Bir de nüceba denilen kırk işi vardır. Bunların kimliğinde yazanı arıyorum. Ne yazıyor bunların kimliğinde? İki tane ama kimlik. Tabi kimlik deyince bir ön yüzü var, bir de arka yüzü. Ön yüzünde şunu yazıyor, şahsiyet, tevazu, edep, ibadet ve saatte devam. Öteki kısmında kimliğin sabır, rıza, şükür, haya, güzel haya. Zaten kontrol ediyorlar. O dediğimiz gecelerden, Bazen hükumeti görürüz, ani de toplanıverirler. Der ki idarede bulunan kimse, memleketimizde mühim bir sıkıntı var. Mesela bir hastalıktır, bir depremdir, Allah korusun, bu gibi hemen toplanırlar bir önlem alalım derler. Evliyaullah bunun gibi. Misal vermem için söyledim bunu anlaşız, anlayalım diye. Ani toplanır. Öyle telefon elinde, sen gel, şuradan bu, buradan bu demez onu. O gönül telefonu bir anda toplar onu, Bir anda toplar. İsterseniz söyleyin. Biiznillah.
Biz Erenköy'de, orada Abdullah Divelioğlu'nun evindeydik dedemin arkadaşlarından. Efendimiz ziyaret ettiler, otururken birden buyurdu ki bizi Sami Efendi hazretlerimiz istiyor. Meğer bir araya gelinmiş, görüşmesi icap ediyor. Öyle zor değil. Bakıyorum hacca, umreye defalarca gidilsin, gidilmesin değil. Ama şu gönül temiz olarak gidelim. Altmış üçte efendimiz hacca hazırlanır. Yanına da arkadaşlarını toplar, Hacabullah amcamız da bulunuyor. Efendimizin o sağlık kontrolünden geçerken, tansiyon yüksek çıkmış, gidemezler. Hacab kul amcamız Arafat'ta diyor ki, ağabeyim işte burada diyor. Gidişimiz inşallah böyle olsun.