Gerçek Müminin Sıfatı ve İlahi Rehberlik kaydında Burada gerçek müminin nasıl hareket etmesi icap eder bu hususta bize bilgiler verilmektedir. Nedir gerçek müminin sıfatı? Bizden istenen Kuran Azimüşşan'da sadıklarla beraber uyuyordu. İri düzgün, kalbi de düzgün, yaşantısı da düzgün. Öyle olan kimselerle bulunun, tertü kırlu haliyetin insanların içerisine karışıp da Allah'ın murad…
Burada gerçek müminin nasıl hareket etmesi icap eder bu hususta bize bilgiler verilmektedir. Nedir gerçek müminin sıfatı? Bizden istenen Kuran Azimüşşan'da sadıklarla beraber uyuyordu. İri düzgün, kalbi de düzgün, yaşantısı da düzgün. Öyle olan kimselerle bulunun, tertü kırlu haliyetin insanların içerisine karışıp da Allah'ın murad etmediği fiillerle meşgul olan kimselerle bulunmayı terk edin. Nasıl? Dostunu memnun ediyor, onun selamette olmasını, hayırda olmasını murad ediyorsa ve en iyisi demem minko düşmanı da ondan selamette olacak. Yani düşman da olsa düşmanı ondan sıkıntı duymayacak. Belki muhaldiki olabilir ama hakkı teslim ederek zararsız bir kimse diyebilmelidir. Gerçek müminin sıfatı bu. İstediğini, her istediğini Kuran-ı Azimüşşan'da bulan kişidir. Ölçü hiç şüphesiz Kuran-ı Azimüşşan olunca yaşantısının her anı demek istiyor, Kuran olan kişidir.
Mesela komşuluk hususunda hitabı kerimimiz ne buyuruyorsa bu. Zaten komşuluk hakkında ayet-i kerimelerde var, hadis-i şerifler de mevcut. Diyelim ki evladına karşı muamelesi, evine karşı muamelesi Kuran-ı Azimüşşan'da nasıl buyuruluyorsa o şekilde olmasıdır. Bir iş yapacak, yapacağı işte de Allah'ımız Kitabı Kerim'in de bu hususta ne buyuruluyor diyerek ona müracaat etmelidir. Zaten böyle olsa o cemiyet nur olur. Böyle olsa, iştahımızın evlatları dal budaklıdır. Daha ve istimau ma yani. Bilmediklerini öğrenecektir. Bildiğimizle bilmediğimizi teraziye koyacak olsak ortaya çıkacak. Diyorlar ya bir milyonun üzerinde Hadis-i Şerif, haydi okuyalım desek, bir milyonun üzerinde olan Hadis-i Şerif'ten kaç tanesini okuyabiliriz? Öğrenmişiz Eller Umman'ın ve bir, bir bu değil mi ki Hadis-i Şerif'te? İşte önümüzde bir milyonun düzeninde Hadis-i Şerif'tir. Bilmediğini de öğrenecektir.
Boş söz ve boş işlere dalmaktan kendisini muhafaza edecek. Boş iş, faydasız. Söylenen söz de faydasız, Onlardan uzak olacak. Allah'ımızın kendisine muti olan, itaat eden, kullarına vereceği nimeti talep ederek, azabından da kurtulmayı murat etmek suretiyle kendisini salaha, kendisini Allah'ımızın Celle Celalü istediği şekle dirilmeye hız gösterir, gayret gösterir. Bir başkalarıyla meşgul olmaktan da kendisini muhafaza eder. Bir başkasıyla meşguliyeti ıslah noktasında olur ama onların hataları ile meşgul olmak gibi bir yanlışlığa düşmez. Ne gerekir hakiki bir mümine? Şu yedi şeyi icabı der, gerçek mümin bu yedi sıfatla mensup olur. Bir, İradesinde çok sağdı, iradesinde çok sağdı ve alamet uğruna dirilt etti. Tamamen dikkat ediyor. Mesela, Nisan'ın bir çöp muradı vardır. Neyi misal verebiliriz ki?
Tarikata abiye diyeceğim, ona uygun bir tavrımız olsa da onu anlatacak, nefsim için söylüyorum. Bize, İmam Hatip Demir Hocamız, Arapçamıza gelir, Asiye'e de geleceğiz. Vefat etmiş duydum, ruh şu an kötüsü. Bir nokta koydu yazı tahtasına, bundan dedi, nedim diye satış olsa, hesabının dedi. Gittikçe bu açı çoğalır. Güzel Sıddıy ve Azam'ı anlatıyoruz Radıyallahu Anh. Onun devamı olan büyüklerimizle anlatıyoruz ama onlara ne kadar riayet ediyoruz. Burada bir kardeşimiz konuşma yaptı, ya anladık ya anlamadık. Bu sırf diyoruz ya ayet-i cindeler belli insanlara inmedi, hepimize dedi ki büyüğümüz için eğer dedi Ashab-ı Güzi'nin ortasına koysanız bu nereden geldi demez. Bu nereden geldi aramıza demezler çünkü dedi huyuyla, edebiyle, erkanıyla onların üzerdiğini kendinde toplamış. Bu güzelliği elde etmedikçe olmaz, böyle bir irade, irademizde güçlü olmamız gerekiyor.
Gerçek Müminin Sıfatı ve İlahi Rehberlik ne anlatıyor?
Gerçek Müminin Sıfatı ve İlahi Rehberlik kaydında Burada gerçek müminin nasıl hareket etmesi icap eder bu hususta bize bilgiler verilmektedir. Nedir gerçek müminin sıfatı? Bizden istenen Kuran Azimüşşan'da sadıklarla beraber uyuyordu. İri düzgün, kalbi de düzgün, yaşantısı da düzgün. Öyle olan kimselerle bulunun, tertü kırlu haliyetin insanların içerisine karışıp da Allah'ın murad…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hani ayağımızı bastığımız zaman tam basmak. Şu sözü ifade ediyorlar, diyorlar ki Allah'ın Resulü sallallahu teala aleyhi ve sellem mübarek ayaklarını koydukları zaman tam basarlardı diye. Şöyle önüne, arkasına, sağına soluna denk tam. Bunu hikmetle dahilsiz diyorlar, bir işi yaptığınız zaman tam yapın. Mesela, ben uhrevi amellere önem vereceğim derken dünyevi işlerinizi terk etmeyin. Dünyevi işlerinizi de dinimizin ölçüleri içerisinde götürürüm diyorlar. İrademizde sağlam olmak. Yazıyı kaybetmeyiz inşallah ve levhüd de levhu, yine tesebbi ilettaa, ibadetle taat Allah'ımıza kulluğun yollarını yollarını bulup, hedrü uranayis su Fikrimizi, kalbimizi, düşüncemizi, itikadimizi, ibadetimizi, ahlakımızı bozacak kötü arkadaşlardan da uzaklaşmaktır. Hadis kitaplarında geçen doksan dokuz kişiyi öldürmüşken sormuş bir rahibe, acaba demiş benim halim ne oldu, ateşten, güldürdünüz, yüz kişi.
Sonra hakiki bir ilim ehline, bir fan ehline müracaat tuttuğunda bak o ne demiş. Demiş ki ortamı değil. Sana bu kötü fiili yaptıran çevrendir. Arkadaşlarındır. Şu arkadaşlarını iyi kimselerden seç demiş. Bir kere bizim en önemli hususlerden birisi bu. Bize dualar dağıtılmıştı da Ya Muhamülelhalu vel ahva harmel halenme ile ahsenil hal. Bu çok güzel bir yalvarış ve yakarış. Ya Rabbi halimizi daha güzel bir hale çevirir. Diyelim ki biz büyük günahları terk ettik, küçük günahları da terk edeceğiz. Hem büyüğünü hem küçüğünü terk etmiş isek Cenabı Hakkın dışındaki düşünce ve fikirleri de atacağız. Diyelim ki kalbinden hiçbir kötülük geçmiyor. Daha bu halini nasıl güzelleştirecek? O halini billahi, lillahi fillahi bu kıymetli eserlerimizde çok geçer. Her anı genel ifade edecek olursak Allah'ımızla. Onun dışında hiçbir şey yok. Hep Mevla'yla. Bizim Mevla'yla olmamamıza ne gerek? Ne sebep var?
Çünkü ben sizin Rabbınız değil miyim buyurulduğunda evet Rabbımızsun demek bu değil midir? Hayatımızın her anında onu Rab olarak bilip onun istediği şekilde Aleyhissalatü Vesselam efendimizin Rabbim beni terbiye etti ve terbiyem de ne güzel oldu. Bunu düşündüğümüz zaman irademizle güçlendirdiğimizde şunu diyemeyiz. Bir tarih şu şekilde yaşıyordum ama şimdi nasıl oldu o güzelliği elde edemiyorum. İşte Enes Bezminde vermiş olduğumuz söze, sadakat gösterdiğimizde muhal olmaz. Her zaman Allah'ımıza kul olduğumuzu biliriz. Mesela budur, halkımız arasında olmaması gereken bir hal. Amin. Ama müşahede ediliyor. Mesela kış günlerinde bir araya geliyoruz diyelim. Yaz gününün buna ne manası var? Ne manası var yaz gününün? Allah'ımıza biz kışınlık oluruz, her zaman kuluz biz Cenabı Hak'tan. Her an müracaat edeceğiz.
Hele şu işler bir bitsin, ondan sonra bir araya denir, bunun yolları çok kafa yormadığımızdan, bu irademizi güçlü kılmadığımızdan, bunun çok yolları var. Ama düşünebilirsek iraden hiç güçlü olursa, ne yapıyorum ben? Diyelim ki gönüllerinde Cenabı hakk'ın dışında hiçbir şey yok, nur üstüne nur oluyor. Cenabı hak bize nur suresinde saygılar Nur. Demek ki bunun sonu yok. Ölü akçe. Nur üstüne nur, nur üstüne nur. Küfürden imanı, şirkten imanı, nifattan imana. Ondan sonra büyük günah, küçük günah, masiva hep bunlardan öte mesela Rabbımızla dostluğun hasıl olması. Kurbiyetin meydana gelmesi. Demek ki her bilenle bir araya gelmiyoruz. İşte biz Allah'ımız methe götürmesin, en yüksek okulunu okuduk. Eğer biz İrfan Mektebi'nden mezun olmuş, Allah'ın sevgili kullarını bulmasaydık Alimün billah olan kimselere şaşırmıştım.
Ta ki onları gördük, hiçbir şey söylemeseler dahi onların güzelliğinin manevi halinin yansımasıyla kendimizi kurtarabildik. Onun için burada Alimün billah denmesi Rabbi Zülcelal'imizi tanıyan kimselerle oturup kalkmaktır. Mesela, çok şikayetimiz oluyor. Diyelim ki bize sohbet ettiren kimse. Şimdi insanlar hakikaten işin farkında, eskisi gibidir. İstiyor ki karşısındaki insanı, içiyle dışıyla insan olur. Böyle ürküten bir kimse değil. Görsem diye bir can atacak, bir muhabbet edecek. Onun istikametini görmediği zaman ne yapılır, gönülde bir huzursuzluk mü ilan eder? Emrolunduğu için girerim ama diyor içim sevmiyor diyor. Elbette bunun sebebi var bizim yanlışlığımızdan oluyor. Bizim riayet etmeyişimizden oluyor. Ne yapıyoruz biz? İnsanların bize saygı duymasını istiyoruz. Biz Allah'ımıza saygı olan saygı içinde olursa olur bu.
Yoksa ben burada bir idareciyim, bunu demiştim zaten bizim halifemiz yok. Sadece görevli. Halife, Resulullah'tan gelir Sakullahu Teala bize. Çok anlattı bizim müziğimiz. Çöp çöle biliyoruz bunu İsa'yı. Dört yoldan Mehmed Efendi Hazretleri'ni İdilerden Hızır Aleyhisselam'la çöp görüştüğünü efendim kimdir Sani Efendi Hazretlerinin halifesi deyince iki kişiyi sayıyor birisi üstadım. Onlar asaleten geliyor vekaleten değil. Onun için hepimiz bu yolun bir hizmetçisi olduğumuzu kabul ederek başımıza gelen insanların ayaklarına kural olmayı mürşidimiz söylerdi. Biz neyiz ki? Çok dokunurdu içime o zaman. Hatta fırsatını bulsam dinlemeyin gibiyim dedim. Onun, o tevazu halini ayaklarınıza, pırıl olayım dedikçe bir kaos ile azami. Demek ki ne kadar yanmış, yakınmış, insanlığın kurtulsun diye çaba göstermiş. Hiç varlık hissetmiş mi okuyalım burda vasiyette hiç var mı?
Kölemizin, kölenin de diyor ücreti olmaz ya diyor, burada yazıyor vasiyetinde yer. Sadece bir idare için siyaset noktasında bize görevler veriyor ama çok mütevazi bir oynar Rabbimize karşı. Bir kere diyor gerçek mümin tevbeyi Nasuh bir daha işlememek üzere tevbeyi der. Yani bir bakıp çıkılacak olursa kurtaramayız kendimizi. Mesela, kötülüğe burada dinmek istenen tamamen veda edin diyor. Eğer fırsat verirseniz böyle diyelim ki serçe parmağımızı ertiyse şu elimizi koparır. Elimizi koparırsa kolumuz da girer, kolumuzu tutarsa vücudumuz da girer. Onun için ona hiçbir fırsat etmeyeceğiz. Az bileceğiz, gez bileceğiz, kaymaktırız. Nasıl eyelin bunu nasıl değinin edelim? Efendimizin hayatını okuyalım Sallallahu Aleyhi ve Sellem. O Hendek Muharebesi'nde bizzat eline kazmayı küreye alarak nasıl çalıştığını bir düşünelim.
Dua etse duasıyla o gayrimüslimler, o düşman safındaki kimseler helak olmaz mıydı? Helak olurdu. Neler? Bedir'de gece yarısına kadar dua etti de sabahında bırakmadı. Sabahında da silahını eline aldı, bunu okusak yeter bize. Demek ki Allah'ın Resulü sadece bir örnektir o, şahsi taatiyle kalmadı. Bak Hendek'te Hendek'i hazmak için çalışıyor, gayret gösteriyor. Böyle biz bir yere oturalım da etrafımızda hizmet etsinler de olmaz bu, yürümez bu. Bir kere biz örnek olacağız. Mesela efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir şeyi emrettiği zaman onu en çok yapan bir kimseydi. Evet. Bir kere dinimizin yaşatlamadığı, helal kıldığı, mesela Kuran-ı Kerim'de helal nimetlerden bahsediyor. Belki bunun hepsi geçmez ama mezhep imamlarımız, mezhepte müştehid olanlarımız, fukahai kiram, fukahai zan efendilerimiz, bu ve bize beyan ederler. İşte Kuran'da bu geçiyor, diğeri geçmiyor diyemeyiz.
Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Raşid halifelerine umrum. Hakiki ilim ehilleri yanlış üzerine bir araya gelemez, eyle görüşleri yanlış olamaz, gönülleri Nuh. Kuran-ı Kerim'den ve Hadis-i Şerif'ten mülhem sözler söylerler. Bunlara bakarak neyin helal, neyin haram olduğunu ilim erbabının haber verdiği üzere diyor hareket edersiniz. Şunu ifade etmek istedi aman salih kimseleri kendinize dost edin. Edin. Öyle ki şimdi durumumuz böyle değil ama imrenme babında söylenebilir, şu kadarını ifade verebilirim, çiğ de, dışı de insan. Bunun misali ona diğer kimse nerede muhabbet besliyor? Yani görünce ürkmüyorlar. Seviyorlar, muhabbet ediyorlar, saygı duruyorlar. Salih kimselerle arkadaş olmak çünkü onlara tıkla arkadaş olmak. Nedir? Iyilik ve takvada bize yardımcıdır. Hep hayır gösterir. Mevlamızın korkusunu gönüllerimize işle ve kötülüklerden de bizi sakındırdırlar.
Bunun yanında kısaca dört şeyi de ilave buyurmuşlar. Bunun, bu sayılanların daha bir güçlendirilmesi bazı binalarda görüyor ya güçlendirilmesini, bunun gibi diyor bizim ruhi cihetimizin güçlendirilmesi için şu dört şey daha gereklidir. Hemen söyleyeceğim. Nedir o? Birincisi elcuur, açlıktır, yemeğe düşmemektir, silme seher ve uykusuzluktur. Böyle uykuyu terk etmek değil, iyi tesirli, iyi tesirli. Sonra, sümme Sunt, sümmel halve. Bak bunun hepsini hiç istemez Ama biz onu yola getirmenin çabası içine gireceğiz. Neymiş? Somut, sükut etmek ve kimsesiz yerlerde halimizi de muhasebe etmektir.
Kaynak: Genel
Gerçek Müminin Sıfatı ve İlahi Rehberlik | Mihmandar