Sayın dinişlerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz Ali Ramazan Dinç Efendinin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü konu başlığımız eğitimde kalite. Hilafet, medrese ve dergah üçlüsünden oluşan Osmanlı dünya tarihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdadımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı. Ulu'l emre itaat, inanç, adalet. Ulema sınıfı, fakih, İslam hukukçuları, İslam hukukunu tatbik eden hakimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibadet işlerine bakan müftülerden ibarettir. İlk Osmanlı Medresesi bin üç yüz otuzda İznik'te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir. Nakli ilimler tefsir, kelam, hadis, fıkıh dersleri görüldü. Akli ilimler matematik, edebiyat ve mantık ilmi dersleri işlendi. Medreselerdeki başarı müderrislerin kişiliğidir.
Öğrenci ev, okul ve çevrede yetişir. Aile edep ve erkan öğretmezse ilimden, irfandan mahrum toplum olur. Dini kurallara uymazsa öğrenci kendini ve etrafını yakar yıkar saygısız olur. Medresede muallimlerin şu evsafta olması istenir. Öğrencilerine evladıymış gibi hareket eder. Gayesi Hak Teala'nın rızası olur. Öğrenciye öğüt ve nasihat eder. Öğretimde kolaylığı iltizam eder. Kolaydan zora doğru gider. Hedefin dünya değil ahiret Mevla'ya yakınlık olduğunu bilir. Talebeyi kötü davranışlardan dolayı ikaz eder. Branşı dışındaki ilimleri yermez. Talebelerini ilim öğrenmek hususunda teşvik eder. Talebenin seviyesinin üzerine çıkmaz. Gayretinin eksilmemesi için öğrencinin akli seviyesine göre hareket eder. Talebelerine kazandırmak istediği güzel huyları başta kendisi yaşar. Arkadaşını ve okuduğu eserleri hayırlı kimselerden seçer. Hatalarında ilk anda seslenmez. Tekerrür edince sert davranır.
Tahsilin her kademesinde hizmet veren müesseselere medrese denir. Muallim hocalarına müderris bugünkü anlamıyla profesör denir. Araştırma görevlisine muhit öğrencilere de talep edeniir. Adem Aleyhisselam'dan beri eğitim müesseseleri camiler mescitler ve mabetler etrafında oluşmuştur. İlk eğitim müessesesi Mekke döneminde Darül Erkam'da yapılmıştır. Medine döneminde Mescidi Nebevi de teşekkül etmiştir. Darül hadisler tıp medreseleri, Yıldırım Bayezid devrinde, Bursa'da daruş şifa ve darü'l-kuralar tesis edilmiştir. İlk inen ayet ikra, oku diye başlar. Al-i İman suresinin yüz altmış dördüncü ayeti ilim ve hikmeti talimden bahseder. And olsun ki Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah'ın ayetlerini okuyan, tezkiye eden, kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir peygamber göndermiştir. Halbuki onlar daha önce apaçık bir delalet içindeydiler.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ailelerin gençleri ok atmak, yüzmek, hesap, tıp, nesep ve Kuran okumak gibi hem maddi hem manevi alanlarda eğitmelerini tavsiye buyurmuştur. Ashabın arasında Efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem teşvikiyle Farsça, Rumca, Kıptice, Habeşçe, İbranice ve Süryanice bilenler vardı. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ilim öğrenmede kadın erkek ayrımı gözetmemiştir. Şifa Ümmü Süleyman bin Hayseme Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hanımlarından Hazreti Hafsa'ya yazıyı öğretmiştir. Hazreti Aişe ve Ümmü Seleme başta olmak üzere Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin hanımlarının ve daha başka kadınların eğitim ve öğretime büyük katkıları olmuştur. Sahabiler de kendi kız çocuklarının eğitimiyle ilgilenmiştir. Sa'd Bin Ebu Vakkas kızına yazıyı öğretmiştir.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem eğitimde hür köle ayrımı gözetmemiştir. Kim bir cariyeyi güzel bir şekilde eğitir, terbiye eder, sonra da azat eder ve evlendirirse onun için iki mükafat vardır, buyurur Nebiler Nebisi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Medreselerdeki eğitimin kalitesi şunlardır. Medreselerde eğitim birebir yapılır. Talebe bir veya üç kişi olur. Hoca anlayış seviyesine göre izahta bulunur. Yaş sınırı yoktur. Ders sürekli olur. Karşılıklı sevgi ve saygı olur. Yerine göre ezber, ders alma, ders verme, mütalaa, müzakere ve ders dinleme tarzında uygulamalar vardır. Staj, müezzinlik, imamlık ve hutbe gibi alıştırmalar yapılır. Tatiller perşembe ve cuma günleri olur. Yıllık tatil bir aydır. Zaman israfına karşı yatılı tercih edilir. Karma eğitim yoktur. Ahlaki yön en önemli olanıdır. Diploma yerine icazet verilir.
Bir üstattan ders görmek, nazarı ve ameli olarak tahsil etmek, yazdıklarına imza koyma salahiyeti kazanmak manasına gelen belgedir. Medreseler bin dokuz yüz yirmi beş yılında kapandı. Medresede bir müddet öğrencilik yapan veya müderrislerin meclisinde bulunanlardan birkaç misal verelim. İpek hocamızla okuyordum. Mahallemizde bulunan bir fahri imam bahçesinde çalışırken bizi gördü ve işlediğimiz dersi mütalaa etti. Aynen hocamız gibi ders işledi. Bir cami çıkışında mescidin avlusunda amcamın biri bize kaza ve nafile namazlarının kılınma vakitlerini fıkıh kitaplarında geçtiği üzere anlattı. Üstazımız Hasan Efendi Kudüs-ü sirruhu sohbetlerinde Osmanlı Devleti zamanında Ahmed Cevdet Paşa başkanının'ndaki ilmi bir heyet tarafından İslam hukukuna bağlı kalınarak hazırlanan ve asıl ismi Mecellei Ahkamı adlı olan meşhur kanundan çok misaller verirdi. Külfet nimete ve nimet külfete göredir.
Def-i mefasid celbi menafiden evladır. Yani bir şeyde fesatla menfaat karşılaşmış olsa menfaat elde etmeye bakılmayıp fesadın ortadan kaldırılmasına çalışılır. Safa vakfının kadim yıllar öncesi başlattığı Didar medreseleri yurt genelinde eğitim vermektedir. Didar medrese eğitimi itikatta İmam Maturidi rahmetullahi aleyh, amelde İmamı Azam rahmetullahi aleyh, ibadette takva cihetini esas alan ihsan mektebinin öğrencilerini ahlak-ı hamide yani güzel ahlak ile yetiştirmeyi hedeflemiştir. Didar medreselerinin ana hedefi İslami ilimleri sadece bilim olarak değil yaşam olarak tahsil etmeyi gözetir. Zamanındaki problemleri teşhis ve tetkik ederek mezhep imamlarının izinde alimler yetiştirerek dertlere deva olur. İlimde haşyet, azamet-i ilahinin karşısında saygıyı, azamet ve kibriya önünde hiç olduğunu hisseder. İlimde edebi kendisine düstur kabul ederek toplumu ihya eder.
Mezhep ve Sünneti Seniyyeye muhalefet gibi yanlış davranışlara karşı İslami ilimlere vakıf kaynaklara inebilen öğrenciler yetiştirir. İlim talebesi vera sahibi olmalı. Haramlardan sakındığı gibi şüpheli şeylerden de sakınmalı. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz dinin temeli veradır buyurur. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh biz harama düşmek endişesiyle helalin onda dokusunu terk ederdik. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ilim öğrenirken haram ve şüpheli şeylerden sakınmayan kimseyi Allahutaala şu üç şeyden birine müptela kılar. Genç yaşta onu vefat ettirir. Cahil kimseler arasına düşürür. Zalim bir hükümdarın emrinde kılar. Efendimiz Aleyhisselam'ın bu hadisi şerifiyle bu bölümü noktalıyor müellifimiz Ali Ramazan Tinç efendi. Bir başka bölümde birlikte olmak ümidiyle sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.