dedi onu getir dediler. Padişahım dedi sen bize mi muhtesin, biz sana mı muhtesin? Şimdi ben size muhtesin padişahlığına her zaman siz bana muhtesin! Şimdi niye orada oturuyorsun daha tahta oradan aşağı in de ben oraya oturacağım dedi. Oradan aşağı indi oraya oturdu. Şöyle karşıma oturdu dedi, karşısına oturdu. Allah'ını, dinini, peygamberini, Muhammedini seversen hiçbir günaha rast geldin de Allah korkusundan terk ettiğin oldu mu dedi. Hiçbir günaha rast gelip de Allah korkusundan bu günah diye terk ettiğin vaki midir oldu mu bu hiç dedi Oldu ama diyemeyeceğim, utanırım ben şimdi, günahımdan utanırım, insanlardan utanırım, dedi. Ne diyeyim ben şimdi şaştı ona? Ona?
Yok demezsen olmaz dedi. Diyeceksin ki ben de petra vereceğim. Hocam dedim Zübeyde gibi hanımı var Kenan'ın şeytan beni aldattı, ilim namusuna gözüm düştü dedi. Akşam vardım dedi. Yatağa, her şeyi hazırlanmış. Namusumu bozacağım. Uçkuruma elimde önce elimi titrem demeye başladı. Allah dan bir korku geldi ayakkabı ayakkabı giydim. Nereye gideyim dedim. Gel, Allah'tan korkuyorum dedim. Zübeyde boş değil, sen de Ehli Cennetsin. Ehli cennetliksin sen dedi Zübeyde boş değil. Hocalar tüm ayağa kalktılar, hangi şeyle fetva giriyorsun böyle birden bire? Kim Allah korkusundan bir günaha rastlarla, Husuhu-i ilahiye'de ben nasıl edildiği korkarsak onun varacağı yurt cennet diyor Allah. Anladın mı ya, nerede olursanız olun diyor Peygamberimiz nerede olursanız olun, anlıyoruz oğlum, nerede olursanız olun Allah'tan korktular. Bir günah işlediniz mi arkasından tövbe edin.
İyilikte bulunun ki onu yok etsin. Binaenaleyh yüz dinle Seyyah. Yok etsin, geçsin. İnsanlara da yüzel ahlakla muamele edin. Paranız, pulumuz hiçbir şeyiniz hiç kesilmez. İnan, hepimizden nimet çeken insanlar vardı. Dili ile bize küçük bir şey söyledi. Ne parası, meftumu, ne bir şey, ne iyiliği ne hiç kalmadı. Çünkü, dilin ile sakavetin Hurmanın yarısı kadar sanıyor Peygamberimiz hadisi şerifte sadaka verin, Allah'ın gazabını söndürür. Onu da bulamazsak ya Rasulallah onu bulamazsanız kardeşim eğer olsaydı verirdim çok üzüldüm senin muhacir isteyişine lakin yok dilinizle sadaka verin yine kurtulursunuz diyor. Bildiğiniz gibi değil. Dilden bir kelime söyleyen dünya yıkılır girer, bir kelime söyleyen dünya yapılır girer. Dil böyle, hem zehir, hem de bal. Hayattan da kalb ile dille şey etmiştik, böyle devam ediyoruz.
Bir gün Resulü, Ekrem'e hangi kul Allah'a daha sevgilidir, sana sevgilileri anladı. Hangi kul Allah'a daha sevgili, bizde sevgili olmayı istiyoruz değil mi kardeşlerim bugün size çok tatlı bir süre çıktı diye sorulmuştu cevapan Allah'a en sevgili kul ahlakı en güzel olandır çalışma boşuna gidin mi başka yere gitme şu anda çocuk okuttum niye ettim ben çocuk okuyorum para verdim gündüz akşama kadar oruç tuttum sabaha kadar namaz kıldım bunların birini kabul etmiyor Peygamberimiz Ye diyor, hepsini yapacaksın ama güzel ahlaklı olacaksın! Allah, sizlerin için gençliği, ihtiyarlı, orta yaşlı kardeşlerimizin hürmetine bize de güzel ahlaklı etti Ya Rabbi. Bütün kardeşlerimizi de güzel ahlaklı etti Ya Rabbi.
Size bir güzel ahlak haber vereyim iki tane alem şöyle dursun, cayımdan dan da alayım bir Bismillah İmam-ı Azam Efendimiz radiyallahu anh Bir gün hasta olmuştu Yahudi'nin birisi lamaya, yani komşusu Yahudi var da hastalığın geçmiş olsuna gelmiş. Geçmiş olsun ya imam! Sağ ol demiş komşu hakkı var çünkü zimmidir bir hakkı var Müslümandır hem o komşu hem Müslüman iki hakkı var. Üç hakkı olan hem Müslüman hem komşu hem akraba olursa üç hakkı var. Onun da o komşumun da bir hakkı var dedi ki: ya iman, bir de çok fena bir koku. Öyle mi? Evet, dedi. Bana müsait dedi, ben bu kokuyu cep edeyim. Neyse dedi. Ulan tavaletten fena kokuyor. Hiçbir şeysen git ben o kokuyu kaldırırım dedi. Allah'ını seversen söyle. Allah'ını seversen, diyorum, desem şimdi incinirsem belki. Ne diyecek? Allah'ını seversen, Allah'ını seversen, mı seve sanıyor? Daha görüyorum, damın köşesini yedin.
Burayı geldi ailem, çocuklara. Bahar resmine imam, İslam imamı değil beni beğenmediklerinden oradan tuvalet yapıyorlar aşağıya Ben hasta olduğumdan pisliğin üstünü örtemedim. Şimdi böyle piriyi örterim. İmam-ı Maaddime iki seneden beri komşu incitmeyeyim diye, ailen ve çocuğun yaptığı ezayı sana duymuyorum ki, komşu üzülmesin diye onun üstüne kıl dökerim, ben teles telesiyle kaldırırım, sen müteessir olma, git dedim. Ben ölsem yetmem, esiri oldum ben dedim. Ne bu İslam dini böyle nasıl değilmiş dedi. Ve Peygamberimiz kötülük gereği iyilik gelir diyor da bende çocuklarım ailem kötü geliyor. Geri eve koptu. Ailesine, çocuğuna hepsi iman ettiler. Bu Gözek, Özel Ahlak'ın yüzünden hep iman ettiler. Yerler oraları kaldırdılar, orayı suladılar. Geyud Badanağal'ında en iyi bazı yeleği yaptılar. Daha imam özür dilerim! Olur! Allah'ım! Peygamberimizin tarifi, sizi iman etmeye vesile oldunuz!
Yani, yüzülecek bir şey yok dedi! Hiç üzülme, Allah aşkına üzülme! Böyle yola getirdiler insanı! Bizim gibi hakaretla, kamayla, bıçakla, öte ile, geliyle değil arkadaşlar! Böyle ancak güzel ahlak ile insanları memnun edeceğiz. Gönül deyince yine gelir, lafız gibi çeker insanları. Şimdi zayıf gibi görünür ama güzel ahlak çeker bir daha diyeceğim Allah'ın şefaatine nail! Bak yavrum vefat ederken çocuklarına demiş ki Benim cenazamda hırılta kopar. Cenazamda canlama olur.
Her kavim beni kendi mezarine götürmek ister çünkü ne Yahudi'ye Yahudi dedim ne Nastaniye Nas Sararım dedim ne Mecusiye Mecusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye dinusiye kırdım kırdım ne onları kırdım herkes kendinden zanneder. Şimdi benim cenaz cenazamın tahtasını, sal ağacını vücudumla beraber hangi kabile götürürsem oradanım ben demiş nasihat ediyorum demiş gerçekten dört kavık birikmişler Necul söylemiş mü biz götürsek biz götürsek biz götürsek biz götürsek biz götürsek biz götürsek biz götürsek biz imamımız diyor geç bağırıp ki babamın vasiyet naması bu Okudular peki peki cenazeyi kaldırdılar yerine koydular cenaze yukarıya kalktılar. Melek mi kaldırıyor?
Ben bilmem demana vereceğimi. Melek bile kaldırdılar. Götürdüler Müslüman mezarlığın başına iletti koydum. Sekiz yüz tane kafir hep birden Eşhedü enla ilahe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden ne yapıyor? Gördünüz mü kardeşim güzel ahlakı? Kendi ahirete gittikten sonra sekiz yüz kafiri Müslüman ediyor. Bir tek onu Müslüman ise, o ne kadar ibadet itaat etse, bir misli ona yazılır sekiz yüz kafirin bütün imana dönüp deşik ettiği o ahirete gelen Mauf-u Kahin'in üzerine yazılıyor biz güzel ahlaklı olalım yavrum koyan Allah korkusu ve güzel ahlaktır. Ekseri cehenneme sürükleyen dil fuhşudur. Dil, dil de eziyet etmektir. Dili, diline günah söylettirmektir. Et seni cehenneme koyan dil fok şudur sevmek, saymak, sept ettirmek fenadır. Bunlar oluyor, güzel ahlakta cennete Gerçeği eğer sende varsa dünyadan kaybettiğine kavminde.
Malını, işte vardır, armanın, armanın, hiç kaygılandığın bir şey varsa, ne o gerçeği efendim? Doğru söz! Sözü doğru söyleyebiliyor yalan kalkmıyorsa! Bir- Emaneti muhafaza! Emaneti muhafazadan on beş gün vaaz veriliyor! Göz emanet, kulak emanet, ağız emanet, el emanet, ayak emanet, kardeşlerin emanet, aile emanet, çocuklar emanet! İnsanların verdiği emanet! Emanete hıyanet insan insan münafık sıfatında olur! Onun için çok uzun! Onun için kısaca, doğru söz! Emaneti muhafaza! Güzel akla! Halel lokma! Bu dördü varsa dünyadan kaybettin helal lokma yiyebiliyor da haram katmalıysa, phanga, faiz katmalıysa veresini Kuran-ı Kerim'e göre yapmalısın da başka yola göre yapmalısın da zıkkım niye yiyorsan ailenin helmalına aldın hiç zıkkımı yeyip de haram ile dolan bir adamın gıkkım ameli bir lokmayla haptoluyor! Duası haptoluyor! Onun için arkadaşlar, helale çok dikkat edelim!
Güzel ahlak, çok dikkat edelim! Emanet-i Muhafaziye çok dikkat edelim! Doğru söze çok dikkat edelim. Ya, Kazım bir şey söyle. Ne yapacağımızı artık, gel burayı da şeyden dinleyelim anlatacağım orada, fazla. Allah'ın zülcelal hazretleri Celle ve Ala bir hadisi kudside buyurdu ki muhakkak nefs-i ilah için İslam dininden razı oldum. Bu dine ancak, sahabe, güzel ahlak yaraşır. İkram edeceğiniz kimseye bunlarla ikram edin. Neyle? Bir sahavetle, bir de güzel ahlakla ikram edin. Unutulur, gelir. Hadidler yedirtir, yağlar, ballar, pekmezler neler, ne yedise baklavlar, hepler neler, boyun kez bu Yahya'ya var ne kadar unutulur, gelir o yedi nimet pisliğe taktılar geçerdiler! Onlar bir şey değil! Ama yeğeni, bunu duyulmaz bir kardeşimiz var. Dev el ve ne gülellisi var! Ne sehavetli eli var Ya Rabbi! Ey bir el unuttular onu!
Bütün Allah'ı bulmayan sevgili kullar, Zübrasına bizleri ilhak buyuruyor Ya Rabbi!