On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sunar. Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Bu kitabımız daha ziyade, gönül alemine hitap eden çok kıymetli bir eser İmam Şarani Hazretlerinin. Burada Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın Ashab-ı Kirama zikir telkininden bahis buyuruyor. Sıddih-ı Azam Radıyallahu Anh Efendimize Zikrullah telkinini yaptıklarını mübarek gür üzerini yumarak Sıddık-ı Azam'ın da derin bir huşu içerisinde onu takip ederek Lapsa-i Celali okuduklarını, böylece Hazreti Sıddıyka hafi zikir, yani gizli zikir, içten, okunan bir zikir. Bunun birkaç şekli var. Hem sesin dışarıya duyurmaması hem de kalbe okunması bunu emanet buyurmuş.
Bu sebeple gönül doktorlarımız bize açıktan ezkarımızı yaparken gönülden de yapmamızı tavsiye buyururlar. Çünkü bu Efendimizin Sıddîk-ı Azam'a vermiş olduğu bir emanet. Ondan dolayı içten okunuyor. Bunun yanında Ali Kerimallahü veche Efendimize de ya Ali, Şimdi, Ale Efendimiz'e Kelime-i Tevhid-i Telkin buyuruyorlar. Ale Efendimiz diyor ki ya Resulallah bana susileştir bunu. Çok özel bir zikir telkininde bulun deyince, yani ben ve benden önceki nebiler kelime-i tevhidi okurlar. Bu öyle bir kelime ki terazinin bir kefesine tevhid konacak olsa, konacak olsa, şimdi öyle bir tevhid ki yedi kat sema ile arz terazinin bir gözüne, bu kelime de bir gözüne konulacak olsa kelime-i tevhid ağır basar buyurdular. Musa aleyhissalatü vesselam dedi ki, bana bir fikir, bir dua öğretmeni istiyorum. O zaman ya Musa, sen kelime-i tevhidi oku.
Ya Rabbi bütün bunları okuyor bu kelime-i tevhidi, bana hususileştir deyince yine aynı anlam elit. Kelime-i Tevhid terazinin bir kefesine, diğer tarafına tevhid konacak olsa kelime-i Tevhid ağır basar diye buyurdular. Daha burada izahlar yapılmış. Demek ki Ali Efendimize de hem o da anlaşıldığı üzere açık zikri de telkin etmiş, gizli zikri de telkin etmiş. Bak, açık zikir daha ziyade tercih buyrulmuştur. Demek ki yapmış olduğumuz vazife gelişigüzel bir görev değil. Bunu Nebi-i Ekrem Efendimiz iki hurefa-i raşidinden iki mühim zata ifade buyurmuşlar ve bunu takliden de yapmamız, Nebi Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin sünneti olmaktadır. Bambaşka izahlar yapılmış. Yani Zikrullah'tan gaye ve maksat gönül aleminin açılması diye ifade buydu. Demek ki kalpte perdeler oluyor. Hem zulmetten perdeler hem de nurdan perdeler. Onların açılması gerekiyor.
Bu da ancak Allahu Zülcelal'i zikirle bulacaktır. Hiç şüphesiz bir talimle olur. İnsan, tıbba dair bin tane eser okusa ona doktor demezler. Arz bir gözetim, bir eğitimle bunu devam ettirecek olursa tabii diplomasını da alacak ve doktor da olacaktır. Mesela Kuran-ı Kerim okunuyor. Okuduğumuz Kuran-ı Kerim bir hocanın talimi ile devam ediyor. Bir hadis-i şerif okuyoruz. Yine bir muallimin talimi ile tefsirler, yine bunların talimi ile aynen bunun gibi Zikrullah da gelişigüzel yapılamaz. Onun ehli tarafından yaptığımız zaman belli mertebe ve makamlara doğru insan yürümeye başlar. Çünkü biz kendi başımıza yapacak olsak ne olacak? Birbirine karıştırmış oluruz. Halbuki onlar öyle bir usul takip ederler ki bizim yokrucicukün minel zulümat ile nur, karanlıktan nura çıkmamızı sağlayacak, esaslar koymuşlardır.
Mesela diyorlar ki Zikrullah'ı yaparken, öyle bir ebaydın ki bir daha dönmemek üzere, isyana dönmemek üzere. Çünkü kalıntıları olur. Kolay kolay atılamaz. Allah korusun bir kanser rahatsızlığında kalıntısı olacak olsa bir müddet iyi olduktan sonra tekrar başlar. Ondan dolayı kökten silmeye gayret ve çaba gösterdiler. Bunun için esaslar vurdular. Buyuruyorlar ki başta evvela, bir daha işlememek üzere bir tövbe. Öyle bir tevbe ki, şimdi diğer Kuran-ı Kerim'de tehdit, ifade edilen, tazir, azarlanan, yapıldığı zaman cezayı gerektiren suçlar sayılmıyor burada. O sözlerden diyor, çünkü onu yapmaz. Sıddık Azam ile Ali Efendimizin radıyallahu anhma, onların yolunu takip eden insanlar bu hataları işlemez. O sözlerden dolayı tövbe eder. Var ise onlardan da tövbe eder. Bu gibi hallerden de. Özelliğine binaen bu mübarek yolun mada yani o sözlerden dolayı da diyor, tövbe eder.
Şimdi tövbe ediyoruz, istiğfar okuyoruz. Yalnız tövbe edip, istiğfar okurken gönül dünya muhabbetine dalıyoruz. Burada şehvet demesi, şehvet aşırı istek ve arzu manasına gelir. Aşırı aşırı istek ve arzu anlamına gelir. Dünyaya muhabbet de bu şekilde ifade buyrulur. Eğer bir dünya muhabbetinin gönlünden silip atmamışsa o yalancıların tevbesi olur. Ama ne olursa olsun yine yapmamız icap eder. Şimdi bu Evrad ve Ezkarı okurken başta yapılabilirse usul diyor abdesti ile yapılır. Yoksa abdest niyetle başlar. Önünden geçirdiğimiz niyet yeterli olmakla birlikte bu bizim hatırımızdan çok çıkan bir husus. Abdestimizi alırken niyet Ya Rabbi ben azalarımın dışını yıkıyorum. Sen de azalarımla işlediğin, hatalarım bağışla buna benzer güzel düşünce ve milliyetlerle yapılması icap eder ve sonra ve diğer zannederim güzel kokular sayılıyorum.
Hem bedenimizi bunun edebi de şudur, bir lisans kullanılırken işte son elimizin içine dökürüz, sağ elimizin baş parmağı ile evvela sağ kaşımız, son parmağı ile evvela sağ kaşımız, sonra sol kaşımız, bıyıklar ve yüzümüz mesh edilir. Bunun yanında elbisesi de temiz olur, Park olur, bir koku diyor ki, bu güzel kokuların nesli için, yayılması için bazı maddelerin yakılması, bununla da odanın da mis gibi kokmasını temin etmektir. Bu şekilde diyor vazifesini yapar. Üçüncü olarak essüpunü ve sput riya sürenlehüssıt-ı pirri gelir. Şimdi vazifesini yaparken bir kez de sükunetli bilgi arar. Bunun da en güzel anı gece vaktidir, gecedir. Olmasa dahi insanlardan ayrı pek dışarıdan seslerin işlemeyeceği yerleri tercih eder. Kalbini başka düşüncelerle meşgul etmemek için, tamamen kendisini Zikrullah'a teslim için.
Dördüncü olarak Bir kere diyor vazifesini yaparken üstağzının da manevi yardımını Allah'ın izniyle bekler. Ondan manen yardım ister. Okuduğu Silsile-i Şerif'te Sıddık-ı Azam'dan bu zamana kadar gelen manevi doktorlarımızın da yardımlarını biiznillahi Teala bekler ve iki gözlerinin arasına da nazar eder. Çünkü bu nurun da zuhur ettiği yerdir, iki kaç para için. Aslında bu istimdadı yardım dilemesi hakikaten min Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Bu yardımı hakikatte Resulullah'tandır. Çünkü onlar Efendimiz'le o kişi arasında vasıtadır, vesiledir. Hakikatte yardımı iki cihan güneşinden sallallahu aleyhi ve sellem, beklemiş oluyor. Bu daha vazifeye başlarken yapacağımız beş esastır. Bunun dışında Namazda nasıl ellerimizi dizlerimize koyup oturuyor isek, aynen bunun gibi temiz bir mekanda oturur. Bulunduğu yer seccadesi tertemiz olur. İkinci olarak oturduğunda kıbleye karşı oturur.
Kıbleye karşı oturur ve tatyi bu meybis zikri bir ravi hatib tayyibe. Bulunduğu yeri mis gibi güzel kokularla kokulandırır. Bilhassa ül esansını tercih ederler. Dördüncü olarak, elbisesinin de helalden olması lazım. Hem temiz olacak hem de helal bir giyim ve kuşam olması gerekir. Elhamdülillahi rabbil alemin. Efendimiz aleyhisselatu vesselam'ın ruhu tayyibelerine, ehline ashabına, peygamberanınıza, muhiranınıza, bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervahına, El Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz. On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sundu.