Bir memleketin ıslahı hiç şüphesiz idaresine bağlı olduğu gibi nasıl ki idare üzgün olursa artık il olsun ülke olsun köyü kasabası Her tarafa aynı yönde emirler ve tavsiye eder gelir. Aksi de böyledir. Bir su dahi eğer gözünden temiz akacak olursa gittiği yere kadar ne olacaktır? Temiz olacaktır. Aynen bunun gibi bizim vücut ülkemizde de merkez makamında bulunan gönüldür. Bu usta aleyhisselatu vesselam efendimizin Ahadisi Muhammediyelerinden bahsetmek istiyorum. Eğer gönle Cenabı hak bir nur ihsan ederse, O kalp, o gönül genişler. Ey Allah'ın resulü bu gönlün genişlemesinin, huzura ermesinin alamet işareti nedir? Buyurdular. Ebedi olan aleme yönelmektir. Dünyanın geçici olduğunu bilip uhrevi amellere ağırlık vermektir. Dünyayı da Ukra için istimal etmektir. Ve vurur. Şu aldatıcı olan dünyaya da meyc etmez. Ondan da uzak durur. Onun Rabbimizle alakamızı kesecek olan hallerine.
Daha kabre koymadan bunca ahiret için de hazırlık yapar. Eğer Cenabı hakk'ı tanıma gibi bir nimet, onun muhabbetiyle gönül dolmayacak olursa, o zaman gönül kararı. Hal siyahlaşır ve dar bir hale gelir. Aynen Taha suresindeki son kısımlarında geçen ayeti geride de olduğu gibi kim bizim zikrimizden ayrılırsa onlar için dar bir geçim var. Bu dar bir geçim ve zikrimizden ayrılırsa ifadesinde buyuruyorlar ki kim kitabı kerimimizden ayrılırsa onlar için sıkıntılı bir hayat vardır. Vegar. Gal. Gönül için bin ölüm vardır. Bin. Bunun en sonu bin ölümü, kalp için bin ölümü en son şekli nedir? Cenabı Hak'tan muhabbetinden, sevgilisinden, ibadetten, taatten uzak olmasıdır. Gönül için binde hayat vardır. Bunun en son kısmı nedir? Aziz ve celillan Cenabı hak'a kavuşmaktır.
Zaten Allah'ımızın Celle Celaluhu emrinin, Habibinin tavsiyelerinin olay hiç şüphesiz Allah'ımızın emri nasıl bize gerekli ise aleyhissalatu vesselam efendimizin mübarek sözleri de sallallahu teala aleyhi ve sellem yapıcı. Allah'ın resulü size neyi getirmişse onu alın. Neden de kaçındırmışsa ondan da kaçınır. İbadet ve taat de gönül için bir hayattır, bir neşedir, bir huzurdur. Rabbi zülcelalimiz onların kalplerine Cenabı hak imanı yazdı ve kendi tarafından da üç ve kuvvet ihsan buyurdu. Var. Dar Allah'ımız celle celalühu gönle imanı yazması, kendi dostları, sevdiği amelleri yapan kullarının gönüllerine şu satırları yazmıştır. Birinci olarak Allah'ımız dostlarının gönüllerine tevhidi yazmıştır. Elhamdülillah. İkinci olarak kendisini tanıma nimetini bahis koymuştur. Bunu biz bir anda geçiyoruz de, sadece hikemi atayiyeden, hikemi atayiyeden geçen bir ifadeyi söylesek yeter.
Cenabı hak'ı zerre kadar tanıyarak yapılan taat, dağlarca yapılan taatten üstündür. Dilde düzgün, gönülde düzgün, geçentiler misin? Şimdi her huy istikamete muhtaç, istikamet hiçbir şeye muhtaç değil. Müstetin. Cenabı Hakk'a olan saygı diyelim. Çünkü birbirlerinin anlamı çok yakın. Ona teslim olmak. Ona itimat etmek, ona güvenmek. Bu kalben imanın yazılması kişinin kendi evinde değildir. O Allah'ımızın eltifahı sübhaniyesidir. Şimdi kum ne yapar başta? Evet. Kelime-i şehadeti getirerek ne olur? Müslüman olur. Bunların hepsi ister diliyle ifade edelim, kalb ile Mevla'mızın yüceliğini tanıyalım. Bu nedir? Rabbimizin elindedir. Onun ikramıdır, onun ihsanıdır. Burada kulun durumu nedir diye geçerse Rabbimiz Celle Celalühü kulun ne halde hareket edeceğini ashab billah yaratan yarattığını bilmez mi? Buyur. Diriliş. Daha biz rahimlere düşmeden.