Bu konular emanet hakkında Emanet, üzerimize yüklenen ilahi görevler demek. Semavat malum çekindi, arz çekindi, insanoğlu yüklendi bu görev. Her şeyde lazımdır. Mesela yer bize bir emanettir. Yürürken yer diyor zaten. Sen çok tatlı yiyecekler yiyorsun, üzerinde gezip dolaşıyorsun. Seviniyorsun, yerine göre şımarıyorsun ama seni ben bağırma alacağım. Kurtlar ve böcekler senin vücudunu yiyip tüketecek diyor. Yerin seslenmesi var. Diye bir eserde, yer konuşuyor. Sen diyor üzerimde gülerek oynayarak dolaşıyordun. Ama diyor, benim içime üzüntülü olarak gireceksin Yer her gün şu on sözü söyler. Ey Adem oğlum, ve Sen benim üzerimde dolaşıyorsun ama bir gün benim bağrıma gireceksin Ve tavsiye ala rahri ve tü adze ve fi batni.
Sen benim üzerimde dilinle her geleni söylüyorsun Beyninle yersiz düşüncelere dalıyorsun gözünle hain bakıyorsun kulağınla uygunsuz sözler dinliyorsun ama mutlak benim Bağrıma gelip azap göreceksin. Benim üzerimde bürü boyunuyorsun Ama bağrımda ağlayacaksın Sen benim üzerimde şımarıyorsun ama bağrımda Mahsun olacaksın Helal ve haram demeden mal topluyorsun ama bu haram olarak elde ettiğin malın nedametini pişmanlığını göreceksin. Sen haram yiyorsun aldırış etmiyorsun ama seni kurtlar yiyecek. Ve taktau ala Zahri üzerimde sen kibirleniyorsun ve tezillü fi bakni, bağrımda çok zelil olacaksın. Üzerimde yine sen böyle nişelip gibi yürüyorsun ama baknımda mahsun olacaksın. Sen yeryüzünde gezerken güneşin aydınlığı, ayın yıldızın vesair ışıklarda dolaşıyorsun. Öyle olacak ki sen ışığı olmayan, kapısı penceresi olmayan kabre gireceksin.
Sen insanlarla dönüp dolaşıyorsun bir araya gelip oturup kalkıyorsun ama yalnız bağrıma gireceksin. Emane emanet Her şeyde lazımdır yerde gezerken, gönlümüz semaya bakarken, çocuklarımızla oturup kalkarken, vesair bunların bir hep emanet olduğunu, bunlardan sorumlu olduğumuzu, cemiyetin halinden kötülüğü görünce elimizle def edemezsek dilimizle, dilimizle yok edemezsek imanın en zayıf yönü olan kalben buğz etmek suretiyle bu görev hepimizin vazifesidir. Abdestte, cenabet hali zuhur ettiğinde, temizlenmekte, namaz ve zekat, zekat, ve saun oruç ve haylüderlik ve diğerleri hep bize bunlar emanettir. Cenabet halinde Uslu icap eden durumda geç kalmadan, melekleri rahatsız etmemek ve bizi her zaman müşahade eden Rabbimize karşı hayal olmak ve temizlenmek.
Bir kere biz, Allah'ımız katında mes'ulüz Bize şu kulağımız bir emanettir, Gözümüz emanettir, dilimiz emanettir Namusumuz emanettir Hem zahiri hem de batıni hem dış halimiz, hem de içimiz Dışımızda şerri emirlere dikkat etmek İçimizde batıni görevlere, tarikat-ı aliyyenin vazifelerine riayet etmek bize bir emanettir Eğer biz bunları korumazsak Allah hainleri sevmez. Cevarihuke emanet Allah katında azalarımız emanettir, onları korumak. Zulüm ve cehaletle vasıflanır. Çünkü Ayet cellenin son kısmı, insan emaneti yüklendi ama dikkat etmemek suretiyle, ne büyük bir zulüm içerisinde ve cehalette buyuruluyor. Emanetin bazı kısımları vardır. Şer'i olan vazifeler. Şer'i dendiği zaman dinimizin görevleri, vazifeleri. Yani iki kapak arasındaki altı bin altı yüz altmış altı ayat-ı ilahiye. İkinci olarak muhabbet ve aşktır.
Allah'ımıza sevgi, resulüne muhabbet ve sevdiği kullara, gönlümüzde, onların edep ve erkanına riayettir. Üçüncü olan ise, ilahi feyzin ve manevi nimetlerin gönle inmesidir. Cüneydi Bağdadi Gatdesallahu Sırrı hazretleri, Sırrul Emane Emanetin sırrı nedir biliyor musunuz buyuruyor Azalarımızı günahlardan, isyanlardan kurtarmaktır. Ayağımızın Emanet oluşu İbadet ve taat girdilerine gitmek. Fakir ve yoksulu gözetmek, Hastayı ziyaret etmek, Bir cenazeye katılmak, Hayır yollarda bulunmak, İsyandan da günahtan da kaçmaktır. Ayağımız büyük bir emanettir. Kulak emanettir. Zina gibi, fuhuş gibi kötülüklerden, lav, boş sözlerden uzak olmak, kulağımızı onlara vermemektir. Ve ihtarruha, mecel-i su zikirir Allah'ımızın anıldığı, Onun vasfının yapıldığı hayırlı meclislerde bulunmak. Orada ahiretimize faydalı sözleri işitmek, Emanetü'l-ayn, gözün emanet oluşu, haramlara bakmamak ve ibretle bakmaktır.
Emanetü'l-Fem, ağzımızın emanet oluşu, Haram yememek, ancak helal yemektir. Dilin emanet oluşu, Bir başkasının duyunca razı olmayacağı sözlerden kaçınmak Büften İftira etmek olmadığı halde onda varmış gibi göstermek, bundan uzaklaşmak ve müdavemetü'l zikir zikrullah'a da devamlı olmak. Zikrullah'ta Allah'ınızı hiçbir zaman unutmamak. Emanetü'l-galp, kalbin gözetilmesi, her an iç alemizi, iç alemimizin kontrol edilmesidir. Elin emanet oluşu, Harama elimizi uzatmamak. Burada, peygamberlerimizin emin oluşu hakkında bayağı bir görüşüldü. Velhasıl emniyet, el-Emin olabilmek peygamberlerimizin vasfıdır. Çünkü beş vasıftan bir tanesi peygamberlerimizde olan emanettir. El-Emin inanılacak kimselerdir. Rabbimiz buna çok ayet celleler var işaret ediliyor. Müminler tarif edilirken elinden ve dilinden insanların salim olduğu zarar görmediği kimsedir.
Efendimizin bariz vasfı sallallahu teala ve sellem El-Emin oluşudur. Müşriklere bile emin oluşunu inanılacak kimse oluşunu göstermiştir. Cenabı Hak şefaatlerine mazhar kılsın.