Behçet-üs seneye adap Risalesinde bir edebin tarifi var. Bunun Arapçasını çok merak ediyordum. Acaba edep nedir diye bunu şu şekilde adap Risalesinin Arapçasında gördüm, izni ilahi ile ve İstilaen indes saadeti sufiyeti, büyüklerimizin görüşlerine göre edep şudur, kendisinden üstün olan kimsenin makamına göz dikmemek. Onun için dualarda bulunmak. Ya Rabbi daha üstün kıl, daha faziletli eyle diye Rabbımızdan talepte bulunmak. Ve la tahkirannen mendunek, kendisinden aşağı olan kimseyi de hakir görmemek. Bunu Kuran Azimüşşan'da iki yerde müşahede ederiz. Biri İsra Suresi'nde Esani. İnsanlara böyle azgın bir çehre ile, olumsuz bir tavırla bakılmaması gerektiği haber veriliyor. İnsanlara karşı bakışında kişinin şefkatli ve merhametli olması ifade buyuruluyor. Çünkü bu bir haktır. İnsanlara nazar haktır.
Hazreti Ömer Radıyallahu Anh buyuruyor ki davalılar geldiği zaman huzuruna, onlara bakarken, bakarken birine nasıl bakıyorsan bir diğerine de o şekilde bak buyuruyor. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme. Sen bu yürüyüşünle yeri yaramazsın. Boyunca da dağlara asla gelişemezsin. Cenabı Hak öyle bir ilahi teşbihte bulunuyor ki, yürüdüğün zaman kibirle, yeri böyle bir santim bile yerin altına geçmek mümkün değildir. Bu kibrin seni, yerin böyle kazıp da altına girecek şekilde değildir. Kibrit etme bak. Yerde bile yürürken sen bir iz bile açmakta zorlanıyorsun. Başını yukarı kaldırmakla da, başını yukarı kaldırmakla da dağların yücesine girişemezsin. Erciyes Dağı üç bin, üç yüz altı veya daha fazla. İşte bu dolaylı da mümkün mü? Eteğindeki tepeciklere bile ulaşamaz. Bununla da Cenabı Hak bize öyle bir ders veriyor ki, kendinden yüksekte olan kimselere karşı sakın ha, onların ayağına bağ olma.
Onlara hasetlik etme. Kendinden aşağı olan kimseleri de küçük görmek suretiyle Allah'ımızın yarattığına bahane bulma.