Gafletten Kurtuluş ve Ruhani Temizlik Yöntemleri kaydında Bunu baş kısmı Ayet Cellenin Esrarı vasbir nefseke maalle dine diye başlar işte o müşrikler diyorlar ki biz Resulullah ile görüşeceğiz ama sallallahu teala aleyhi ve sellem yanında fakirler var diyorlar onlarla oturmak istemiyorlar yoksul kimseler onlar diyorlar bunlar zengin Allah'ımız buyuruyor ki gece ve gündüz Cenabıhakk'a yalvaran…
Gafletten Kurtuluş ve Ruhani Temizlik Yöntemleri ne anlatıyor?
Gafletten Kurtuluş ve Ruhani Temizlik Yöntemleri kaydında Bunu baş kısmı Ayet Cellenin Esrarı vasbir nefseke maalle dine diye başlar işte o müşrikler diyorlar ki biz Resulullah ile görüşeceğiz ama sallallahu teala aleyhi ve sellem yanında fakirler var diyorlar onlarla oturmak istemiyorlar yoksul kimseler onlar diyorlar bunlar zengin Allah'ımız buyuruyor ki gece ve gündüz Cenabıhakk'a yalvaran…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bunu baş kısmı Ayet Cellenin Esrarı vasbir nefseke maalle dine diye başlar işte o müşrikler diyorlar ki biz Resulullah ile görüşeceğiz ama sallallahu teala aleyhi ve sellem yanında fakirler var diyorlar onlarla oturmak istemiyorlar yoksul kimseler onlar diyorlar bunlar zengin Allah'ımız buyuruyor ki gece ve gündüz Cenabıhakk'a yalvaran yakaran o kimseler de beraber bulunmaya sabret tabii ki zikrimizden kalbini gafil kıldığımız kimselere sakın ha itaat etme.
Onların her işi aşırılıktır, onlarda bir esas yok, kural yok, nefislerinin arzularına göre hareket ediyorlar buyuruyor burada İmamı Şair-i rahmetullahi hazretleri buradaki gaflete haber verirken gaflet diyorum böyle boş işlerle, boş sözlerle meşgul olmaktır yalnız bunu birkaç şekilde izah etmişler bir malayani var, bir de mayani var, bir sözü gereğinden fazla uzatmak biz buraya geldiğimizde daha bir öğrenciyim herhalde İmam Hatip olsa gerek sohbet yapıyorlardı o zaman da çok sıkıntılı beş-altı kişi bir araya geliyorlar sessiz yapıyorlar. Evinde kaldı zat Efendimiz'in. Dedi ki efendim bizim sohbetimiz var. Siz de buyurursanız bereket olur dedi. Onlar da ekseriyetle Kayserdiymiş böyle güzel etmişler içlerinden birisi dedi ki Efendimiz'i çok iyi tanıyorlar Hacı Hasan Efendim dedi bir sohbet etsen bize dedi Efendimiz de şunu anlattı.
İşte büyük bir zatın huzuruna vardığınız zaman selamı hafif verin bağırarak girmeyin çünkü gönüllerinde büyük bir huzur var böyle bir diyelim su bir havuz taş atıldığı zaman dalgalanır gönüllerini dalgalandırmayın şöyle duyacak şekilde bir selam verin ve takliile iken sözü de uzatmayın ve taci ile kıyan fazla da oturmayın işinizi gördükten sonra çünkü kendilerine mahsus halleri olur kendilerine ait haller olur bunu anlattı, ona misal verdi. Bir tanesi Şahinten bu hacca geliyormuş. Diğer bir mesaj Şahin de seçkin bir müridi oldu. Orayı yakmasam şey, hacı abi diyeyim, bilmiyorduk, gerek yoksa ya. Çok iyi bir mürüidini ona arkadaş olarak vermiş. Demiş ki efendi hazretlerinin aman, içine dik yolda. Tabii gitmişler, gelmişler. Efendi Hazretlerinin ziyaretine varmış haccını tebrik için. Efendim bizim evladı nasıl buldun? Kesretül kelam demiş. Çok konuşuyor.
Sonra, o evladına demiş oğlum nasıl gittiniz, geldiniz? Hiç demiş, konuşmuyor ki demiş. Kuran-ı Kerim okuyor. Onunla boşaldı mı tesbihatı elinde zikrediyor, onunla boşalsa namaz kıl diyor, şey olmazdı, görüşecek demiş, hep meşgul. Ben işte abdestim, bu memkuyla, Oğlum demiş, hiç mi kela bitmedi? E vardığımda bir ismimi sordu. E nasıl, ne oldu? İşte ben de Alioğlu Veli dedim.
Sana ismimi sormuş bunu çok anlatır dedim Baba ismini niye söylüyor demek ki konuştursa çok kelam edecekmişim bunu anlattım başka hatırlamıyorum şöyle kısa bir zikir yaptılar ama çok tatlı bir zikir oldular böyle boş sözlerini ve gerekli sözü uzatmamak misal verirler şimdi seyri süluk anında çok dikkat etmek gerekiyor mesela derzimizi geçiyoruz kalp çirkin yapmışız onda yoğunlaşmamızı isterler aman hadiler şu dönem dikkat et şu görevlerini yap çok dış alakalar olmasın derler onları kestirdiler keskin iç alemine dön yapılacak vazife çok gönül alemine dön hatırlıyorum ben ayırmazdı Efendimiz ders görüşürken otururdum böyle askeriyeden adamlar vardı mesela Gedikli mi derler ne derler öyle bir kimseler Onlar neler hep netahifleri neleri vardı, zikirleri vardı askeriyede Ondan sonra çok meşgul olanlar vardı işi gücü Onlar neler güzel dersleri vardı yüksek böyle nef-i ispat gibi, ne gibi dersleri, dinlerdim onları.
O anda yoğunlaşmasını istiyorlar. Hatta Sami Efendi Hazretleri kitap mütalaasını da bırakın, o devre buyurmuş. Yoğunlaşın. Iç alemine yoğunlaşın çünkü birbiri arkasında takip eder bizim orada herkes öyle ekin ekerler böyle ekin olgunlaşır ona kelle tutar dediler eğer bakılmazsa bakılmazsa kınacık diye bir hastalık var bakılmıyor böyle kelle tutmuş da o buğdayı mahvediyor o ekini Şimdi evlat bey Ezkarımızda bazen geçiyoruz mesela kalp diyelim ruh diyelim sırf Ondan sonra da üstü soğuyor Üstü soğudu mu tekrar yerine getirmekte zorlanıyorlar Yani o anda takip etse o girer o. Mesela kalbi ilk anda yanmış, batmış, vurmuş. Onlar bildiler Allah'ın izniyle. Onlar kimseler, dediler ki bir hafta daha çalış, kuvvetli olsun dediler. Çalışır. Ondan sonra dil zaten Yanlış mı dedim acaba? Öyleyim ki değil mi? Ne kadar benziyorsunuz birbirimize Size bir hoca şeyi var mı? Okuyorum hocam Nerede?
İstanbul Üniversitesi İlatı Fakültesi'nde. İyi canım yanlış dememişiz ama çok benziyorlar birbirlerine güzel. Çok hoşuma gitti o hocamız da. Namaz kıldırmadı bize ders miydi? Birkaç ders geçirme halini gördüm. Biri Mahmut Akaydın İstanbul'dan akşam otobüse biner, sabahına inerdi. Onu ruh zekiydi, bulundum, bulunduruyordu. Ben o an örerim diyordu. Mesela terzilikte olur ya, Mustafa abi yanında bir hizmetçisi olur. Onu alıştırır. Şöyle nasıl ölçecek, nasıl biçecek, nereden kesecek, şey çok önemli. Bu parmağını alıştırmak çok önemli. Çok hatta yumdururlar parmağını. Bağlarlar. On beş bin bay. Bağlarlar. O bir, ona göre bilmezsek o. Efendimiz öğrensin istiyor. Öyle bir ders geçer dedi. Şöyle ruha oğlum dedi. Sonra kendisi dedi ki cıva gibi akar dedi, emin oluyor. Bu herkeste olmaz, onu değil.
Bu Sami Efendi Hazretleri'nde ve diğerlerini bilmiyor, gördüğüm için biliyorum, bir daha can efendimiz de bu incelik, bu çok önemli bu, böyle kağıtlarına gider, nasıl bu böyle cıva gibi hissediliyor sağ tarafa geçti zıkrullah oğlum devam et dedi böyle bir hafta mı geçti ne yaptıkgile geldi sır dedi kafi dedi konu gitti böyle, gerekli tavsiyelerde bulunuyor, bir kimseye daha Ömer Furkan öldü, ölmezse bilmezdi bu Almanya'da çalışırmış geldi, Efendimiz dersinin tarihi gerçek olan müşirlik Ben bayılacağım gayrı. Ona kalp zikrini tarif ederken yani Evliyaullah'ın bir tasarrufu olacak. Çok önemli bu müşahede halinde. Ve bunları birbirini takip eden böyle Sulumattan nuraniyete kavuşmuş olur Şeyde var Maide suresinde on dört ile on beş.
Ayet celleye, az kısmına dolu orada nur olarak Kuran Azimüşşan'ı ve Peygamberimize bildirir ve Sübülesselamidir yani onun şeyden zulümattan nura geçişini haber verir artık hayvaniyetten insaniyete geçiliyor daha da bir vitese Rahmaniyete yetinir o sözleri neler terk etti hatta kitap mütalaasını bile bunu yerleştirin, oturtturun, o oturunca tabi her şey güzel olmaya başlar Öyle olur ki o kimse böyle bir dünyaya bakar, yiyecek, içecek vesaire bunların hiçbirisini görmez. Mesela semavata baksa der ki yaratan Allah'tır. Ondan sonra yürüse, bastığı yerlerde Allah'ımızın arzıdır der. Bu, bunun gibi işte. Yediğinde, içtiğinde bunu Rabbamız dost etmiştir der. Rahat olurum ben senin otursam Rahat ederim mi? Nesi olacak yani? Evleri barkları acaba nasıldı bilmiyorum. Selman-ı Farisi anlatılırken radıyallahu anh diyor nerede bir ağaç gölgesi orada yatarmış.
Halbuki Medaine vali olarak tayin demiş Allahu alem burada. Sonra onun o halini görenler hamaz zannedermiş, vali. Hama zanneder, gül taştırlarmış Sonra öğrenince uuuu dedilermiş Fatih o gideceği yere kadar götürürmüş. İbbabuk Bir diyor hırkası vardı hem yatağı hem bir şey hem de elbisesi idi Asıl hayatı Diyor ki hizmetçisine, Rabiatü'l-Radivye annemiz, Hasan-ı Basri gibi ili meyilleri geliyor. Bir, güzel bir sergimiz olsun. Anne diyor nasıl alalım? İşte renk olarak yeşil mi olsun, kırmızı mı olsun, parayı ver yavrum. Niye anne? Bak şey alacaktık biz, güzel bir düşen gibi halı, girimliyse kızım diyor daha almadan önce dört kela bitti diyor siz değildiniz değil mi namaz kıldıran ya çok benziyor kardeşim ama çok benziyor seviniriz. Elimde değil. Diyor kızım diyor daha almadan diyor dört kelam ettik, verir diyor. En çok buradan bozuluyor. O detay ipler neler çok güzel gidecek de.
Üç şeye dikkat istiyorum. Birisi, azalarımızı korumamız gerekiyor. İkincisi, kalbimizi muhafaza üçüncüsü, kimin huzurunda olduğumuzu bilmek. Şunun gibi düşünelim mesela bir bidon diyelim o su dolduruyor buna delik olduğu zaman içinde sok almıyor biz kalbimizi gözümüzün harama bakması suretiyle delmeyeceğiz Kulağımız uygunsuz sözleri dinleyerek delinmeyecek buradan harcanıyor kalmıyor gönülde bir şey kalmıyor yoksa Evrad Eskar iyice yapılıyor, çok güzel yapılıyor bir tanesine üstadımız demiş görmediği halde babam için deli geliyor ne demiş?
Yoğurun demiş böyle bir harman misali vermiş buğday mı demiş ne demiş onu topluyor topluyor demiş hep bir araya getiriyor sabah demiş bir hepsini yapıyor Gerçekten diyor babam diyor iyice çok Kuran-ı Kerim okur diyor Gündüz oldum diyor geçimsiz bir adam diyor Eviyle dövüşur diyor Etrafa diyor biz aynı yavrum demiş Çok ibadet ediyor çok ekini yığıyorum çözü demiş topluyor ama bir tweet de yakıyor bu azalarımıza sahip olursak gönlümüzde nur elbette ki daha bir ziyade düşecektir buradan kaybediyoruz demek ki azalarımıza sahip olacak kalbimizi koruyacağız kimin huzurunda olduğumuzu bileceğiz cahil diyor, aynen üstadımızın buyuruyor.
Çok zikir de ise diyor, çok ibadet ve taatte de bulunsa ama Allah'ı tanımak da cahil diyor, çok önemli Allah'ımızın yüceliğini bilmek Gafil kainata bakar da diyor bakar dağa bakar taşa bakar denize bakar ormana bakar yalnız diyor onu yaratan Mevla yı bölünmediği için gafildir diyor bir kimse isyandaymış anlatılıyor okudum bir yerden ben diyor hayatım hiç iyi değil diyor hiç iyi değil fakat diyor bana bir ikaz olmuş bu ikaz olmuş hayırlı kimselerle münasebet kurdum diyor Hayatım diyor acayip sonra diyor o münasebetimden sonra ben daha baksam ağlamaya başladım Sema'ya baksam ağlıyorum diyor çok güzel duygular geliyor. Hayatın bir güzelliğini o zaman anladım, diyor. Çok güzel bir şey söyledi. El-Ğafirü'l-Lady-Hapele-An der ki Hakai-Kle-Vamir. Büyüklerimiz buyuruyor ki vazifenizi yaparken mesela farz saati yapıyoruz.
O farz saati yaparken emredeni düşünün diyor mesela bir gaflet geliyor ya üşenme geliyor farzını gıdı vereyim tamam diyor sonra daha başta kötü duygular geliyor fazla diyor ibadet daha bunun sebebi diyor emreden Rabbi Zülcelal'imizi tanımamaktan geri gelir farzı yaparken zaten büyüklerimizin en büyük zevki farz saatlerde olurmuş. Onda çok iştiyak olurmuş. Allah'ımızın emrine karşı çok büyük bir saygı yapmaya azim bir gayret, bir sevgi, bir muhabbet bunu emreden bana Rabbim diye yapın diyor. Şey yapıyorsunuz diyor mesela sünneti kılıyorsunuz Resulullah'ın sünneti. Efendimizi bir düşündüğünüz zaman Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz onu ancak vasfeden Allah'tır Emrolunduğu zaman bir vazife onda Cenabı hakk'ın muradı nedir onu bilememektir Bu tefizname de geçer, değil mi? Şu niçin şöyle? Yerincedir ol öyle. Bak sonuna Sabri'yle. Mevla görelim neyle, neylersek bu sene ile.
Tabii biz olumlu ve olumsuzlukların içerisindeyiz, bazen öyle halloluyor ki çok rahat, çok uzundu, bazen de tam tersi oluyor. Hep bunlarda Allah'ımızın muradını düşüneceğiz. Mesela Musa Aleyhisselam Tur Dağı'na Cenabı Hak ile Mikaeme ona giriyor döndüğünde bir veliymiş velilerden bizzat onu kurt parçalamış Musa Aleyhisselam hayret etmiş demiş Ya rabbi bu senin velilerinden nedir bu Hikmeti ne bunun, Murad-ı ilahin denir? Ya Musa, o benden öyle bir makam istedi ki, ona ulaşması ancak bu şekilde olurdu. Kimdi bir tanesi anlattı ben efendimizi dedi son hastanede gördüm dedi kim bilir bir demiyor bu yakında dedi kim ona çıkaramadım Buradan birisiydi. Ben dedi son hastanedeyken ördüm dedi, Efendi Hazretleri'nde. Efendimiz hastaneye kalbinden rahatsızlıktan düştü. Yalnız kulağını desem dedi, göstersem, siz deve olduğunu anlarsınız dedi. Bu kadar açılabildi.
Hocam dedi, Allah'ımız bir kimseye makam lütf edeceği zaman bu gibi dedi sıkıntılardan geçiyor dedi. O halinin, o işaret olduğunu beyan etti. Yani Allah'ımızın ondan muradı nedir bilmiyoruz. Yalnız bu okuduğumuz eserlerde şöyle geçiyorum beli kırılıncaya kadar eza ve cefa görmedikçe erişemez diyor Bunu suhuletle geçiren olur Bunu çok kolay geçiren de olur Öyle rabbamıza teslim olur ki bağlılığı Cenabıhakk'a çok güçlüdür Çok güçlü Çünkü Menyettakillah yecallahun mahraca Allah'ımız kendisinden korkan kimseye yolları açıyor yani suhuletle geçer hiç sıkıntı olmadan geçer şimdi Rabbimize tazimi müstesna sebebi ise Allah'ın emrine sen riayet etki Allah da seni özetlesin buyuruyor. Efendimiz Hazreti Abdullah'a olan nasihatinde böyle buyuruyor. Sen Allah'ın emrini koru ki Allah da seni korusun Kafir kimdir Allah'ı görür gibi ibadet etmeyen diyor.
Esed bizim halimiz Allah bizi ıslah etsin bunu okuyunca Gafil diyor Allah'ı görür gibi ibadet etmeyen olsun, immün edeceğiz biz Hem de emir olarak bildiriliyor, sakın ha kafillerden olmayın deyin. El Gafle, nedir Gafle? Yezikullahi billise. Söyleyen faiz değil Bistami Hazretleri bilir ancak. Şimdi biz zikrediyoruz ya ibadet, taat yapıyoruz. Şöyle büyüklerimizle görüşmemiz olsa mesela onlara bazen diyenler oluyor, ne yapalım başka ne yapacağız diyor. Diyor Onları zekice bile olmadı gafilsiniz diyor Hakikati bulamıyorsunuz diyorlar Bunda itiraz değil de yapmak için gayret edelim çaba gösterelim daha iyi olacak yok bu çok yanlış olur aman sonra anlaşılıyor zaten o nimete mazhar olunca gerçekten yanlış yapmışız bunu diyeceğimize vaktirken uyanmamız rica eder geriye de bakıyorum yine o hocamız mı diye Nasıl tehdit etmiş bir de, bir daha görse bunu niye ya? Efendim bugün aradı.
Hem dedi içim çok doldu efendimize. Nasıl dayanamıyorum dedi. Bir ara canım, bir şey mi? Ben şimdi çekip duruyor adamın. Evet. Kızlar sabah geçti. Şimdi namaza geçtim hacı abi. Namazdan sonra kendim alamadım, bir kucaklaşalım. Ben kucaklamam kimseyi. İnşallah, inşallah. Herkes iyi olsun. Bu gafleti anlatırken niye Ehlullahi bir bilsen? Sadece dil ile Allah'ı anan. O zaman uyanıklık halimiz ne olacak? Kalp rencide edeceğiz. Daha bu gaflettir kalben zikredeninin gafil olması ne demek Kalbi Allah diyor Kalbi zikrediyor da Merihur'u unutuyoruz zikrettiğimiz Mevla da yok olmamız gerek Bir tanesi Mihraba oturmuş Mihraba Kendinden geçiyor. Allah diyor ama kendinden geçer bir vaziyette. Diyorlar ki ne bu, niye kendinden geçtin? Ben geçmeyeyim de kim geçsin diyor. Ben Allah dedikçe kulum dediğini duyuyorum diyor. Tahammül edemiyorum diyor. Bunun için sahili temkinde kadar diyor. Buna önemlidir.
Şahikullah'yı bilsin kalbimizin Allah korusun siyahlaşmasın Bu rabıtayı niye yapıyoruz murakabe zikir? Bunun bir sebebi var. Bunu bilirsek çok yoğunlaşırız. Böyle Rabbamızın izniyle bir niyet aldım zaten. Okuyorlar. Şöyle duyduklarımızı duyduklarını şey der söyleyeyim, bizim de kurtuluşumuz öyle olsun diye. Süveydai derun derler. Bu ismin taskı. Süveyda siyah nokta demek. Siyah nokta. O kalp dendiği zaman o kanı devreden et parçası değil o. 0 imanın yazıldığı bir nokta. Öz bebeği gibi. Buna siyah nokta, bunu nurlandırmaya çalışıyorlar. Mesela, istiğfar okurken bir nedamet başlarsa o siyahla beyaz aşıyor ama nedamet olması Çünkü inatçı kirler oluyor. O inatçı olan kirleri giderebilmek için temizlik maddelerini ona göre kullanmamız gerekiyor. Ehlullah'a bakıyoruz koymuş oldukları bizim ruhani manevi temizliğimiz için evrak ve ezkar çok müstesna.
Öyle bir ayarlamışlar ki onu öyle bir tespit etmişler dikkat edersek bizi böyle rahmaniyete götürür mesela rabıta da Mürsir-i Kamil'in kalbinin altını kalbimize koyduğumuzda o nokta beyazlanmaya başlıyor şunun gibi böyle bunda diyelim ki bulanık hatta kirli simsiyah bir su var. Bunun üzerine bir su döküyoruz. Döktükçe o artık o siyahlık geçmeye başlıyor döktükçe döktükçe berrak bir su haline geldi biz kalbimizdeki böyle kedilere rabıta-ı Şerife'yi yaparsak o temizleniyor artık yavaş yavaş yavaş nur olmaya başlıyor böyle yersiz uygunsuz hiç unutamadığım bir şey var unutsam çok uygun bir yerde görüşeceğiz bunlar hep tarikeli insanlar bir gülmeler var birisi bir söz söylüyor orada beş kişi ile beş kişi birden görüyor. Allahım Allah'ım bizi İsrail böyle Vaktimizi boş işlerle geçirmek Bu diyor gaflettir.
Çünkü Rabbimiz her an görüyor, düzeltiyor bizi Bize bizden razı olmuyor Mevla'nın Fetere diyor ki artık bir durgunluktur zikrullah'tan uzun endişelerde katletti mi Ebu Talib-i Mekki mühim bir kimse filza yeri hilaful kalbi filbatın, gönlümüzdeki o hilaf, örtü demek. Kir manasına da gelir, pas manasına da gelir, kalbin üstündeki bir perdedir, bir kirdir, bir pasdır.
El-Haple Müteabaatün nefs alame nefsimizin arzu ettiği ne varsa ona uymak onunla vaktimizi geçirmektir bu şekilde izah buyurmuşlar Ellad ile İbrahimü'l-Dusukhi Hazretleri rahmetullahi aleyh hadis-i Dedikodu mahsur da değildir diyor Şöyle demek istiyorum mesela tarlaya ot ilaçları da var tohumlarda var Buna çakır dikenleri de var onlarda ekilir ama hiçbir fayda hasıl olmaz onun için faydalı olanları için mesela buğdaydır ondan sonra fasulye, nohut bunlar faydalı Faydasız olan sözdür hiçbir faydası yok ne ahiretimize faydası var ne dinimize ne imanımıza boş hav hangi manada ifade buyurmuşlar
Kaynak: Genel
Gafletten Kurtuluş ve Ruhani Temizlik… | Mihmandar