Marufu Kerhi Hazretleri deniyor, Dünya sevgisi kalpten nasıl çıkar? Eğer eksik bir yer varsa sorabilirsiniz, demek ki onları ehli tanıyor, daha sonra artık duyulmaya başlıyor şuna şükredelim büyüklerimize şükredelim onlar böyle bir haz zuhur ettiği zaman bize haber verirler onlar Onun için derde, telaşa, tasaya, düşmeye hiç gerek yok.
Elhamdülillah, böyle muhafızlarımız, Allah'ımızın sevgili kulları olunca onlar nedir biz ona tabi oluruz it tabiul ulema fe innahum surucid dünya ve mesabihi hul ahira onlar gösterirler onlar bildirirler ve buna da şu anda meyil etmek pek doğru değil neden derseniz mücadele edeceğiz Bedir'de üç bin Kuran-ı Kerim beş bin melek yardıma geldi ama fiili olarak yardımda bulunmadılar, bir güç gösterisi oldu, gözleri korktu, bu Afganistan'da, Hindi Kuş Dağları'nda da oldu, Çanakkale Muharebesi'nde de oldu, o tankların kim döndürebilir o tankları, olduğu gibi öyle bir düşman tarafından ayarlanmış ki bastıkları zaman gece ayarlanmış bu. Basacaklar, o tümenler neler Müslümanların olduğu gibi yok edecekler fakat bastıklarında artık nasıl çalıştırıyorlarsa bunu patlatacaklar, nasıl bir işlemse bakıyorlar ki hep kendi cephelerine dönüyor ve hayret ediyorlar.
Diyorlar ki bu nasıl oldu da biz ayarladık Müslümanları yok etmesi için, bu bizi yok ediyor diye, bu onların Rabbimizin lütfuyla ellerindedir müsaade ederse. Bak, Kıbrıs çıkartmasını biliyoruz, Orada askere soruyorlar, bu tankın nasıl oldu da sen beş parmak dağlarında yukarıya koyabildin? Çünkü bir insan gücüyle o tankın oraya kaldırılması mümkün değil. Ben diyor o zaman yaptım, şimdi diyemem. Söz buraya gelmişken, yedilerden bu çok malum, şimdi böyle söyleniyor da onun yerine gelmiştir aslında. Deniyor Ladikli Ahmet bu güzel zamanında hizmetini vermiş ama bu zamanda da onun görevini icra edenler mevcuttur Yani ikide bir, evet saygı duyarız da bir o değil. Bu İstanbul'da Sümbül Efendi diye bir zat var, Sümbül Efendi diye. Bu hastalara nelere bakıyor? Rabbimizin izniyle şifa lütf ediyor Halıkımız.
Bizzat demiş ki işte ah Sümbül Efendi olsaydı bu dertler giderdi, Allah'ın Gülzar bahçesinde sadece bir Sümbül değil demiş. Getirin okuyalım demiş. Medine-i Münevvere'den Sami Efendi Hazretleri Mekke'ye geçmişler, bir kısım insanlar ne olacağız acaba ayrıldılar gittiler, biz burada öksüz kaldık deyince üstadımız toplanın diyor, gittiyse tadı da gitmedi diyor. Bak hatırlayalım sıddık-ı Azam'ın ifadesi radıyallahu anh Muhammed de bir beşerdi Eshabü'l-inneke meyyütün ve innehüm meyütün, sen de onlar da ölecek habibin buyruluyor. Onun beşer oluşu o da müstesna. Haydır kabrinde diridir, ruhen olmakla birlikte zaten enbiyanın cismini toprak, enbiyanın cismi toprak yiyemez, bu mümkün değildir. Allah'ımızın dostları için de bu ifade edilir, söylenir, üst lazımızı toplar, öyle bir sohbet olur ki bağrışmaya başlarlar Allah diye.
Efendim bunlar dediğimiz gibi ehlince malum hayattadırlar sadece o değil çünkü EPTAL deniyor ya, bilirsiniz EPTAL, biri irtihal ettiği zaman diğeri hemen yerini doldururum, onlarda bir eksiklik yok. Eksiklik Mürşid-i Kamil'dedir.