Fütüvvetin Anlamı ve İyilik Yolunda Kardeşlik kaydında Anlamı, sehavet, cömertlik ve iyilik manasınadır. Bu kelime anlamı lugavi manası diyoruz. Hakikat ehlince bunun anlamı gerek dünyevi işlerde, gerekse uhrevi işlerde, kardeşlerini kendisine tercih etmektir. Dünyevi işlerde nedir? Diyelim ki kaymakamlıktan fakire, yoksula bir yardım var. Biliyor ki kardeşi daha muhtaç, onu kendisine tercih…
Anlamı, sehavet, cömertlik ve iyilik manasınadır. Bu kelime anlamı lugavi manası diyoruz. Hakikat ehlince bunun anlamı gerek dünyevi işlerde, gerekse uhrevi işlerde, kardeşlerini kendisine tercih etmektir. Dünyevi işlerde nedir? Diyelim ki kaymakamlıktan fakire, yoksula bir yardım var. Biliyor ki kardeşi daha muhtaç, onu kendisine tercih etmek. Bir yerde bir iş var. Kendisi de muhtaç olsa bile, bir din kardeşini tercih ederek diyor ki aman o kardeşim bu işe sahip olsun, o benden daha yoksuldur diye onu kabul etmek. Hem dünyevi hem de uhrevi. Dünyevi işlerde de öyle, uhrevi işlerde de. Anlatılır ya Taşhan diye bir köyümüz var. Bunun isminin şuradan geldiği anlatılır. İki tane kardeş, bunlar buğdayı bölüşüyorlar. Küçük kardeş diyor ki birer çuval birer çuval götürüyorlar. Abimin hanımı var, çocukları var, ihtiyacı daha fazladır. Ben onun tarafına dökeyim der.
Büyük kardeş de küçük kardeşim daha evlenmedi. Düğün masrafları olacak ihtiyaçları, evi, barkı vesaire sıkıntılarının giderilmesi için, o da onun tarafına döker. Belki yirmi otuz çuvalda bitecek olan buğday bir türlü bitmez. Sonra mübarek bir zata sürarlar. O da ne yaptınız O hallerini anlatınca sizin kardeşinizi kendinize tercih etmeniz Allah'ımızın rızasına uygun düşmüş ki bundan dolayı artmış, eksilmemiştir der. Hem dünyevi işlerde, hem de uhrevi işlerde. Dedem Şeyh Mustafa Hulusi Gaddesallahu Sırrı hazretleri buyururmuş ki miras hususunda eğer fazla ileri gitmezseniz, tabi adil davranılacak. Siz bir başkalarını daha çok tercih ederseniz, Allah size daha çok bereket verir. Daha çok nimet ihsan buyurur, dermiş. Ve hakikaten de onun bu mübarek sözüne riayet edince arttığını, eksilmediğini, bereketlendiğini görmüştür. Uhrevi işlerde de öyle. İbadet ve taat hususunda da öyle.
Şu ile ve ne ifade buyurdu? Fütüvvet, iyilik demek, akıldır. Akıl öyle bir nimet ki, biz çalıştırmadığımız için bunun değerini anlayamıyoruz. Bir çalıştırsa kafamızı, bunun altındaki nimet bizi dünyada da rahatlatır, ahirette de rahatlatır. Mesela desek ki ömrümüz geçiyor. Allah'ımıza çok yönelmemiz gerekir. İbadetimiz, taatimiz, zikrimiz, fikrimiz artmalı. Allah'ın yolunda gayretimiz çoğalmalı. Dinimiz için ne hizmet gerekiyorsa, onda öncü olmaya da gayret edelim. Şaba gösterelim demek suretiyle ahiretteki huzura, girişmemize huzura girişmemize vesile olur. En azından cuma namazına geliyoruz. Eğer mühim bir işimiz yoksa aklımızı çalıştırıp cuma namazına saatinden evvel gelmenin çok büyük bir bereketi vardır. Bir deve boğazlamış gibi ecir ve mükafatı vardır deyip koşup gelsek ister konuşulsun, ister konuşulmasın, huzurla oturacak olsa melekler bizim için istiğfar edecektir.
Fütüvvetin Anlamı ve İyilik Yolunda Kardeşlik ne anlatıyor?
Fütüvvetin Anlamı ve İyilik Yolunda Kardeşlik kaydında Anlamı, sehavet, cömertlik ve iyilik manasınadır. Bu kelime anlamı lugavi manası diyoruz. Hakikat ehlince bunun anlamı gerek dünyevi işlerde, gerekse uhrevi işlerde, kardeşlerini kendisine tercih etmektir. Dünyevi işlerde nedir? Diyelim ki kaymakamlıktan fakire, yoksula bir yardım var. Biliyor ki kardeşi daha muhtaç, onu kendisine tercih…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Her hususta sadece mescide giriş değil, cebimize girişte de övün. Aklımız başımızda olsa veyahut besmele ile girer, onlara İslami bilgilerden, velhasıl insanın yaşantısında uyacağı ilahi kurallardan haber vermek suretiyle, günümüzü değerlendirmiş oluruz. Utanma duygusu. Bu imanın hepsidir. Birisi gelmişti de efendimize önden geldi. İman nedir? Haya. Arkadan geldi. Soldan sağdan hep haya, haya, haya. Anlamadın mı imanın kullisi hayadır buyurdu. Ve Fütüvvetin en önemli noktası. Allah'ımızın emirlerini korumaktır. Ne buyuruyorsa? Diyelim ki cuma günü için gusül abdesti almamızı Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz tavsiye buyuruyor. Bu emri korumak Rasulullah'ın emri ilahi bir emirdir aslında. Ftüvetin süsü. Yumuşak davranmaktır. Sert bir muamelede bulunmamaktır, incitmemektir. Bir ismi dahi sorarken isminizi Lut eder misiniz?
Şimdi bütün kaba kaba hareket edip bundan sonra da birden incelilme, incelme olmaz. Birden nezaket gösterisine girilmez. Bu kendimizi yavaş yavaş alıştırmak suretiyle olur. Ve ledep edepli olmaktır ve şerefuha bu fütüvvetin şerefi, üstünlüğü, ilim sahibi olmaktır. İlmihal bilgisi dediğimiz zaman başta açtığınızda göreceksiniz. İtikada dair konuları görürsünüz. Mesela hayır ve şerrin Allah'ımızdan olduğunu bilmek iman esaslarından birisidir. İbadet konusunda mesela sular gelir evvela. Suyun üç tane hususiyetini söyler. Rengini, tadını, kokusunu acaba bu temizler, temizleyici bir su mudur? Hak aynı zamanda temizleyici bir su mudur diye bunları öğreniriz. Diyelim bir kabı köpek yaladığı zaman, bunun kaç defa yıkanması gerekir. Bunu öğreniriz. Sonra ahlaki konulara gelir. Diyelim ki şu anda görüştüğümüz fütüvvet, bu ne demektir? Bunu güzelce izah eder öğreniriz.
Vel vera, Halık Ellem Yezelden, azamet-i ilahiyesinden çekinip, isyana gitmemek, emirlerine sımsıkı yapışmaktır. Bunun hiç şüphesiz süsü, zineti beş vakit namazı kılmaktır ve birlül veli, anne ve babaya ihsan ve sıkıntısını ziyaret etmek ve devamlı elinden de iyilik fakirleri gözeterek, dilinden de iyilik, tatlı ve hoş kelam ederek, haklı tavsiye ederek, sabrı tavsiye ederek. Komşusuna da güzel muamelede bulunmak. Diyelim yillarca beraber olmuş, ayrıldığında yine birbirini unutamıyor, ziyaret ediyor, o günleri üzüyor, keşke yine beraber olsak diyor, candan birbirlerine muhabbet gösterecek şekilde bir yakınlığı temin etmek ve ve terkud tekebbür, kibirlenme ile terk etmektir. Ve lüzumü'l cemaatle namaz kılmaya riayet etmek. Vel vakar, bu vakar mutmainne sıfatıdır.
Bu vakarlı dediğiniz zaman vakarlı, evradıyla ezkarı ile öyle bir hale gelir ki nefis tamamen arzuları o kimsede kalmaz Mevla-yı Zülcelal'e tam teslim olur. Böyle olan kimsede bir ağırlık müşahede edersiniz. Hani bir başkasıyla yapmış olduğunuz latifeyi onunla yapamazsınız. Konuşmayı da belki yapamazsınız. Bir edep, bir erken içerisinde olur insan kendisine çeki düzen verir ve böyle de olması gerekir. Yoksa biz nereden bir düzen, bir intizam, riayet edeceğimiz vakur insanlar olmazsa biz kimlere başvuracağız? Göz açıp yumuncaya kadar da olsa, haramlardan gözümüzü çekmek, sözü yumuşak konuşmak ve bellüsselam, selamı yaymak ve Allah'ımızın emrine, nehyine riayet edip, güzel davranışlarla, aklımızı da çalıştırarak, emri ilahiyeye dikkat etmektir. Gerçi sadece akıl olarak da geçmeyebilir Ama akilla müteradif olan, iş olan ifadeler yedi yüzün üzerindedir.
Konuşurken doğru konuşuyor ve zorluk vermekten çekiniyor. Ve ve sevgi oluşuyor, sevgi meydana geliyor. Bu sevgi hususunda gelişi güzel hasıl olmaz. Bunun meydana gelmesini Mevla-yı Zülcelal'imiz, bir kimseye karşı sevginin muhabbetin hasıl olmasını Meryem Suresi'nde doksan altıncı ayeti celile'de bildiriyor. Canı gönülden iman eden, imanın da tadını alan. Imanın tadını namaz kılarken dağılan, cihat ederken dağılan, eviyle barkıyla muamelesinde de eşiyle, dostuyla, akrabasıyla sevgi ve muhabbetinde de duyan ve salih güzelliği, onda zahir. Tevazusu, tevazusu vesaire. Kanaatse kanaati, Velhasıl ibadet ve taatlerin nuruyla nurulanmaktır. Hepsinin de nuru birbirinden farklıdır. Cenabı Hakk'ın tecellisi. Bir tecellisi diğerine benzemez.
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için çok merhametli olan Allah Celle Celalü, gönüllerde, hem yeryüzünde olanlar da, hem de semada olan meleklerde bir sevgi yarat. Allah'ımız sevince Cebrail aleyhisselam, o da meleklere onunla yeryüzüne iner. Herkes o kimseye karşı muhabbet duymaya başlar. Yüzünde bir tebessüm var, bir tatlılık var. Ve İkramül Celils oturduğu kalktığı insanlara çok şefkatli, merhametli, sıhi, cömert ve gitmenüs sır. İnsanların sırlarını da korumak muhafaza etmektir. Ve setruluyu, ayıpları örtmek. Emanetlere riayet etmek ve terkul hıyanet, hainliği terk etmek. Sözünde durmak. Böyle uygunsuz davranış ve hareketler olan mecliste bulunmamaya çalışmak. Eğer kötülüğe mani olunamıyorsa ve tevalu mingairi hacetin, böyle tevazu da yersiz bir tevazu yersir bir tevazu değil. Böyle kendisini küçük düşürürcesine bir tevazu olmamalı.
Küçüklere şefkat ve merhamet, büyüklere de ikramlı olmak. Müslümanlara şefkatle, merhametle muamele etmek ve belalara sabırlı ve şükreden derraha. Bolluğa irdiği zaman da Rabbimize hamdediyor. Ve kemalü'l Sütuvve, bu iyiliğin en yüksek noktası nedir? El haşetü lillahi azze ve celle. Bu bir mertebe Bu bir makamdır. Ne kadar anlatsak, yaşanmayınca bilinmez o. Allah'ımızı tanımakla alakalıdır. Onu tanıyanların gönlünde meydana gelen bir nurdur. Onların gözü devamlı yaşlıdır. Gönlü de ateşlidir. Bedeni de Allah'ın yolunda hizmetlidir ve bizim gibi insanların içine de onlar girmez. Sadece öğüt için nasihat için giren, aksi halde Mevla ile olmuşlardır. Ben beni zikredenle beraberim buyuruyor. Gönlünde bir nur var. Siz eğer gerdeğe girmişseniz bir üçüncü şahsı istemezsiniz. Bunun gibi Rabbamızın muhabbet gerdeğine girmiştir o. Bu fütüvvetin anlamını burada deri deri toparladı.
Güzel ahlaka, kötü ahlaktan kurtulup güzel ahlaka geçmek ve şahsında da hep güzellik var. Gamus da bir üllügardır, kitabıdır. Anlatıldığına göre, El-Keram iyiliktir. Sonra, Kardeşlerinin hatalarından geçmektir. Vebi şu şekilde de izah edilmiş. Allah ile muhabbet edişi, sevgisi, Mevla'dan hiçbir zaman insanlarla olması, onun muhabbetinden fare kılmıyor. Kemalül tüfveveveveveveve ala insanlarla meşgul olmamaktır. Allah'ımızın sevgi ve muhabbetinden kopup, onların yanlış davranış ve hareketleriyle olmamaktır. Şimdi kendisine hakaret eden kimse var. Öyle olsa bile ona güzel muamelede bulunuyor. Ve kalbi onda nefret etse dahi, o kimseye eğer bir ihtiyaç içerisinde ise, onun ihtiyacını da karşılamaktır. Bunun Kuran-ı Azimüşşan'da anlamı. Onlar gençlerdir. Rablarına Allah onların Celle Celalühu hidayetlerini arttırmıştır. Ve Asnur Fütüvvet'in bu iyiliğin temeli nedir?
Bütün insanlığın kurtuluşu için hizmete kendisini dest etmesi, vermesidir. Kişi kardeşinin ihtiyacını giderdikçe Allah da ona rahmetini, mağfiretini, lütfunu, ihsanını yayıldıkça yayar. Bundan hiçbir şeyi eksilmez. Arttırdıkça artırır. Veya Kul ibn Arabi buyuruyor. Nedir bu? Onun için husumede koyan bir kimse yok. Mele koyan bir kimse yok. Maruf-ı Kerhi Hazretleri gibi herkes seviyor. Böyle bir evsafı ait olmaktır. Neymiş bu? Fütüvvetin başı imandır. Cüneyd katte sallallahü sirri Hazretleri. Şikayeti terk etmek, kimseye etmemek, iyilik ve ikramda bulunmaktır. Ve iyiliklerde hep ileride, hep bunlar için ön ayak oluyor. Ve kötülüklerden de insanları kaçındırıyor. Haramlardan kaçınıyor. Ve İstivcalu'l mekarim. Hep özellikleri için sa'y ü gayret gösteriyor.
Kaynak: Genel
Fütüvvetin Anlamı ve İyilik Yolunda Kardeşlik | Mihmandar