Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca efendi buyuruyor. Başta ey insanlar diye umuma hitap ediyor. Bunun içerisine mümin de giriyor, kafir de giriyor hepsi giriyor. Bir de ey iman edenler deyince müminler giriyor. Daha sonra muttakiler buyruluyor. Mukarrebun zümre geliyor. Bir de es-Samle Hiç şüphesiz ebrar hayırlı olan zümre insan suresinde geçer. Bir isminde değildirdir. Değil suresi. Ebrar olan hayırlı zümre Allah'ımızın lütfettiği kaynaktan içeriler buyruluyor. O nimetten istifade ederler. Ayet-i celiyyede Ebrar sınıfı denirken onların on tane işareti var. İstahaz-ı halimiz bizim gibi insanlara konuşurken alamet-i işareti şöyle verirdi. Yerimiz kırsal bir yer olması hasebiyle hayvanat işleri ile meşguller. Koyunlar, sırlar vesair. Bu hayvanların kulaklarına işaret yaparlar. O işaretle o hayvan bilinir.
Bunun gibi hayvanda nasıl bir işaret varsa biz o şekilde değil de mesela koyunu nereden anlıyoruz biz? Sütünden, etinden, kemiğinden, derisinden, af buyurun gübresinden bir eşkal, bir şekli var onları anlıyoruz. Dört ayaklı bir hayvan ve şekli de malum. Biz bitkileri nereden anlıyoruz? Bir ziraatçi, erikse erik oluşunu çok iyi anlar. O ağacın şeklinden, tabiatından, biçiminden, duruşundan, onun dalından, budağından, yaprağından, meyvesinden, Tanrı mı? Hayvanat da öyle. Taşları nasıl? Şeklinden, biçiminden anlaşılır. Deriz ki şu, hüfek taş deriz. Şu deriz, kranit deriz. Şu deriz, biz mermer deriz. Mermerin kendi arasında sınıflamasını zaten bitiremeyiz biz. Aynen bunun gibi hayırlı insanların da kendine mahsus bir çünkü. Bu zat rüyasında derler ki buraya aşıklar giriyor. Ben de der aşıklardanım. Hayır, derler. Sen düne kadar aşıklardandın. Bugün ise aşıklardan değilsin.
Sebebi de bir çocuğu varmış. Onu Rabbimizin bir nimeti ve kulu, Rasulullah'ın ümmeti, inşallah ileride hayırlı hizmetler verir, bizim amel defterimizi kapatmayan bir kimse olur düşüncesiyle değil de babalık şefkatiyle öpmüş. Sırf bundan dolayı almamışlar. Ölçü tutmamış ve o zaman elini kaldırmış. Ya Rab senin muhabbetine mani olacaksa eğer ortadan kaldır diye çocuk bir damdan yüksek bir yerden düşmek suretiyle ruhunu Cenab-ı Hakk'a teslim eder. Demek ki bir işaret Peygamberlerin bir işareti var mı? Tebliğdir, ismettir, fetanettir, işte var. Onların da işaretleri var. Ne demek tebliğ, bir davet, fetanet, bir ismet, bir yusuf peygamberimizin gençliğine rağmen namusunu koruması Velilerin var mı? Hiç şüphesiz var. Nedir velilerin işareti nedir? Haramdan kaçarlar. Haramdan herkes kaçıyor. Onlar şüphelilerden de kaçar. Şüphelilerden kaçanlar pek çok onlar helal olanda bile dikkat ederler.
Acaba bir haram var mı diye. Daha velin işareti olacak. Cenab-ı Hakk'ın muhabbetinin dışında her şeyi terk ederler. Onun da bir işareti var. Her şeyin bir işareti. Mesela şu şekilde de düşünebiliriz. Bir askeriyeyi ele alalım. Erat belli olur. Elbisesiyle belli olur. Onbaşı onu da omuzundaki o işarete biliriz. Yüzbaşıyı onu da kendisine mahsus işaretiyle tanırız. Binbaşıyı tanırız. Yarbayını, albayını ta generaline kadar ona takmış olduğu rütbelere göre tanırız. Müminin imandır rütbesi. Müttakinin takvadır rütbesi. Ebrar sınıfının da elbette ki bir işareti olacaktır. Bir defasında meşay-i izamın toplantısı olur. Hepsi oturuyorlar. O toplantı anında bir tanışma paslı geçer. İşte kimsiniz, Kaliri, ben Rufai, ben uşşaki hep sıralanır. O anda Sami Ramazan oğlu, kalpte sırra hazretlerine de sıra gelince, o kendisini, fakirü'l hakir, Sami Ramazan oğlu fi İstanbul veya Adana.
Bütün meşayih ayağa kalkar. Niye kalkıyor? Bir işaret görüyor. Onda bir alamet var. O alamet nedir? Efendim bizi tasarrufu altına alan siz miydiniz? Bir defasında Konya'nın ladik o tarihte ilçe olup olmadığını bilmiyorum. Şimdi bir ilçedir. Yedilerden Ahmed baba Hazretleri Adana'ya gelir. İsmi de duyulduğu için valide sultan damatları içeri girmek buyurur. O anda duydukları bir söz var bakın alamete işarete efendim pazartesi ve Cuma geceleri ehlullahın toplantısı olur siz gelmeyince o toplantı açılmaz. İşte alamet, işte işaret. Hazreti Ömer radiyallahu anh efendimizin emaneti olan cübbe I saadeti, Hazreti Veysel Karani Rahmetullahi aleyh hazretlerine getirir. Getirdiklerinde bir konuşma geçer der ki Resulullah'ı gördünüz mü? Evet onun yanından geliyoruz boyu da şudur, şekli de şudur, şemaili biçimi hayır hayır hayır hayır hayırdır. Veysel Karani boyu semavatı geçer.
Kademi saadeti yerlerin ta en aşağısına kadar ulaşır, görememişinizdir. Onu seviyor musunuz? Evet elbette seviyoruz. İşareti nedir? Hemen dişlerini gösterir. Uhud muharebesinde şehadetini duydum. Mübarek dişi saadetinin şehit olduğunu işittim. Şu dişimi müridinde zulmet içerisindedir. Nedir işaret? Eshamne. Simahum fi vücuhihim min eseri sücud. Onları secde eserlerinden tanırsın. Nedir işaret? Elbette aklın da bir işareti olacak. Aklın ne işareti olsun hep aklın birdir. Hayır efendim hayır. Aklın da bir işareti vardır. Aklın salim olması gerekir. Selim olan akıl. Şer'i ölçüler içerisinde hareket eden akıl. Yoksa Mevlana'mızın ifadesiyle çamura çöker. O mağlup çamura çöker. Vahiy ile akıl, akıldır. Aklın işareti yüce kudreti sezinlemektir. Bizim kalbimizin de bir işareti var mı? Allah'ımız imanı kalplerine yazmıştır. Daha var mı? O ayrı bir konudur. Çünkü Daha var mı? Var mı?
Haklı tutup kaldırmaktır. Fakiri, yoksulu gözetmektir. Ayağımızın da var mı? Hayır yollarda coşmaktır, koşmaktır. Gözün var mı? İbretle bakıp Allah için avlamaktır celle celaluhu. Kulağın hikmetli sözleri dinlemektir. Şu bedenimizde diğer azaların da var mı? Dilin işareti hakkı söylemektir. Yoksa sükut etmektir. Liyagul hayran evliyasgut Namusumuzun da var mıdır? Neslin devamını sağlayan cihetimizde nedir alamet? Namusumuzu korumaktır. Daha ne işareti istiyoruz? Şu vücudumuzun da bir işareti var mı? Şu vücudumuzun makuli kalle. Ne için yaratılmışsa onu o tarzda kullanmaktır. Daha bizim çocuklarımızın da bir işareti var mı? Kuran tilaveti. Ehl-i beyit sevgisi Rasulullah muhabbetidir. Zevcemizin de var mı bir işareti? Zevcemizin de işareti Hazreti Aişe radiyallahu anha'nın ilminde, edebinde, ahlakında olmaktır.
Kızlarımıza da bir işaret Fatımatüzzehra Resulullah'a olan muhabbeti, ibadet ve taate olan gayretidir. Çocuklarımızda da arayacak mıyız? Ali efendimizin ilim ve cihadıdır. Kızlarımızda, Fatımatüz tüzerra diye söyledi. Daha evimizde de bir işaret olacak mı bizim aynı yap taştan, çimentodan, betondan yapılmış veya bugünkü şartlar dahilinde kalıp kalıp oturtulmuş betunlar. Nedir bunun işareti? İşareti eşine dahi edeben ayakkabı ile basmadan, içeri euzu besmele ile girip kıbleye karşı seccademiz, tesbihimiz, tapkemiz besmelelerle, beykullah ile, ruvza I paki Nebi ile, ashabı güzinin o güzel isimleriyle tertip edilmesi, evin, evin ihtiyaç yerlerinin kıbleye karşı dönüp olmaması, bir lavabonun dahi abdest almak için kıble cihetinde bulunması, saymakla bitiremeyeceğin özellikleri. Cep telefonunun bile nesi vardır? İşareti vardır. Her şeyin işareti vardır.
İşaretsiz bir mahluk yaratılan varlık yoktur. Semavatın görüyoruz işareti var. Ayıdır, yıldızıdır, güneşidir, sonsuzluğu ifade eden battığı zaman insanın gönlüne neşe verecek halidir. Kalbin semasının adeta bir benzeri oluşudur. Bu semavat var ama kalbimde de benim bir semavat var ki, o sema benim gönlümün içerisinde zerre kadar bir yer de işgal edemez duygusu, düşüncesi, bakışı, nazarı vardır. Pek çoktur. Burada Ebrah'ın sıfatları anlatılırken nedir? Sıkıntı ve cefaya tahammüldür. Sadece sıralayıp keseceğim inşallah. Başka, her şeye şefkat ve merhamettir dinimizin ölçüsü içerisinde. Yükselmeye herkesten kendimizi üstün görme düşüncesinden uzak olmaktır. Marifet ehli olmak, uzak olmaktır. Marifet ehli olmak, Rabbimizi tanımaktır.
İlim ehli olmak, hilm ehli olmak, hilm ehli olmak, yumuşak tabiatlı olmak, mütevazi olmak, bunun yanında Rabbi zülcelal'imize kulluğun gereği sekine kalbin itminanı huzur halinde olmasıdır. Vakardır. Daha insanlara eza etmekten elimizi çekmektir. Cenabı Hak cümlemizi yolunda daim ve kaim eyler. Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.