Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Edeple ne elde ediliyor? Edebin faydaları nelerdir? Bir kere dinimizin hepsi edeptir. Din, itikat. İtikat inanç demek. İman esasları, İbadet, ahlak, muamelat. İtikat iman esasları. İbadet, imanımızın gereği yapmakla yükümlü olduğumuz vazifelerimiz. Mesela Allah için sevmek, Allah için buğz etmek, iyilikle emretmek, kötülüklerden kaçındırmak, Allah'ın yolunda cihad etmek, ahlak yüz elli kadar güzel ahlak ifade buyrulur kitaplarda. Muamelat hem evine, hem şahsi, hem aile, hem cemiyet, hem ticaret, hem Muamelelerimiz. Bunların hepsi edeptir. Artık bunun faydaları anlatmakla bitmez. Bir kere ve bizi hataya götürecek, bizi kötülüğe götürecek, bizi mahvedecek olan hallerden kurtulmak suretiyle kişinin Allah'ın yolunda devamı ile safiyete, huzura girmesidir.
Birinci olarak faidesini bütün kötülüklerden kişinin arınarak, temizlenerek Allah'ın yoluna devam etmesidir. Nefsin arzularından temizlemek, şeytanın aldatmasına kapılmamak, dünyanın muhabbetine, insan şeytanlarına uymamak. Edep insanı ne yapar? Safileştirir, temizler, kötülüklerden arındırır, küfürden arındırır, şirkten arındırır, nifaktan arındırır, büyük günahtan küçük günahtan masiva Allah'tan gayrı düşüncelerden arındırır. Sonra güzel ahlak ile öğlen vasıflarla kişiyi süsler. Mesela cömertlik sıfatıyla süsler. Tevazu, alçak gönüllülük sıfatı hamidesi ile onu süsler ve bunun dışında tevazu dedik kibirden uzaklaştırır. Kibir şirke yakın bir günahtır. Divonluk övülmek ister. Divonluk sena edilmek ister. Bunlardan kurtulmak. Edep nedir? Edep, bir kere insanı hatadan, bütün kötülüklerden muhafaza eder. Doğru olan, güzel olan, öğlen bütün vasıfları üzerinde toplar. Edep.
Kişinin hiç vazgeçemeyeceği huylar olur. Mesela bir huyu var ki hep gözü başka yerlerde dolaşır. Anlayın artık ilerisini söyleyemem. Hem kutbu cihanımızın huzuru hem de şu mescidin edebi ona müsaade etmez. Zaten büyüklerimiz velayete aday olan insanlara da nefisten konuşmaz. Hep ruhun kemalinden konuşur. Onlar öyle bir güzelliğe erişirler ki sözlerini tutmak suretiyle bir kere halis bir niyetle girerler. Rabbimi bulacağım diye girerler. Böyle giren insana gözü şehvetle bakıyor, hasetle bakıyor, eli başka yollarda, ayağı Allah korusun isyan mahallerinde bunu hiç konuşmazlar. Çünkü onlarda olmaz bu. O zaman ne yapacağız biz? O zaman kendimize bir çeki düzen vereceğiz. Kişi bir iş yerine alınırken ne yapılıyor? Bir özellik isteniyor. Şu şartlara uyarsa kabul dilerim mi diyor. Kolayına da kabul etmiyor. Siz bir müessesenin başına geçeceksiniz, bir özellik istiyor.
Artık İhsan mektebinin öğrencisinin nasıl olması gerektiğini düşünelim. Bir üniversite öğrencisi eğer bildirilen o puanı yakalamazsa katiyen kabul etmiyor. Bir kere diyor bizim koyduğumuz derecelendirme budur. Bu dereceye girmesi gerekir diyor. Bu puanı elde edecek. Bir kere bu ihsan mektebi dediğimiz Allah'ımızı görür gibi ibadet etme mektebi Sıddîk Azam Lane efendimizin üstat olduğu bu mektepte bir özellik ararlar. Özellik veliliğe, velayete, takvaya mukarrebun kul olmaya aday insan demektir. Hatadan insanları muhafaza eder, eder, Edepli olduğu zaman yanlışlık yapamaz. Rabbimizi da tanımak suretiyle. Mir-i Haram rassava hep faydalı olan işleri arar. Okur Kuran'ı, Azimüşşan'ı, onunla ameli arar. Okur yüz binlerce Hadis-i Şerif'i, onunla ameli arar. Okur evliyaullahın menkıbelerini onunla süslenmek, onunla hedeflenmek ister. Artık ahlakını güzelleştirir eder.