Onuncusu, altıncısı tepe, yedincisi, ifa-ı şekile ve mizan, Yani elindeki methile ve kerazı da Allah'ın emanetidir. Muhakkak dair bir sure var ammeden aşağıda, okumaya vaktim yok. Velin deresi, cehennemin gayya kuyusu, o kimseye mahsus ki diyor Allah'ımız. Çilesini, terazısını, ölçeğini ve çilesini dürüst kullanmak. Kim, kim elindeki metileyi çeke çeke yiyip kırarsa, kim şimdiye böyle elini koyduğu zaman oyal oyal verirse, kim terazısına hile ederse, yarın huzur-u ilahiyyede onun yeri verir gerekir. Birisi ahirete iltihal ediyor. Hal-i gargara'da, geçen de söylemiştim lakin çok köylü din kardeşlerimiz geldi bugün. Şimdi la ilahe illallah Muhammedün resulullah diyorlar hastaya. Çalışman, delirtmiyorlar diyor. Çalışman, delirtmiyorlar. Elimde değil konuşmak diyor. Nereyi konuşuyorsun ya, bu dediğinizi dedirtmiyorlar. Ne oluyor dedi.
Ben bakkalıldım terazının gözünde sabun, şeker, pirinç vesair verdikine bir yaz yaş bezine silmez misin? Onların ağırlığı kadar hat zayi eder misin de? Terazinin dili dili mi tuttu, dedirttirmiyorlar sizin dediğinizi diyor. Yalnız terazi, ölçek gözüne gelmesin, senin kendi hakaretların da gelsin gözüne. Burayı da geçeceğim çünkü vaktim yok. Burayı da geçelim, Allah'ımızın emanetleri ayet okuyup devam edelim.